N
Nefertiti
Ziyaretçi
Ziyaretçi
RUH SAĞLIĞI VE PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİ
TANIM
Her ortamda bireyin ailenin ve toplumun hemşirelik süreci doğrultusunda ruh sağlığı ve psikiyatri hemşireliği girişimleri ile karşılanabilecek sağlık gereksinimlerini tanılayan planlayan uygulayan değerlendiren denetleyen ve tabip tarafından yazılı olarak verilen tedavileri uygulayan görevli ve yetkili sağlık personelidir.
Birey aile ve toplumun ruh sağlığını geliştiren ruhsal hastalık ve acı çekme yaşantısını önleme ya da hastalıkla baş etme ve gerekirse bu yaşantılardan anlam bulmadaprofesyonel bir hemşirenin yardım ettiği kişiler arası bir süreçtir.
Psikiyatri hemşireliği insan davranışı teorilerinin uygulandığı daha çok davranışsal ve zihinsel becerilerin ön plana çıktığı hemşirelik uygulamalarının özel bir alanı olarak görülmektedir.
Ruh hastalıklarından korunmada sağlık eğitimi ve danışmanlık yapabilen sağlam ya da hastanın psikolojik durumunu anlayıp davranışlarını değerlendirebilen psikolojik gereksinimleri kavrama yeteneği yüksek hastaya gerekli bakım rehberlik rehabilitasyon ve desteği sağlayabilen kişiler arası ilişkilerde bilgi ve becerisi olan hemşiredir.
Mesleki Standartlar: Mesleki standartlar hemşirelik uygulamalarını ve performansı tanımlar. Amerikan Hemşireler Birliği (ANA) American Nurses Association ilk olarak 1973’te yetişkin psikiyatri ve ruh sağlığı hemşireliği için standartları geliştirdi ve 1982’de tekrar gözden geçirdi. Standartlar çocuk ve adölesan psikiyatri ve ruh sağlığı hemşireliği için 1985’te psikiyatrik konsültasyon-liyezon hemşireliği için ise 1990’da geliştirilmiştir.
Psikiyatri hemşireliği hizmetleri direkt ve indirekt bakımı içerir. ANA psikiyatri hemşireliği hizmetlerinin içeriğini şöyle belirlemiştir:
· Terapötik ortamı korumak
· Hastanın tedavi problemlerini çözmek için çalışmak
· Vekil ebeveyn rolü üstlenmek
· Hastanın sağlık problemlerini hafifletmek/çözmek için somatik terapileri kullanmak
· Ruh sağlığını etkileyen faktörlerle ilgili eğitim almak
· Sosyoekonomik durumları geliştirmek için değişimleri desteklemek
· Meslektaşlar için klinik süpervizyonu ve liderliği sağlamak
· Psikoterapi yapmak
· Sosyal ve toplum için ruh sağlığı hareketleriyle ilgilenmek
Güvenilir bir psikiyatrik ruh sağlığı hemşiresi bakım yönetimine yüksek derecede bir uzmanlık getirir ve büyük katkı sağlar. Bu bireylerin en önemli sorumlulukları; bir tedavi ekibi oluşturma ve sürdürme ekibe eğitsel ve duygusal destek sağlama organizasyon yapısında değişiklikler önerme ve bunları yürütme hasta gereksinimlerine yanıt vermeleri için bürokrasiyi destekleme ve bilgilendirme araştırma meslekler arasında dayanışmayı sağlayarak sağlık hizmetleri uygulamalarının niteliğini ve sonuçlarını izlemeyi içerir. Klinik yönetici hemşirelere yönelik öneriler ise tedavinin odağını yeniden belirleme ve personeli uygulamalara yönelik eğitmeyi içerir
TARİHÇE
Psikiyatri-ruh sağlığı bakımında hemşirenin rolleri toplumu hastalıktan koruma hastanın yaratıcı yaşama dönüşünü sağlama hastaya en azından onun için yıkıcı olmayan bir çevre sağlamadaki öneminden dolayı ilerlemiştir.
