Rahmi Turan: Kılıçdaroğlu, AKP’nin silahını elinden aldı

  • Kullanıcı Lefty
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Toplum ve Gündem
🕒 Konu sahibi 10 saat önce aktifti
Kılıçdaroğlu'na gösterilen tepkileri hiç doğru bulmuyorum.

Cesur bir karar aldı, hem sağdan, hem soldan tüm şimşekleri üzerine çekti!

Bir yandan AKP iktidarı, diğer yandan iktidara muhalif gruplar eleştiri yağdırıyor.

AKP'nin saldırması çok normal… Çünkü Kılıçdaroğlu iktidarın önemli bir kozunu elinden aldı.

AKP yandaşları koro halinde “Biz gidersek CHP başörtüsü yasağını geri getirir. Kılıçdaroğlu seçimi kazanırsa başınızı zorla açtırır” diye muhafazakâr seçmende bir korku iklimi yaratmaya çalışıyordu. Artık başörtüsü konusunu istismar edemeyecekler.

AKP'nin, Kılıçdaroğlu'nun hamlesini geri püskürtmek için amansız bir mücadeleye girmesi bundandır.

★★★

Kılıçdaroğlu, halen serbest olan başörtüsüne yasal güvence sağlamak için Meclis'e kanun teklifi verdi.

Bu beklenmedik hamle, yalnız AKP'lileri değil, muhalif grupları da kızdırdı.

CHP içinde bile Kılıçdaroğlu'nu eleştiren çok sayıda insan olduğunu duyuyoruz:

“Kılıçdaroğlu hata yaptı. CHP'nin 6 okundan biri olan laiklik ilkesini kırdı, parçaladı. AKP'ye mi benzemek istiyor?” diye tepki gösterenler olduğu haberleri geliyor.

Oysa Kılıçdaroğlu'nun yaptığı, AKP'nin çok önemli bir silahını ustaca elinden alma hamlesidir.

Seçime giderken iktidar sürekli olarak bu konuyu işleyecek, mütedeyyin seçmenin dinsel hassasiyetini istismar edecekti.

Günümüz Türkiye'sinde başörtüsünün artık siyaset gündeminden tamamen çıkması lâzım.

İktidara başörtüsü üzerinden “korku siyaseti” yapmaya fırsat verilmemeli!

Kılıçdaroğlu'nun tepki çeken hamlesini bu yönden düşünmek gerekiyor.

Ellerinden oyuncağı alınan çocuklara döndüler!

AKP ve dinci çevreler, başörtüsü sorununu tamamen bitirmeye yönelik yasa teklifinden neden bu kadar rahatsız oldular? Neden böyle kızgınlar?

AKP yöneticilerinin, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun hamlesini boşa çıkartmak için canhıraş bir şekilde mücadele etmeleri ilginçtir.

Birçok iktidar yandaşı ve medyası, ellerinden oyuncağı alınan çocuklar gibi hırçınlaştı.

Âdeta “Nereden çıktı bu Kılıçdaroğlu? Saf insanlarımızı din, türban, başörtüsü filan diyerek ne güzel idare ediyorduk!” dercesine sızlanıyorlar.

Yandaşlarla birlikte bir kısım solcular, daha önce Kılıçdaroğlu'nun “Helâlleşme” konusunda attığı adımlara da bozulmuşlardı.

AKP'nin başörtüsüne yasal güvence sağlanmasından rahatsız olmasını anlamak mümkün de… Muhalif sol kesimlerin Kılıçdaroğlu'nu acı bir dille eleştirmelerini anlamak zor!

Aslında o gruplar, Kılıçdaroğlu'nun Temel Karamollaoğlu, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu gibi sağcı liderlerle uzlaşıp “6'lı Masa”yı kurmasına da pek hoş bakmamışlardı.

Önemli olan, sağ-sol demeden tüm yurtseverler birlik olup, ülkede ekonomiyi bozan, özgürlükleri yok eden, insanları perişan eden AKP iktidarına sandıkta son vermektir.

Kılıçdaroğlu'nun hamleleri bu amaca yöneliktir.

Türkiye'nin başarısız iktidardan kurtulması gerekiyor!

TEBESSÜM

İnsanlara yenilik lâzım!


Adam, cami önünde kör bir dilenci görür. Ertesi gün dilenci yine aynı yerdedir ama bu defa kör değil, topal olmuştur. Üçüncü gün dilenci yine oradadır ve bu defa sağır ve dilsizdir.

