Sagopa Kajmer Dünya'sı

Konu sahibi son olarak 2604 gün önce görüldü
[YOUTUBE]djDpSykJ7Qo[/YOUTUBE]​

(Ben yine anlatmak istiyorum HADİ !!!)

Batımda gün yine sokaklar ıssız, şarapkolikler ve para peşinde eli bıçaklılar, sabah
yumruk konuşur, gecelerimde silahın notaları, derinde bir sela sabahları, gazetelerde
ölümün ibret etkisi, mafya evreninde yaratılan kahraman adamlar, haraçla kazanılan
günahlar(GÜNAH), evimin önüne dizilen onca sarhoşun nağrası ve polisin etkisizce boş
fiilleri, güvenliğim mi yoksa benliğim mi idam anlarında terlemekteki? kinime yemdi şiddetin
meyvesi, bizse bunca yıkıma katıla katıla sırıtır olduk, eylemim rapimle fiile dönüşecektir
bilesiniz. Dağdan inme ayıların temelli cahiliyetine vizeyle karşılık verildi, kondular getirdi
betonu, başbakan bir metro yerine doğamı geriye ver!… kültürüm piç oldu, özür için
dilekçe ver!… ben yarındım ancak aldınız elimden bugünümü kimliğimden utanır oldum,
Türkiye burası değil, hep sefil bakışlar onumun dokuzu psiko bunalım 24 saatte 3′lü çevirir
sen-ölüm-kalım!…
Dünya kerhanesinde bakire değilsin,tecavüz edenler var
gözlerim de sağanak yağışta, kalbim krizin bekçisi olmuş
Yak ta ver sigarama derdimi anlatayım duman olsun bu rapim
ben çaresiz avare gezerken,gözyaşlarım yaşlanır oldu.
Bakışlarımda kara ifade,istifade edilemeyen o masumiyetim, yüzünde meymenet
göremediğiniz tüm liriklerimle bir bütün ben,tüter tütün yazar çizer stilo.sadakatim gömüldü
dilime. sus!… dedirtmedim. kus!… günahların sevabı bulunamaz yunus.Prangalarda raks
ederken ağlamaklı bakışın öncüsü, kısır döngüsünde tanıdık her bir muhterem cılız bitki
örtüsünde,tanıdık her bir muhterem cılız bitki örtüsünde. civarda depremin korkusu ve
bilgilerini yokla,fazla soru da sorma zaten halim kalmadı, hasta adamı yatağa yatırın artık,
bin asırlık bekçi ülkemin damarlarında kan bırakmadı, bazı bazı bazılarımız,tepeden
izlerken kakılmışları, çalınmış hırsları,sessiz yalvarışlarını duy gözlerimin,bak hadi!..​
 
[YOUTUBE]fOrVmFQQYFA[/YOUTUBE]

İki tanık var biri dilimdir, biride dürüst kalemim,
İhanet etmez sözüm kağıda ve halim rabba teslim.
Ölümün sessizliğine eşsiz bir seda ile girdim,
Boğulmaktan korktuğun denizin tahmininden derinim.
Benim kalbim ısrarla cennet kuşatmasında hala,
Ruhum bedeni terke maruz sevap artı günahlarla.
Öncelerimi dışlar sonralarım, aklım firarda,
Güller yare sevgi kanıtı, benim elimde papatya.
İçimden kaba bir ses beni azarlıyor yıpratmakta,
Yağmur betonla sevişirken güneş altın saçmakta.
Kollarım o nankörlerle çetin güreş tutmakta,
Sago gidenlerin gölgelerini koleksiyonuna katmakta.
Sevdirmeye gayret etme kendini, sevilmeye terket,
Uzadıkça kısalan ömre huzur aşısı zerket.
Her adım için on çuvallık külfet, rabbım hayra lutfet,
Zararı belli sonlarından iki gözünü ırak et.
Keşfi bekleyen cümleler içindir bütün çabam,
Kelimelerden kalpler yaptım, kimini deştim acımadan,
Dilini kestiklerim sükut nöbetinde gık çıkarmadan,
Suratsızları kapıdan kovsam girmek ister bacadan.