Erken dönemde psikiyatrik hastalığın tanrının ya da kişinin atalarına ait ruhların kişiyi cezalandırması olarak bilinirdi. Korku ve batıl inançlar demonolojideki inançlar ve hastalığın büyü olduğuna ilişkin inançlar hızla yayılırdı. Bu inançlara göre insan olmak hasta bireye yardım etmede güçlü olmaktır bu yüzden bir tedavi ancak ruhların gönüllülüğü ile mümkündür. Sonuç olarak önlemler fiziksel engellere odaklanırdı ama bunlar şiddet ve tehlike içerirdi. Ruh sağlığı bozulmuş kişiler toplumdan dışlanır ayrılır tipik olarak kısıtlanır ve izole edilirlerdi.
17. ve 18. yüzyılda esnasında bazı ruhsal bozuklukların nedenleri için bilimsel araştırmalar yapılmaya başlandı. Bu esnada Philedelphia’da Pensilvania hastanesine ruhsal hastalığı olan bireyler de alınmaya başladı.
19.yüzyılın sonunda Waverly Massachuses’de bu hastalara bakım verecek hemşireleri yetiştirmek için ilk okul kuruldu. Psikiyatri hemşireleri klinik değerlendirmehastayı yemeğe ikna etme sıcak-soğuk uygulamalar gibi hidroterapileri sağlama bonyolarını sürdürme sedatif ilaçları uygulama ve soğuk kompres uygulamalarına hazırlandı.
Hemşirelik bakımı 1930 yılına kadar (19. yy.’ın sonuna kadar) bu modelden pek farklı değildi. Psikiyatri hemşiresinin birincil amacı geleneksel bakım yoluyla hastanın fiziksel ihtiyaçlarını karşılamaktı. İnsan davranışları tolerans gibi terapötik roller çok sınırlıydı.
İlk psikiyatri hemşireleri mental hastaların acil bakımında üç majör engelle karşılaştılar: İlki; profesyonel bir bireysel bakım için gereken profesyonellerin sınırlılığı ve hastaneye yatan hastaları sayısının çok fazla olmasıydı. İkincisi; psikiyatrik hastalığın kronik yapısının girişimleri zorlaştırmasıydı. Üçüncüsü psikiyatrik davranışınmental bozukluğu olan hastanın bakımındaki güçlüklerle birleşmesiydi.
İki faktör 20.yy’lın erken döneminde psikiyatrik bakımı oldukça etkiledi: İlki; mental hastalıktan daha fazla mental sağlığı yükseltmeye odaklanan Ulusal Mental Sağlık Hareketinin gelişmesiydi. Bu hareketi savunanlar mental hastalığın oluşumundaki toplumsal tutumları ve gelişimindeki toplumsal koşulları incelediler. İkinci faktör; S. Freud’un Psikodinamik psikiyatri Okulu için büyüyen bir desteğin oluşuydu. Freud mental hastalıkların ailesel ve sosyal beklentilerle içsel güçler arasındaki çözülmemiş çatışmalardan doğan uyumsuz tepkiler olduğuna inanıyordu. Psikoanaliz yani Freud’un tekniği mental hastalığın tedavisinde baskın hale gelen uyumsuz davranışların tedavisi için kullanıldı.
Freud’un psikoanalitik modeli K. Rogers’in kişi merkezli terapisi A. Ellis’in rasyonel emosyonel terapisi A.Beck’in kognitif davranışsal terapisini içeren daha sonraki modeller için hazırlık yaptı. Psikiyatri ve psikososyal alanlardaki araştırmalar psikiyatrik durumların sebeplerini araştırmak/açıklaştırmak için bir çok teoristin girişimlerine fırsat verdi.
Ulusal Mental Sağlık Hareketi ve psikoanalizin psikiyatrik bakıma etkisine rağmen psikiyatri hemşiresinin rolleri büyük ölçüde değişmedi. Hemşireler sadece özel klinik ve hastanelerde hastalara yeterli sayıdaydı ve tedavide önemli yer tutar hale geldiler. İnsülin şok terapisi EKT psikocerrahiyi içeren yeni somatik terapilerin 1930’da ortaya çıkışı psikiyatri hemşireliği için büyük ölçüde önemlidir. Bu terapilerin kabul görmesi hemşireler teknik yeterlilik medikal-cerrahi deneyim kişiler arası ilişki gibi nitelikleri ile psikiyatrik bakımda aktif bir rol alabildiler.
