Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar

Konu sahibi son olarak 406 gün önce görüldü
ade7ec0f-fe00-448d-9a29-f39bb1b5139a.jpg


Bir "ilk kitap", Türkçe edebiyatta yeni ve pırıltılı bir yazar... "Yeniçeriler kapıyı zorlarken" düşler üstüne düşüncelere dalan Uzun İhsan Efendi, kapı kırıldığında klasik ama hep yeni kalabilen sonuca ulaşmak üzeredir: "Dünya bir düştür. Evet, dünya... Ah! Evet, dünya bir masaldır." Geçmiş üzerine, dünya hali üzerine, düşler ve "puslu kıtalar" üzerine bir roman. Hulki Aktunç'un önsözüyle...

Kaynak: D&R


Spoiler tadında. Yakşamlar.
"Düşünüyorum, öyleyse varım.

Oldukça makul.
Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar:
Düşünen bir adamı düşünüyorum.
Düşündüğümü bildiğim için, ben varım. Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da var olduğunu biliyorum. Böylece o da benim kadar gercek oluyor. Bundan sonrası çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor;
Düşündüğünü düşündüğüm bu adamın, beni düşlediğini düşünüyorum. Öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor.O gerçek ben ise bir düş oluyorum…”
 
ihsan oktay anar. dili ağır ama güzel beyoğlu hikayeleri var. severek okudum çoğu kitabını. bu kitabı en önlerdedir.
 
Bomba kitaptır. Bu kitaptan sonra okuduğum iki kitabını çok sevmemiştim ama Yedinci Gün yine çok iyi bir kitaptı.

feveran ın dediği gibi dili ağır ama anlama çabasına girmenize gerek kalmıyor özellikle tekerlemeye döndürdüğü yerlerde dili daha da ağırlaşıyor ama akışında zaten hissediyorsunuz durumu .
Çok farklı bir eğlence imkanı tanıyor öyküleri, üslubu, mizacıyla..
Bence herkes tanışmalı kitaplarıyla ..

Ben önümüzde ki 25 yılda en az bir Yaşar Kemal kadar Türk klasikleri arasına gireceğini sanıyorum Puslu Kıtalar Atlasının.
 
Anar okurları görmek gerçekten güzel. Farklı bir uslubu var dediğiniz gibi, şiirsel bir dil kullanır anlamasanız bile büyüsüne kapılıp gidersiniz.
 
Akıcı üslup ve anlaşılır durulukta dili olan bir kitap
Tavsiye ederim mutlaka
 
Kitabı bir de duayen çizer İlban Ertem' in çizgi roman baskısı ile okuyun derim ben. Ayrıca şu sıralarda da kitabın 20. yıl özel baskısı yayımlanmış. Kitaplıklarda mutlaka bulunmalı.
 
Okurken niye daha evvel okumadım diye hayıflandığım kitaplardan biri...
 
Öncelikle ben de kitabı çok sevdim, onu belirtmek isterim. Normalde böyle ağır diller yorar beni, okumaktan sıkılmaya başlarım yayarım kitabı günler alır okumam. Ama Puslu Kıtalar Atlası böyle değildi gayet akıcı bir üsluba sahip. Öyle ki; bir süre sonra bilmediğim kelimeler ve tamlamalar dahi hafızama kazınıp o akıcılığın içinde sürükleniyordu. Ben özellikle kitabın ve hikayenin tamamına kokusu sinen ve yer yer açıktan yer yer çaktırmadan gösterilen felsefi yollara bayıldım. Descartes öğretisini bu kadar açık bir şekilde ifade edip bunun üzerine bir düşünce sistemini akıcı hikayeli bir romana oturtabilen başka kimse olmamıştır herhalde.
 
Geri