Bilirim bensiz dostum, iblis dostu, hannas komşusu
Batırdıkça batırır; derindir vesvas kuyusu.
En tatlı yerinde uykumu basar karabasan kabusu,
Güzel cevapların, vardır elbet hain sorusu.
Kanadı olsa hain kedinin, soyu kururdu serçelerin,
Susuz çölde inci bulsa damla arar gözlerin.
Rüzgar esmez her zamanki gemiye layık,
Bir üfürse yol bulurdu bizim orta direk kayık, bu şarkı bayık!
Çin ipeği giysen dahi senin değerin eşşek kılı,
Gelecek hayranlarından sana aç önüne bir kahve falı,
Hızlı koşan arap atının dört yana savruldu nalı,
Umulmadık zamanda kesti birisi bindiği dalı.
Günah ki en güzel kadındır, sizler güzele kanan,
Tabiatın şeytan olacaksa yılan doğursun anan!
Say geriye doğru onu, ileri giden yolcu zaman,
Başkasının ızdırabı ile huzur bulandır mutsuz insan.

Söz ehline itaat et, benim sözüm cevher,
Kalemim olgunluk tahsilinde yalanına var reddim. (yoo hadi Sago kaf-kef kasva)
İki tanık var; biri dilim bir kalemim,
Olanı biteni sindirdim, yeter bana kendi derdim.
 
Önce insan olmak gerekir.
İnsan olabilmek için önce kul olman gerekir.
Kulluk için yürek gerekir.
Yürek köpekte de vardır (!)
İBRAHİM, ADEM, YUNUS, MUHAMMED olman gerekir!
 
gLkZ6N.jpg
 

Hep anlatırdı sevdiklerim; "böyleyken böyle olur".
Söz söylenir göz dolar, Haziranlar Şubat olur!
Bu İhtimallerimi düşünürüm ve ihmallerimi yoklarım,
İçimden ayrılık şarkıları bestelerim ve söylerim.

 
Çıksın artık be kalem, tek bir harf çiz bari.
Vaktim olur zayi, etme böyle kırma yârini.
Bir işaret et! Bir çizikten yol bulurum.
Bir çizikten değil miydi onca köprü kurduğum?

Ey askerim kurşunum, kulun hâli aynı kalem-i kurşun.
Anlatayım şöyle ki;
Dışa kapanıktır başı, yavaş açılır dışa ilki.
Ucu sivrildikçe olur sanki ormanda gezen tilki.
Aşk şarabımı alkol sanar kınarlar beni.
De ki öyleyse Sago başı dönmüş ayyaşın teki.
Manzarayı bilir misin hiç görmediğin yerlerdeki?
Bilmeden konuşmak aptallık değil de ne ki peki?

Anlamsızlaşmış bakışları çoğunun.
Şeytanlaşmış içi melek görünen çocuğun.
Düşününce kötüyü tahmin edemezsin ateşini içime işleyen soğuğun
Bana bir çıkış yolu bulun, sonu gelsin kâbusumun.​
 
Sahte tüfeği kafama dayamış korkmamı bekliyosun
Düşüncemin geldiği yere git!... Kendine yer kap!...
Burası benim ilim yerim, kendimle ilgili sorunum varsa
Bırak doktorum olan "Ben" Uğraşayım.
Şeytan yoluna girişleri annem keserdi, giremezdim.
Babam için cennet gerekli, ben hep bunu bildim.
İçimdeki ateşle oynamaktan yanıyor içim.
Ve birgün memleketten 750 km ileri gittim.
Yarın için bir defans taktiği bulmalıyım.
Çok kişiyi öldürdüm, cesetlerinde parmak izim yoktu.
Soğukluk içimi ürpertti, damar kanım dondu.
Bu yeniden başlamasından korktuğum kaçıncı sondu?
Canım yandığında birkaç hafta bağırdım!...
Fırçayı elime aldığımda ilkin anılarımı boyarım.
Gelecek adına hiçbir hayali resme dökemez parmaklarım.
İçimde iyiliklerimin dedikodusunu yapan şeytanlarım.
Zaman akıp gittikçe gözlerim daha çok doluyor
Vakit gider gelmez, işte bu canımı çok sıkıyor
Hata ve yanlışlarım çırılçıplak, o kadar utanç vericiki!...
Benim böyle olmamam gerekirdi.​


[YOUTUBE]HJ7SlE1B_W0[/YOUTUBE]​
 
[YOUTUBE]ycMOuBUBmZo[/YOUTUBE]

Bak bu izler kalıcı, bıçaklar vardı sineme.
Dayanır canım acılara, söylemeyin anneme.
İzlerimdir gizlerim, yalnızken onları izlerim.
Hepsi birini canlandırır, ben öldürürüm.
İzlerime bakmayı sürdürürüm,
Kendimi hatalarıma güldürürüm,
Umutsuzluk çerağını söndürürüm,
Dehh düldülüm (dehhh) yolun açık olsun yolun
Öt bülbülüm duyulsun o güzel tonun
Yıllarımı paylaşan derince izler, beni izler,
Onları bir görseydiler, solardı benizler,
Ağlamaktan susuz kalırdı denizler,
Eskideki ahmaklıklarım, geleceğimi temizler...
Çorbamın tuzu biberi şaşkın, kaşıktan habersiz,
Bak bir aşık gömülür kefensiz.
Ölümden hızlı kaçar zaman sabırsız
Kimse değil ölümsüz herkes izli kimse değil izsiz herkes ıssız!

