Psikolojik surunları olan, İzzet Güllü'yü bulsun.

Konu sahibi son olarak 81 gün önce görüldü
Hayatı kendinize, yakınlarınıza zehir etmeye hakınız yok
Psikolojik her türlü sorunlarınızdan kurtulabilirsiniz.
İnsan beynin tahrip eden, bağımlılık yapan, sentetik ve
kimyasal ilaçlar kullanmadan hemi de.

İlaç baronlarına savaş açan bu yiğit adamı,
henüz tanımadıysanız, hemen tanışın.
Onu tanımak sizin için yeni bir dönüm noktası olacaktır.

Adı İzzet Güllü, Psikolog, ama ne psikolog, psikiyatri balonunu patlatıyor.
Dünyayı bilmem ama, Türkiyede benzeri yok
Varoş görünümlü olduğuna aldanma , adamın kralıdır kendisi.
Youtube, Instagram gibi sosyal paylaşım sitelerinden takip edin
Sizinde hayatınız değişsin.
20210312_061231.jpg
 
Beyinde meydana gelen bazı değişimleri ilaçsız tedavi etmek mümkün olmayabilir ve insanların ruhsal sorunları hafife alıp psikiyatristlerden kaçmaya çalışmasına bir anlam veremiyorum.

Şiddetin eğilimini bile serotonin hormonu etkiliyor.

***

Saldırganlığın Nörokimyası:

Serotonin saldırgan davranışla en fazla ilintilendirilen kimyasal maddedir. Özellikle orbitofrontal bölgedeki yetersiz serotonerjik etkinliğin saldırgan davranışın ortaya çıkmasında önemli olduğu bilinmektedir.
Ayrıca kolinerjik ve katekolaminerjik sistemler de agresyonu artırır. İntihar ve saldırganlıkta artmış noradrenerjik etkinlik vardır (Gerra ve ark. 1997). Dürtüsel şiddet suçu işleyen antisosyal kişiler arasında BOS’ta dopamin yıkım ürünü düşük bulunmuştur.

- Alıntı-
 
Beyinde meydana gelen bazı değişimleri ilaçsız tedavi etmek mümkün olmayabilir ve insanların ruhsal sorunları hafife alıp psikiyatristlerden kaçmaya çalışmasına bir anlam veremiyorum.

Şiddetin eğilimini bile serotonin hormonu etkiliyor.

***

Saldırganlığın Nörokimyası:

Serotonin saldırgan davranışla en fazla ilintilendirilen kimyasal maddedir. Özellikle orbitofrontal bölgedeki yetersiz serotonerjik etkinliğin saldırgan davranışın ortaya çıkmasında önemli olduğu bilinmektedir.
Ayrıca kolinerjik ve katekolaminerjik sistemler de agresyonu artırır. İntihar ve saldırganlıkta artmış noradrenerjik etkinlik vardır (Gerra ve ark. 1997). Dürtüsel şiddet suçu işleyen antisosyal kişiler arasında BOS’ta dopamin yıkım ürünü düşük bulunmuştur.

- Alıntı-
Beyin yapısında meydana gelen bi hasar olmuyor aslıda,
kaygı ve endişenin oluşturduğu karmaşa sadece,
asıl beynin yapısını bozan şey, kimyasal ve sentetik ilaçlardır.
Psikiyatrinin tarihi yüz yılı geçmiyor ve anti psikiyatri diye bir bilim de oluştu bile

Alıntı yaptığınız bilgiler psikiyatri hekimliğinin dayatmaları
Aşırı depresif hali gösteren kişilere,
son çare olarak, kısa bir dönem için bu ilaçlar önerilebilir.
Duygusal travmalarımızın çözümü, psikiyatri değil, Psikologdur
Yani telkin ve ikna medotlarıdır
 
Son düzenleme:
Beyin yapısında meydana gelen bi hasar olmuyor aslıda,
kaygı ve endişenin oluşturduğu karmaşa sadece,
asıl beynin yapısını bozan şey, kimyasal ve sentetik ilaçlardır.
Psikiyatrinin tarihi yüz yılı geçmiyor ve anti psikiyatri diye bir bilim de oluştu bile

Alıntı yaptığınız bilgiler psikiyatri hekimliğinin dayatmaları
Aşırı depresif hali gösteren kişilere,
son çare olarak, kısa bir dönem için bu ilaçlar önerilebilir.
Duygusal travmalarımızın çözümü, psikiyatri değil, Psikologdur
Yani telkin ve ikna medotlarıdır
Psikologlar duruma göre hastayı psikiyatriste yönlendirir çünkü telkin ile çözülemeyecek durumlar vardır. Beyin yapısında hasar olsun ya da olmasın, bazı durumlarda salgılanan hormon seviyeleri bozulur ve bunu ilaçla düzeltmekten başka seçenek yoktur. Bazı vakaları psikiyatristler de çözemeyebilir ve doğrudan nörologlara yönlendirirler. Sonuç olarak her ruhsal travmayı psikologlar çözemez.
 
