Sahipsiz Satırlar

  • Kullanıcı T
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 2329 gün önce görüldü
Sahiplenmek istemedim satırlarımı. Buraya yazılan her bir kelime nasıl ki, duygularımdan kopup geliyorsa; bir o kadar da sizin olsun istedim. Kitaplar da öyledir ya zaten. Her cümle de kendimize ait birşeyler buluruz. Sizlerin de bir gün yolu düşerse bu satırlara. Kendinizden parçalar bulun istedim.
 
Geceler T. Geceler. Issız ve soğuk geceler. Islak sokaklar. Sokaklara düşen kırmızı, yeşil ışıklar. Rumeli Caddesinden yukarıya doğru çıkıyorum. Paltomun yakaları kulaklarımı örtüyor. Nikotin kokuyor parmaklarım. Hafifte çakırım. İsmail Abi'nin tezgahının başındayım. Canım istemiyor ama yine de ne zaman Rumeli'den yukarıya çıksam uğruyorum tezgaha. İsmail Abi'de bizim gibi işte, yekten gitmek üzere. Anlıyor halden. Yine mi diyor? Yine abi yine.

- Uğramıyor değil mi artık?
- Kırmızı beresini takıyor mudur hala?
- Saçları dökülüyor mudur omuzlarına?

Hatırlıyor musun T ? Ne güzel saçları vardı-Kırmızı beresinin altında-

Unutma T !
Bu şehirde kendimizi mahvetmek, kalplerimizi kırmak, yanlış insanları sevmek ve ölmek için bulunuyoruz.
 
Bazen kendimi Palyaço gibi hissediyorum. Herkesi güldürmeyi başaran ama bir türlü kendisi gülmeyen. Dertli değilim, hüzünlüyüm sadece. Kahve içerim, sigara içerim, müzik dinlerim. Hüzün basar her yanımı. Sonra gün doğar; herşey geçer.. Tıpkı kar gibidir yüreğim. İnce ince yağar. Beyaza boyar her yanımı. Sonra Güneş çıkar, çamura bulanır her yer. Islaklaşır sokaklar.

[YOUTUBE]1d6ItMP5TzY[/YOUTUBE]


 
Y,

Aslında uzun zamandan sonra başka birisine mektup yazıyorum. Bu yüzden de, T'yi aldatıyormuş gibi hissediyorum kendimi. Yazsam, yüreğim sızlayacak; yazmazsam olmaz.

Sen beni en yakından tanıyan birisin. İçimi de, dışımı da bilirsin. Üstelik ben senin yazdıklarını tekrar tekrar okurum. Kahvem biter. Gider kendime bir fincan daha alırım. Yine okurum. Ben en ufak bir şey olduğunda soluğu senin yanında alırım. İçimi sana dökerim. En savunmasız zamanım, senin yanında olduğum zamandır. Bütük duvarlarımı kaldırmayı başarabilen bir insan olarak, sen nasıl olur da böyle bir şey düşünürsün? Nasıl olur da, sana karşı duygusal yakınlaşmam olduğunu aklına getirir ve en ufak bir "Çok romantik" cümlesinin altında farklı duygular ararsın? Şimdi ben buna şaşırmayayım da, neye şaşırayım?

Söylesene, ben şimdi sana içimin neresini açayım?


Bilirsin çok severim bu şiiri.

Sevgili Y;

Beni güzel hatırla !
Bunlar son satırlar.
Farzet ki bir rüzgardım,
Esip geçtim hayatından.
Ya da bir yağmur;
Sel oldum sokağında,
Sonra toprak çekti suyu.
Kaybolup gittim.
Belki de bir rüyaydım senin için;
Uyandın ve ben bittim.
 
large.jpg


mutlu eden iki ceşit adam vardır
biri uzaklaşarak mutlu eder
diğeri gülümseyerek..
 
It seems to me that the most horrid.
The most irreconcilable struggle is the one with oneself.

Anderi Tarkovsky

 
Ben çiçek gibi taşımıyorum göğsümde aşkı,
Ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum.
Gelmiş dayanmışım demir kapısına sevdanın,
Ben yaşamıyor gibi yaşamıyor gibi yaşıyorum.

Sezai Karakoç
 
Balkona çıkıyorum elimde kahve fincanıyla. Bir de sigara yakıyorum. Güneş piyasada yok. Bulutlu ve sıkıntılı bir hava. Kasvet çöktürmüyor bu sefer üzerime. Nedendir bilinmez, bugün mutlu hissediyorum kendimi. Keyfim de kaçsın istemiyorum. Boş boş etrafı süzerken gözlerim, bir anda karşı taraftaki balkona takılıyor. Üzerinde Kırmızı kazaklı bir kadın, tahta sandalyenin üzerine oturmuş sigara içiyor. Birden kalbim yerinden çıkacakmış gibi oluyor. Acaba diyorum, acaba O mudur? Fazla da seçemiyorum. Birden düşüncelerim kararmaya başlıyor. Ellerimin titrediğini fark ediyorum. İçimden bir can çekiliyor adeta. Bedenim soğuklaşıyor. Sonra fark ediyorum O olmadığını. Tarifsiz kederler içinde..

