Rusya Hakkında Bilgi

Konu sahibi son olarak 265 gün önce görüldü
Rusya Hakkında Bilgi

Dünyanın en geniş topraklarına sahip olan Rusya Turizm konusunda kendini öğrenci ve gençlik turizminden daha çok yetişkinler için turizm konusunda geliştirmiştir.
Rusya'da gençler ulaştırma konaklama ve yemek ihtiyaçlarını kolaylıkla ve indirimli olarak karşılayabilmektedir.
(15 Kosygin Street 117946 Moscow) adresindeki Uluslararası gençlik Turist Bürosu-Sputnik; öğrenciler için özel turlar düzenlemektedir.
Para Birimi: Ruble. (R)
Elektrik Voltajı: 220 V AC
Türkiye Büyükelçiliği: Moscow Vadkovsky per. 7/37. Tel: 095) 972 69 00
Rusya Büyükelçiliği: Karyağdı Sk. 5 06692 Çankaya. Tel: (312) 439 21 22
Yararlı Adresler (Konaklama-Enformasyon-Rehberlik-Gezi-Gençlik Merkezleri)
Sputnik Youth and Student Tourism Bureau 15 Kosygin Street Moscow 117946

Fizikî Yapı

Rusya Federasyonu toprak bakımından dünyanın en büyük ülkesidir. Yaklaşık 17.075.000 km2lik bir yüzölçümüne sahiptir. Bu kadar geniş olan ülke Asya kıtasının büyük bir bölümüyle Doğu Avrupa topraklarının bir kısmını ihtiva etmektedir. Ülkenin 30° batı boylamı ve 170° doğu boylamları arasında 14 boylam dilimi ve 0° kuzey ve 45° kuzey enlemleri arasında 4 enlem dairesi üzerinden geçer. Avrupa topraklarında saat yirmi dörtken Bering Boğazında saat öğleden önce on birdir.

Rusya Federasyonunun tabiî özelliği incelendiğinde üç önemli hakîkat göze çarpar; birincisi dünyanın en geniş ülkesi olmasına rağmen topraklarının % 70’i boştur. İkincisi topraklarıyla denizleri kuşatan en geniş bir “kıta ülkesi” olduğudur. Sonuncusu ise diğer ülkelerdeki gibi dağlık ve tepelik olmaktan ziyade daha çok ormanlık ve yeşil ovalık bir ükedir.

Doğu Sibirya’daki Lena Nehri ara hat kabul edilirse bu hattın batı ve kuzey bölgelerinde kalan arazi etkili arazi olup çoğu yeri 1000 m’nin aşağısındadır. Bu hattın doğu ve güneyine doğru ise arazi engebeli arazi halini alır ve bazı bölgeleri 6000 m’ye kadar ulaşır.

Kafkas Dağları Gürcistan’la olan tabiî sınırı meydana getirir. En yüksek yeri ise 5630 m yüksekliğindeki Elbrus (El-Iruz) Dağıdır.

Doğu Avrupa bölümü toprakları alçak bir yayla görünüşündedir. Bu yaylanın Ural Dağlarıyla birlikte güney kesimi yaklaşık 5000 km kadar devam eder ve bu alçak yaylanın bir devamı da Kafkaslara kadar uzanır. Baltık Denizi ile Pasifik Okyanusu arasında uzanan bu geniş toprakların Asya bölümü de yine geniş bir yayla görünüşündedir. Asya topraklarının güney ve doğusu ise dağlıktır. Ülkenin Ural’dan başka iki önemli dağı Kırım ve Kopet dağlarıdır. En kuzey alanlar tunduralarla kaplıdır. Bunun hemen aşağısında ormanlık bir şerit uzanır. Batı ve güneybatı bölgelerde ovalardan başka ayrıca bataklıklar ve çöller de mevcuttur.


İklimi

Rusya Federasyonunun umûmî olarak iklimi kışları aşırı soğuk ve yazları sıcak ve kurak geçen kara iklimidir. Fakat geniş toprakların hepsinde aynı iklim görülmez.

Kutup bölgesine yakın yerlerdeki Soğuk-Tundra iklimi; uzun kuru ve şiddetli bir kışa sahiptir. Yazları sıcak ve oldukça kısadır. Tayga bölgesi yağışlı bir bölgedir. Dünyadaki ormanlık arazinin üçte biri buradadır. Bu ormanlar ülke yüzölçümünün yaklaşık yarısını meydana getirir. Güneye doğru gidilince sıcak kuşağa gelinir. Burada hava sıcaklığı oldukça yumuşaktır. Kırım’da ise astropikal iklim mevcuttur. Ülke yüzölçümünün % 18’ini teşkil eden çöllerde de çöl iklimi hüküm sürer.

Batıdan doğuya doğru olan büyük hava akıntısı sebebiyle Atlantik Okyanusu yakınlarındaki bölgeler mûtedil okyanus iklimi tesiri altındadırlar. Buna mukabil ülkenin Pasifik Okyanusu tarafı yılın altı ayı boyunca süren dondurucu ve karlı kara iklimine tabidir. Mesela Pasifikten birkaç km uzaktaki Sibirya bölgesinde Ocak ayı ortalaması aşağı yukarı -50°C civarında seyreder. Bütün ülkede yaz ayları ise umûmiyetle serin geçer.

Rusya Federasyonu dünyanın en kurak ülkelerinden biridir. Bütün topraklarının sadece dörtte birine yakın bir bölümü ortalama 500 mm kadar yağış alır. Bundan başka çoğu nemli bölgeler tarım için müsait sıcaklığa sahip değildir. Yağış miktarları ise yıldan yıla çeşitli farklılıklar gösterir.


Siyasî Hayat

Rusya Federasyonunun siyasî rejimi Sovyetler Birliği dağılmadan önce komünist diktasıydı. Sovyetler Birliği resmen dağıldıktan sonra çok partili ve başkanlık sistemine dayalı parlamenter rejime geçildi. Devlet başkanı halk tarafından beş senelik bir süre için seçilir. Devlet başkanı aynı zamanda silahlı kuvvetlerin başkomutanı ve Güvenlik Konseyinin başkanıdır. Devlet başkanı meclisi feshetme yetkisine sahiptir.

Parlamento 450 milletvekilinden meydana gelir. Milletvekillerinin yarı dar bölge seçim sistemiyle diğer yarısı parti listelerinden nispî seçim sistemiyle seçilir.

Ayrıca Rusya Federasyonunu meydana getiren 89 üye bölgenin ikişer temsilcisinden meydana gelen 178 üyeli Federasyon Konseyi vardır. Federasyon Konseyi devlet başkanı tarafından feshedilemez. Konsey meclisten geçen yasaları ve devlet başkanının sıkıyönetim yasasına ilişkin kararlarını onaylar.


2d2a8dc370.gif
 
Rusya (Rusça: Росси́я, Rossiya, UFA: Bu ses hakkında [rɐˈsʲijə] (yardım·bilgi)) veya resmî adıyla Rusya Federasyonu (Rusça: Росси́йская Федера́ция, Rossiyskaya Federatsiya, UFA: Bu ses hakkında [rɐˈsʲijskəjə fʲɪdʲɪˈraʦəjə] (yardım·bilgi)), kuzey Avrasya'da bir ülkedir.[9] Yönetim şekli federal yarı başkanlık tipi cumhuriyettir.

Kuzeybatıdan güneydoğuya Rusya, Norveç, Finlandiya, Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya (ikisi birden Kaliningrad Oblastı ile), Belarus, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Çin Halk Cumhuriyeti, Moğolistan ve Kuzey Kore ile komşudur.

Deniz sınırı olarak Ohotsk Denizi ile Japonya ve Bering Boğazı ile bir ABD eyaleti olan Alaska ile de komşudur. 17,075,400 km²'lik[10] yüzölçümü ile dünyanın en geniş ülkesidir[11] ve dünya yaşam alanının sekizde birini kapsar.

