Psikoloji ve Psikiyatri

Konu sahibi son olarak 1211 gün önce görüldü
10988527_10153020827810199_5129899409364222391_n.jpg


İntihar konusunu ele alırken medyanın dikkat etmesi gereken belirli konular vardır. Bu konular İntihar olgusunun topluma aktarılırken daha yapıcı bir tavır sergilenmesi için gereklidir.
İntihar konusunu ele alırken medyanın dikkat etmesi gereken belirli konular vardır. Bu konular İntihar olgusunun topluma aktarılırken daha yapıcı bir tavır sergilenmesi için gereklidir.İstanbul Sağlık müdürlüğü Ruh Sağlılığı ve sosyal Hastalıklar Şubesince hazırlanan “Acil Servislerde İntihar Girişimlerine Psikososyal Destek Ve Krize Müdahale Programı” projesi ile İntihar girişimleri ve diğer kriz durumları ile karşılaşan kişilere ve ailelerine uygun zamanda gerekli psikososyal desteğin verilmesi amaçlanmaktadır. Aileler intihar olgusu hakkında biliçnlendirilirken bu konuda en büyük sorumluluk medyaya düşmektedir. İstanbul Ruh Sağlılığı ve sosyal Hastalıklar Şubesince medyanın intihar olaylarına yaklaşımı konusunda dikkat edilmesi gereken konular hakkında şunlar ifade edildi.
İntihar konusunu ele alırken medyanın dikkat etmesi gereken belirli konular şunlardır:
· İstatistikler dikkatlice ve doğru bir şekilde yorumlanmalıdır.
· Gerçek ve güvenilir bilgi kaynakları kullanılmalıdır.
· “İntihar salgını” veya “dünyada en yüksek intihar oranının görüldüğü yer” gibi ifadelerden kaçınılmalıdır.
· İntiharı sosyal ve kültürel gelişmelere bir tepki olarak göstermekten kaçınılmalıdır.
· İntihar iflas, bir sınavda başarısız olma veya cinsel istismara karşı başvurulan bir yöntem olarak gösterilmemelidir.
· İntihar haberleri intihar eden kişinin ailesi ve yakınları üzerinde dışlanma ve psikolojik etkiler yaratabileceği göz önünde bulundurularak hazırlanmalıdır.
· İntihardan bahsederken “tamamlanmış intihar girişimi” ifadesi kullanılmalı.
· Gazete haberlerinde ilk sayfada verilmemelidir.
· Yardım hatları ve toplum kaynakları hakkında bilgi sağlanmalıdır.
· Fotoğraf, intihar notları, kullanılan yöntem ve detaylar açıklanmamalı ve intihar yüceltilmemeli/ duygusallaştırılmamalıdır.
· Depresyonun intihar davranışı ile bağlantılı olduğu ve tedavisinin mümkün olduğu mesajı verilmelidir.
İntihar kurbanlarının şehit gibi toplumun intihar davranışını onurlandırdığı şekilde anlaşılabilecek yorumlardan kaçınılmalı, kişinin ölümünün ardından yaşanan yas ve üzüntü vurgulanmalıdır.
 
Madde-Kullan%C4%B1m%C4%B1n%C4%B1-E%C4%9Flence-Tetikler.jpg


Gençleri madde kullanmaya iten sebeplerin başında eğlencenin ayrılmaz bir parçası olması, gruba uyum sağlama kriteri gibi algılanması, yasağı delmenin tatmini, özenti gelir.
Gençleri madde kullanmaya iten sebeplerin başında eğlencenin ayrılmaz bir parçası olması, gruba uyum sağlama kriteri gibi algılanması, yasağı delmenin tatmini, özenti gelir.
İlgi ne zaman bağımlılığa dönüşür?
Bir ilginin bağımlılığa dönüşmesi daha çok davranışsal bağımlılıklar ile alkol ya da sigara bağımlılığı için söz konusudur. Madde kullanımında süreç ilginin süreklilik kazanmasından çok kaçış sonucu bağımlılığa itilmek şeklinde gerçekleşir. Soruyu özellikle teknolojik bağımlılık çerçevesinde ele alacak olursak süreç içinde yaşanabilecek durumlar şöyle özetlenebilir:
Bağımlılık yaratan unsurun bireyin dikkatini çekmesi
Etkileşimin giderek artması ve yaşama yayılması (yaşamın rutini haline gelmesi). Dolayısı ile yaşam kalitesinde düşme
Tolerans geliştirme
Geri çekilme belirtileri (Faaliyetten ve iletişimden uzaklaşma)
Çatışma ve nüksetme Madde bağımlılığı ne zaman ortaya çıkar?
Bu genel bileşenler bir ring hattı gibi işler. Birinin başlangıcı diğerinin bitişi olabileceği gibi birinin bitişi diğerinin başlangıcı olabilir. Madde bağımlılığında ise durum biraz daha farklı gelişir. Madde bağımlılığı o maddeye duyulan ihtiyaç sonucu ortaya çıkar ve kullanıcının kişiliği ile yakından ilgilidir. Bilinçli kullanıcılar kullandıkları maddenin yarattığı psikolojik ve fizyolojik etkiyi bildikleri için kullanırlar. Bilinçsiz kullanıcılar ya da madde hakkında daha az bilgiye sahip olanlar ise sorundan kaçmak ve yapay olarak sorunsuz bir yaşam alanı yaratmak amacıyla maddeye yönelirler.
Madde kullanımını ne gibi çekicilik unsurları içerir?
Örneğin maddenin eğlencenin eğlenebilmenin ayrılmaz bir enstrümanı olması, başlı başına bir eğlence paylaşımı olması, grup dinamiğine uyumluluğu göstermenin bir kriteri gibi algılanması, özenti, yasağa karşı gelebilmiş olmanın tatmini ve büyüme göstergesi olarak atıflanması. Yukarıda bahsi geçen bilgiler doğrultusunda yapılabilecek yorumların başında ergenlik döneminin alkol, madde kullanımı ve bağımlılık sorunu bağlamında kritik yaşam dönemi olduğudur.
 
