... / Karanlığımın örselenmiş
Ve tükenmiş kimliğinden yazıyorum /...
M e r h a b a ç o c u k ;
' Kaldırım taşlarına baktığımız
Esmer Ankara’nın yüzümüzü kavurduğu
Dudaklarımızı çatlattığı
Gözlerimizi doldurduğu
Karanlık bir odanın en duldasına
Ve bir çok gidişin ardına yaşanan
Ağlanan bir gecenin hapsinden yazıyorum. '
Merhaba arkadaş;
Gidişinle mi başlayacaktı
Kalbimin yeniden kanaması?..
Ve özlemin
Bir yangının ortasına mı bırakacaktı?..
Öyle çok yoruldum ki çocuk.
Bu kaçıncı sensiz gece?..
Saymadım
Ve öylesine değiştim ki
Görsen hem kaçar
Ben bu ayrılığı anlamadım çocuk.
Hala karanlık odamı aydınlatan
Bir elmanın yarısı sen
Siyah-Beyaz bir hatıranın fotoğrafı baş ucumda
Cebimde burnunu sildiğin o üç kuruşluk peçete
Yakut misali yanıp duruyor kalbimin üstünde
Ve ben kalemi kağıdı elinde hasrete pervane
Seninde dediğin gibi yaramaz bir şairim yine
Soyadım ince yaa
Yine ondandır ince mevzulara takılıp kalmam…
Dizlerine başımı koymayı
Başını dizlerime koymanı özledim
Öyle çok özledim ki. özlemden öte.
Aslını sorarsan kalbini kırmak değil
İncitmek seni
Yemin ederim niyetim ağlatmak değil.
Bütün sözlerim; çıkmazlara sokan yokluğuna
Bu karanlık odanın içine bırakan hatıralarına
Ve dahası bir kere sesini duyamayışımadır…
Öfke değil
Benimkisi h ü z ü n sadece sevdiğim…
Sigaramın katranında boğuluyorum Ankara sokaklarına
Senden benden arta kalan o mum yarasına
Dudaklarımı gömüyorum.
Sonra acı içinde geceye sönüyorum
Yoksun yaa… Gelmiyorsun yaa… Uzaksın yaa
Yokluğunun ağır bedeli ve hepsi DARBEDİR …
Hayata dair o gidişinle açılan büyük çukur
DEVRİMDİR KALBİMDE…
Seni özlerim
Böylesine yalnız ANKARA gecelerine…
Saat onikiye beş var.
İdamımı vermişim
ASMIŞIM kendimi y a l n ı z l ı ğ ı n a
Az sonra kapım çalacak
Ve son arzun diyecek Azrail
Bir yudum su diyeceğim
Nerden bileceksin sevdiceğim
Gelmezsen ÖLECEĞİM…
Şimdi kırık ezgiler yankılanır odamda
Hatta malum olur kalbimin ölüm marşları.
Bir s e s s i z l i k olur sonra sallanır başım
Yakar senide sallanışım o batasıca İstanbul’da.
Adı diyorum adı batasıca İSTANBUL’da.
Ölesim tek geçmiş bir kaç satırda
Gelde bitsin diyeceğim
Yoksun bee sevdiceğim…
Şimdi ağlarım
Dokunsan kanarım
Şimdi nasılsın desen
Volkan olur PATLARIM.
Sorma ne haldeyim
Ben kimim?..
Şairin dediği gibi;
Kimliğimi tarif eden
Yüzümü gösteren
O kahrolasıcası yüzümü diyorum
Aynalardan uzaktayım sevdiğim…
Karanlığın içine bir ince yaram daha düştü
Sen yoktun kar beyazım
her yan kırmızıya döndü.
Görmezdin
göremezdin
bilmezdin ki.
Herkes gitti yine
o rutubetli odamda
Kafam cigara dumanı içerisinde
İçime s e n s i z l i ğ i sindirmeye çalışıyorum
Ve biliyor musun bunu yapamayacağımı bile bile
Seni içimden silip atmaya çalışıyorum…
Seni seviyorum
seni seviyorum
seni seviyorum
Hoşçakal iki gözüm; saat on iki.
Sen yoktun kar beyazım
Görmezdin
Herkes gitti yine
Kafam cigara dumanı içerisinde
İçime s e n s i z l i ğ i sindirmeye çalışıyorum
Ve biliyor musun bunu yapamayacağımı bile bile
Seni içimden silip atmaya çalışıyorum…
Seni seviyorum
Hoşçakal iki gözüm; saat on iki.
Murat İnce
etiketsiz bir hüzün;
belli/belirsiz durgunluk var üzerimde..
ve yüreğimde buruk bir acı..
sebepsiz....
ara ara gülümseyişim,
kendimi kandırmamdan../
etiketsiz bir hüzün;
belli/belirsiz durgunluk var üzerimde..
ve yüreğimde buruk bir acı..
sebepsiz....
ara ara gülümseyişim,
kendimi kandırmamdan../