Rusya aynı zamanda 2014 yılı itibarı ile 144 milyon nüfusu[5] ile dünyanın en kalabalık dokuzuncu ülkesidir. Kuzey Asya'nın tamamına ve Doğu Avrupa'nın büyük bir kısmına uzanan Rusya, dokuz zaman dilimine yayılır ve üzerinde çok çeşitli çevre ve yerşekilleri bulunur.

Rusya'nın tarihi 3. ve 8. yüzyıllar arasında Avrupa'da tanınan bir grup olarak ortaya çıkan Doğu Slavları ile başlamaktadır.[12]

9. yüzyılda Varegler tarafından kurulan ve yönetilen Orta Çağ Kiev Rus Devleti ortaya çıktı. 988 yılında Bizans İmparatorluğu'ndan Ortodoks Hıristiyanlığı kabul edilerek,[13] sonraki milenyum için Rus kültürü tanımlanan Bizans ve Slav kültürleri sentezi başladı.[13]

Daha sonra Kiev Knezliği bir dizi küçük devletler halinde parçalandı ve topraklarının çoğunluğu Moğollar tarafından istila edilip Altın Orda Devleti'nin kolları haline geldi.[14]

Altın Orda Devleti'nden bağımsızlığını ilan eden Rus prenslikleri yavaş yavaş yeniden birleşip Moskova Knezliği'ni kurmuş ve Kiev Knezliği'nin kültürel ve siyasi mirasının ardılı olmuştur.

18. yüzyıla gelindiğinde, büyük ölçüde fetih, ilhak ve keşif yoluyla Avrupa'da Polonya'dan Kuzey Amerika'da Alaska'ya kadar uzanan tarihin en büyük üçüncü imparatorluğu olan Rusya İmparatorluğu haline geldi.[15][16]

Rus Devrimini takiben, Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti, dünyanın ilk anayasal sosyalist devleti ve II. Dünya Savaşı'nda Müttefiklerin zaferinde belirleyici bir rol oynayan[17][18] tanınmış bir süpergüç olan Sovyetler Birliği'nin en büyük ve önde gelen kurucusu oldu.[19]

Sovyetler döneminde dünyanın ilk yapay uydusu ve ilk insanlı uzay uçuşu dahil olmak üzere, 20. yüzyılın en önemli teknolojik başarıları gerçekleştirildi. Rusya Federasyonu, Sovyetler'in dağılmasının ardından 1991'de kurulmuştur ve SSCB'nin ardılı olarak tanınmaktadır.[20]

Rusya ekonomisi, GSYİH'ya göre dünyanın en büyük dokuzuncu ve satın alma gücü paritesi göre altıncı ekonomisidir. Rusya dünyanın en büyük maden ve enerji kaynaklarından birine sahiptir[21] ve dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz üreticisidir.

Rusya, tanınmış beş nükleer silahlı devletten biridir ve dünyanın en büyük kitle imha silah stoklarına sahiptir.[22]

Rusya, büyük güçlerden biri olup Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi, G8, G20, Avrupa Konseyi, Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği, Şanghay İşbirliği Örgütü, Avrasya Ekonomi Topluluğu, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı ve Dünya Ticaret Örgütü üyesi ve Bağımsız Devletler Topluluğu'nun önde gelen üyesidir.
 
Kökenbilim

Rusya adı Doğu Slavları tarafından çoğunlukla yaşadığı bir Orta Çağ devleti olan Rus devletinden türetilmiştir.

Ancak, bu ad daha sonra tarihte daha da belirginleşmiştir ve ülke genellikle sakinleri tarafından "Русская Земля" (Russkaya Zemlya, Rus Ülkesi) adı ile çağrıldı.

Bu isimden türeyen diğer devletlerden ayırt edebilmek için, modern tarihte Kiev Rusya'sı denilir.

Rus adı, Rus (Русь) devletinin kurucusu olan Vareglerin (muhtemelen İsveç Vikingleri)[23][24] bir grubu olan Rus halkından gelmektedir.

Rus adının eski Latince hali olan Rutenya, çoğunlukla Katolik Avrupa'ya komşu olan Rus bölgesinin batı ve güney bölgelerine denilmişti.

Ülkenin şimdiki adı olan Россия (Rossiya), Rus isminin Yunanca hali olan ve aynı zamanda Kiev Rusya'sının Bizans İmparatorluğu tarafından söylenimi olan Ρωσία (Rosia) kelimesinden gelmektedir.
 
Tarihçe

Erken tarih

Ayrıca bakınız: Avrasya göçebeleri, İskitya, Bosporan Krallığı, Gotlar, Hazarlar ile Doğu Slavları

440px-IE_expansion.png


Kurgan hipotezi'ne göre Güney Rusya Hint-Avrupa halkları'nın urheimatıdır.

Tarih öncesi zamanlarda Güney Rusya'nın geniş bozkırları göçebe kabilelerin vatanıydı.[26] Bu bozkır uygarlıklarının kalıntıları İpatovo[26], Sintaşta[27], Arkaim[28] ve Pazırık[29] gibi yerlerde keşfedilmiş olup, göçebe şeklindeki yaşamın önemli bir özelliği olan atlı savaşların bilinen en eski izlerini taşımaktadır.

Klasik antik dönemde, Pontus-Hazar Bozkırı İskitya olarak biliniyordu. M.Ö. 8. yüzyılda, Antik Yunan tüccarlar Tanais ve Fanagoria'da kendi ticaret merkezi medeniyetini getirdi.[30]

M.S 3. ve 4. yüzyıllarda Oium'da bir yarı-efsanevi bir Gotik krallık Güney Rusya'da Hunlar tarafından işgal edildi. M.S 3. ve 6. yüzyılları arasında, Yunan kolonileri arasında başarılı bir Hellenistik yönetim olan Bosporan Krallığı,[31] Hunlar ve Avrasya Avarları gibi savaşçı kabileler tarafından yönetilen göçebe saldırıları tarafından yıkılmıştır.[32]

Bir Türk halkı olan Hazarlar, 10. yüzyıla kadar Hazar ve Karadeniz arasındaki alt Volga havzasında bozkırlara hükmetti.[33]

Modern Rusların ataları, anavatanlarının bazı akademisyenler tarafından Pinsk Bataklığı'ndaki ağaçlık alanlarda olduğu düşünülen Slav kabileleridir.[34]

Doğu Slavlar biri Kiev'den günümüz Suzdal ve Murom'a doğru, diğerleride Polotsk'tan Novgorod ve Rostov'a doğru hareket ederek yavaş yavaş iki dalga halinde Batı Rusya'ya yerleşti.

7. yüzyıldan itibaren, Doğu Slavlar Batı Rusya'da nüfusun çoğunluğunu oluşturmuş[35] ve yavaş ancak barışçıl bir şekilde Merya, Muromyalı ve Meşçera gibi yerel Fin-Ugor halkları asimile olmuşlardır.
 
Kiev Knezliği

440px-Kievan_Rus_en.jpg


11. yüzyıl'da Kiev Knezliği

9. yüzyılda ilk Doğu Slav devletlerin kurulması, Baltık Denizi bölgesinden Varegler'in, tüccarlar, savaşçılar ve yerleşimcilerin gelmesi ile denk gelmiştir.

Öncelikle bu gelenler doğu Baltık'tan, Karadeniz ve Hazar Denizi'ne doğru uzanan su yolları üzerinden gelen İskandinavya kökenli Vikingler idi.[36] Nestor Kronği'ne göre, Rurik adında Rus halkından bir Varegli, 862 yılında Novgorod hükümdarı seçildi. 882 yılında önceden Hazarlar'a haraç veren halefi Oleg, güneyden girerek Kiev'i fethedip,[37] Kiev Knezliği'ni kurdu.

Oleg, Rurik'in oğlu İgor ve İgor'un oğlu I. Svyatoslav sonradan tüm yerel Doğu Slav kabilelerini Kiev hükümdarlığına bağlayıp, Hazar Kağanlığı'nı yıkmış ve Bizans ve Persler'e karşı çeşitli askeri seferler başlattı.

