GALİP TEKİN
Üye
-
- Katılım
- Ağustos 14, 2016
-
- Mesajlar
- 676
-
- Tepkime puanı
- 2
-
- Puanları
- 268
-
- Yaş
- 41
SAÎD NURSÎ’NİN İTTİHÂD’CILIĞI
Saîd Nursî, İttihâd ve Terakkî partisinin fa’al üyelerinden olup bu parti tarafından kurulan Teşkîlât-ı Mahsûsa’da kendisine vazîfe verilmişdir. İttihâdcı olduğunu bizzât kendisi i’tiraf etmekde:
“ Ben İttihâd ve Terakkî’den ayrılmadım. Resneli Niyâzî, Enver Paşa gibi adamlarla şimdi de müddefikim. Lâkin ba’zîları bizden ayrıldılar, bataklık yoluna sapdılar.” (1) “İttihâd ve Terakkî’nin şark vilâyetlerindeki şu’belerini bir derece istihsân ve tebrîk ederim”demekdedir.
“ Ben, tokatımı Antirik(mason) ile berâber Enver’e(İttihâd’cı), Venizelos ile berâber, Saîd Halîm’e(meşhûr mason sadrıa’zâm) vurmam, nazarımda vuran da sefîldir.” (2)
[İttihâdcı Saîd Halîm, sadrazam… İttihâdcı Enver Paşa, 33 yaşında (*)seraskerdir… Bizi bunlar I. Dünyâ Harbi’ne sokmuşlar ve Koca Devletin yıkılmasına ve milyonlarca insânımızın şehîd olmasına sebeb olmuşlardır.] Sarıkamış’da 90 bine yakın askerimizin donarak ölmesine sebeb olan bu İttihâdcı (Hazar türkü) Enver Paşa’ya, Saîd Nursî, şehîd demekdedir. (3)
Saîd Nursî, kitâblarının basılması için de Enver Paşanın kendisine para verdiğini i’tiraf eder. (4)
Saîd Nursî ittihâdcıların oyunlarına gelmiş, onlar tarafından kullanılmış olacak ki ittihâdcıların kendisine 19 bin altın verdiğini de kabûl eder (5)
Saîd Nursî’nin,tetikçilikle meşhûr Teşkîlât-ı Mahsûsa’dan olması (6) onun ittihâdcıların önde gidenlerinden olduğunu gösterir.
Saîd Nursî diyor ki : “ Seleflerim, Cemâleddîn Efgânî, Mısır müftîsi merhûm Muhammed Abdüh Efendiler…” Âsâr-ı Bedî’ıyye, s. 411,Elmas Neşriyyât,2004, İstanbul; Târîhçe-i hayât,s. 68;Dîvân-ı harb-i örfî, s. 6.
Mason Cemâleddin ve mason Muhammed Abdüh’e seleflerim (rehber, üstâd ) ve merhûm demek, dînen memnû’dur, mûcib-i küfürdür.
Saîd Nursî’nin, Teşkîlât-ı mahsûsa’nın başkanlığını da yapmış olan ve mason listelerinin yayınlandığı kitâblarda ismi geçen Eşref Sencer Kuşcubaşı’nın köşkünde onunla 1.5 sene berâber kalması (7) bu teşkîlât mensûbları ile ne kadar samîmi olduğunu gösterir.
Saîd Nursî’nin, İttihâdcılar tarafından şeyhülislâmlığa getirilen, ittihâdcılığı ve masonluğuyla meşhûr Mûsâ Kâzım’dan, mahrec pâyesi alması da boşuna değildir. (8)
Saîd Nursî, Sultân AbdülHamîd’e de karşı olması sebebiyle meşrûtiyetciliği harâretle müdâfa’a eder. (9)
Esâs gâyeleri Osmânlı Devletini yıkmak olan ittihâdcıları Avrupa destekliyordu, önde gelenlerin hepsi de mason,sabatayist(dönme) ve ekalliyet mensûbu idi. Çok iyi araştırıldığında, bunların inançlarının da sağlıklı olmadığı ortaya çıkmakdadır. Kimisi cebriyye, kimisi mu’tezile kimisi de selefîdir. İttihâdcıların üstâd kabûl etdikleri Cemâleddîn Efgânî gibi içlerinde müfrit râfizî olanlar, bektâşîler, melâmîler de az değildir.[Cemâleddîn Efgânî aslen Afganlı değil, Îrânlıdır, takıyye îcâbı, kendisini Afganlı diye tanıtmışdır.](10)
Saîd Nursî, Jön Türkleri de müdâfe’a eder : “Jön Türkler, İslâmiyyet ve millet fedâileridir. Ulemâ ve Meşâyihden Jön Türk olanlar vardır. İçlerinde edebsiz, çok sefîh masonlar bulunur, fakat bunların oranı yüzde ondur, yüzde doksanı inançlı müslimânlardır. Âsâr-ı bedî’ıyye, s. 318, Elmas Neşriyyât, 2004, İstanbul
[Şu anda, herkesce, yüzde doksanının mason, sabatayist olduğu bilinen Jön Türkleri müdâfe’a etmesi, onun kimlerin safında olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.]