Aslında ben bunları da yazmayacaktım. Olur da gözlerin çarparsa buraya, bir şarkıdır benden sana hediye..

[YOUTUBE]9PQH5f7ckZA[/YOUTUBE]

Unutamam acı, tatlı ne varsa hazinemdir.


 
Artık yanımda değilsin, sevgilim
Ve ruhumda sadece yalnızlık var,
Seni göremediğim sürece.
Tanrı beni sana neden aşık etti?
Daha fazla acı çekmem için mi?

Sen varoluş sebebimdin
Hayranlığım, ibadet gibiydi.
Öpücüklerinde bulduğum şey,
O samimiyetti - bana veren,
Aşkı ve tutkuyu.

Bu bir aşk hikâyesi.
Eşi olmayan.
Anlamamı sağlayan,
İyiyi ve kötüyü.

Hayatıma ışık saçan,
Sonra kapandı.
Ah! Ne karanlık bir hayat!
Aşkın olmadan yaşayamam!

Carlos Eleta Almaran

 
Artık yanımda değilsin, sevgilim
Ve ruhumda sadece yalnızlık var,
Seni göremediğim sürece.
Tanrı beni sana neden aşık etti?
Daha fazla acı çekmem için mi?

Sen varoluş sebebimdin
Hayranlığım, ibadet gibiydi.
Öpücüklerinde bulduğum şey,
O samimiyetti - bana veren,
Aşkı ve tutkuyu.

Bu bir aşk hikâyesi.
Eşi olmayan.
Anlamamı sağlayan,
İyiyi ve kötüyü.

Hayatıma ışık saçan,
Sonra kapandı.
Ah! Ne karanlık bir hayat!
Aşkın olmadan yaşayamam!

Carlos Eleta Almaran


Bu bahsettiğin? :)
 
Bir acı bu kadar dökülebilirdi melodilere, sözlere..
 
Tanıdığım en güzel insanlar, yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi ve kaybı yaşamış olan ve diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş romantik ve anarşist olan insanlardır. Bu kişiler yaşama karşı geliştirdikleri kendine has takdir, direniş, duyarlılık ve anlayışla; şefkat, nezaket, bilgelik ve derin sevgiden kaynaklanan bir ilgi ve sorumlulukla doludurlar. Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar; onlar oluşurlar.

Elisabeth Kubler Ross
 
sen dik bir yokuşsun ve ben çok fazla sigara içiyorum.
 
Sevgili Y,

Sen bu mektubu okurken ben büyük ihtimalle uyuyor olacağım. Bu konuda çok ciddiyim. Biraz sonra sütümü içip uyuma telaşı içerisine gireceğim.

İlk mektubumu yazarken, aldatıyorum gibi hissediyorum dedim ya. Artık öyle bir his yok içimde. Aslında sana yazmayacaktım ama bilirsin beni dayanamıyorum işte. İlle de cümlelerimi oku istiyorum.

Mevsim Sonbahar'dan kışa dönmek üzere olsa bile, benim içim İlkbahar havasında. Tomurcuklar çiçek açmaya başladı. Şenlenmeye başladım bende. Hayatım düzene giriyor gibi hissediyorum. Omuzuna konan kuşlar seslenmeye başladı bile. Rengarenk hissediyorum kendimi. Yüzüme de içime de renk geldi. Tabi ara sıra koparıyorum yine ipleri ama olsun o kadar da, değil mi?

Ben çok yanlış bir yerdeydim Y. O yanlış yerden, çok yanlış şeylere baktığımı fark ettim. Hareketlendim. Açımı değiştirdim ve güzelliklere ne kadar da geç kaldığımı fark ettim.

Hep bir beklenti var içimizde Y.

- Gönlün bilir dedin ya hani;

Dil söyler, kalbim ağlar, yürek çeker özlemini.

Dudaklarının kıyısındaki tebessümden öperim.
 
Sen gidersen sesin gider,
Kokun gider yüzün gider.
Ay dolanır pusularda;
Tenim titrer gecem biter.


Sen gidersen yüzün gider,
Martı küser baykuş öter.
Senden kalan son hatıra;
İki damla yaşın gider.


Sen gidersen boyun gider,
Posun gider sözün gider.
Bir şey kopar yüreğimden;
Çatılmadık kaşın gider.


Sen gidersen kim kıskanır?
Kim dolanır pencereme?
Kimler gelir kimler geçer?
Çift kapılı şu hücrede..


Sen gidersen sohbet gider.
Tadım gider, tuzum gider.
Dinlediğim her şarkıda;
Tel kırılır sazdan düşer.


Sen gidersen, Başkent gider.
İçim üşür, ayaz düşer.
İzmir'de konak meydanı;
İstanbul'da Taksim düşer.


Sen gidersen, canım gider.
Adın geçer, içim titrer.
Şu dağlanmış yüreğime..
Sevda denen akkor düşer.


Sen gidersen herşey gider.
Sesin gider,sesim düşer.
Sen gidersen ey sevgili !
Ben biterim, şiir biter.

Ümit Yaşar Oğuzcan

 
Geri