10. yüzyıldan 11. yüzyıla kadar Kiev Knezliği Avrupa'nın en büyük ve en müreffeh ülkelerinden biri haline geldi.[38] Büyük Vladimir (980-1015) ve oğlu Bilge Yaroslav (1019-1054) döneminde Kiev Altın Çağı'nı yaşamış olup, o dönemde Bizans'tan Ortodoks Hıristiyanlık kabul edildi ve ilk Doğu Slav yazılı kanunu olan Russkaya Pravda oluşturuldu.

11. ve 12. yüzyıllarda, Kıpçaklar ve Peçenekler gibi göçebe Türk boyları tarafından sürekli yapılan akınlar Slav nüfusun büyük oranda özellikle Zalesye olarak bilinen daha kuzeyde güvenli yoğun ormanlık bölgelerine göçüne neden oldu.[39]

440px-Lebedev_baptism.jpg


Kiev Knezliği'nin Hıristiyanlaşması, Klavdı Lebedev.

Feodalizm ve ademi merkeziyetçilik çağında Kiev Knezliği'ne hüküm süren Rurik Hanedanı üyeleri arasındaki mücadele damgasını vurdu. Kiev'in hakimiyeti, kuzey doğusunda yer alan Vladimir-Suzdal, kuzey-batısındaki Novgorod Cumhuriyeti ve güney batısındaki Galiçya-Volınya Prensliği'nin lehine azaldı.

1237-40 arasında Moğol istilası,[40] Kiev Knezliği'ne son darbeyi vurarak yıkılmasına[41] ve nüfusunun yarısını kaybetmesine yol açtı.[42] Daha sonra kurulan Türk-Moğol devleti olan Altın Orda Devleti, Rus prensliklerini hakimiyeti altına alarak iki yüzyıl boyunca Rusya'nın güneyine ve merkezine hükmetti.[43]

Sonunda, Lehistan-Litvanya Birliği tarafından asimile edilen Galiçya-Volınya, Moğolların hakimiyetindeki Vladimir-Suzdal ve Novgorod Cumhuriyeti, Kiev çevre üzerinde iki bölge, modern Rus ulusu için temel oluşturmuştur.[13]

Pskov ile birlikte Novgorod Moğol boyunduruğu'nda bir süre boyunca özerk bir dereceye kadar korunur ve büyük ölçüde ülkenin geri kalanını etkileyen zulümleri bağışlanmış oldu.

Prens Aleksandr Nevski'nin önderliğinde, Novgorodlular 1240 yılında Neva Muharebesi'nde işgalci İsveçlileri püskürttü ve bunun yanı sıra 1242 yılında Peipus Gölü Savaşı'nda da Töton Şövalyeleri'nin Kuzey Rusya'yı kolonize etme girişimini de engelledi.
 
Moskova Knezliği

440px-Lissner_TroiceSergievaLavr.jpg


Kulikovo Savaşı öncesinde Sergey Radonejski Aziz Sergius Teslis Lavrası'nda Dmitri Donskoy'u kutsarken, Ernst Lissner.

Kiev Knezliği'nin en güçlü halefi olan Moskova Knezliği, başlangıçta Vladimir-Suzdal'ın bir parçası iken hala Moğol-Tatar etkisi altında ve onların göz yummasıyla 14. yüzyılın başında Orta Rusya'da nüfuz elde etmeye etmeye ve yavaş yavaş Rus topraklarının birleşmesi ve Rusya'nın genişleme sürecinde ana öncü güç haline geldi.

Bu zor günlerdi çünkü sık sık Moğol-Tatar baskınları yaşanıyordu ve Küçük Buz Çağı'nın başında tarım mahvolmuştu. Ayrıca Avrupa'nın geri kalanında olduğu gibi 1350 ve 1490 yılları arasında her beş ya da altı yılda bir veba salgını yaşanıyordu.

Bununla birlikte, daha düşük nüfus yoğunluğu ve ıslak buhar banyosu olan Rus banyası'nın yaygın kullanımı[44] gibi daha iyi hijyen koşullarından, dolayı nüfus kaybı Batı Avrupa'daki kadar şiddetli değildi.[45]

Moskova Prensi Dmitri Donskoy'un önderliğinde ve Rus Ortodoks Kilisesi'nin yardımıyla, Rus prensliklerinin birleşik ordusu 1380 yılında Kulikovo Muharebesi'nde Moğol ve Tatar ordularını yenilgiye uğrattı.

Moskova Knezliği giderek yavaş yavaş Tver ve Novgorod gibi eski güçlü rakipler dahil olmak üzere çevredeki prenslikleri kendi hakimiyeti altına aldı.

III. İvan (Büyük İvan) sonunda Altın Orda'yı kontrolü altına aldı, Orta ve Kuzey Rusya'yı Moskova'nın hakimiyetinde birleştirmiş ve "Tüm Rusya'nın Hükümdarı" ünvanını aldı.[46]

1453 yılında İstanbul'un Fethi'nden sonra, Moskova kendini Doğu Roma İmparatorluğu'nun halefi ilan etti.

III. İvan, son Bizans imparatoru XI. Konstantin Palaiologos'un yeğeni olan Sofia Palaiologos ile evlendi ve Bizans çift başlı kartalını Rusya'nın arması yapmıştır.
 
Rusya Çarlığı

340px-Ivan_the_Terrible_%28cropped%29.JPG


Çar Korkunç İvan, Viktor Vasnetsov

Üçüncü Roma fikirlerinin gelişmesiyle, Büyük Dük IV. İvan ("Korkunç"[47]) resmen 1547 yılında Rusya'nın ilk Çarı olarak taç giydi. Çar, yeni bir yasal kanun 1550 Sudebniki çıkardı ve ilk Rus feodal temsil organını Zemski Sobor'u ve kırsal bölgelere yerel öz-yönetimler kurdu.[48][49]

Korkunç İvan'ın uzun saltanatı sırasında, parçalanan eski Altın Orda Devleti'nin yerine kurulan üç Tatar hanlığı olan Kazan, Volga Nehri boyunca uzanan Astrahan ve Güney Batı Sibirya'daki Sibirya Hanlıklarını ilhak ederek zaten büyük olan ülke topraklarını iki katına çıkardı. Böylece 16. yüzyılın sonunda Rusya çokuluslu, çok dinli ve kıtalararası bir devlet haline geldi.

Ancak Çarlık, Baltık kıyıları ve deniz ticareti için erişimi sağlamak amacıyla Polonya, Litvanya ve İsveç koalisyonuna karşı yapılan uzun ve başarısız Livonya Savaşı'yla zayıfladı.[50] Aynı zamanda Altın Orda Devleti'nin kalan tek varisi olan Kırım Hanlığı, Güney Rusya'ya baskınlar düzenledi.[51] 1571 yılında Volga Hanlıkları'nı geri alma çabaları içinde olan Kırım ve Osmanlı müttefikleri, Moskova'yı işgal etti ve Moskova'yı yağmalayıp çevresindeki kasabaları ateşe verdiler.[52] Ancak sonraki yılda Osmanlı ve Kırım Orduları Molodi Savaşı'nda Ruslar tarafından yenilgiye uğratıldı ve Rusya içine Osmanlı-Kırım genişletme tehdidi sonsuza kadar ortadan kaldırıldı.

Ancak Kırım Hanlığı'nın 17. yüzyıla kadar süren baskınları nedeniyle Güney Rusya genelinde Zaseçnaya çerta gibi yeni savunma hatları inşa edilerek sürekli yapılan akınların erişilebilirlik alanı daraltıldı.

340px-Minin%26Pogjarsky_2.jpg


Moskova'da Minin ve Pojarski Anıtı

1598 yılında İvan'ın oğullarının ölümü antik Rurik Hanedanı'nın sonunu, 1601-03 Rusya Kıtlığı'nın[53] sonucunda çıkan iç savaşa ve 17. yüzyılın başında dış müdahaleler, köylü ayaklanmaları ve taht kavgalarıyla bilinen Karışıklık Dönemi'ne yol açtı.[54] Lehistan-Litvanya Birliği Moskova dahil olmak üzere Rusya'nın bir bölümünü işgal etti. 1612 yılında Leh kuvvetleri iki ulusal kahraman olan tüccar Kuzma Minin ve Prens Dmitri Pojarski liderliğindeki Rus gönüllü kolordusu karşısında çekilmek zorunda kaldılar. Romanov Hanedanı, Zemski Sobor kararı ile 1613 yılında tahta geçmiş ve ülke krizden kademeli olarak toparlanmaya başlamıştır.

