Sagopa Kajmer Şarkıları, Sagopa Kajmer Şarkı Sözleri

  • Kullanıcı MaxCadY
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Türkçe Şarkı Sözleri
Konu sahibi son olarak 2613 gün önce görüldü
sagopa kajmer şarkı sözleri, sagopa kajmer şarkıları,sagopa kajmer şarkı sözleri, sagopa kajmer, sagopa kajmer sözleri, sagopa kajmer tüm şarkıları




Sagopa Kajmer - Kalbim Krizin Bekçisi Olmuş

(Ben yine anlatmak istiyorum HADİ !!!)
Batımda gün yine sokaklar ıssız, şarapkolikler ve para peşinde eli bıçaklılar, sabah
yumruk konuşur, gecelerimde silahın notaları, derinde bir sela sabahları, gazetelerde
ölümün ibret etkisi, mafya evreninde yaratılan kahraman adamlar, haraçla kazanılan
günahlar(GÜNAH),evimin önüne dizilen onca sarhoşun nağrası ve polisin etkisizce boş
fiilleri, güvenliğim mi yoksa benliğim mi idam anlarında terlemekteki? kinime yemdi şiddetin
meyvesi, bizse bunca yıkıma katıla katıla sırıtır olduk, eylemim rapimle fiile dönüşecektir
bilesiniz.Dağdan inme ayıların temelli cahiliyetine vizeyle karşılık verildi, kondular getirdi
betonu, başbakan bir metro yerine doğamı geriye ver!... kültürüm piç oldu, özür için
dilekçe ver!...ben yarındım ancak aldınız elimden bugünümü kimliğimden utanır oldum,
Türkiye burası değil, hep sefil bakışlar onumun dokuzu psiko bunalım 24 saatte 3'lü çevirir
sen-ölüm-kalım!...

(NAKARAT)
Dünya kerhanesinde bakire değilsin,tecavüz edenler var
gözlerim de sağanak yağışta, kalbim krizin bekçisi olmuş
Yak ta ver sigarama derdimi anlatayım duman olsun bu rapim
ben çaresiz avare gezerken,gözyaşlarım yaşlanır oldu.

Bakışlarımda kara ifade,istifade edilemeyen o masumiyetim, yüzünde meymenet
göremediğiniz tüm liriklerimle bir bütün ben,tüter tütün yazar çizer stilo.sadakatim gömüldü
dilime. sus!...dedirtmedim. kus!... günahların sevabı bulunamaz yunus.Prangalarda raks
ederken ağlamaklı bakışın öncüsü, kısır döngüsünde tanıdık her bir muhterem cılız bitki
örtüsünde,tanıdık her bir muhterem cılız bitki örtüsünde. civarda depremin korkusu ve
bilgilerini yokla,fazla soru da sorma zaten halim kalmadı, hasta adamı yatağa yatırın artık,
bin asırlık bekçi ülkemin damarlarında kan bırakmadı, bazı bazı bazılarımız,tepeden
izlerken kakılmışları, çalınmış hırsları,sessiz yalvarışlarını duy gözlerimin,bak hadi!!!...
 
Sagopa Kajmer - 40

Ayrılıklar uzun sürer, çok sevip de kavuşamazsan
Hasret girdabı alabora eder aşk gemilerini açıkta
Gözüm izler uzaklardan karaya yanaşanları
Gelenler kalıcı değil gidenlerden haber var mı?

Biz hayatı sevdik(sevdik) o da bizi sever sandık
Dünya malıyla doldu çuval sandık
İki adımlık yol için ayakkabılar eskittik
En sonunda bizler eskidik, yenilenmek için masalara yattık

Sago geçmişi sildi, lekesi kaldı
Yıllar sevdiklerimi yanımdan aldı, eksildim,
Azaldıkça azaldım çok mu var? yoksa az mı kaldım?
Fazlaydım, yoksa az mı sandım?

