Sabredenin gideceği yer Cennettir

Konu sahibi son olarak 2790 gün önce görüldü
GÜNÜN SOHBETİ


Hastalığa sabretmek

Sual: Başına bela gelen veya hastalanan kimse, sevab alır mı?
CEVAP
Belalara, hastalıklara sevab olmaz. Bunlara sabredilirse sevab verilir, fakat sabredilmese de, günahların affına sebep olur. Sabredilir, kimseye şikâyet edilmezse, o zaman sabır sevabına da kavuşulur. (S. Ebediyye)
Bir hadis-i şerif:
(Allahü teâlâ, “Belâ ve hastalık verdiğim mümin, bana hamd eder, o belâ ve hastalığa sabrederse, anasından doğduğu günkü gibi günahsız olarak yatağından kalkar. Bu kuluma, sıhhatteyken verilen sevabları yazmaya devam edin” diye hafaza meleklerine emreder.) [İ. Ahmed]
 
Sabredenin gideceği yer Cennettir


Merhum hocamızın bayram sohbeti:
Peygamberler hariç, herkesin kusuru, günahı olur. Bir müminin kalbini incitmek, Beytullah’ı yetmiş kere yıkmaktan daha büyük günahtır. Kusurları görmemeli, affetmeli ve sabretmeliyiz. (Sabredenin gideceği yer Cennettir) hadis-i şerifindeki müjdeye kavuşmak için bizi inciten kardeşimize sabretmek, ona dua etmek lazımdır.
Ana baba hakkı çok büyüktür. İlk imanımızı onlardan öğrendik. Bu yüzden, din düşmanları, aile yuvasını yıkarak, İslâmiyet’i kökünden kazımaya çalışıyorlar. Ana babamızın kıymetini bilmeliyiz. Resulullah efendimiz, bir bayramda, hutbe için minberin ilk basamağına çıkınca (Yâ Rabbî! Ana babasının hizmetinde kusur eden, onların kalblerini inciten, onların rızasını, duasını almayanı, Cehenneme sok yâ Rabbî!) buyurdu. Yine (Ana babanın evladına duası, peygamberin ümmetine duası gibi kıymetlidir) buyuruyor. O hâlde, onların dualarını, rızalarını almalıyız.
Hanımların kıymetini de bilmeliyiz. Onlar, Allahü teâlânın bize emanetidir. Saliha bir hanım, Cennet nimetidir. O, hayatını bize vakfetmiştir. Biz neşeliysek o da neşeli, biz üzüntülüysek o da üzüntülü olur. Onun kalbini incitmek, Beytullah’ı yıkmaktan daha büyük günahtır. Ona sert söylememeli, kusurlarına sabretmeli. Üzülürse, sinirleri bozulur. Bugün hastalıkların çoğu da, hep sinirden kaynaklanıyor. Hasta olunca, sıkıntısını yine kocası çeker. Doktor peşinde koşar, ağzının tadı kalmaz. Aklı olan kendini bu hâle düşürür mü?
Peygamber efendimiz, (Kızmayın! Güzel huylu olun! Hanımınızla iyi geçinin!) buyuruyor. Hiç kimseyle münakaşa etmemeli. Münakaşa, dostun dostluğunu azaltır, düşmanın düşmanlığını arttırır. (Sabreden kazanır) hadis-i şerifine uymalı.
Birbirimize gıyaben hayır dua edelim. Gıyaben yapılan dua kabul olur. Fâsıklar, mürtedler dedikodu yapar, sâlih Müslümanlar dua eder. Biz, Müslümanlara ve Allah’ın bütün kullarının hidayeti için dua ederiz.
Nimet içinde olan sevinmeli, kızmamalı. Saadete kavuşan kızmaz, neşelenir. Peygamber efendimiz, (Müminin alâmeti güler yüzdür. Münafığın alâmeti asık surattır) buyuruyor. Allahü teâlâ ihsan ettiği nimeti göstermemizi sever. Cihad etmek, yani Allah’ın dinine hizmet etmek en büyük nimettir, bu nimet, güler yüzle, tatlı dille, şefkatle, merhametle gösterilir.
 
Geri