Rusya, 17. yüzyılda boyunca Kazaklar çağında sınırlarını genişletmeye devam etti. Kazaklar, korsanlar ve Yeni Dünya öncülerine benzeyen askeri topluluklar halinde organize savaşçılardı. 1648 yılında, Leh egemenliğinin sosyal ve dini baskısı altında yaşayan Ukrayna köylüleri Hmelnitski Ayaklanması sırasında Lehistan-Litvanya Birliği'ne karşı isyan eden Zaporojye Kazakları'na katıldı. 1654 yılında Ukrayna lideri Bogdan Hmelnitski, Rus Çarı I. Aleksey'in himayesi altında Ukrayna'ya yerleşmek için teklifte bulundu. I. Aleksey'in bu teklifi kabul etmesi 1654-1667 Rus-Lehistan Savaşı'na neden oldu. Son olarak Ukrayna, Dinyeper Nehri boyunca batısında batı kıyısı Polonya egemenliği altında ve doğusunda doğu kıyısı ve Kiev Rus hakimiyeti altında olmak üzere ikiye bölündü. Daha sonra 1670-1671 yıllarında Don Kazakları, Stenka Razin'in liderliğinde Volga Bölgesi'nde büyük bir isyan çıkardıysada Çarın askerleri isyancıları yenmiştir.

Doğuda ise çoğunlukla Kazaklar'ın önderliğinde kıymetli kürkler ve fildişi avcılığı için Sibirya'nın büyük topraklarını hızla keşif ve fethine başlandı. Rus kaşifler doğuyu öncelikle Sibirya Nehir Rotaları boyunca keşfettiler ve 17. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Doğu Sibirya'da, Çukçi Yarımadası'nda, Amur Nehri boyunca ve Pasifik kıyılarında Rus yerleşimleri bulunmaktaydı. 1648 yılında Asya ve Kuzey Amerika arasındaki Bering Boğazı ilk kez Fedot Popov ve Semyon Dejnyov tarafından geçildi.
 
Rusya İmparatorluğu

340px-Peter_der-Grosse_1838_PR.jpg


I. Petro, Rusya'nın ilk imparatorudur.

I. Petro döneminde Rusya, 1721 yılında bir imparatorluk ve bir dünya gücü haline geldi.

1682'den 1725'e kadar olan hükümdarlığı süresince, Petro Büyük Kuzey Savaşı'nda İsveç'i yenerek, daha önce Karışıklık Dönemi'nde kaybedilen Batı Karelya ve İngriya'nın,[55] yanı sıra Estonya ve Livonya'yı da alarak, deniz ve deniz ticaretinde Rusya'nın batı kıyılarına erişimini sağladı.[56]

I. Petro, Baltık Denizi kıyısında daha sonra Rusya'nın batıya açılan penceresi olarak adlandırılacak olan yeni başkent Sankt Petersburg'u kurdu. I. Petro'nun reformları, Rusya'ya Batı Avrupa'nın önemli kültürel etkilerini getirdi.

I. Petro'nun kızı olan Elizaveta'nın 1741-62 yılları arasındaki hükümdarlığı döneminde Rusya 1756-63 Yedi Yıl Savaşı'na katılmıştır.

Bu savaş sırasında Rusya bir süreliğine Doğu Prusya'yı ve hatta Berlin'i de ilhak etti. Ancak, Elizaveta'nın ölümünden sonra bütün bu fetihler Prusya yanlısı III. Petro tarafından Prusya Krallığı'na geri iade edildi.

1762-1796 yıllarında hüküm süren II. Katerina, Rus Aydınlanma Çağı'nın önderliğini yaptı.

II. Katerina, Lehistan-Litvanya Birliği üzerinde Rus siyasi kontrolünü genişletmiş ve Lehistan'ın bölünmesi esnasında topraklarının büyük bir kısmını ilhak etmiş, böylece Rusya'nın sınırları Orta Avrupa'ya kadar uzanmıştı.

Güneyde ise Osmanlı İmparatorluğu'na karşı başarılı bir savaş sonrasında, Kırım Hanlığı'nı da yenerek sınırlarını Karadeniz'e kadar uzatmıştır. Osmanlılara karşı aldığı zaferlerin bir sonucu olarak 19. yüzyılın başlarında Transkafkasya'da önemli topraklar kazandı.[57][58]

Bu durum I. Aleksandr'ın 1809 yılında zayıflamış İsveç Krallığı'ndan Finlandiya'yı ve 1812'de Osmanlılardan Besarabya'yı da alarak devam etti.

Aynı zamanda Ruslar Alaska'yı da fethetmiş ve Kaliforniya'da Fort Ross gibi yerleşim yerleri kurmuşlardır.

1803-1806 yıllarında ilk Rus devrialemi gerçekleştirilmiş olup, daha sonra bunu diğer önemli Rus deniz keşif seferleri izledi. 1820 yılında Fabian Gottlieb von Bellingshausen Antarktika kıtasının keşfetti.

440px-Russian_Empire_%28orthographic_projection%29.svg.png


1866 yılında Rusya İmparatorluğu'nun sınırları ve etki alanları

Rusya, çeşitli Avrupa ülkeleri ile ittifak kurarak Napolyon Fransası'na karşı savaştı. 1812 yılında Napolyon, Rusya Seferi sırasında gücünün doruğunda iken soğuk General Kışı birlikte inatçı bir direniş sonucu ağır bir hezimete uğradı ve pan-Avrupa Grande Armée'nin %95'ten fazlası öldü.[59]

Mihail Kutuzov ile Barclay de Tolly liderliğindeki Rus ordusu Napolyon'u ülkeden çıkarıp Altıncı Koalisyon Savaşı'yla Avrupa'ya sürdü ve sonunda Paris'e girdi.

I. Aleksandr, Napolyon sonrası Avrupa haritasının tanımlandığı Viyana Kongresi'nde Rus heyetine başkanlık etti.

Napolyon Savaşı subayları Rusya'ya liberalizm fikrini getirdi ve 1825 Aralıkçılar İsyanı sırasında Çarın yetkilerini azaltılması için çalıştı.

I. Nikolay'ın (1825–55) muhafazakar saltanatı sonunda Rusya zirve döneminde Avrupa'daki gücü ve etkisi Kırım Savaşı yenilgisi ile kesintiye uğramıştır. 1847 ve 1851 yılları arasında Rusya'yı kasıp kavuran Asya kolera dalgası yaklaşık bir milyon kişinin ölümüne neden oldu.[60]

Nikolay'ın halefi olan II. Aleksandr (1855-81) döneminde 1861 köylü reformu da dahil olmak üzere ülkede önemli değişiklikler yaşandı.

Bu Büyük Reformlar ülke sanayisini geliştirdi ve Rus ordusunu modernize ederek 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'yla Bulgaristan'ı Osmanlı egemenliğinden çıkardı.

Lenintribune.jpg


Ekim Devrimi'nin lideri Vladimir Lenin

19. yüzyılın sonlarında Rusya'da çeşitli sosyalist hareketlerin yükselişi görüldü. II. Aleksandr, 1881 yılında devrimciler tarafından öldürüldü ve oğlu III. Aleksandr'ın (1881-94) saltanatı daha az liberal ancak daha barışçıl geçmiştir.

Son Rus İmparatoru II. Nikolay (1894-1917) döneminde Japonya yenilgisi ve Kanlı Pazar olayları sonucu çıkan 1905 Devrimi önlenemedi.

Ayaklanma bastırıldı ancak hükümet ifade ve toplanma özgürlükleri verilmesi, siyasi partilerin yasallaştırılması ve seçilmiş bir yasama organı olan Devlet Duması'nın oluşturulması dahil olmak üzere önemli reformları kabul etmek zorunda kaldı.

Sibirya'ya göç 20. yüzyılın başlarında özellikle Stolipin'in tarım reformu sırasında hızla artmıştır.

