Rüzgarla Yaprağın Aşkı

Konu sahibi son olarak 4518 gün önce görüldü
RÜZGÂRLA YAPRAĞIN AŞKI

Yaprak sallanırdı hep,

Rüzgârın geçtiğini hissettikçe, heyecandan titrerdi Rüzgar onun ruhuna işlemişti Ama rüzgar bilmezdi, Yaprağın onu deli gibi sevdiğini Yaprakta zaten utanırdı anlatamazdı sevgisini

Rüzgâr sertti, otoriterdi, sözünü dinletirdi İstese bir esti mi her şeyi yerinden sökerdi Yaprak öylemiydi; Sessizdi, sakindi bazen sular gibi coşardı ama Sonra gene dinerdi Rüzgâr öylemiydi; Coşkundu, heybetliydi Yaprak dalında dururdu hep, O diyar diyar gezerdi

Mevsimler geçiyor ayrılık vakti yaklaşıyordu Yaprak gün geçtikçe sararıp soluyordu Yaprağın korkusu dalından düşmek değildi tabi, Onun yüreğini acıtan rüzgarı bir daha görememekti Artık nerdeyse sonbaharın sonu gelmişti Yaprak zaten en çok sarı sonbaharı severdi

Ayrılık vakti geldi çattı artık Ama yaprak üzgün değildi Zaten son isteği rüzgârın kollarında ölmekti Rüzgâr o gün her zamankinden daha deli esti, Yaprağın ise artık gücü iyice tükenmişti Kendini usulca rüzgârın kollarına salıverdi Yaprağın cansız bedeni usulca toprağa deydi

Rüzgâr ise dönmemek üzere uzak diyarlara yöneldi Sonu olmayan bir hikâyenin kahramanlarıydık biz, adı üzerinde sonu olmayan bir hikâyeydi bizimkisi sonu gelmedi
 
Geri