Safra taşlarında boyut küçüldükçe risk artıyor

Konu sahibi son olarak 2608 gün önce görüldü
Böbrekteki küçük taş, idrar yoluyla kolaylıkla atılabilirken safra kesesindeki 5 milimetrenin altındaki taşlar ise ana safra kanalına düşerek hastanın sarılık olma riskini artırıyor. Opr. Dr. İbrahim Gürcüoğlu, safra kesesinde oluşan iltihabın da pankreası olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Böbrekteki taşın boyutu küçüldükçe risk düşerken, safra kesesi taşlarında ise tam tersi bir durum söz konusu. Uzmanlara göre safra kesesindeki taş küçüldükçe tehlike de artıyor. Böbrekteki küçük taşın idrar yoluyla kolaylıkla atılabildiğini belirten uzmanlar, safra kesesindeki 5 milimetrenin altındaki küçük taşların ise ana safra kanalına (koledog) düşerek hastanın sarılık olma riskini artırdığını ifade ediyor. Tedaviyi güçleştiren bu durum, aynı zamanda ağrıların şiddetli olmasına da sebep oluyor.

Medyada yer alan 'Böbreğinden ya da safra kesesinden şu kadar taş çıkartıldı' haberleri ilginç bulunduğu için ilgi çekiyor. Ancak hastada şiddetli ağrılara neden olan taşın sayısından ziyade hangi organda bulunduğu ve taşın boyutu daha büyük önem arz ediyor. Safra kesesindeki taş 5 milimetrenin altında ise ana safra kanalına düşme tehlikesi artıyor. Bu durum, ana safra kanalının tıkanmasına yol açıyor ve safra bağırsağa akamıyor. Bu da hastanın sarılık olmasına neden oluyor. Safra kesesinde oluşacak iltihap da pankreası etkileyerek ölüm riskini artırıyor.

Safra kesesinde taş olan bir hastanın mutlaka ameliyat olması gerekiyor. Tedavide taş ana safra kanalına düşmüşse iki yöntem uygulanıyor. Bunlardan birincisi ağız yoluyla girilerek mide ve onikiparmak bağırsağından koledog kanalına ulaşılarak taşların temizlenmesi işlemi. Buna tıpta ERCP deniliyor. İkinci yöntemde ise açık cerrahi ameliyatla safra kesesi ve koledog kanalı açılarak taşlar alınıyor. Özel bujilerle safra yolu genişletiliyor ve oraya 'T' şeklinde tüp konuluyor. Bu tüp daha sonra geri alınıyor.

Hastaların ikinci yönteme mecbur kalmamaları için erken dönemde ERCP sistemiyle tedavi olmalarını öneren Opr. Dr. İbrahim Gürcüoğlu, hastaların çoğunun 'ağrım olmuyor' diyerek erken tedaviyi reddettiğini söylüyor. Gürcüoğlu, ultrasonun safra kesesi taşı teşhisini kolaylaştırdığını vurguluyor.

İbrahim Gürcüoğlu'na göre safra kesesi taşlarından korunmak için kilo alımına dikkat edilmeli ve bol sıvı tüketilmeli. Özellikle safra kesesi taşlarının bir çeşidi olan kolesterol taşları diyete uyulmaması sonucu oluşuyor. Hamurişi, yağlı ve yumurtalı gıdaların daha çok tüketildiği iç bölgelerde safra kesesi taşı görülme oranı çok yüksekken, sebze ve balık ağırlıklı beslenen kıyı bölgelerde ise hastalığa daha az rastlanıyor.
 
Geri