@ala'turka

İnsan psikolojisini bozan çok sayıda etken vardır ve bunların hangisinin terapi ile çözülebileceğinin kararını ancak konunun uzmanları verebilir.

Bir insan ağır bir depresyon ya da ciddi bir travma, hastalık yaşamıyorsa elbette terapi ile düzelme şansı olacaktır ve kimse buna karşı değil ancak bazı vakalar vardır ki ancak psikiyatrist desteği ile çözülebilir ve ilaç tedavisi de şarttır. Bu durumda psikiyatriye karşı olmanın hiçbir mantıklı açıklaması olamaz.

Vücutta hormon dengesini bozan durumu önce tespit etmek sonra da ona göre tedavi uygulamak gerekiyor yani her zaman terapi işe yaramayabilir ve işte o koşulda da psikolog, gelen kişiyi psikiyatriye yönlendirmek zorundadır yoksa hastaya zarar vermiş olur.

Doktor arkadaşlarımdan birisi, birkaç yıl önce bir takım ruhsal sorunlar yaşamaya başladı. Sürekli ani öfke nöbetleri yaşıyor ve olmadık şeylere gereksiz tepkiler veriyordu. Bizler de yoğun çalıştığı için stres altında olduğunu zannetmiştik oysaki gerçek çok farklı çıktı. Çevresinin ısrarı ile önce önce psikiyatrist arkadaşı ile görüştü, o da nöroloğa yönlendirdi ve sonuç olarak beyin kanseri teşhisi kondu. Ameliyat, tedavi derken şimdi gayet iyi durumda fakat burada anlatmak istediğim; insanların kendi ruhsal sorunlarını hafife alıyor olmaları ve psikiyatristlerden kaçıyor oldukları gerçeğidir. Arkadaşım, kendisi de doktor olmasa belki de uzmana başvurma süresini uzattıkça uzatacaktı ve böylece hem kendisine hem de çevresine zarar vermiş olacaktı.

Bir insanın telkinle kendini daha iyi hissetmesi elbette sağlanabilir ancak geride yatan sorunun ne olduğuna bağlıdır. Depresyonda olan bir kişi bazen kendi kendine düzelir bazen de uzman yardımı almadan normale dönemez. Sonuç olarak, kişiye hangi tedavinin uygulanacağına yine uzmanlar karar verir. Psikologlar şayet kişiye fayda sağlayabiliyorsa zaten psikiyatriste yönlendirmiyorlar.

Kısacası, kişinin durumuna göre yerine göre psikolog yerine göre de psikiyatristin, nöroloğun devreye girmesi gerekebilir. Bu sebeple psikiyatri-ilaç karşıtı olmanın hiçbir mantığı olamaz.
 
Son düzenleme:
@ala'turka

İnsan psikolojisini bozan çok sayıda etken vardır ve bunların hangisinin terapi ile çözülebileceğinin kararını ancak konunun uzmanları verebilir.

Bir insan ağır bir depresyon ya da ciddi bir travma, hastalık yaşamıyorsa elbette terapi ile düzelme şansı olacaktır ve kimse buna karşı değil ancak bazı vakalar vardır ki ancak psikiyatrist desteği ile çözülebilir ve ilaç tedavisi de şarttır. Bu durumda psikiyatriye karşı olmanın hiçbir mantıklı açıklaması olamaz.

Vücutta hormon dengesini bozan durumu önce tespit etmek sonra da ona göre tedavi uygulamak gerekiyor yani her zaman terapi işe yaramayabilir ve işte o koşulda da psikolog, gelen kişiyi psikiyatriye yönlendirmek zorundadır yoksa hastaya zarar vermiş olur.