Netîcede, İttihâdcılar Avrupanın desteğiyle murâdlarına ermişler, altı asırlık İslâmın hâmisi Osmânlı Devleti’ni yıkarak, müslimânların topraklarını Avrupalıların (hıristiyanların)müstemlekesi yapmışlardır. Acı olan husûs İslâma zararlı olan bu kişilerin hâlâ saf müslimânlarca desteklenir olmasıdır. Allâhü te’âlâ bizleri gafletden uyandırsın, bizleri, Allâh dostlarını seven,Allâh düşmânlarına büğz eden, onları sevmeyen kullarından eylesin,
Muhammed Sıddîk Nakîboğlu
(1) Kastamonu lâhikası, s. 55; Şu’âlar, 14. şu’â
(2) Saîd Nursî, Sünûhat,s. 51, Sözler Yayınevi, 1977
(*) 33 yaş yüzbaşı,50 yaş serasker(Genel Kurmay Başkanı) yaşıdır
(3) Bu kitâbın sonundaki vesîkalara bakınız
(4) Necmeddîn Şahiner, Bilinmeyen Taraflarıyla Saîd Nursî, s. 196
(5) Kastamonu lâhikası, s. 55; Şu’âlar, 14. şu’â
(6) Yeni Türk Ans. c. 9, s. 3346, Ötüken Yayınları;
Prof.Dr.Şerîf Mardin, Saîd Nursî Olayı, s. 129, İletişim Yayınları
(7) Prof.Dr.Şerîf Mardin,Saîd Nursî Olayı,s.129
(8) Bu kitâbın sonundaki vesîkalara bakınız
(9) Târîhçe-i hayât, s. 65, 66, 72, 79; Münâzarât, s. 10-12
(10) Cemâleddîn Efgânî aynı zamanda meşhûr masondur. Masonluğu, artık sevenleri tarafından da kabûllenilir olmuşdur. İngilizlerin maşası olup, hep onların emrinde çalışmışdır.
[Kitâbımızın “SAÎD NURSÎ’NİN ÜSTÂDI CEMÂLEDDÎN EFGÂNÎ VE… ” kısmında bu şahıs hakkında geniş ma’lûmât vardır ]
Masonluğu ile meşhûr şeyhülislâm Mûsâ Kâzım’ın İttihâdcı Saîd Nursîye verdiği mahrec pâyesine â’id evrâk :
Dârü’l-Hikmeti’l-İslâmiyye a’zâsından Bedî’üzzemân
Saîd efendiye mahrec pâyesi tevcîh olunmuşdur.
18 Zilkâde 1336 / 26 Ağustos 1334
şeyhülislâm Mûsâ Kâzım
Saîd Nursî, İttihâd ve Terakkî partisinin fa’al üyelerinden olup bu parti tarafından kurulan Teşkîlât-ı Mahsûsa’da kendisine vazîfe verilmişdir. İttihâdcı olduğunu bizzât kendisi i’tiraf etmekde:
“ Ben İttihâd ve Terakkî’den ayrılmadım. Resneli Niyâzî, Enver Paşa gibi adamlarla şimdi de müddefikim. Lâkin ba’zîları bizden ayrıldılar, bataklık yoluna sapdılar.” (1) “İttihâd ve Terakkî’nin şark vilâyetlerindeki şu’belerini bir derece istihsân ve tebrîk ederim”demekdedir.
“ Ben, tokatımı Antirik(mason) ile berâber Enver’e(İttihâd’cı), Venizelos ile berâber, Saîd Halîm’e(meşhûr mason sadrıa’zâm) vurmam, nazarımda vuran da sefîldir.” (2)
[İttihâdcı Saîd Halîm, sadrazam… İttihâdcı Enver Paşa, 33 yaşında (*)seraskerdir… Bizi bunlar I. Dünyâ Harbi’ne sokmuşlar ve Koca Devletin yıkılmasına ve milyonlarca insânımızın şehîd olmasına sebeb olmuşlardır.] Sarıkamış’da 90 bine yakın askerimizin donarak ölmesine sebeb olan bu İttihâdcı (Hazar türkü) Enver Paşa’ya, Saîd Nursî, şehîd demekdedir. (3)
Saîd Nursî, kitâblarının basılması için de Enver Paşanın kendisine para verdiğini i’tiraf eder. (4)
Saîd Nursî ittihâdcıların oyunlarına gelmiş, onlar tarafından kullanılmış olacak ki ittihâdcıların kendisine 19 bin altın verdiğini de kabûl eder (5)
Saîd Nursî’nin,tetikçilikle meşhûr Teşkîlât-ı Mahsûsa’dan olması (6) onun ittihâdcıların önde gidenlerinden olduğunu gösterir.
Saîd Nursî diyor ki : “ Seleflerim, Cemâleddîn Efgânî, Mısır müftîsi merhûm Muhammed Abdüh Efendiler…” Âsâr-ı Bedî’ıyye, s. 411,Elmas Neşriyyât,2004, İstanbul; Târîhçe-i hayât,s. 68;Dîvân-ı harb-i örfî, s. 6.