1930’larda ekonomik güçlüklerin artmasıyla birlikte federal hükümetlerin sağlık bakım sistemine ilgisi artmıştır. II. Dünya Savaşı esnasında Amerikan ve İngiliz psikiyatristler askeri düzen içinde çalışarak mental sağlığı bozulmuş askerler için toplumsal destek sistemi tanımladılar. 1946’da U.S. Ulusal Mental Sağlık Hareketi anlaşması imzalandı. 3 yıl sonra Ulusal Mental Sağlık Enstitüsü mental hastalıkların tedavisini yükseltmek ve nedenlerini araştırmak için kuruldu (NIMH). NIMH sağlık bakım personelinin eğitilmesi için ulusal sermaye de sağladı.
II. Dünya Savaşından sonra psikiyatri hemşireliği özel bir alan haline geldi. Hemşire eğiticiler hemşirelik uygulamaları için bir teorik temel belirleme gereksinimi belirlediler. Bu süreçte 3 teorik model ortaya çıktı: Psikoanalitik teori kişiler arası ilişkiler teorisi ve toplumsal teori. H. Peplau kişiler arası ilişkiler teorisini geliştirdi. 1950’nin erken döneminde klinik uzmanlık alanı olarak psikiyatri hemşireliğinin eğitimi lisans düzeyine çıkarıldı. 1950’nin sonunda 1960’ın başında psikiyatri hemşireliğinin eğitiminin odağı somatik terapilerden birey ve grup terapilerine doğru değişti.
1950’de mental hastaların yaşamı ve tedavi şeklinde yenilikçi bir değişiklik olarak psikofarmakoloji ortaya çıktı. Yeni medikasyon yöntemi fiziksek kısıtlama kullanımı olmaksızın agresyon. Ajitasyon ve anksiyete gibi semptomların kontrol edilebilmesi olanağını sağladı. Bu semptomların azalmasıyla psikoterapötik ilaç kullanan hastalar hemşirelik girişimlerine ve kendi tedavilerine daha aktif katılmaya başladılar. Hemşirenin birinci rolünün ilaç verme ve monitörizasyon olmasına rağmen psikiyatri hemşirelerinin detaylı psikofarmakoloji öğrenmelerini gerektirdi.
1953’de Maxwell Jones yeni bir terapötik metot tanımladı bu metot psikiyatri hemşireliğini multidisipliner ekibin içinde önemli rolleri ve yeri olan bir grup olarak tanımlıyordu. Maxwell’in metodu hasta terapide ne öğrenirse öğrensin tedavi ortamında onu desteklemek ve güçlendirmek için kullanıldı. Bir zamanlar hasta pasif konumda düşünülürdü bu metotla hasta bakıma aktif olarak katılıyor ve ekibin aktif bir üyesi oluyordu. Dr. Gregg 1954’de yayımladığı hemşirelik makalesinde psikiyatri hemşiresinin rolünün hastanın yaşamını daha olgun bir düzeye çıkarabilmesi için yeni ve farklı davranış şekilleri geliştirebilmesine fırsat sağlayan bir çevre oluşturmasına yardım etmektir demiştir. Bu aynı zamanda çevre terapisini içeren çoklu tedavi yaklaşımının esası haline geldi ve yaygınlaştı. Psikiyatri hastaneleri mental hastalar için klasik depolardan çok psikososyal ve biyolojik bakım ortamları haline geldi.
Bakımın sunuluşu 1960’da daha da çok değişti. Mental Sağlık Hareketi Birliği 1960’da kuruldu U.S.deki toplum temelli mental sağlık merkezleri çlışanları ve tedavisi için parasal destek sağlandı. Bu birlik merkezi tüm insanların yaşadığı coğrafik çevre-ki bu çevre havza olarak isimlendirildi- içinde tüm hizmetler sunuldu. Ulusal yasalar ulusal mental sağlık programlarının 24. saat acil bakım kısa süreli yatışlarda hasta bakımı kısmi hospitalizasyon (gece ve gündüz tedavi merkezleri) ayaktan hasta takibi evde bakım toplumsal bilinçlendirme ve eğitimi içermesi gerektiğini belirlediler.