Hiçbir malumatım yok yarına dair
Yarının benden haberi var ama bugüne dair
Benden geriye kalacak tek şey; şiir
Ve akılda yıllarca akan sözlerimden tatlı nehir.
Beni anlamaya çalış !

Bir kere olsun anlayın, ben 40 kere de olsa söylerim
Bir kere geldim dünyaya, bir kere gitmek nasibim.


Hiçkimseler savunamıyor doğruyu sanki
Herkes tutmuş eğriyi, deli bilmez kötüyü iyiyi
Bu kabus zehri kalbimi buzla doldurdu
Buzdan bir tabut oldum sanki
Ancak erimem gerekirdi
Kurtulmak için sanki !

Dosdoğruyu görmeden terk etmeyin istedim
Herkes, beni terk etse kaç yazar ki?
Bir gün, hepinizi terkedeceğim bilinki
Terk-i diyar eyleyeceğim,
gelin görün ki...

Kabir başımda aşk olur bir ruh için dikenli güller
Can altını sahip bulur ama herkes kaybeder
Dostum herkes ölür, Allah herşeyi görür
Doğru tektir birdir, kader herşeyi bilir.

Ve önce insan olmak gerekir.
İnsan olabilmek için önce kul olman gerekir.
Kulluk için yürek gerekir.
Yürek köpekte de vardır (!)
İBRAHİM , ADEM , YUNUS , MUHAMMED olman gerekir !
 
Sagopa Kajmer - Galiba

Bu ikilemlerin arkasında çok şey var
Hiç bir şey bir neden değilki,
Ama hak ettiğimi düşündüğümde hiç de adil değilki
Sen nesin ve kimsin ? Sal yaralı balıkları gitsin, misina artık çok gergin

İster istemez her şeyim sende rehin
Ne yanlış bir karar masası, sen ne kötü bir hakimsin
Bu ne zor bi dosya, sen ne kolay bir kararsın
Senden görünmüyor önüm, meğer ne kolaymış fikri ölüm.

Hep anlatırdı sevdiklerim; "böyleyken böyle olur".Söz söylenir göz dolar, Haziranlar Şubat olur!
İhtimallerimi düşünürüm ve ihmallerimi yoklarım,
İçimden ayrılık şarkıları bestelerim ve söylerim.

Ben deli dolu biriyim, ama şu an sadece doluyum,
Kırılmış bir sağ kolum,
Gönlü bir hayli kırık, yapayalnız, bomboş bir yolum (beenn)
Beni arayan orda bulur, sözün bittiği yerde bekliyorum.
Canım malum, yarım eksik, bu kadar mı kolay çeker insan sevdiğinin şakaklarına tetik
Sanki sen bir avcı, bense infilak eden keklik
Vakit durdu, bu acı beni boğdu, bittim şimdilik.

Ama galiba, bütün bu olanlara dayanamam, ama hazırım
Sen giderken adımlarını sayarım
Heyhat ! Ne yazık seni yanlış tanıdım sanırım.

Ama galiba, bütün bu olanlara dayanamam, ama hazırım
Sen giderken adımlarını sayarım
Heyhat ! Ne yazık seni yanlış tanıdım sanırım.

Üzerime yıkılan yüksek apartmanlar, bana söylenmiş gibi çalan şarkılar
Bitmeyen derin hasret ve geçmeyen zaman,
En dibini ancak senin bildiğin o dipsiz kuyu, defol git şimdi rahat uyu
Ya biriktirdiğim onca yarınlık, ben yarımken yarınla bu gün arasında nedir farklılık ?
Senden varan güller artık rayihasız,
ben uslu çocuk sen arsız,
sensiz yerim yurdum yokmuş gibi ben diyarsız
Herkes bana bakıyormuş gibi, ama herşey normal
Sorulan sorular en çok acı veren, her yerden sual
Ben bir aç, sense tok misal, sen olmadan ne işe yarar en güzel kumsal, ne olur gitme kal
Bir tek özlemleri deviremedim şu ince bileklerimle, geriye kalan herşeyi yıktım, fena yaptım
Ve en güzeli unuttum, defalarca tekrarladım kendimi, her yeni gün için
Ama her yeni gün eskidi, yarın baktım ki hep ordayım, aynı noktalardayım, ortada kalmış ortalık kişiyim.