Mason Cemâleddin ve mason Muhammed Abdüh’e seleflerim (rehber, üstâd ) ve merhûm demek, dînen memnû’dur, mûcib-i küfürdür.
Saîd Nursî’nin, Teşkîlât-ı mahsûsa’nın başkanlığını da yapmış olan ve mason listelerinin yayınlandığı kitâblarda ismi geçen Eşref Sencer Kuşcubaşı’nın köşkünde onunla 1.5 sene berâber kalması (7) bu teşkîlât mensûbları ile ne kadar samîmi olduğunu gösterir.
Saîd Nursî’nin, İttihâdcılar tarafından şeyhülislâmlığa getirilen, ittihâdcılığı ve masonluğuyla meşhûr Mûsâ Kâzım’dan, mahrec pâyesi alması da boşuna değildir. (8)
Saîd Nursî, Sultân AbdülHamîd’e de karşı olması sebebiyle meşrûtiyetciliği harâretle müdâfa’a eder. (9)
Esâs gâyeleri Osmânlı Devletini yıkmak olan ittihâdcıları Avrupa destekliyordu, önde gelenlerin hepsi de mason,sabatayist(dönme) ve ekalliyet mensûbu idi. Çok iyi araştırıldığında, bunların inançlarının da sağlıklı olmadığı ortaya çıkmakdadır. Kimisi cebriyye, kimisi mu’tezile kimisi de selefîdir. İttihâdcıların üstâd kabûl etdikleri Cemâleddîn Efgânî gibi içlerinde müfrit râfizî olanlar, bektâşîler, melâmîler de az değildir.[Cemâleddîn Efgânî aslen Afganlı değil, Îrânlıdır, takıyye îcâbı, kendisini Afganlı diye tanıtmışdır.](10)
Saîd Nursî, Jön Türkleri de müdâfe’a eder : “Jön Türkler, İslâmiyyet ve millet fedâileridir. Ulemâ ve Meşâyihden Jön Türk olanlar vardır. İçlerinde edebsiz, çok sefîh masonlar bulunur, fakat bunların oranı yüzde ondur, yüzde doksanı inançlı müslimânlardır. Âsâr-ı bedî’ıyye, s. 318, Elmas Neşriyyât, 2004, İstanbul
[Şu anda, herkesce, yüzde doksanının mason, sabatayist olduğu bilinen Jön Türkleri müdâfe’a etmesi, onun kimlerin safında olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.]
Netîcede, İttihâdcılar Avrupanın desteğiyle murâdlarına ermişler, altı asırlık İslâmın hâmisi Osmânlı Devleti’ni yıkarak, müslimânların topraklarını Avrupalıların (hıristiyanların)müstemlekesi yapmışlardır. Acı olan husûs İslâma zararlı olan bu kişilerin hâlâ saf müslimânlarca desteklenir olmasıdır. Allâhü te’âlâ bizleri gafletden uyandırsın, bizleri, Allâh dostlarını seven,Allâh düşmânlarına büğz eden, onları sevmeyen kullarından eylesin,
Muhammed Sıddîk Nakîboğlu
(1) Kastamonu lâhikası, s. 55; Şu’âlar, 14. şu’â
(2) Saîd Nursî, Sünûhat,s. 51, Sözler Yayınevi, 1977
(*) 33 yaş yüzbaşı,50 yaş serasker(Genel Kurmay Başkanı) yaşıdır
(3) Bu kitâbın sonundaki vesîkalara bakınız
(4) Necmeddîn Şahiner, Bilinmeyen Taraflarıyla Saîd Nursî, s. 196
(5) Kastamonu lâhikası, s. 55; Şu’âlar, 14. şu’â
(6) Yeni Türk Ans. c. 9, s. 3346, Ötüken Yayınları;
Prof.Dr.Şerîf Mardin, Saîd Nursî Olayı, s. 129, İletişim Yayınları
(7) Prof.Dr.Şerîf Mardin,Saîd Nursî Olayı,s.129
(8) Bu kitâbın sonundaki vesîkalara bakınız
(9) Târîhçe-i hayât, s. 65, 66, 72, 79; Münâzarât, s. 10-12
(10) Cemâleddîn Efgânî aynı zamanda meşhûr masondur. Masonluğu, artık sevenleri tarafından da kabûllenilir olmuşdur. İngilizlerin maşası olup, hep onların emrinde çalışmışdır.
[Kitâbımızın “SAÎD NURSÎ’NİN ÜSTÂDI CEMÂLEDDÎN EFGÂNÎ VE… ” kısmında bu şahıs hakkında geniş ma’lûmât vardır ]
Masonluğu ile meşhûr şeyhülislâm Mûsâ Kâzım’ın İttihâdcı Saîd Nursîye verdiği mahrec pâyesine â’id evrâk :
Dârü’l-Hikmeti’l-İslâmiyye a’zâsından Bedî’üzzemân
Saîd efendiye mahrec pâyesi tevcîh olunmuşdur.
18 Zilkâde 1336 / 26 Ağustos 1334
şeyhülislâm Mûsâ Kâzım