B
BuYuCu
Ziyaretçi
Ziyaretçi
“Şafii Mezhebinden Hanefi Mezhebine Nasıl Geçilir?” diye merak edenler öncelikle şunu bilmelidir ki Hanefi ve Şâfii mezhepleri arasındaki farklar, amelî bakımdandır. Yani abdest, namaz, oruç gibi amellerde birtakım farklılıklar vardır. Yoksa Hanefî, Şâfi’î, Mâlikî ve Hanbelî mezhebine mensup olan Müslümanların inançları aynıdır. Îmânda ayrılık yoktur.
Mezhep demek, içtihâd yetkisine sahip bir müçtehidin dînî kaynaklardan (âyet-i kerîme ve hadîs-i şeriflerden, icmâ ve kıyastan) çıkardığı hükümlerdir. Yani onların Müslümanlara göstermiş olduğu yola mezhep denir. İnanılacak şeylerde mezheplere ayrılmak olmaz. Îmânda tek doğru yol ehl-i sünnet îtikâdıdır. Bu ümmetin 73 fırkaya ayrılacağı, sadece ehl-i sünnet ve’l-cema’atin doğru yolda olacağı bildirilmiştir. Geri kalan 72 fırka yanlış yoldadır.
Mezhep imamları, ibâdetlerin ve günlük hayattaki işlerin nasıl yapılacağını açıklamışlardır. İçtihadlar farklı olduğu için, farklı mezhepler doğmuştur. Bu 4 mezhep de Müslümanlar için rahmet ve kolaylıktır.
Eshâb-ı Kirâm da, bir mes’elenin hükmünü Kur’ân-ı Kerîm’de veya hadîs-i şerîflerde açıkça bulamazlarsa içtihad ederek o şekilde amel ederlerdi. Yani bu, dînimizin izin verdiği ve emrettiği bir şeydir. Bu işi ancak müçtehid âlimler yapabilir. Şimdi içtihad ettiğini söyleyerek kafasından fetvâ verenlere itibar etmemelidir!
Bir Müslüman hangi mezhepteyse, ibâdetlerini o mezhebin bildirdiği şekilde öğrenip yapması lâzımdır. Dînen geçerli bir sebep olursa gusül-abdest, namaz, nikâh-talâk (evlenme-boşanma) gibi konularda, başka bir mezhebin hükmüyle de amel edebilir. Fakat mezhep taklidi yapabilmek için bazı şartlar vardır. Bunlara riâyet etmeden, işine geldiği gibi bazen bir mezhebin hükmüyle, bazen ötekiyle amel etmek, mezhepleri telfik etmek (karıştırmak) kesinlikle câiz değildir. Bunun adı mezhepsizlik olur.
Kurucusu İmâm-ı A’zâm Ebû Hanîfe hazretleridir. Asıl ismi Nu’mân bin Sâbit bin Zûta el-Kûfî’dir. Bugün dünyadaki Müslümanların yarısından çoğu Hanefî mezhebine göre ibâdet etmektedir. İmâm-ı Muhammed Şeybânî ve İmâm-ı Ebû Yûsuf onun binlerce talebesinden ikisidir. Bu iki zâta, ‘İmâmeyn’ denilmiştir. Osmanlı döneminde yetişen âlimlerin pek çoğu Hanefî mezhebindeydi. İbn-i Âbidin, Molla Gürânî, Molla Fenârî, İmâm-ı Birgivî, Ebussuûd Efendi, Ahmed İbni Kemâl Paşa bunlardandır.
İmâm-ı Şâfi’î hazretlerinin yoluna Şâffi’î mezhebi denilmiştir. Mensubunun çokluğu bakımından Hanefî mezhebinden sonraki ikinci mezheptir. Özellikle Âzerbaycan, Kafkasya, Mâverâünnehr, İran, Sûriye ve Mısır’da yaygındır. Birçok âlim ve evliyâ da bu mezhepteydi. Meşhur velîlerden Bâyezîd-i Bistâmî bunlara örnektir.