1906 ve 1914 yılları arasında dört milyondan fazla yerleşimci bu bölgeye geldi.[61]

1914 yılında Rusya, Avusturya-Macaristan'ın kendi müttefiki olan Sırbistan'a savaş ilanına tepki olarak I. Dünya Savaşı'na girdi ve birden fazla cephede Üçlü İtilaf müttefiklerinden izole olarak savaştı. 1916 yılında Rus Ordusu Brusilov Saldırısı ile Avusturya-Macaristan ordusunu neredeyse tamamen imha etti.

Ancak, yüksek kayıplar, yolsuzluk ve ihanet söylentileri, rejimin zaten mevcut kamu güvensizliği savaşın yükselen maliyetleri ile derinleşti. Bütün bunlar 1917 Rus Devrimi için zemin oluşturmuştur.

Şubat Devrimi ile II. Nikolay tahttan indirildi ve ailesi ile birlikte daha sonra Rus İç Savaşı'nda infaz edildi. Monarşinin yerini kendisini Geçici Hükûmet ilan eden siyasi partilerden oluşan titrek bir koalisyon aldı.

Bununla birlikte işçi ve köylülerin sovyet olarak adlandırılan demokratik olarak seçilmiş konseyler aracılığıyla Petrograd Sovyeti olarak adlandırılan alternatif bir sosyalist temsil organı kuruldu.

Yeni yönetim ülkedeki sorunları çözmek yerine ülkedeki krizi ağırlaştırmıştır. Sonunda Bolşevik lider Vladimir Lenin'in önderliğinde Ekim Devrimi'nde, Geçici Hükûmet devrildi ve dünyanın ilk sosyalist devleti kuruldu.
 
Sovyetler Birliği

440px-Russia-2000-stamp-Tatlin_Tower_and_Worker_and_Kolkhoz_Woman_by_Vera_Mukhina.jpg


Erken Sovyet döneminin simgeleri: Tatlin Kulesi projesi ve dev İşçi ve Çiftçi Kadın Heykeli heykel grubu.

Ekim Devrimi'nin ardından anti komünist Beyaz hareket ile Sovyet rejimine bağlı Kızıl Ordu arasında iç savaş patlak verdi.

Bolşevik Rusya, Ukrayna, Polonya, Baltık ve Fin topraklarını I. Dünya Savaşı sırasında İttifak Devletleri ile olan düşmanlıklarını sona erdiren Brest-Litovsk Antlaşması'nı imzalayarak kaybetti. İtilaf Devletleri, anti komünist güçlere destek amacıyla başlatılan başarısız bir askeri müdahalede bulunmuştur.

Bolşevikler ve Beyaz hareket, birbirlerine karşı Kızıl Terör ve Beyaz Terör olarak bilinen sürgün ve infaz kampanyalarını yürütmüşlerdir. İç savaşın sonucunda Rus ekonomisi ve altyapısı ağır hasar görmüş ve milyonlarca Beyaz göçmen ülkeden kaçmıştır.[62] Ayrıca 1921 Kıtlığı sonucu 5 milyon kişinin öldüğü iddia edilmektedir.

Stalin01.jpg


Lenin'in ölümünden sonra Josef Stalin Sovyetler Birliği'nin başına geçmiştir.

Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti, 30 Kasım 1922'de Transkafkasya, Ukrayna ve Beyaz Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri ile birlikte imzalanan SSCB Kuruluş Antlaşması'yla Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (kısaca Sovyetler Birliği veya SSCB) haline geldi. Sovyetler Birliği'ni kuran toplam 15 cumhuriyet dışında, Rusya SFSC 69 yıllık tarihi boyunca yüzölçümü bakımından en büyüğü oldu ve Sovyetler Birliği'nin nüfusunun yarısını oluşturdu.

1924'te Lenin'in ölümünden sonra, Sovyetler Birliği'ni troyka yönetmeye başladı. Ancak, Josef Stalin, Komünist Partisi Genel Sekreterliği'ne seçildiğinde parti içindeki tüm muhalif grupları bastırdı ve elindeki gücünü daha da pekiştirdi.

Dünya devriminin ana savunucusu olan Lev Troçki, 1929'da Sovyetler Birliği'nden sürgün edildi ve Stalin'in fikri olan Tek ülkede sosyalizm devlet politikası olarak benimsendi.

Bolşevik parti içinde sürekli iç mücadele Büyük Temizlik adı verilen 1937-38 yıllarında aralarında kurucu parti üyeleri ve darbe ile suçlanan askeri liderler de dahil olmak üzere binlerce kişinin idam edildiği kitlesel baskılar ile sonuçlandı.[64]

Belomorkanal.png


Beyaz Deniz-Baltık Kanalı'nın inşaatında çalışan mahkum işçiler.

Stalin liderliğindeki hükûmet, planlı ekonomiyi başlatarak ülkenin kırsal kesimini önemli ölçüde sanayileştirdi ve tarımı kollektifleştirdi.

Bu dönemde yaşanan hızlı ekonomik ve sosyal değişimler sırasında aralarında Stalin iktidarına muhalif birçok siyasi hükümlü olmak üzere milyonlarca kişi cezai çalışma kamplarına gönderildi[65] ve Sovyetler Birliği'nin uzak bölgelerine sürgün edildi.[65]

Ülkede tarıma örgütsüz geçişe sert devlet politikaları ve kuraklık da eklenince bu durum 1932-1933 Sovyet Kıtlığı'na yol açtı.[66] Ancak ağır bir bedel ödendiyse de, Sovyetler Birliği kısa bir sürede büyük ölçüde tarımsal ekonomiden önemli bir sanayi gücüne dönüştü.

Adolf Hitler'in Avusturya ve son olarak Çekoslovakya'nın ilhakına karşı Birleşik Krallık ve Fransa'nın yatıştırma politikası Nazi Almanyası'nı cesaretlendirdi ve Sovyetler Birliği'ne tehdit haline geldi. Aynı zaman zarfında Nazi Almanyası, Uzak Doğu'da SSCB ile rakip olan ve 1938-1939 yılındaki Sovyet-Japon sınır çatışmaları ile açık bir düşmanı haline gelen olan Japon İmparatorluğu ile ittifak kurdu.

Ağustos 1939'da, Birleşik Krallık ve Fransa ile Nazi karşıtı bir ittifak kurma girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Sovyet hükümeti, iki ülke arasındaki saldırmazlık vaadi ve Doğu Avrupa'da kendi nüfuz alanlarının bölüştürülmesi için Molotov-Ribbentrop Paktı ile Almanya ile ilişkileri geliştirmeye karar verdi. Hitler Polonya, Fransa ve diğer ülkeleri işgal ederek II. Dünya Savaşı'nı başlatırken, SSCB'nin eski Rusya İmparatorluğu'nun bazı topraklarında hak iddia etmesi Polonya'nın işgali, Kış Savaşı ve Baltık devletlerinin işgali ile sonuçlandı.

440px-Bundesarchiv_Bild_183-W0506-316%2C_Russland%2C_Kampf_um_Stalingrad%2C_Siegesflagge.jpg


Bir Sovyet askeri, 1943 yılında Stalingrad Merkezi plaza üzerinde Kızıl Bayrağı sallarken.

22 Haziran 1941'de Nazi Almanyası, insanlık tarihinin en büyük ve güçlü işgal kuvveti[67] ile II. Dünya Savaşı'nın en büyük cephesini kurup Sovyetler Birliği'ne savaş açarak saldırmazlık paktını çiğnedi. Başta Alman ordusu her yerde başarılı olmasına rağmen, saldırıları Moskova Muharebesi'nde durduruldu.

Daha sonra, Almanlar ilk olarak 1942-1943 kışında Stalingrad Muharebesi'nde[68] ve daha sonra 1943 yazında Kursk Muharebesi'nde büyük yenilgiler aldı.