Sen şimdi yoluna bak, ben adımlarını sayarım
Bütün bu olanlara dayanamam, ama madem öyle hazırım..

Ama galiba, bütün bu olanlara dayanamam, ama hazırım
Sen giderken adımlarını sayarım
Heyhat ! Ne yazık seni yanlış tanıdım sanırım.

Ama galiba, bütün bu olanlara dayanamam, ama hazırım
Sen giderken adımlarını sayarım
Heyhat ! Ne yazık seni yanlış tanıdım sanırım..

Kasvaaaaaaa... Sago Kaf Kef..

2 sıfır, 1 bir yan yana..
Melankolia...
Sagopa...
 
Sagopa Kajmer - Istakoz

Yunus içine döndü umut, dışına baktı kaos var.
Demir atmak istediğim ıslak limanlarda lodos var.
Fokurdayan suda kaynayan kıskaçlar.
Kaynar kazanda ıslık çalıp duran ıstakozlar.
Öyle güçlü sesim var ama kalpsiz kulağı kulaksız.
Canımı ölümlerden çekip almaya bu güç yetersiz.
Dinsin ateş arsız, yanık içim alevsiz.
Gördüklerim doğruysa, bu çekip gidiş vedasız.
Benimle yaşlandılar ama benden önce öldü anılarım.
Şu sudan kabarcıklar ölüm tanıklarım.
Yok ki topum, tankım.
Ardımdan kaynar su döker kepçeler.
Yanar her yer, her yerim.
Hepsi gayet farkındalar, ruhum ölüme dalar.
Dalan dalıp gider. Dalını terkeder yaprak, ölür.
Sesim artık gidercesine güçsüz.
Sirenlerim bağırmaktan aciz.
Ateşle taciz.

Birden, birdenbire olup bitiveriyor. Kabus da rüya da aynı.
İkisi de geçiyor, ömür gibi, vakit gibi.
Dünya bir efsane bizler hikaye.
Bir söz ülkesidir rap, manadan manaya, deryadan deryaya.


Mektubumu al, derdimi gör.
Pirimi bul, halini sor.
Er yada geç yollar bir.
Ah zaman ahir.
Alametten alamete gider devir.

Vah dervişim yollar taş.
Fallar boş, işler yaş.
Sallanıyor tepede geçmişin kopardığı onca kesik baş.
Sen sarhoş, ben geçmiş.
Kim bulmuş? Kim ermiş?
Gönül sualle taştı doldu.
Gassalın biriyle iki kelam dilime hasıl oldu.
Vardı yanıma dedi 'yaşam, ölüm kadar soğuktu'Medet' dedim ya hak.
İçim dedi 'kalk kalk kalkGeceyi yırt ve ileri bak. Güneşin orada bak!
Hadi biran düşün hayat çetin oldu.
Ecel meçhul vakit, gelir vakit sakit.
Ceset aldı yolunu. Bir yol buldum avundum.
Ben en doğru bildiğim yolu sonuna kadar savundum.
Hasretimin kopmayan iplerine sıkıca tutundum.
Melankolia'da bir balon bulup uçtum. Uçup durdum.
Gördüm ki,kim kime dum duma insan-ı yurdum.
Sordum 'neden bu yolsuzluk yolsuz dostum?


Birden, birdenbire olup bitiveriyor. Kabus da rüya da aynı.
İkisi de geçiyor, ömür gibi, vakit gibi.
Dünya bir efsane bizler hikaye.
Bir söz ülkesidir rap, manadan manaya, deryadan deryaya.

Sagopa Kajmer Melankolia Undergraund Hip-Hop
İşte tam burda.

Beni ancak bir ÂMÂ gördü, göremeden anladı neler hissettiğimi.
Dert size zeval olmaz. Bana ancak dilsiz anlattı dili olanın dile getiremediklerini.
Teşbihte kusur olmaz.