Bir Müslüman artık bu mezhebe göre amel etmeye karar verdiyse ibâdetlerinde ve her işinde Hanefi mezhebine uymaya başlar. Böylece Hanefi mezhebine geçmiş olur. Mezhep değiştirmek için özel bir duâ okumak gerektiği bildirilmemiştir.
Mezhep Nedir? Şafii Mezhebinden Hanefi Mezhebine Geçilebilir Mi?
Mezhep demek, içtihâd yetkisine sahip bir müçtehidin dînî kaynaklardan (âyet-i kerîme ve hadîs-i şeriflerden, icmâ ve kıyastan) çıkardığı hükümlerdir. Yani onların Müslümanlara göstermiş olduğu yola mezhep denir. İnanılacak şeylerde mezheplere ayrılmak olmaz. Îmânda tek doğru yol ehl-i sünnet îtikâdıdır. Bu ümmetin 73 fırkaya ayrılacağı, sadece ehl-i sünnet ve’l-cema’atin doğru yolda olacağı bildirilmiştir. Geri kalan 72 fırka yanlış yoldadır.
Mezhep imamları, ibâdetlerin ve günlük hayattaki işlerin nasıl yapılacağını açıklamışlardır. İçtihadlar farklı olduğu için, farklı mezhepler doğmuştur. Bu 4 mezhep de Müslümanlar için rahmet ve kolaylıktır.
Eshâb-ı Kirâm da, bir mes’elenin hükmünü Kur’ân-ı Kerîm’de veya hadîs-i şerîflerde açıkça bulamazlarsa içtihad ederek o şekilde amel ederlerdi. Yani bu, dînimizin izin verdiği ve emrettiği bir şeydir. Bu işi ancak müçtehid âlimler yapabilir. Şimdi içtihad ettiğini söyleyerek kafasından fetvâ verenlere itibar etmemelidir!
Bir Müslüman hangi mezhepteyse, ibâdetlerini o mezhebin bildirdiği şekilde öğrenip yapması lâzımdır. Dînen geçerli bir sebep olursa gusül-abdest, namaz, nikâh-talâk (evlenme-boşanma) gibi konularda, başka bir mezhebin hükmüyle de amel edebilir. Fakat mezhep taklidi yapabilmek için bazı şartlar vardır. Bunlara riâyet etmeden, işine geldiği gibi bazen bir mezhebin hükmüyle, bazen ötekiyle amel etmek, mezhepleri telfik etmek (karıştırmak) kesinlikle câiz değildir. Bunun adı mezhepsizlik olur.
Hanefi Mezhebi Nedir?
Kurucusu İmâm-ı A’zâm Ebû Hanîfe hazretleridir. Asıl ismi Nu’mân bin Sâbit bin Zûta el-Kûfî’dir. Bugün dünyadaki Müslümanların yarısından çoğu Hanefî mezhebine göre ibâdet etmektedir. İmâm-ı Muhammed Şeybânî ve İmâm-ı Ebû Yûsuf onun binlerce talebesinden ikisidir. Bu iki zâta, ‘İmâmeyn’ denilmiştir. Osmanlı döneminde yetişen âlimlerin pek çoğu Hanefî mezhebindeydi. İbn-i Âbidin, Molla Gürânî, Molla Fenârî, İmâm-ı Birgivî, Ebussuûd Efendi, Ahmed İbni Kemâl Paşa bunlardandır.
Şafii Mezhebi Nedir?
İmâm-ı Şâfi’î hazretlerinin yoluna Şâffi’î mezhebi denilmiştir. Mensubunun çokluğu bakımından Hanefî mezhebinden sonraki ikinci mezheptir. Özellikle Âzerbaycan, Kafkasya, Mâverâünnehr, İran, Sûriye ve Mısır’da yaygındır. Birçok âlim ve evliyâ da bu mezhepteydi. Meşhur velîlerden Bâyezîd-i Bistâmî bunlara örnektir.