Almanlar diğer bir yenilgiyi şehrin tamamen Alman ve Fin kuvvetleri tarafından 1941-1944 yılları arasında ablukası altında açlık ve bir milyondan fazla kişinin ölmesine rağmen teslim olmaması sonucunda Leningrad Kuşatması'nda aldı.[69]

Stalin'in yönetimi ve Georgi Jukov and Konstantin Rokossovski gibi komutanların önderliğinde Sovyet güçleri Doğu Avrupa'yı 1944-45'te geri aldı ve Mayıs 1945'te Berlin'i ele geçirdi. Ağustos 1945'te Kızılordu, Japon güçlerini Çin'e bağlı Manchukuo ve Kuzey Kore'den atarak, Japonya'daki müttefik zaferine katkıda bulunmuştur.

II. Dünya Savaşı'nın 1941-1945 dönemi Rusya'da Büyük Vatanseverlik Savaşı olarak bilinmektedir ve bu savaş sırasında Sovyet askeri ve sivil ölümleri sırasıyla 10.6 milyon ve 15.9 milyon olup,[70] bu rakamlar tüm II. Dünya Savaşı kayıplarının yaklaşık üçte biriydi. Sovyet ekonomisi ve altyapısı büyük bir yıkıma uğrasa da,[71] Sovyetler Birliği kıtada önemli bir askeri süper güç haline geldi.

340px-Sputnik_asm.jpg


Sputnik 1 dünya'nın ilk yapay uydusudur.

Kızılordu, savaş sonrasında Doğu Almanya dahil olmak üzere Doğu Avrupa'yı işgal etti. Daha sonra bu devletlerde sosyalist hükümetler kuruldu ve Doğu Bloku'nun uydu devletleri haline geldi.

Sovyetler Birliği dünyanın ikinci nükleer silahlı güç haline gelerek ve Doğu Bloku ülkeleri ile Varşova Paktı'nı kurarak ABD ve NATO'ya karşı Soğuk Savaş olarak da bilinen küresel hakimiyet mücadelesi içine girdi.

Sovyetler Birliği yeni kurulan Çin Halk Cumhuriyeti ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti ve daha sonra Küba dahil olmak üzere dünya çapındaki devrimci hareketleri desteklemiştir. Ayrıca Sovyet kaynakları önemli miktarlarda diğer sosyalist devletlere yardım olarak tahsis edilmiştir.[72]

Stalin'in ölümü ve kollektif liderlikten kısa bir süre sonra, yeni lider Nikita Kruşçev Stalin'in kişisel kültünü kınadı ve destalinizasyon politikasını başlattı.

Cezai çalışma sisteminde değişikliğe gidildi ve birçok siyasi mahkum serbest bırakıldı ve itibarı iade edildi.[73] Bu baskıcı politikaların azaltılması daha sonradan Kruşçev Çözülümü olarak tanındı.

Aynı zamanda Küba'ya Sovyet füzeleri ve Türkiye'ye Amerikan Jupiter füzeleri konuşlandırılması ABD ile gerginlikleri artırmıştır.

1957'de Sovyetler Birliği dünya'nın ilk yapay uydusu olan Sputnik 1'i fırlatarak Uzay Çağı'nı başlatmış oldu. Rus kozmonot Yuri Gagarin, Vostok 1 ile 12 Nisan 1961 tarihinde uzaya çıkan ilk insan oldu.

440px-Reagan_and_Gorbachev_hold_discussions.jpg


Ronald Reagan ve Mihail Gorbaçov müzakere yaparken.

1964 yılında Kruşçev görevden uzaklaştırılmasını takiben, Leonid Brejnev lider olana kadar başka bir kollektif liderlik dönemi sürdü.

Daha sonradan Durgunluk Dönemi olarak anılacak olan 1970 ve 1980'ler döneminde ekonomik büyüme yavaşladı ve sosyal politikalarda durgunluğa girildi.

1965 Kosigin reformu, Sovyet ekonomisinin kısmen yerelleştirilmesi ve ağır sanayi ve silahtan hafif sanayi ve tüketim mallarına kaydırılması hedeflenmiştir, ancak muhafazakar Komünist Parti liderliği tarafından kabul görülmedi.

1979 yılında Afganistan'da gerçekleşen bir komünist devrim sonrasında, Sovyet kuvvetleri yeni rejimin isteği üzerine bu ülkeye girdi. Bu işgal, ekonomik kaynakların israfına ve anlamlı olmayan politik sonuçlara neden olmuştur.

Uluslararası muhalefet, ABD tarafından desteklenen dirençli Sovyet karşıtı gerilla savaşı ve Sovyet vatandaşlarının destek eksikliği sonucunda Sovyetler Birliği 1989 yılında Afganistan'dan çekildi.

440px-Boris_Yeltsin_19_August_1991-1.jpg


Görevdeki Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin 1991 Ağustos darbesi sırasında bir tankın üzerinde dururken.

1985 yılından itibaren Sovyet sisteminde liberal reformları hayata geçirmek isteyen son Sovyet lideri Mihail Gorbaçov, ekonomik durgunluk dönemini sona erdirmek ve hükümeti demokratikleştirmek için glasnost (açıklık) ve perestroyka (yeniden yapılanma) politikalarını başlattı. Ancak bu politikalar, güçlü milliyetçi ve ayrılıkçı hareketlerin yükselişine yol açtı.

1991 yılına kadar dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Sovyet ekonomisi[74], son yıllarında marketlerde mal sıkıntısı, büyük bütçe açıkları ve para arzının neden olduğu enflasyonun hızlı yükselmesi gibi sorunlarla karşı karşıya gelmiştir.[75]

1991 itibariyle, ekonomik ve siyasi çalkantılar sonucunda Baltık cumhuriyetleri birlikten ayrılmaya başladı. 17 Mart'ta düzenlenen referanduma katılan vatandaşların büyük bir çoğunluğu yenilenmiş bir federasyon olarak Sovyetler Birliği'nin kalması lehine oy kullandı. Ağustos 1991'de hükümet üyeleri tarafından bir Gorbaçov'a karşı Sovyetler Birliği'ni korumayı amaçlayan bir başarısız darbe girişimi, üyeleri tarafından bir darbe girişimi, Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin sonunu getirdi. Sovyetler Birliği, resmen 25 Aralık 1991 tarihinde 15 devlet olarak dağıldı.
 
Rusya Federasyonu

Haziran 1991 yılında, Boris Yeltsin aynı yılın Aralık ayında bağımsız Rusya Federasyonu olan Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti Devlet Başkanlığı'na seçilerek Rus tarihinde doğrudan seçilen ilk lider oldu.

Sovyetler Birliği sırasında ve dağıldıktan sonra ABD ve IMF tarafından tavsiye edilen özelleştirme ve piyasa ve ticaretin serbestleştirilmesi de dahil olmak üzere "şok terapi" çizgisinde radikal değişiklikler[76] içeren geniş kapsamlı reformlar yapılmıştır.

Ancak tüm bunlar büyük bir ekonomik kriz ile sonuçlanmış olup 1990-1995 arasında GSYİH ve sanayi üretiminde % 50 düşüş meydana geldi.
 


Yönetim

440px-Moscow_Kremlin_from_Kamenny_bridge.jpg


Moskova Kremlini, Rusya Devlet Başkanı'nın ikamet yeridir.

Rusya Anayasası’na göre, ülke federal yarı başkanlık sistemli cumhuriyet olup Başkan, devletin başı iken[79]; Başbakan, hükümetin başıdır. Rusya Federasyonu çok partili temsili demokrasi ile yönetilmekte olup, federal hükümet 3 temel erkten oluşur;

Yasama: Çift meclisli olan Federal Meclis, 450 üyeden oluşan Devlet Duması ile 166 üyeli Federasyon Konseyi'nden oluşur. Ülke adına kararlar alma; yasa yapma ve onaylama, savaş ilan etme, antlaşmaları onaylama ve reddetme, Devlet Başkanını görevden alma yetkisi bulunmaktadır.

Yürütme: Devlet Başkanı, yürütmenin başı ve silahlı kuvvetlerin başkomutanıdır. Meclisten çıkan kanunları veto etme hakkına ve bakanlar ve diğer memurları atama yetkisi vardır.