Ben Giderim Şakılarım Kalır
Dostlar Beni Hep Bilsin Ve Hatırlasın
 
Sagopa Kajmer - 3 Sefil Şair (feat Derin Darbe)

"Fakir bir şairim ama,Yüreğim zengin a canım.Fakir bir şairim ama,yüreğim zengin..."

Ter kokar bu yılların ve şer yaşar
Bu mahrumiyet sebebi var mı?
İçtimaya çağırır tanrı
Top yekün değişir tavrı
Tek ayak çukurda
Secdeye eğil bakalım eğil
Ah benim etten çakalım
Babamdan devraldığım ilk arabam terlikti
Dört dikişlik girişmekti kabahatin hak adaleti
Bak oynadıkça bozulur insanın sukuneti
Minnettar olamadım gecikti kıymetim (evet)
Dürüst bu rapim peynir zeytin gibi
Elini öpmen gerekmez
Öptüren çeker mi ilgini?
Bilmem silgini kaç kez kullanırsın?
Ömür boyunca dört yapraklı gonca bulamayınca nal takıp gezermisin?
Rutince bugünümü katladım ikiye uçak yaptım
Attım ileriye rigayik şeyler yazdım arasına
Resenler bastı darasına devirdi güneşi
Renk verdi karanlık rehavet çöktü koydum noktayı...

Sinirlerim donmuş hava soğuk
Apansız bir hastalık bu lirik yazmak
Mürekkebimin ateşi çıkmış
Islak kağıtla yatıştırma eylemindeyim
Az sonra geçer umarım
Şu an tam demindeyim
Keplerin pençesine bağlı
Kelamların ağlamaklı uçar gelir kekeç diline dolanır siftinirse
Sırtım sırtarır yere gelmeyeciğine söz verir
Saplarım kalemi kağıda yazarım
Rezerve edilmiş tüm hatalar reval gününü bekleyecek ve sıkmayacaktır canını

Sır olarak kalacaktır belki de
Tekin olsun için dışına taşmasın
Yaşın tesir etsin bu cihana
Tezkerelerde can vermesin
Okyanusta kaybolan bir kuş gibiyim
Yüce kanatlarım ecele doğru çırpınır ve geriye dönüşü yok bu yolun!
Çıldırır dalga tongadır
Ton ton dedelerim manga olsa ruhu kurtarabilir mi? sanmam


Hezeliyak değil real-i rabbani muhim üç sefil hicvardan
Yaprağa akar kardan yaşlar hava buz kirpiklerim don tutar

SAGO Rap
Bu yumruğun beynine saplanma ihtiyacı var
Kamufle et kendini RAP canavar!
Kumsallara kum sat
Rüyamlarımdaki cennet tarlasına yağan yağmur
Sago samsun 19 mayıstan istanbul köprüsüne ordan kutsal kapıya (yallah)
Düşüncelerin aylak aylak gezer
Melodilerime akarken bu gözyaşı
Selülitli istanbul caddelerine damlar
Yerinde olsam sudan kafamı çıkarır yaşamak adına nefes alırdım
Evet bunu yapardım...
Affedilmeyi haketmesemde
Dilimde aynı saatte aynı dualar var
Değişen doğrulara kalıcı yanlışlar yapmak akıl kârı değil
Entrika saldıraların kulaklarımı gıdıklasın
Kimin önce vurduğundan öte kimin sert olduğu önemli
Bomba kadar paniktin
Köprüaltında yazdığım şiiri dereye kağıttan uçak yapıp attım
Zamanı kendi elinde tutmaya çalıştığın için
Ne yazıkki ellerini kırdım

Hezeliyak değil real-i rabbani muhim üç sefil hicvardan
Yaprağa akar kardan yaşlar hava buz kirpiklerim don tutar
 
