ZiFiR
Platin Üye
-
- Katılım
- Şubat 28, 2013
-
- Mesajlar
- 16,572
-
- Tepkime puanı
- 374
-
- Puanları
- 323
-
- Konum
- Mars/Merkaz Mah.
Zaman geldi geçiyor ya hani takıntılarımız var hepimizin
Ne oldu da şimdi hayatın her anını kendimize takıntı yaptık? Her olumsuzluk her güçlükte surat astık?
Ben vereyim doğru sandığınız cevabı... Büyüdük...
Aslında büyümedik biz yine o eski günleri görüp te içi kıpır kıpır olanız. Biz yine bonibona, caprisuna özlem dolu gözle bakanız. Uzatmıcam bizde değişen tek şey
hayatı biraz daha ciddiye almamız. Yoksa ne büyümek, ne hayat şartları, ne aşklar, ne olaylardır bizi değiştiren. Biraz geliştik, boyumuz uzadı, sesimiz değişti, tipimiz değişti,
elimiz para gördü, toplumda yerimiz oldu diye tüm dünyamız değişmedi ya. Soluduğumuz aynı nefes, yediğimiz aynı yemek, aldığımız aynı tat...
Her güçlüğe ya da her güzelliğe aşırı tepki vermemiz gerekmez ki. Ölüm yok ya sonunda diye teselli verdiklerinizi düşünün. Biraz da dediğinizi kendiniz uygulayın.
Altı üstü belirli sınırları olan bir süre boyunca kalmamız gereken bi dünyadayız. Bugün varız yarın yokuz. Kim için hangi amaçla neden kahrolmaya, derin bunalımlara girmeye, surat
asıp trip yapmaya değer ki? Ben mi yaşıyorum bu hayatı yoksa hayat mı beni yaşıyor? Her kurala uyabileceksek, her şey yerli yerinde olurunda olabilecekse neden bu kurallar, cezalar var?
Madem yapabiliyoruz doğaçlama olarak herşeyi düzeltelim? Oluyor mu? Olmuyor. O zaman sonuna kadar yaşa be! bugün işten atılırsın, yarın eşin/sevgilin terkeder, yarın öbür gün
bir sevdiğini kaybedersin.. Hergün zaten birilerinin başına gelen olaylar değil mi bunlar? Bir kere doğduk bir kere ölücez. Bari ölmeden daha yaşarken kıllığına bile olsa gülerek yaşayalım be.
Ne oldu da şimdi hayatın her anını kendimize takıntı yaptık? Her olumsuzluk her güçlükte surat astık?
Ben vereyim doğru sandığınız cevabı... Büyüdük...
Aslında büyümedik biz yine o eski günleri görüp te içi kıpır kıpır olanız. Biz yine bonibona, caprisuna özlem dolu gözle bakanız. Uzatmıcam bizde değişen tek şey
hayatı biraz daha ciddiye almamız. Yoksa ne büyümek, ne hayat şartları, ne aşklar, ne olaylardır bizi değiştiren. Biraz geliştik, boyumuz uzadı, sesimiz değişti, tipimiz değişti,
elimiz para gördü, toplumda yerimiz oldu diye tüm dünyamız değişmedi ya. Soluduğumuz aynı nefes, yediğimiz aynı yemek, aldığımız aynı tat...
Her güçlüğe ya da her güzelliğe aşırı tepki vermemiz gerekmez ki. Ölüm yok ya sonunda diye teselli verdiklerinizi düşünün. Biraz da dediğinizi kendiniz uygulayın.
Altı üstü belirli sınırları olan bir süre boyunca kalmamız gereken bi dünyadayız. Bugün varız yarın yokuz. Kim için hangi amaçla neden kahrolmaya, derin bunalımlara girmeye, surat
asıp trip yapmaya değer ki? Ben mi yaşıyorum bu hayatı yoksa hayat mı beni yaşıyor? Her kurala uyabileceksek, her şey yerli yerinde olurunda olabilecekse neden bu kurallar, cezalar var?
Madem yapabiliyoruz doğaçlama olarak herşeyi düzeltelim? Oluyor mu? Olmuyor. O zaman sonuna kadar yaşa be! bugün işten atılırsın, yarın eşin/sevgilin terkeder, yarın öbür gün
bir sevdiğini kaybedersin.. Hergün zaten birilerinin başına gelen olaylar değil mi bunlar? Bir kere doğduk bir kere ölücez. Bari ölmeden daha yaşarken kıllığına bile olsa gülerek yaşayalım be.