Yaralara bak, bu birinin değil birilerinin
İzi kalır birinin, o geçmeden izi kalır ötekinin

Sahte kahkahaların ortasında kalmışsam
Soğuk tiplerden nezle kapmışsam
Bende onlar kadar kaypak olmuşsam
Tamam sen konuş ben susam
Söylediklerim büyük amma, boyum bir tutam
Çift taraflı testere kestikçe artar debdebe
Düzlük olur ama engebe sen karışma dengeme
Bir gün izlerim geçer deme izlerin izler seni
Her gün her sene yeni izler bırakırsın yine
İçlerinde başlayıp gözlerinde sonlanıyor, ateş
Bilsen ne musibetlerim var ne nasihatlarım
Ne görmüşlüklerim var yok hiç görmemişliğim
Kimi için sade sesim bir kısar bir açarlar
Değerime paha biçerler bir biçer bir döverler
Bir hiçi böyle gömerler düşün ne yapardı Aliler Ömerler
Biz ne yaptık böyle be beyler
Boş iş boş şeyler,
Bir şeyler bir şeyler...

Şu yaralara bak, bu birinin değil birilerinin
İzi kalır birinin, o geçmeden izi kalır ötekinin​
 
[YOUTUBE]BiKH900uRa4[/YOUTUBE]

Özgür olmak için büyümek istedim çocukken
Anlamadan geçti zaman, gözümde yıllar büyürken
Bu halim ürkütücü, çatlak aynalarda yüzüm çürürken
Hayat filizleniyor içimde, kendi filizim ölürken
Açılır dilim ardına dek, kadim bir dostla sohbet ederken
Konuşmak istemem bir âdem yüzüme kükrerken
Duygularım benden, bense sandığından hassas
Kolera'nın nazından ne olur, o iken en çok çeken naz
Derken vurdumduymaz olmayı öğretti hayat bana
Birden ne isteğim olabilir ki senden yahut sizden
Kalın olamaz hiç bir ense kendi işini gören kurdun ensesinde
Rengin oldu bizden
Benden birçok ihtimali çaldı hayat, e gülerken
Hızlandım ağlamadım arabadan yere düşerken
Hale bak kim derdi ki ben bir gün böyle güçlenicem

İster istemez dilimin ucuna düşüyor, fikrimin çatısına tutunanlar
Dedi maharet nerededir, dedim maharet doğrulu sözdedir
İster istemez içimi kemiriyor, dudaklarımdan çıkamayanlar
Güneşi nasıl gizlersin, kum avuçta durmaz öğren


Öğren, öğren, öğren, öğren, git öğren, öğren, öğren, git öğren, öğren

Ben mekânsız hisleri, zamansız yaşayan mahlûk
Bebekten mezara kulluk, çıktığımız bu zorunlu yolculukta sabır mühim yolluk
İster inan, ister inanma, yok kalıcılık, var yolculuk
Kalbinin tozunu al ki gözün doğru görsün
Sana gerçeklerimi savuruyorum, bak bir pirana dolu akvaryum
Reddeden şiirlerimin adını rap koydum,
On yaşında kalben neysem, otuz beşte oyum
Kalan son siyah gül Yunus, kaşı kara, gözü kara, hisleri kara
Kirpiklerim sürmelerin komşusu, merakla beklerim nedir yarının senaryosu
Sago koca ayılarla oyun oynayan bir somon balığı, bir candan
İster pençen olsun, ister kancan, yüzüne ani patlayacak ölüm tabancan
Çocuk büyüyecek ve olacak adam, kanı deli can
O zaman rüzgâr farklı esecek, hazırlan
Daha fazla hassaslaşıp, narinleşeceksin kırılgan
Olgun meyve görünürmüş dalından, öylece bildik
Rüzgâr suçsuz, yaprak alıngan​
 
[YOUTUBE]XDSGEx6ZPXY[/YOUTUBE]

Tabularımı kendim yazdım
 
tumblr_ndlfbv1qbO1ts8cvco1_500.gif


tumblr_ndlfbv1qbO1ts8cvco2_500.gif


tumblr_ndlfbv1qbO1ts8cvco3_500.gif


tumblr_ndlfbv1qbO1ts8cvco4_500.gif


[YOUTUBE]PSrMK_KesWU[/YOUTUBE]
 
Geri