Sagopa Kajmer - İster İstemez

gür olmak için büyümek istedim çocukken
Anlamadan geçti zaman, gözümde yıllar büyürken
Bu halim ürkütücü, çatlak aynalarda yüzüm çürürken
Hayat filizleniyor içimde, kendi filizim ölürken
Açılır dilim ardına dek, kadim bir dostla sohbet ederken
Konuşmak istemem bir âdem yüzüme kükrerken
Duygularım benden, bense sandığından hassas
Kolera'nın nazından ne olur, o iken en çok çeken naz
Derken vurdumduymaz olmayı öğretti hayat bana
Birden ne isteğim olabilir ki senden yahut sizden
Kalın olamaz hiç bir ense kendi işini gören kurdun ensesinde
Rengin oldu bizden
Benden birçok ihtimali çaldı hayat, e gülerken
Hızlandım ağlamadım arabadan yere düşerken
Hale bak kim derdi ki ben bir gün böyle güçlenicem

İster istemez dilimin ucuna düşüyor, fikrimin çatısına tutunanlar
Dedi maharet nerededir, dedim maharet doğrulu sözdedir
İster istemez içimi kemiriyor, dudaklarımdan çıkamayanlar
Güneşi nasıl gizlersin, kum avuçta durmaz öğren

Öğren, öğren, öğren, öğren, git öğren, öğren, öğren, git öğren, öğren

Ben mekânsız hisleri, zamansız yaşayan mahlûk
Bebekten mezara kulluk, çıktığımız bu zorunlu yolculukta sabır mühim yolluk
İster inan, ister inanma, yok kalıcılık, var yolculuk
Kalbinin tozunu al ki gözün doğru görsün
Sana gerçeklerimi savuruyorum, bak bir pirana dolu akvaryum
Reddeden şiirlerimin adını rap koydum,
On yaşında kalben neysem, otuz beşte oyum
Kalan son siyah gül Yunus, kaşı kara, gözü kara, hisleri kara
Kirpiklerim sürmelerin komşusu, merakla beklerim nedir yarının senaryosu
Sago koca ayılarla oyun oynayan bir somon balığı, bir candan
İster pençen olsun, ister kancan, yüzüne ani patlayacak ölüm tabancan
Çocuk büyüyecek ve olacak adam, kanı deli can
O zaman rüzgâr farklı esecek, hazırlan
Daha fazla hassaslaşıp, narinleşeceksin kırılgan
Olgun meyve görünürmüş dalından, öylece bildik
Rüzgâr suçsuz, yaprak alıngan

İster istemez dilimin ucuna düşüyor, fikrimin çatısına tutunanlar
Dedi maharet nerededir, dedim maharet doğrulu sözdedir
İster istemez içimi kemiriyor, dudaklarımdan çıkamayanlar
Güneşi nasıl gizlersin, kum avuçta durmaz öğren
Öğren, öğren, öğren, öğren, git öğren, öğren, öğren, git öğren, öğren
 
Sagopa Kajmer - Baytar


Bu dilden firar eden her söz, yaydan çıkmış ok gibi
Sözler bazen bir hazine, bazen dermansız bir dert
Tipi
Geçmiş dünden bahsetmek lezzetsiz, gelmemiş yarından
Hep mi şikayetçiyiz biz
Aklımın ipinin ucu da kaçmış, timsah katreleri
Boşalsın
Bir iki damla hiç değersiz
Hüzün ve kaderin pençesinde bir dev, nam-ı değersiz
Gece-gündüz ömürden yontar, dünya dönmez yaremsiz
Bugün ömür yarım gün
Serbest kalsın fikrim.senin tozlarını silemez tenimden
Ellerim
Varlık ruhu terkeder, gözün gözümden ayrılınca, bendeki
Aşk altın misali, ağırlığınca
Sensiz benlik yokluk demek, kalbim sana emekçi
Aşk denen illet çorak arazide tilki misal kurnaz bekçi
Başım sarkık, bir mahalsiz
Cümle yolumun önüne taş
Dudaklarını kadehe nikah eden çakır keyif dertdaş
Gören der ki; ''sel ağzına bina yapmak aptal işi''
Yel eserse kırmaz dişimi, kalp bir körse görmez birşey
Saniyeler dakikalarla yapar alışverişi
Saatler seni alır benden
Korkarım olamaz gelişi
Hasret gözümün ışıklarını söndüren alçak misafir
Afitap sönük bir mum, ayrılık hain bir zehir
Melek yanında yüzünü saklar, felek yüzüme kaş çatar
Bir tek bu hüznü sen boğarsın
İpek tenin derime batsın
Rüzgar saçını süpürse mest olur bakışlarım
Adınla uyanır kulaklarım
Yüzünle açar göz kapaklarım
En güzel şiirlerimde kaleme adını sayıklatırım
Odamın hayaletisin, sessizliğine aşığım

