Saîd nursî’nin ırkçılığı

Konu sahibi son olarak 2790 gün önce görüldü
SAÎD NURSÎ’NİN IRKÇILIĞI



Saîd Nursî, 1327 ( 1909 ) târîhinde neşir etdiği İki mekteb-i musîbetin şehâdetnâmesi yâhûd dîvân-ı harb-i örfî ve Saîd Kürdî. ” (*) başlıklı kitâbcığının hâtime kısmında ( s. 44 ) şunları yazıyor:

Ey Asurîler ve Kiyânîlerin cihângîrlik zemânından pîşdâr ( önde giden ), kahraman askerleri olan arslan Kürdler. Beşyüz sene yatdınız. Yeter artık uyanınız. Sabahdır. Yoksa vahşet sahrâsında vahşet ve gaflet sizi vahşet sahrâsında yağma edecekdir.”

[ Yeni baskılarında bu kısm çıkartılmışdır, bu kısmın çıkartılması herhalde Saîd Nursîyi kurtarmak adına olsa gerekdir.] Saîd Nursînin bu yazısı ile meşhûr ittihâdcı, dînsiz mason, Arabgir’li Abdüllâh Cevdet’in yazısındaki benzerlik dikkât çekicidir:
Kürdler, böyle bir asrın böyle bir kıyâmetinde uyumak mümkin midir? Ey Kürd uyan! Diye bağırmaya lüzûm görmem. Zîrâ Kürdler uykuda, hâlâ uykuda iseler çokdan ölmüşler demekdir. Kürd uyanıkdır. Kendisini uyutmuş ve uykuya dalmış Türkleri de uyandıracakdır. (Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu, Abdüllâh Cevdet ve Dönemi, s.319)

Abdüllâh Cevdet, Hazret-i Muhammed’in aleyhisselâm aleyhinde kitâb yazan İslâm düşmânı müsteşrik Dozy’nin“Essai Sur I’Histoire de I’İslamisme “ adlı kitâbını 1908’de Türkçeye çevirmiş ve Kahire’de basılmışdır. İslâmiyyet hakkında pek yanlış ve düşmânca yazılmış olan bu kitâbı, zamanın İslâm âlimleri şiddetle tenkîd etmişler, reddiyyeler yazmışlardır. Abdüllâh Cevdetin aşırı edebsiz olduğunu gösteren bir yönü de Avrupa’dan damızlık erkek getirme”, teklîfidir. [ Saîd Nursî, Abdüllâh Cevdet ve Dozy’nin İslâm düşmânlığını da bilmiyor değildir.] Şu’âlar, 12.şu’â ;Târîhçe-i hayât,s.243

Saîd Nursînin, İttihâd ve Terakkînin ilk kurucularından olan ırkdaşı Dr. Abdüllâh Cevdet (Dînsizliği ile meşhûrdur.) ile berâber “ Kürd Neşr-i me’ârif cem’iyyeti.”ni kurmaları, haklı olarak dîndâr birisi olduğunu yayan Saîd Nursî ile aşırı dînsiz Abdüllâh Cevdet, nasıl oluyor da anlaşabiliyorlar, sorusunu akla getiriyor… Prof. Dr. Târık Zafer Tunaya’nın “ Türkiye’de Sîyâsi Partiler“c.2,s.215,Hürriyet Gazetesi Yayınları’nda yer alan “ Kürd neşr-i me’ârîf cemiyeti “ ta’lîmnâmesine göz gezdirmekde fâide var :


Kürd Neşr-i Me’ârif Cem’iyyeti Ta’lîmnâmesi

Kürd Neşr-i Me’ârif Cem’iyyeti nâmıyla münhasıran ilmî ve müstakil, İstanbul’da bir cem’iyyet teşekkül etmişdir.

Cem’iyyetin maksâdı:

- Cem’iyyetin maksâdı evlâd-ı vetân içinde en ziyâde ni’met-i me’ârifden mahrûm bırakılmış olan kürdler arasında me’ârif ve sanâ’îyi neşr ve ta’mîm etmekdir.

- Cem’iyyet şimdilik İstanbul’da kürd çocuklarına mahsûb ibtidâî bir mekteb te’sîs ve ihyâsı ile meşgûl olacak ve ahvâl-i mâliyyesi erbâb-ı hamiyyet ve gayretin muâvenât-ı insâniyyet-kâranesiyle müsâit bir hâle geldikce ekseriyet-i sekenesi kürd olan kasaba ve kariyelerde ve bittercîh müzlim bir hâlde kalan aşâir ve kabâil arasında mektebler te’sîs ve teksîri ile izâle-i cihetlerine çalışılacakdır.