Adam hayretle “Yahu dilenci bey” der “Her gün değişiyorsun, bir gün kör, bir gün topal…”

Dilenci tebessüm eder:

“Ne yapayım beyim, iyi iş yapmak için hep yenilik gerekiyor!”

GÜNÜN SÖZÜ

Hayatta çoğu zaman iyilikler unutulur, nankörlük baki kalır!

Kaynak: Kılıçdaroğlu, AKP’nin silahını elinden aldı
 
Bir defa AKP amansız bir mücadeleye giriyor demek doğru değil. Tersine eli yükseltiyor, hadi bunu anayasa düzlemine çekelim diyor. “Sağcıyla sağcılık yarıştırmak” söyleminin oturduğu yer de burası. Yarışamazsınız. Muhalifler adım adım uygulanan fiili şeriat rejiminin döşendiği yola en büyük taşı Kılıçdaroğlu’nun atmasına anlam veremiyor. İktidarın kozunu elinden almak adı altında (tabiri caizse) tekke ve zaviyelere kadar sürdürecek sanırım bu tutumu Kılıçdaroğlu. Bu kadar absürt duruma düşecek. İnsanların rahatsız olduğu şey AKP değil, onun bir bütün olarak uyguladığı AKP rejimi.

Bahsettiği sol kesim çevrelerden biri olarak tabi ki 6 lı masaya karşıydım ve karşıyım. Seçim öncesi en büyük darbeyi Meral vurursa kim şaşırır? Biz şaşırmayacağız ama Rahmi Turan ve gibiler çeşitli argümanlarla komiklik yapacak, eminim.

Kılıçdaroğlunun baş örtüsü argümanı esas olarak “AKP’nin oyuncağını elinden almak” değil, 6’lı masaya bir mesajdı. Yapması gereken şey 80 öncesindeki Ecevit gibi sol popülizme yaslanmaktı. Bunun için de ortam da çok uygun. Düzen karşıtı en ufak bir eleştiriye bile tahammülü olmayan masadaki diğer aktörlere yaranmak için bu yolu seçmesine yapılan eleştiriler gerçektir, olması gerekendir.
 
yersiz tespitler yapmis yazar, tam tersi Chp baskani Erdogan'a cok buyuk bir pas verdi ve Erdogan golunu atacaktir, en iyi yaptigi isi yapacaktir.
 
Bir defa AKP amansız bir mücadeleye giriyor demek doğru değil. Tersine eli yükseltiyor, hadi bunu anayasa düzlemine çekelim diyor. “Sağcıyla sağcılık yarıştırmak” söyleminin oturduğu yer de burası. Yarışamazsınız. Muhalifler adım adım uygulanan fiili şeriat rejiminin döşendiği yola en büyük taşı Kılıçdaroğlu’nun atmasına anlam veremiyor. İktidarın kozunu elinden almak adı altında (tabiri caizse) tekke ve zaviyelere kadar sürdürecek sanırım bu tutumu Kılıçdaroğlu. Bu kadar absürt duruma düşecek. İnsanların rahatsız olduğu şey AKP değil, onun bir bütün olarak uyguladığı AKP rejimi.

Bahsettiği sol kesim çevrelerden biri olarak tabi ki 6 lı masaya karşıydım ve karşıyım. Seçim öncesi en büyük darbeyi Meral vurursa kim şaşırır? Biz şaşırmayacağız ama Rahmi Turan ve gibiler çeşitli argümanlarla komiklik yapacak, eminim.

Kılıçdaroğlunun baş örtüsü argümanı esas olarak “AKP’nin oyuncağını elinden almak” değil, 6’lı masaya bir mesajdı. Yapması gereken şey 80 öncesindeki Ecevit gibi sol popülizme yaslanmaktı. Bunun için de ortam da çok uygun. Düzen karşıtı en ufak bir eleştiriye bile tahammülü olmayan masadaki diğer aktörlere yaranmak için bu yolu seçmesine yapılan eleştiriler gerçektir, olması gerekendir.
Sol kesim desteğini çok sonradan belli etti. TİP bile gizli destek açıklaması yaptı ki o sadece Kılıçdaroğlu aday olursa verilecek bir destekti ve şu an onlar da kendi ittifaklarını kurmuş durumdalar.

"İktidar değişirse başörtüsü sorun olur" iddiası yeni değil ve geçen seçimde de gündeme gelmişti. Halkın belli bir kesimi maalesef bu iddiayı gerçek sanıyor.

Yazdıklarının hepsine katılıyorum ancak masa kurulduktan sonra sadece sol kesim oyları hedef almanın da pek mümkün olacağını sanmıyorum.
 
