Abaris
Elmas Üye
-
- Katılım
- Mayıs 24, 2016
-
- Mesajlar
- 37,867
-
- Tepkime puanı
- 3,895
-
- Puanları
- 353
Tibet’te kehanet rüyaları, rehber rüya olarak sınıflandırılmakta ve bilge kişiler tarafından sistemli bir şekilde reenkarnasyonların bulunmasına yardım etmek ve gelecekten haber almak için kullanılmaktadır. Buna rağmen, gelecek için bazı öngörüler doğru çıksa da çoğunlukla doğru çıkmayacağına inanılırdı. Gelecekteki olaylara dönük kehanetler görmek, aşırı egoya işaret ediyordu. O nedenle öğretilerde, kehanet rüyası gördüğünüzü söylemeden önce, iç motivasyonunuzu dikkatle kontrol etmeniz gerekmektedir.
Batı kültüründe kehanet rüyalarıyla ilgili bakış açısı yetersiz olmasına rağmen, çok uzak bir konu değildir. Hristiyan kültürünün Batı’ya yayılmasında, Roma imparatoru Konstantin’in savaştan önceki gece rüyasında Hz. İsa’yı görerek, bunu zaferin işareti olarak yorumlaması da etkili olmuştur.
Freud ve Jung da rüyaların telepatik olabileceğini kabul eden yazılar yazmışlardır. Kitaplarında, bilinçaltının gelecekteki olayları önceden görme becerisinin nedeninin mistik ya da özel bir yetenekten değil, depolanan engin bilgilerden kaynaklanabileceğine işaret eder: “Rüyalar bazen durumları, onlar olmadan çok önce duyururlar. Bu ille de geleceği görme değildir. Bilinçli olarak göremediğimiz şeyleri bilinçaltı görür ve bunları rüyalar yoluyla bize aktarır.” Bu durum, bilinçaltının depoladığı bilgileri, gelecekteki olası sonuçları önceden görmek için seçenekler yaratmak için kullanmasıdır. Geleceği görmekten çok, geleceğe hazırlanmak diyebiliriz.
Kehanet rüyaları, önceden bilme ve önceden uyarma rüyaları olarak ayrılabilir. Dr. Dossey, önceden uyarı rüyalarının, yaşamımızı sürdürmemize yardımcı oldukları için bize genetik olarak verildiğini düşünüyor. Kehanet rüyalarının herkesin içinde bulunan ama genellikle pasif koruyucu önlemler olduğuna inanıyor. Bazı rüyalarının onu ön uyarılarla uyardığına ve onu koruduğuna da inanıyor. Kehanet rüyalarının tam olarak nasıl işlediği bilinmemekle beraber.
Alıntı
Batı kültüründe kehanet rüyalarıyla ilgili bakış açısı yetersiz olmasına rağmen, çok uzak bir konu değildir. Hristiyan kültürünün Batı’ya yayılmasında, Roma imparatoru Konstantin’in savaştan önceki gece rüyasında Hz. İsa’yı görerek, bunu zaferin işareti olarak yorumlaması da etkili olmuştur.
Freud ve Jung da rüyaların telepatik olabileceğini kabul eden yazılar yazmışlardır. Kitaplarında, bilinçaltının gelecekteki olayları önceden görme becerisinin nedeninin mistik ya da özel bir yetenekten değil, depolanan engin bilgilerden kaynaklanabileceğine işaret eder: “Rüyalar bazen durumları, onlar olmadan çok önce duyururlar. Bu ille de geleceği görme değildir. Bilinçli olarak göremediğimiz şeyleri bilinçaltı görür ve bunları rüyalar yoluyla bize aktarır.” Bu durum, bilinçaltının depoladığı bilgileri, gelecekteki olası sonuçları önceden görmek için seçenekler yaratmak için kullanmasıdır. Geleceği görmekten çok, geleceğe hazırlanmak diyebiliriz.
Kehanet rüyaları, önceden bilme ve önceden uyarma rüyaları olarak ayrılabilir. Dr. Dossey, önceden uyarı rüyalarının, yaşamımızı sürdürmemize yardımcı oldukları için bize genetik olarak verildiğini düşünüyor. Kehanet rüyalarının herkesin içinde bulunan ama genellikle pasif koruyucu önlemler olduğuna inanıyor. Bazı rüyalarının onu ön uyarılarla uyardığına ve onu koruduğuna da inanıyor. Kehanet rüyalarının tam olarak nasıl işlediği bilinmemekle beraber.
Alıntı