Şafii Mezhebinden Hanefi Mezhebine Nasıl Geçilir?
Bir Müslüman artık bu mezhebe göre amel etmeye karar verdiyse ibâdetlerinde ve her işinde Hanefi mezhebine uymaya başlar. Böylece Hanefi mezhebine geçmiş olur. Mezhep değiştirmek için özel bir duâ okumak gerektiği bildirilmemiştir.
Hanefi ve Şafii Mezhebi Arasındaki Farklar
- İbâdetlerin en kıymetlisi farz ibâdetlerdir. Sonra en kıymetlisi Hanefî mezhebine göre Allah yolunda harb etmektir. Şafii mezhebine göre sünnet namazlardır.
- Şafiilerde abdestte niyet etmek farzdır, Hanefi mezhebinde sünnettir.
- Şafii mezhebine göre abdest alırken başın bir kısmını mesh etmek yeterlidir. Hanefi mezhebine göre dörtte birini mesh etmek farzdır.
- Tertip üzere abdest almak Şafii’de farzdır. (Önce yüzü, sonra kolları yıkamak, ardından başı mesh etmek, en son ayakları yıkamak gerekir. Fakat bir kimse niyet ederek göle veya denize girip çıksa bu sıraya uyma şartı aranmaz. Abdest almış olur.) ‘Tertip’, Hanefi mezhebinde sünnettir.
- Deriden kan çıktığı zaman Hanefi mezhebinde abdest bozulur, Şafii’de bozulmaz.
- Yabancı kadının derisine veya eline çıplak olarak dokunmak Şafii’de abdesti bozar. Hanefi mezhebine göre, bunu yaparken şehvet hissetse bile bozulmaz.
- Hanefî mezhebinde namaza başlarken dil ile niyet etmek bid’attir. (Niyet kalple olur.) Şafii mezhebinde sünnettir. (Fakat Hanefî mezhebindeki biri eğer kalbi tatmin olmuyorsa ağzıyla da niyet edebilir.)
- Hanefiler namaz kılarken kıyamda ayaklarını 4 parmak, Şafiiler 1 karış açar.
- Hanefî mezhebine göre namazda Fâtiha okumak vâciptir, Şafii mezhebine göre farzdır.
- İmam arkasında Fâtiha okumak da Şafii’de farzdır, Hanefî’de ise tahrîmen mekruhtur.
- Namazın son oturuşunda salevat okumak Hanefi’de sünnet, Şafii’de farzdır.
- Cuma namazı için Hanefi mezhebine göre imamdan başka 3 erkek olması yeter, Şafii mezhebine göre 40 erkek olması gerekir.
- Hanefi mezhebine göre seferde (yolculuk hâlinde) namazlar cem’ edilmez. (Birleştirilmez.) Şafii mezhebine göre bunları birleştirip te’hir veya takdim eile kılmak câizdir.
- Hanefi mezhebine göre teravih 10 rekatta bir selam verilerek kılınabilir ise de böyle yapmak mekruh olur. Şafii mezhebine göre hiç sahîh olmaz.
- Bayram namazı Hanefi’de vâciptir, Şafii mezhebinde sünnettir.
- Uzak ülkede ölen bir kişinin arkasından cenaze namazı Hanefi’de kılınmaz, Şafii’de kılınır.
- Hanefi’de seferilik mesafesi 104 km, Şafii’de 80 km’dir. (Hanbelî v Mâlikî mezheplerinde de 80 km’dir.)
- Hanefi mezhebine göre seferdeyken 4 rekatlı farz namazlar iki rekat kılınır. Böyle yapmak vâciptir. Şafii mezhebine göre kişi ister 4, ister 2 kılar, her ikisi de câizdir.