Resimlerle Türk Dünyası ve Tarihi

Konu sahibi son olarak 4374 gün önce görüldü
1604716_452756308159800_1652468914_n.png

turan_haritasi.jpg

Atat%C3%BCrk-ve-T%C3%BCrk-Birli%C4%9Fi.jpg
enver-pasa-turan-ulkusu.jpg
 
1966744_477912895644141_60104005_n.jpg

Hunlar Alanları yendikten sonra Grek ve Roma tarihçileri Hunlara ilgi göstermeye başlamış ve bu ilgi Attila’nın iktidara gelmesiyle doruğuna erişmiştir. Bu olaydan sonra Roma tarihçileri Hunlarla yakından ilgilenmeye başlamışlardır. Yunanca kaynaklarda, Hunların adının standart yazılışı Ounnoi’dur. Latince metinlerde çoğu kez önüne bir h harfi eklenmekte, dolayısıyla Huni, Hunni, Khuni yazılmaktadır ama yer yer Unni, hatta Ugni yazılışına da rastlanmaktadır.

(Kaynak: Prof. Dr. Mekki Şerif Baştav, “Avrupa Hunları”, Türkler, c.I, s.854, Ankara, 2002)
(Görsel: Attila ve Hunlar, Romalılar ile savaşırken...)
 
Türkler'de imparatorluk kurma eğilimi vardır. Türkler sözcüğün tam anlamıyla yeryüzünün hükümdarlarıdır.

- Jean Paul Roux

1962619_477880395647391_1045968382_n.jpg
 
Türkler özgürlüklerine son derece düşkün halktır.Başka bir milletin egemenliği altında yaşamak onlara her zaman, her bölgede ağır gelmiş; bu yüzden de başkaldırarak kendi devletlerini yaratmışlardır. Kendi kardeş halklarına bile dayanamayan bu özgürlükçü yapı yüzünden Türkler sık sık birbirleriyle çatışmışlardır.

- Prof. Dr. Lev Nikolayevich Gumilev
1506625_477871515648279_47290068_n.jpg
 
Unuttunuzmu KÜRŞAD Denen Çeriyi..Hatırlatırız Yağmur Kokan Geceyi..

604079_477869452315152_1339453751_n.jpg
 
Sibirya tayga ormanlarinda Türk ve doğa..

1962763_477868408981923_1704865785_n.jpg
 
Omaha Kızılderililerine ait ipek ile yapılmış Ay-yıldızlı ceket. (1850)

Joslyn Sanat Müzesi - Nebraska
1478944_477581732343924_1159514830_n.jpg
 
Cleveland Müzesinde yer alan ve MÖ 500 - 200 ile tarihlenen Kun (Hun) Türklerine ait Uluyan Bozkurt.
1521993_477576785677752_916995029_n.jpg
 
Cumhuriyet’in 10. yılı için hazırlanmış bir afiş

1510005_477551905680240_1747253744_n.jpg
 
“Türk” adı ilk olarak Çin yıllığı Çou-şu’da Gök-Türk Birliğini göstermek üzere 542 yılında ve batı Wei imparatoru Tait-su tarafından Gök-Türk şefi Bumin’e elçi gönderilmesi münasebetiyle de 545 yılında görülmektedir.

Kaynak: İbrahim Kafesoğlu, ”Tarihte ‘Türk’ Adı”, Türkler, Cilt:1, Ankara 2006, s.308-312.

1948088_477201242381973_755818634_n.jpg
 
İlgerü kün togsıkka (Doğuda gün doğusuna),
Birigerü kün ortasıñaru (Gündeyde gün ortasına),
Kurıgaru kün batsıkıña (Batıda gün batısına),
Yırıgaru tün ortusıñaru (Kuzeyde gece ortasına)...
Anta içreki bodun kop maña körür (Bu sınırlar içindeki halklar hep bana bağlıdır).

- Bilge Kağan
(Orhun Yazıtları, Kül Tiğin Bengü Taşı, Dize: K-G13-2)

1231564_477188122383285_1128955618_n.png
 
Eski Türk ordusunda kadınların askeri birlikler içerisinde görev almalarına çok eski çağlardan itibaren rastlanmaktadır. Mesela 4. asrın başlarında Ordos’un güneyinde, Türk-Hun Devletinin bir devamı gibi ortaya çıkan Chao hanedanının son yabgularından birisi olan Shih Hu , özel seçilmiş bin kişilik bir kadın gücü meydana getirmişti. Bunlara önce yaya, sonra at üzerinde ok atmayı ve kılıç kullanmayı öğrettiğine dair bilgiler mevcuttur.

Kaynak: Gumilev, Hunlar, s.378.

10003211_477177849050979_878069995_n.jpg
 
Türk kültüründeki “yolcunun arkasından su dökme, ters dönen terliği düz çevirme, eve nazarlık asma, özellikle ziyaretler çevresindeki ağaçlara çaput bağlama, çocuğuna vefat eden babasının/annesinin adını vererek onun ruhunu yasatma düsüncesi, nazar değdiği düşünülen kisiye kurşun dökme, dua ederken elleri açıp yukarıya bakma, kabirlere mezartaşı dikme” gibi yüzlerce inanış en eski Türk dini olan Gök-Tanrı inancından (Şamanizm) gelmektedir.

Kaynak : Yavuz TANYERİ - Göktürk Yazısı ve Orhun Türkçesi (s.30)

1970448_476965872405510_702698182_n.jpg
 
Hemen hemen her Türk atlısının yanında azık olarak bir et parçası bulunurdu. Tarihi kayıtlara göre Türkler tuzlanmış bir et parçasını bir beze sararak eyerlerinin altına koymaktadırlar. Burada ezilen et, atın harareti ile içten yanarak bir süre sonra âdeta pişmekteydi. Böylece hazır hale gelen et parçası ihtiyâç hâlinde yenmekteydi.

Kaynak: DUVARCI, Ayşe, "Türklerde Yiyecek İçecek Kültürü" , Türkler Ansiklopedisi, Yeni Türkiye Yay., 4. C, Ankara, 2002, s.233

10150796_476961112405986_1456864517_n.jpg
 
Antalya'daki Gıyaseddin Keyhüsrev anıtı

1975257_476949489073815_897660849_n.jpg
 
Geri