Muhafazakar kesim aleviye oy vermez, nasıl ki alevi muhafazakara vermiyorsa onun için doğru aday kemal değil
 
Şimdi bir yayıncı dinliyordum, gerçekten düşünülmesi gereken çok güzel tespitlerde bulundu.


Eğer muhalefet iktidara şuan gelirse, ekonomi batmış kasa boşalmış hiç bir icraat yapamayacak yani ihale muhalefete kalacak.

CHP'de bunu görüp başımıza iş almayalım diye bu eleştirdiğimiz salakça söylemleri yüzünden bilerek oy kaybediyorsa iyidir dedi.




En can alıcı noktası burası:

Eğer muhalefet iktidara gelirse, akp emekliye ayrılıp bodruma tatile gitmeyecek.

Akp muhalefette olup elinde %30 seçmen, yargı, polis, medya, troller olacak.

Dünyanın hiç bir ülkesinde elinde bu kadar güç bulunduran muhalefet var mı?

Muhalefet olan akp yargıyla polisle iktidarda bulunan 6'lı masa vekillerini tutuklayıp terörist ilan edecek.

Sonrasında da akp ve rte kahraman olarak kalacak.



Ama eğer bu seçim akp tekrar kazanırsa zaten ülke saatli bomba önümüzdeki zamanda elinde patlayacak...
 
Bazı arkadaşlar konuyu geniş açıdan ele alamıyor ve bugünün mevzusu zannediyor oysaki yıllardır öne sürülen bir iddia ve şayet iktidar değişirse de yasakların geleceği düşünülüyor.

 
Konuyu geniş açıdan ele almak isteyenler, kasetle başa gelipte hiç bir başarı elde edememesine rağmen en kritik seçimde çocuk gibi " bebelere balon " şeklinde dolanmaz.
 
Sol kesim desteğini çok sonradan belli etti. TİP bile gizli destek açıklaması yaptı ki o sadece Kılıçdaroğlu aday olursa verilecek bir destekti ve şu an onlar da kendi ittifaklarını kurmuş durumdalar.

"İktidar değişirse başörtüsü sorun olur" iddiası yeni değil ve geçen seçimde de gündeme gelmişti. Halkın belli bir kesimi maalesef bu iddiayı gerçek sanıyor.

Yazdıklarının hepsine katılıyorum ancak masa kurulduktan sonra sadece sol kesim oyları hedef almanın da pek mümkün olacağını sanmıyorum.
Sol kesim halkın yakıcı ve gerçek sorunlarını dillendiren kesimdir. Evet Kılıçdaroğlu bu kesime hitap etmek zorunda değildir. Bu kesim de Kılıçdaroğlu’na oy vermek zorunda değildir. Nitekim de öyle olacak. En azından ilk turda sol kesimin oy vermeyeceği kesinleşti gibi.
 
Sol kesim halkın yakıcı ve gerçek sorunlarını dillendiren kesimdir. Evet Kılıçdaroğlu bu kesime hitap etmek zorunda değildir. Bu kesim de Kılıçdaroğlu’na oy vermek zorunda değildir. Nitekim de öyle olacak. En azından ilk turda sol kesimin oy vermeyeceği kesinleşti gibi.
Hitap etmek zorunda aslında ve hatta CHP'nin yeniden yapılanması gerekiyor ancak seçimden sonraya bıraktılar.
Başörtü konusunu yıllardır mesele eden bir kesim var ve seçim öncesinde onlara güvence vermeyi hedefledi diye tahmin ediyorum.
Seçime kadar fikirler daha çok değişecektir.
 
Bazı arkadaşlar konuyu geniş açıdan ele alamıyor ve bugünün mevzusu zannediyor oysaki yıllardır öne sürülen bir iddia ve şayet iktidar değişirse de yasakların geleceği düşünülüyor.


İzmir belediyesinin said nursi açılımıda, cemaat ve tarikatlara dokunulmayacak, Atatürk astı ama biz ödüllendireceğiz mi demek oluyor.

Atatürk'e ve annesine küfür edenlere rozet takmak onlarla görüşmekte istediğiniz kadar Atamıza sövün mü demek oluyor?
 
Emre Kongar da sert eleştiri yapmış ancak Twitter üzerinden gelen cevaplardan da görüldüğü üzere seçmen aynı görüşte olmayabilir.

***
Emre Kongar:Seçmen davranışı nasıl etkilenir?

Bilemiyorum, Kılıçdaroğlu bu hamlesiyle Altılı Masa ile kurduğu “Millet İttifakı”nı korumak uğruna, CHP’nin geleneksel seçmenini yabancılaştırma riskine girdi. Bu seçmen, Kılıçdaroğlu karşıtlarının ve iktidar yandaşlarının saldırılarından da etkilenerek sandığa gitmezse bu karanlık dönem dört yıl daha devam eder ve ülke nefes bile alınamaz bir hale gelir.