Yargı: Anayasa Mahkemesi, Yüksek Mahkeme, Yüksek Tahkim Mahkemesi ve ilk derece federal mahkemelerden oluşur. Hakimler Federasyon Konseyi tarafından atanır ve yasaları yorumlama ve anayasaya aykırı gördükleri yasaları lağvetme hakkına sahiptirler.

HTML:
Adaylar 	Adayların Partileri 	Oylar 	%
Vladimir Putin 	Birleşik Rusya 	52.530.712 	71,25
Gennadi Züganov 	Rusya Federasyonu Komünist Partisi 	13.243.550 	17,96
Vladimir Jirinovski 	Rus Liberal Demokrat Partisi 	6.988.510 	9,48
Andrei Bogdanov 	Rusya Demokratik Partisi 	968.344 	1,31
Geçersiz Oylar 	1.015.533 	--
TOPLAM 	73.731.116 	100,0

Devlet Başkanı, 6 yıllığına seçilir. En yüksek oyu alan ve en fazla iki turlu olarak seçimler yapılır.

Devlet Başkanı 35 yaşından genç olamaz ve en az 10 yıl boyunca Rusya Federasyonu'nda ikamet etmiş olmalıdır.[80]

Bütün bakanları atama yetkisi Başkan'dadır, fakat Başbakan'dan bakanlar hususunda tavsiye alır. Bakanlar en son Duma'da oylanarak görevlerine başlarlar.[81]

2 Mart 2008'de, Dmitry Medvedev yapılan Başkanlık seçimini kazanarak Devlet Başkanı seçildi. 2000 yılından 2008 yılına kadar başkan olan Vladimir Putin ise, devlet başkanının belli bir süre sınırlandırılması sebebiyle tekrar aday olamamıştır.

Putin, Birleşik Rusya lideri olarak Hükümetin başına geçerek Başbakan olmuştur. 2012 yılında ise yeniden başkan seçilmiştir. Rusya'da en etkin siyasi partiler Birleşik Rusya, Komünist Parti, Liberal Demokratik Parti ve Adil Rusya'dır.



 

440px-BRIC_leaders_in_2008.jpg


BRIC liderleri (2008): Hindistan Başbakanı Manmohan Singh, Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Hu Jintao ve Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva

Rusya Federasyonu, uluslararası hukukta eski Sovyetler Birliği'nin ardılı olarak kabul edilmektedir.[20]

Rusya, SSCB'nin uluslararası taahhütleri uygulamaya devam etmektedir ve BM Güvenlik Konseyi, diğer uluslararası örgütlere üyelik, uluslararası anlaşmalar kapsamındaki hak ve yükümlülükler ve mülkiyet ve borçlarda SSCB'nin daimi üyeliğini üstlenmiştir.

Rusya'nın çok yönlü bir dış politikası bulunmaktadır.

2009 itibarı ile 191 ülke ile diplomatik ilişkisi ve 144 elçiliği bulunmaktadır. Dış politika Devlet Başkanı tarafından tespit edilir ve Dışişleri Bakanlığı tarafından yürütülür.[82]

Eski bir süper gücün halefi olarak, özellikle küresel siyasi sistemde tek kutuplu ve çok kutuplu görüşler ile ilgili olarak Rusya'nın jeopolitik statüsü genellikle tartışma konusu olmuştur.

Rusya genellikle bir büyük güç olarak kabul edilirken son yıllarda bir dizi dünya liderleri,[83][84] akademisyenler,[85] yorumcular ve siyasetçiler[86] tarafından potansiyel süper güç olarak değerlendirilmektedir.[87][88][89]

440px-SCO_%28orthographic_projection%29.svg.png


Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye, gözlemci ve dialog partneri ülkeler.

Rusya BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden biri olarak uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında önemli bir rol oynar. Rusya, Ortadoğu Dörtlüsü ve Kuzey Kore ile Altılı görüşmelere katılmaktadır. Rusya, G8 sanayileşmiş ülkeler, Avrupa Konseyi, AGİT ve APEC üyesidir.

Rusya genellikle BDT, AEB, KGAÖ ve ŞİÖ gibi bölgesel örgütlere liderlik rolü oynamaktadır.[90] 1996 yılında Rusya Avrupa Konseyi'nin 39. üyesi oldu.[91] 1998 yılında, Rusya Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni onayladı.

Rusya ile AB ilişkilerinin hukuki temeli 1997 yılında yürürlüğe giren Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması'dır.

Bu anlaşma, demokrasi ve insan hakları, siyasi ve ekonomik özgürlük ve uluslararası barış ve güvenliğe bağlılık için tarafların ortak saygısını hatırlatmaktadır.[92]

2003 yılının Mayıs ayında, AB ve Rusya ortak değerler ve çıkarlar temelinde işbirliğini güçlendirmek için anlaştılar.[93]

Devlet Başkanı Vladimir Putin, AB-Rusya Ortak Alanı kurulması da dahil olmak üzere çeşitli boyutlarda yakın entegrasyonu ile stratejik ortaklığı savundu.[94]

Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana, Rusya ABD ve NATO ile dostça ilişkiler geliştirmiştir.

NATO-Rusya Konseyi, 2002 yılında eşit ortaklar olarak birlikte çalışmak ve ortak işbirliği için fırsatları takip etmek amacıyla ABD, Rusya ve 27 NATO müttefikinin onayı ile kuruldu.

Ancak Rusya'nın ABD ve AB ile ilişkileri son zamanlarda Güney Osetya Savaşı ve Ukrayna krizi gibi nedenlerden dolayı gerginleşmiştir.

Rusya diğer BRICS ülkeleri ile güçlü ve olumlu ilişkiler sürdürmektedir. Hindistan, Rus askeri teçhizatlarının en büyük müşterisidir ve iki ülke arasında kapsamlı savunma ve stratejik ilişkiler bulunmaktadır.[95]

Son yıllarda, özellikle Çin Halk Cumhuriyeti ile Dostluk Antlaşması'nın imzalanmasının yanı sıra Doğu Sibirya-Pasifik Okyanusu petrol boru hattı ve Sibirya'dan Çin'e doğalgaz boru hattı inşası ile ülkenin ikili ilişkileri güçlendirdi.[96][97]
 
440px-Sukhoi_Su-35S%2C_Su-34_and_T-50_flying_together.jpg


Modern Rus uçakları olan Sukhoi Su-35, Sukhoi Su-34 ve Sukhoi PAK FA

Ülkenin silahlı kuvvetleri, Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri olarak ayrılmıştır.

Bununla birlikte Stratejik Füze Kuvvetleri, Uzay Savunma Kuvvetleri, Hava İndirme Birlikleri olmak üzere üç bağımsız kuvvet daha bulunmaktadır.

2006 itibarı ile orduda aktif personel sayısı 1.037 milyondur.[98]

18-27 yaş arasındaki tüm erkek vatandaşların 12 aylık zorunlu askerlik hizmetini yerine getirmesi ile yükümlüdür.[7]

2012 Küresel Barış Endeksi'ne göre, Rusya dünyanın altıncı en az huzurlu ülkesi olup bu konumu büyük ölçüde ülkenin savunma bütçesinin boyutuna ve Kuzey Kafkasya'da devam eden çatışmalara bağlanmıştır.[99]

Rusya tarihsel olarak endeksin kurulduğu 2007 yılından beri düşük sırada yer almıştır.[100]
 
İdari bölümler

Rusya Federasyonu 85 adet federal bölüme (Rusça: субъект, subyekt) ayrılmaktadır.[101] Bu federal birimlerin hepsi eşit bir biçimde iki delege ile Federasyon Konseyinde temsil edilirler.[102] Federal bölümler sahip oldukları özerklik bakımından farklılık gösterirler.

46 oblast (iller); seçilmiş bir yönetici ile yönetilir ve yerel yasama organları bulunmaktadır.

21 cumhuriyet: otonom bölge kabul edilirler, kendi anayasası, parlamentosu ve başkanı bulunmaktadır. Her cumhuriyet için Rusça'nın yanı sıra bölgesel dil ya da diller de cumhuriyetin resmi dili/dilleri olarak tesis edilebilir.