Müessisler :
Dr. Abdüllâh Cevdet ( İttihâd ve Terakkî kurucularından,
Arabgirli,dînsizliği,masonluğuyla meşhûr )
Bedrhânzâde Emîn Âli (Bedrhânlar, Osmânlı Devleti’nde kürdcülüğü , ilk başlatan âiledir)
Bedrhânzâde Midhat
Bedrhânzâde Kâmil
Bedrhânzâde Abdürrahmân
Seyfüllâh ( Erzurum meb’ûsu )
Tâhâ ( Hakkâri meb’ûsu )
Tevfîk ( Van meb’ûsu )
Mehmed ( Genç meb’ûsu )
Mîr Seyfeddînzâde Hüseyn Avnî
Mahmûd Sâmî ( Mîralay )
Mehmed Fâik ( Diyârbekrli, Mısr Şer’î mahkemesinde
me’mûr )
Bedî’üzzemân Saîd Kürdî
Halîl Hayâlî ( Mutkaylı )
Kürdîzâde Ahmed Râmiz ( Saîd Kürdînin kitâblarını
neşreden )

Abdüllâh Cevdet ile Saîd Nursînin ortak yönleri bu kadar da değildir. O da Saîd Nursî gibi mason Muhammed Abdühü över “ Bu asrın en büyük mü’mini olan Mısr diyârının müftîsi mağfûr Şeyh Muhammed Abdüh efendi hazretleri temiz rûhunu teslîmden evvel…”İctihâd mecmû’ası, s.150 [Muhammed Abdüh hakkında bilgi edinmek isteyenler s. 68-75’e bakabilirler].

Osmânlı Devletini yıkmak için büyük çaba gösterenlerden olan Saîd Nursî ( Prof.Dr. Şerîf Mardin, Türkiyede Dîn ve Siyâset, s.34, İletişim Yayınları) Cumhûriyyet kuruldukdan sonra Kürdî soyismini bırakıp yerine, Nursî soyismini almışdır. Şu mühim sözünü de unutmamak gerekir:
“ Risâle-i nurun yazılması 100 bin kürd’ün ölmesinden iyidir. ”Şu’âlar,12.şu’â.
Arslan Kürdler, Saîd Nursî, Selânik Nutku, s. 27, İkbâl-i Millet matbaası,1326, İstanbul.
“ Cesâret, sadâkat, diyânetin ünvânı olan tabî’i kürdlükle iftihâr ediyorum. Nasıl ki zemân-ı îstibdâdda bu tabî’i kürdlük içün tımârhâneye düşdüm.”Saîd Nursî, Selânik Nutku, s. 28-29, 1326, İkbâl-i millet matba’ası,İstanbul; Âsâr-ı bedîiyye, s.462, Elmas Neşriyyât, 2004, İstanbul

Saîd Nursî, risâlelerin çok yerinde “ kürdî ” soyismini kullanır. “ Meşhûr kürd hoca,” Selânik Nutku, s. 17, 1326, Îkbâl-i millet matbaası, Derseâdet; İki mekteb-i musibetin şehâdetnâmesi yâhûd dîvân-ı harb-i örfî ve Saîd Kürdî 1327
Ey Müslimân ! Arkasından gidilen kişiye bir bak…Kimin arkasından gidiyorsun… Son pişmânlık fâide vermez, felâketlerin önlenebilmesi içün bir an evvel uyanman, kendine gelmen gerekir… Sen necîb bir ecdâdın torunusun, sana lâyık olan ecdâdın gibi temiz olanları rehber edinmen onlarla sırât-ı müstekîm üzere bulunmandır. Allâh doğru yolda olanların yardımcısı olsun, âmin.


S.Hâşim Berzencîoğlu


(*) Sultân AbdülHamîd düşmânlığını yapan Saîd Nursî’nin Selanik Nutku da aynı matba’ada basılmışdır. [kitâbları neşreden ırkdaşı Kürdîzâde Ahmed Râmiz’dir.] Âsâr-ı bedî’ıyye, s.433, Elmas Neşriyyat, 2004, İstanbul, kitâbında, Saîd Nursîyi korumak adına çıkartılan bu kısım, neşredilmişdir
 
Geri