Demokrasi mücadelesinde türban-2


 
İzmir belediyesinin said nursi açılımıda, cemaat ve tarikatlara dokunulmayacak, Atatürk astı ama biz ödüllendireceğiz mi demek oluyor.

Atatürk'e ve annesine küfür edenlere rozet takmak onlarla görüşmekte istediğiniz kadar Atamıza sövün mü demek oluyor?
Ne yalan söyleyeyim Said Nursi hiç okumadım ve anlatılanlar kadar biliyorum. Söyleşi ile ne amaçlandığını ise hiç bilmiyorum.
 
@Thor

Tek gündem maddesi bu konu değil ancak Ersan Şen zaten başından itibaren Kılıçdaroğlu'na karşı ve aday olursa da kendi adaylığını açıklayacağını söylemişti. İnce'yi de sevmez. Kendisinin üç adayı var; Yavaş, İmamoğlu, Babacan.

Kılıçdaroğlu'nun ekonomik sorunları ötelediği fikrine nasıl vardınız? Defalarca bu konuda alınacak önlemleri açıkladı. İktidara gelmeden ne yapmasını bekliyorsunuz? Her gün ekonomi mi konuşsun?
 
@Thor

Tek gündem maddesi bu konu değil ancak Ersan Şen zaten başından itibaren Kılıçdaroğlu'na karşı ve aday olursa da kendi adaylığını açıklayacağını söylemişti. İnce'yi de sevmez. Kendisinin üç adayı var; Yavaş, İmamoğlu, Babacan.

Kılıçdaroğlu'nun ekonomik sorunları ötelediği fikrine nasıl vardınız? Defalarca bu konuda alınacak önlemleri açıkladı. İktidara gelmeden ne yapmasını bekliyorsunuz? Her gün ekonomi mi konuşsun?
EVETTTTT HER GÜN EKONOMİ KONUŞSUN.

ÜLKENİN EN BÜYÜK SORUNU EKONOMİ ÇÜNKÜ.

TAZMANYADA MI YAŞIYORSUNUZ? SOKAĞIN HALİNİ GÖRMÜYOR MUSUNUZ?

HER GÜN EKONOMİ KONUŞMALI, ÖTV İNDİRİMİ, VERGİ İNDİRİMİ GİBİ VAATLER VERMELİ.

Haftada 1-2 gün akp nin yaptıkları hakkında konuşsun, geri kalan her gün EKONOMİ konuşsun.

Kyk borcu, araçlarda ötv indirimi konuşuldu akp indirdi. Bunun gibi sürekli yeni vaatlerde bulunsun.


Ekonomi konuşmasında, sabah programına katılan kadınlar gibi sürekli kavga mı etsinler?

Millet g*tüne don alamaz hale geldi, kış geliyor faturalar nasıl ödenecek diye insanlar kara kara düşünüyor. BAŞKA NE KONUŞULACAK?

BAŞKA KONU MU VAR?

Yani milletin derdini görmüyorsunuz...
 
@Thor

Ekonomiyi sadece Kılıçdaroğlu değil, ekonomistler de konuşuyor ancak çoğu da bazı konularda uyarı almışlar ve ifadeye çağrılıyorlar.

Gelecek Partisi Sözcüsü bile ifadeye çağrıldı.

 
Son düzenleme:
Hitap etmek zorunda aslında ve hatta CHP'nin yeniden yapılanması gerekiyor ancak seçimden sonraya bıraktılar.
Başörtü konusunu yıllardır mesele eden bir kesim var ve seçim öncesinde onlara güvence vermeyi hedefledi diye tahmin ediyorum.
Seçime kadar fikirler daha çok değişecektir.
Başörtüsü konusu gündemde olan bir konu değildi. Bu konunun meyvelerini ilerleyen zamanda göreceğiz. Vaatler seçim sonrası için değil, seçim öncesi verilir. Nitekim sola yanaşmak gibi bir vaadi de yok. Söylemler ve o söylemler çerçevesinde atılan adımlar bu düşünceyi oluşturur.
Ben ve benim gibi düşünenler için oy verilebilecek 2 ittifak daha var. Kendileri bilir. Seçim sonrasını beklemeye devam etsin madem CHP. “Ama bize oy vermezseniz AKP gelir” komikliğini de duymak istemiyorum CHP’liler tarafından.
 
Geri