13653_10153016639420199_3416277377657544434_n.jpg


Duygusal ceza çocuk üzerinde fiziksel cezadan daha etkili olması nedeniyle babalar tarafından daha çok tercih ediliyor.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesince yapılan bir araştırmada duygusal cezanın çocuk üzerinde fiziksel cezadan daha etkili olması nedeniyle babalar tarafından daha çok tercih edildiğini ortaya koyduğu bildirildi.
OMÜ Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü Öğretim Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Seher Balcı ve Yrd. Doç. Dr. Müge Yılmaz tarafından yürütülen bir araştırmada, ”babaların kişilik özelliklerine göre çocuklarına karşı olan davranışları” incelendi.
Samsun’da ikamet eden ve 0-5 yaş arasında çocuğu olan 123 babanın örnek alındığı araştırmayla ilgili AA muhabirine bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Seher Balcı, Türkiye’de baba ve çocuk ilişkisini bütün boyutları ile ortaya koyacak çok fazla veri bulunmadığını, bu konudaki araştırmaların sınırlı olması nedeniyle böyle bir çalışma yürüttüklerini söyledi.
Çocuğun doğumundan itibaren anne ve babasının sergilediği davranışlarla yetiştiğini, ancak baba konusunda yapılan çalışmaların annelerle ilgili çalışmalara oranla oldukça az olduğunu anlatan Balcı, bu nedenle de baba davranışlarını esas aldıklarını kaydetti.
”Çevresel etmenler çocuğun gelişimini etkilese de anne ve babanın davranışları sağlıklı kişilik yapısına sahip bireylerin yetişmesine zemin hazırlayabilir” diyen Balcı, şu bilgileri verdi:
”Bu nedenlerden dolayı araştırmanın amacı babaların kişilik özelliklerinin çocuklarına karşı davranışlarını belirlemede önemli olup olmadığıdır. Bir yıl süren araştırmada eğitim durumları, çocuk sayıları ve meslekleri farklı 123 baba üzerinde çalışma yaptık. Çalışmadan önemli veriler elde ettik.”
Araştırmada babaların kişilik özelliklerinden olan duygusal istikrar, duyarlılık ile çocuklarına gösterdikleri davranışlardan ilgi, şefkat gösterme, koruyuculuk ve cezalandırma gibi konularda veri elde edildiğini bildiren Balcı, şunları kaydetti:
”Araştırmanın sonucunda önemli değerlendirmeler ortaya çıktı. Örneğin duygusal ceza çocuk üzerinde fiziksel cezadan daha etkili olduğu için babalar tarafından daha çok tercih ediliyor. Ayrıca evdeki çocuk sayısının artması da babaların hem çocuklarına ayırdıkları zaman, hem de tahammül sınırlarının daralmasına neden oluyor. Ayrıca 2-3 çocuğu olan babaların duygusal ceza verme sıklığı tek çocuğu olanlara göre daha yüksek bulundu.”
Balcı, araştırmada babaların ceza yöntemlerinin mesleklerine göre de değişebildiğini ifade ederek, serbest meslek sahibi babaların memur olan babalara göre daha yüksek oranda duygusal ceza verdiklerini belirlediklerini kaydetti.
Yrd. Doç. Dr. Balcı, araştırmanın ortaya koyduğu bir diğer sonucun ise, babaların artık çocukların eğitimine daha aktif katılmaları olduğunu belirterek, ”bundan 20-25 yıl öncesinde babalar, çocuk eğitimine yalnızca otorite figürü, disiplin sağlayıcı birey olarak katılırken, günümüzde çocuğun bakım, eğitim ve yetişmesinde daha aktif olarak katılma eğilimi içinde oldukları da anlaşıldı” dedi.
 
1978819_10153016327050199_4996099706426466761_n.jpg


Ne algıladığımız öznel midir?
 
Kusurlarınızı hoş görüyor musunuz?

10635942_10153014344390199_430029544505589281_n.jpg
 
Gülümseten insanları bırakmayın.

10984025_10153014071130199_5879266068576044294_n.jpg
 
Neden namus denınce akla kadınlar gelir?

10917110_10153013759935199_5652652519522788972_n.jpg
 
İnsanın başına gelebilecek en kötü şey nedir?

1959506_10153011898130199_1227585803114915618_n.jpg
 
Geri