Doktor arkadaşlarımdan birisi, birkaç yıl önce bir takım ruhsal sorunlar yaşamaya başladı. Sürekli ani öfke nöbetleri yaşıyor ve olmadık şeylere gereksiz tepkiler veriyordu. Bizler de yoğun çalıştığı için stres altında olduğunu zannetmiştik oysaki gerçek çok farklı çıktı. Çevresinin ısrarı ile önce önce psikiyatrist arkadaşı ile görüştü, o da nöroloğa yönlendirdi ve sonuç olarak beyin kanseri teşhisi kondu. Ameliyat, tedavi derken şimdi gayet iyi durumda fakat burada anlatmak istediğim; insanların kendi ruhsal sorunlarını hafife alıyor olmaları ve psikiyatristlerden kaçıyor oldukları gerçeğidir. Arkadaşım, kendisi de doktor olmasa belki de uzmana başvurma süresini uzattıkça uzatacaktı ve böylece hem kendisine hem de çevresine zarar vermiş olacaktı.

Bir insanın telkinle kendini daha iyi hissetmesi elbette sağlanabilir ancak geride yatan sorunun ne olduğuna bağlıdır. Depresyonda olan bir kişi bazen kendi kendine düzelir bazen de uzman yardımı almadan normale dönemez. Sonuç olarak, kişiye hangi tedavinin uygulanacağına yine uzmanlar karar verir. Psikologlar şayet kişiye fayda sağlayabiliyorsa zaten psikiyatriste yönlendirmiyorlar.

Kısacası, kişinin durumuna göre yerine göre psikolog yerine göre de psikiyatristin, nöroloğun devreye girmesi gerekebilir. Bu sebeple psikiyatri-ilaç karşıtı olmanın hiçbir mantığı olamaz.
İzzet Güllü ilaç karşıtı değil, ağır vakaların bir süre kullanılması gerektiğini kendiside söylüyor.

İzzet Güllü psikiyatri alanının genişletilmesine karşı,
Günümüzde sıradan bir psikiyatri doktoruna git bakalım, anında ilaç yazmıyor mu?
İzzet Güllü ruhsal sorunları psikiyatri ile değil, psikolog ile çözülmesi taraftarı
Ruhsal sorun yaşayanlar bağımlılık yapan ilaç bataklığına sürükleniyor
Buna birileri dur demeliydi ve bunu izzet güllü yaptı,
 
İzzet Güllü ilaç karşıtı değil, ağır vakaların bir süre kullanılması gerektiğini kendiside söylüyor.

İzzet Güllü psikiyatri alanının genişletilmesine karşı,
Günümüzde sıradan bir psikiyatri doktoruna git bakalım, anında ilaç yazmıyor mu?
İzzet Güllü ruhsal sorunları psikiyatri ile değil, psikolog ile çözülmesi taraftarı
Ruhsal sorun yaşayanlar bağımlılık yapan ilaç bataklığına sürükleniyor
Buna birileri dur demeliydi ve bunu izzet güllü yaptı,
Psikiyatri alanın genişletilmesine nasıl karşı çıkabiliyor ki? Psikologlar tıp eğitimi almış kişiler değildir ancak pskiyatristler 6 yıl tıp + 5 yıl da uzmanlık okuyorlar.

Psikiyatristlerin her hastaya ilaç yazdığı doğru değil, gerekli gördüğü takdirde yazar ve ağır bir rahatsızlık yoksa çoğu zaman da terapiye yönlendirir. İlacı ezbere yazdığı da söyleniyor bazı kesimlerce ancak bu da doğru değil, çoğu zaman bazı hormon testleri talep ederler ve hormon seviyelerine göre uygun ilaç yazarlar.

İlk başta psikiyatriste gittiğiniz zaman size ilaç yazacak korkusunu bırakmalısınız çünkü böyle bir durum yok ve gerekli görmezse sadece terapi ile devam eder ya da psikoloğa yönlendirir.

Psikiyatrist ve psikologların karşı karşıya getirilmesini doğru bulmuyorum. Dayanışma içinde çalıştıkları pek bilinmiyor.

Devlet hastanelerinde herkesin çok iyi bildiği sistemsel bir sorun var ve her hastaya 5 dakika ara ile randevu veriliyor ki bu da hekimlerin çok hızlı karar vermesine sebep oluyor, belki de bu sebeple hızlıca ilaç yazıldığı durumlar olabilir.

Bazı hekimlerin ilaç firmalarından avanta yediği iddiası da var ki bu da yine yanlış bir algıdır.
 
Son düzenleme:
Geri