Rastgele kimselerden din öğrenilmez

Konu sahibi son olarak 2792 gün önce görüldü
Rastgele kimselerden din öğrenilmez
Abdullah bin Alevî hazretleri;
Rastgele kimselerden ve rastgele kitaplardan islâmiyet öğrenilmez,
buyurdu.
Nereden öğrenilir efendim?
dediler.
İslâmiyet, sâdece Ehl-i sünnet olan âlimlerden veyâ o âlimlerin yazdığı
ilmihâl kitaplarından öğrenilir,
buyurdu.
NOT;
Bu isimdeki alevi kelimesi günümüzdeki manasıyla Ehl-i sünnetten ayrı ve Eshabı kiramın bazı büyüklerine düşman şia fırkası ile alakalı değildir.
Osmanlı zamanındaki din kitapları ilaç gibi ruhsata tabi idi. Hepsi Ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarıdır. Aslını veya ehil birinin Allah rızası için yaptığı tercümesini okuyan dinini doğru öğrenir, ahir zaman fitnesinden kendini kurtarır.
 
Bir insanın kalbini Allahtan başka kimse bilemezmiş biz nerden bilelim iyi bildiğimizin yanlış şeyler yazdığını
 
KUŞUN NASİHATI
Tamahkâr biri, küçük bir kuş yakalar. Kuş dile gelip der ki:
- Beni ne yapacaksın?
- Kesip yiyeceğim.
- Benim bir lokmacık etimle ne karın doyar, ne de derde deva olur. Beni bırakırsan sana 3 mühim nasihatte bulunurum.
- Tamam! Nasihatleri söyle bırakayım.
- Şartım var.
- Neymiş?
- Birini, elindeyken, ikincisini şu ağaca konunca, üçüncüsünü tepeye varınca söylerim.
- Peki birincisini söyle!
- Elinden çıkan şeye üzülüp hasretini çekme!
Kuş uçup ağaca konunca der ki:
- Olmayacak şeylere inanma!
Oradan da tepeye varınca da der ki:
- Sen ne ahmaksın! Benim kursağımda 50’şer gramlık 2 inci vardı. Beni kesseydin bunlara mâlik olacaktın.
İnci sözünü duyar duymaz tamahkâr adam, hırsından oraya yıkılıp kalır. Eyvah, diyerek dövünmeye başlar. Sonra der ki:
- Haydi son nasihatini söyle!
- Sen 2 nasihati hemen unuttun. Son sözün faydası olmaz.
- Söyle belki bunu unutmam.
- “Elden çıkan şeye üzülme!” dedim, beni bıraktığına üzüldün. “Olmayacak şeye inanma!” dedim, etimle, kemiğimle, 100 gram, kursağımda 50 gramlık 2 inci olduğuna inandın.
- Peki, son nasihatini söyle!
- Ahmağa nasihat kâr etmez. ilacı da yoktur.
(İhyâ’ul-ulûm-id-dîn)
NOT
İslam alimleri cehl-i mürekkep hastalığının ilacı yoktur buyuruyor. Cehl-i mürekkep erbabı yanlış bilir, doğru diye ısrarla iddia eder. Kibrinden ve gururundan her nasihate kulağını tıkamıştır. Tam anlamıyla ahmaktır. Onunla konuşulmaz. Zamanımızda bir çok dini gruplar bu hamakat batağına saplanmıştır. Yabancı istihbarat örgütleri böylelerinin önderleri vasıtasıyla gözü kara terör örgütleri kurmaktadırlar.
 
Geri