Derdime çare, baytarım yok
Dengeme destek, tut ki durayım
Şafak güneşin fermanı, geçer acı-tatlı sayılı zamanın
Sancısı
Ama
Melek bir yandan, şeytan bir yandan
Başım zindan yokluk var, bu kaçıncı şikayetim bilmem

Kafamı duvara yasladım, omuzların yanımda yok
Ahbaplar maymun iştah sahibi, benim içim senle tok
Yok ki gücüm
Belki devler ülkesinde bücürüm
Sessizliğinle gelir hüznüm, yokluğunda gömülü ölüyüm
Bu devranın binlerce sevgi müşterisinden biriyim
Yalnızlığıma küfrederim sensiz halden müştkiyim
İlelebet de dönmez olsan bil ki yalnız nöbettteyim
Hatalarıma savaş açtım, hergün farklı kefendeyim
Hayat günü defter yaprağı, hazan gelir dökülür
Gelirken ne getirilir ki, giderken ne G**ürülür
Dertle anlaş deva bul, üzüntü kalbi sömürür
Yüzüne baktığım her an, cennetten bahçe görülür
Gülüş neşem değil, gönül bucaklarımda harabeler
Bu hilekar tavırla geçer fena saatler
Seni içeren masallarım anlatılacak kadar kısa değiller
Aşk ilinde bir tarafta cüceler, diğer yanda devler​
 
Sagopa Kajmer - Sürahi

Yo yo beni bir solukta çek içine
Kaf kef pesimist orkestra
Vaktim nakit her dakikam değerli
Ben bu zamanın bekçisiyim ve benden razıdır başında beklediklerim
Dosta ve de düşmanadır iyi dileklerim
Ben ne yazmışım ne kışmışım
Uykumda mışıl mışılım
Ama bak gözlerime ışıl ışılım
Ayın on dördünden nuru çalmışım


Gelecek çılgınlıklar zincirlemesiydi bir zamanlar benim için
Geçmiş göz yağmurlarımı biriktirdiğim sürahi
Kader verdi ilahi
Kabullendim vallahi...

Sago kaf kef

İnanmak parça pinçik
Güvenmek yarım adam tımarlı hastanem tek yataklık
Son suçum psikopatlık
Haddini aşan alçak yaltaklık
Bir bakireden beklenmeyecek sürpriz kaltaklık
Yetti canıma sarraflık
Sonradan anlarsın bu yaptıgın aptallık
Ah varya o saflık
Belki senide eder aflık
Bu maç, bu savaş, bu sevgi tek taraflık
Gamzelerimin çukurlarına düşer sağanak göz yağmurum ılık ılık
İlişkiler cıvık arkadaşım
Her balık oltalık
En güzeli çocukluktu sahip olduğum sıska vücuttu
Bu çocuğun hayatı ya Rapti ya Hiphoptu

Off...Etti cana tak malesef yok çaresi yalnızlığın
Sen ve koparamadığın halatların yeter artık nazlandığın
Ağlama kıyamam ıslanır buklelerin
Aklına geldikçe uktelerin
Zaman makası ipleri keser sona kaç var
Pişmanlık için çok geç ama kabus için henüz erken


Gelecek çılgınlıklar zincirlemeseydi bir zamanlar benim için
Geçmiş göz yağmurlarımı biriktirdiğim sürahi
Kader verdi ilahi
Kabullendim vallahi...