Örneğin Dağıstan'da Rusça dışında 13,Karaçay-Çerkesya'da 4,Kabardey-Balkarya'da 2 resmi dil vardır.

9 kray (bölgeler): esasında oblastlara benzemektedir. Bu bölgeler tarihsel olarak oluşmuşlardır, ilk olarak sınır bölgelerde oluşturulan kraylar, daha sonra otonom oblast ve otonom okrugların yönetim merkezi halinde de oluşturulmuştur..

4 özerk okrug (özerk bölgeler): ilk olarak etnik azınlıklar için kraylar ve oblastlar içerisinde kurulmuşlardır, fakat 1990'da statüleri yükseltilerek, idari bölge statülerine alınmışlardır.

1 özerk oblast (Yahudi Özerk Oblastı): esasen oblast kabul edilen bölge 1990 yılında şu anki bağımsız oblast statüsüne yükseltilmiştir.

İlk olarak bir kray'a bağlı olarak kurulan oblast,şimdi bağımsız bir özerk oblast (bölge) olarak doğrudan Rusya Federasyonu devlet yapısı içinde yer almıştır.

3 federal şehir: (Moskova, Sankt Peterburg ve Sivastopol), ayrı bir idari bölüm olan büyük kentlerdir.

1200px-Russian_Regions-EN.svg.png


Federal bölümler, her biri Devlet Başkanı'nın atadığı yöneticiler tarafından yönetilen dokuz federal bölge (Rusça: федеральный округ, federalnıy okrug) halinde gruplandırılmıştır.[103]

Federal bölümlerin aksine federal bölgeler devlet yönetiminin alt bölümü olmayıp doğrudan federal yönetime bağlıdır.

Federal bölgelerin yöneticileri, federal bölümler ile federal hükümet arasındaki irtibatı sağlamaktan ve federal bölümlerin federal yasalara uygun hareket etmesinden sorumludur.
 
Coğrafya

440px-Russland_Relief.png


Rusya topografisi

Rusya, 17,075,400 km²'lik yüzölçümü ile dünyanın en geniş ülkesidir.[10] Rusya'da 23 UNESCO Dünya Mirası, 40 UNESCO biyosfer rezervi,[104] 41 milli park ve 101 doğa rezervi bulunmaktadır. Rusya, 41° ve 82° K enlemleri ile 19° D ve 169° B boylamları arasında yer almaktadır.

Rusya'da kereste, petrol, doğal gaz, kömür, cevher ve diğer mineral kaynakları dahil olmak üzere geniş doğal kaynak rezervi bulunmaktadır.
 
Topografya

440px-Elbrus_North_195.jpg


Elbrus Dağı, Kafkasya'nın, Rusya'nın ve Avrupa'nın en yüksek noktasıdır.

Rusya'da jeodezik bir hat boyunca yaklaşık 8.000 km dışında iki geniş ayrı noktalar bulunmaktadır.

Bu noktalar: Polonya sınırındaki Vistül Lagünü'nü Gdańsk Körfezi'nden ayıran 60 km uzunluğundaki Vistül Burnu ile ve en uzak güneydoğusunda ise Kuril Adaları'dır.

Boylamdan ayrılmış uzak noktalar jeodezik bir hat boyunca 6.600 km dışında bulunmaktadır.

Bu noktalar: batıda yine Vistül Burnu olup doğuda ise Büyük Diomede Adası'dır. Rusya Federasyonu 9 zaman dilimine ayrılmaktadır.

Rusya, ağırlıklı olarak güneyde bozkır ve kuzeyinde yoğun ormanlık ovalar ile kuzey kıyısı boyunca uzanan tundralardan oluşmaktadır.

Rusya dünyadaki ekilebilir arazinin %10'una sahiptir.[105] Dağ aralıkları güney sınırları boyunca bulunmakta olup, Kafkasya (5642 m ile Rusya ve Avrupa'nın yüksek noktası olan Elbruz Dağı'nıda içeren) ve Altay (4506 m ile Rus Uzak Doğusu dışında Sibirya'nın en yüksek noktası olan Beluça Dağı'nıda içeren); ve doğu taraflarında Verhoyansk Sıradağları ve Kamçatka Yarımadası'ndaki yanardağlar (4750 m ile Avrasya'nın en yüksek aktif yanardağının yanı sıra Asya Rusyası'nın en yüksek noktası olan Klyuçevskaya Sopka'yıda içeren) bulunmaktadır.

Ural Dağları, maden kaynakları açısından zengin olup, Avrupa ile Asya'nın kuzey-güney aralığını oluşturur.

Rusya, Arktik ve Pasifik Okyanusu, Baltık Denizi, Azak Denizi, Karadeniz ve Hazar Denizi boyunca 37.000 km'nin uzunluğunda bir sahil şeridine sahiptir.[7]

Barents Denizi, Beyaz Deniz, Kara Denizi, Laptev Denizi, Doğu Sibirya Denizi, Çukçi Denizi, Bering Denizi, Ohotsk Denizi ve Japon Denizi Arktik ve Pasifik yoluyla Rusya'ya bağlıdır.

Rusya'nın başlıca ada ve takımadaları Novaya Zemlya, Franz Josef Toprakları, Severnaya Zemlya, Yeni Sibirya Adaları, Vrangel Adası, Kuril Adaları ve Sahalin Adası'dır. Diomede Adaları (biri Rusya, diğeri ise ABD tarafından kontrol edilmektedir) arasındaki mesafe sadece 3 km olup Kunaşir Adası ise Japonya'nın Hokkaido Adası'ndan yaklaşık 20 km uzaklıktadır.
 

440px-Zyuratkul_National_Park_%289347005539%29.jpg


Kışın bir tayga ormanı, Çelyabinsk Oblastı

Rusya'nın büyüklüğü ve denizden uzak birçok bölge sonucunda tundra ve uç güneydoğu bölgeleri dışında, nemli karasal iklim ülkenin her yerinde hakimdir.

Güneydeki dağlar, Hint Okyanusu'ndan gelen sıcak hava kütlelerinin girişini engellemekte olup ülkenin batı ve kuzey bölgeleri Arktik ve Atlantik'in etkilerine açıktır.[106]

Kuzey Avrupa Rusyası ve Sibirya'nın çoğunluğu yarı arktik iklime sahiptir.

Kuzeydoğu Sibirya'nın iç bölgelerde çok şiddetli kışlar olup (çoğunlukla Saha Cumhuriyeti'nde olup Kuzey Soğuk Kutbu arasında −71.2 °C gibi rekor düşük sıcaklıklar olmaktadır), diğer bölgelerde ise daha ılımandır.

Arktik Okyanusu kıyılarında ve Rus Arktik Adaları'nda ise kutup iklimi hakimdir.

Karadeniz'in Krasnodar Krayı'nın sahil kesimi, özellikle Soçi, ılık ve yağışlı kışları ile ılıman dönencealtı iklimine sahiptir.

Kış, Doğu Sibirya ve Uzak Doğu'nun birçok bölgelerinde yaz ile karşılaştırıldığında kuru olup ülkenin diğer bölgelerinde mevsim boyunca daha eşit yağışlıdır.

Ülkenin çoğu yerinde kış mevsiminde yağışlar genellikle kar şeklinde olmaktadır. Aşağı Volga ve Hazar Denizi kıyısındaki bölge, Güney Sibirya'nın bazı bölgelerinde olduğu gibi yarı kurak iklime sahiptir.

Ülke toprakları boyunca neredeyse sadece iki ayrı mevsim olan kış ve yaz vardır. İlkbahar ve sonbahar ayları çok kısa sürmektedir ve yaz ve kış ayları arasındaki sıcaklık farkı oldukça yüksektir.[106] En soğuk ay Ocak (sahil şeridinde ise Şubat) olup en sıcak ay ise genellikle Temmuz ayıdır.

Sıcaklık ortalamalarındaki büyük farklar doğaldır. Kışın sıcaklıklar güneyden kuzeye ve batıdan doğuya gidildiğinde soğumaktadır. Yazlar ise Sibirya'da bile oldukça sıcak olabilmektedir.[107] İç kesimler ise en kurak alanlardır.
 
Geri