Ben tepede, gökyüzü benim tepemde
Bir ayağım çukurda kalbim hafiyden zikirde
Teknik denen keklik hedefte
Tahmin et bakalım kaç çürük yumurtam var sepette
Bana şeytan dansı yaparlar ne cürretle
Satılmışsın ücretle
Sana bir şarkı yazdı Sago nefretle
Kaynaş bıdık ifritle
Öyle ya boku ararsan bulursun kenefte
Onları kınarım esefle
Pasa pas verme artist şutunu görelim haydi topa tekme
Adıma dilin dönmüyorsa bana kısaca kaf kef de..

Gelecek çılgınlıklar zincirlemeseydi bir zamanlar benim için
Geçmiş göz yağmurlarımı biriktirdiğim sürahi
Kader verdi ilahi
Kabullendim vallahi...
 
Sagopa Kajmer Aylak Bakkal Şarkı Sözleri



Yepyeni tertemiz, apartta hazır ve nazır benim tayfa.
İçim deniz dalga. Sago’yu yakala la!..
Laga luga yok aga.
Ne dalgalara dayandı bu kadırga.
Kaşınan o yaraları tırnakla.
Üzerine tuz basan bol olur kanayınca.
Deva bulunur arayınca. Reva bana rap.
Yunus balık, hip-hop kanca.
Hey! Bırak havlasın o köpekler anca.
Mamaları bende, dilleri çıkar acıkınca.
Çöplükleri yanar ben bombamı bı-bı-bı-bı-bırakınca.
Yorkshire terrier için Dogo Sago sakınca.
Ağırlığımı koyduğumda terazin kırılır. Toksinim ağzının suyuna yayılır.
Sago ok kurbağası, ona dokunanı yatırır.
Sözü sarı akrep olur iğneyi batırır.
Dirayet isteyen oyunda bol ahmak zekanın gerisinde voltalar atmakta ne iş?
Dilindeki tozu süpür. Evet hip-hop özgür. Ama fazla özgürlükten kalp ölür.


Aman ahmak yakıyor benim çakmak.
Cesediniz tüter sigaramdan çaylak.
Sago, sıcak ekmek üzerine bal-kaymak.
‘Bla Bla”larını tartıda tartar bakkal aylak.

Kesik ‘Wack MC” kellesi dolu topraklarım.
Sepetinden çıkmış kanını emmek ister kral kobralarım.
Örümcek ağı bağlamış taharetsiz boşlukların.
Maharetsiz elin tuttuğu kalem boş idür yazdıkların.
Kazara değme mikrofonuma çarpar akımı elektriğimin.
İçinden 100 taş 1 pirinç çıktı elekte elediğimin.
Çarşamba topuk ayakkabım ezer ensesini dilediğimin.
1 kuruş tecrübe 100 misli ucube var elinde s.ktiğimin.
Solunumu arızalı burun deliklerine mum diktiğimin.
Mumlar eridikçe damlar ağzına parafin.
Küçük hafızanda yok milimi bildiğimin.
Kafası kelle düzelmez elle s.ktiğimin.
Sözlerim silahım, tek tek koydum dikleme.
Kalkmaya çalışanı alıp oturttum mini tabureme.
Obur MC leri bokunda boğmak elzem.
Koyduğum lirikal malzeme tepeleme. Benim işim rapleme, hoş gelmişsin sahneme.
Uzuvlarını 4 ata bağladım, her bir at başka yere.
Kulak zarı infilakı beni sevmeyene her şarkı.
Ama kabul et Kajmer Sagopa rap inkılabı.
Laf takası, gaf gemisi gıyabı.
Eski çocuklar beğenmezlermiş Yunus’u. Sago’dan aldılar onlar rap kursunu.
Notunuzu kırdım lan, kestim size bursu.

 
Geri