Toplumsal Mental Sağlık Hareketi psikiyatrik tedavinin odağını yatan hasta bakımından ayaktan tedaviye ve bir çok kronik mental hastanın enstitülerden çıkarak toplum içinde yaşamalarına doğru değiştirdi. Onların tedavisi ve tedaviyi takiben bakımı toplum temelli sağlık merkezleri ile sağlandı. Bunun amacı hastayı kısıtlayıcı çevreden uzaklaştırmak hastanın topluma geri dönüşüyle ilgili problemlere neden olan uygulamaları azaltmak hastanın gereksinimlerini karşılamak için mental sağlık sisteminin yeterliliklerini ve parasal desteğini artırmaktı. Ancak değişen politikalar ve tutarsız kararlar problemleri daha fazla kötüleştiriyordu.
Toplumsal Mental Sağlık Hareketinin bir bölümü psikiyatri-mental sağlık hemşiresinin bir rolünün artık yatan hastanın geleneksel terapisiyle sınırlandırılamayacağıydıkoruyuculuk eğitim toplumu tanılama tanı koyma girişimler ve değerlendirmeye doğru genişledi.Ayaktan hasta bakımı ile psikiyatri-mental sağlık hemşireleri mental hastalıktan iyileşmede ve hastanın gelişmesinde sosyokültürel faktörlerin de rol oynayabileceğinin farkında/bilncinde olma ihtiyacı duydular.
1960 yılı boyunca psikiyatri hemşireleri grubu hastaneye yatmamış hastaların ve onların ailelerinin ihtiyaçlarını karşılamak için ileri düzeyde hazırlanmış uygulayıcılar olmalıydılar. Bu klinik uzmanlık rolünün 6 bileşeni vardı: eğitim terapist konsültan uygulayıcı araştırıcı ve değişim ajanı. Bu hemşireler hastalarının öğrenmeleri için gerekli pratik ve teorik temelli terapistler olarak geliştiler (Wilson 1988). Bunun yanı sıra iki profesyonel psikiyatri hemşireliği dergisi (Psikiyatrik Bakım Perspektifi ve Psikiyatri Hemşireliği Mental Sağlık Hizmetleri Dergisi) ilk olarak 1960’da yayımlandı uzman psikiyatri hemşireliği uygulamalarının meslektaşlar arasında değişimi ve paylaşımı süreci de başladı. Bu dergiler uzman psikiyatri hemşirelerinin genel hastane ünitelerinde oraya özel bilgi ve becerileri uygulayabileceklerini erken bulguları tanıyabileceklerinibelirterek psikiyatrik konsültasyon- liyezon hemşireliğinin temelini ortaya çıkardı.
1970 ve 1980’li yıllarda psikiyatrik hastalıkların anlaşılması ve tedavisinde özellikle biyolojik psikiyatride davranış duygulanım mood kişiler arası ilişkilerdeilginç gelişimler oldu psikoaktif ilaçların terapötik etkileriyle ilgili gelişmeler ve çalışmalar yapıldı. Psikobiyolojik araştırmalar beyin çalışmalarının tüm yönleriyle anlaşılmasına fırsat verdi.
1970’li yıllarda psikiyatri hemşireliğinin profesyonel olarak büyümesinde çok önemli değişimler oldu. Amerikan Hemşireler Birliği (ANA) Yetişkin Psikiyatri Mental Sağlık Hemşireliği standartlarını yayımladı. ANA ilk genel psikiyatri- mental sağlık hemşireliği ve özel psikiyatri klinik hemşireliği sertifikalarını verdi. Diğer dergiIssues'in Mental Health Nursing ( mental sağlık hemşireliğinde konular)’i 1979’da yayımladı.
1980’de Mental Sağlık Sistemi Hareketi Kongresi yapıldı mental sağlık bakımında federal hükümetlerin ihtiyaçları görüşüldü. Bu hareket genç yaşlı yetişkin azınlıkkronik mental hastalarla ilgili özel psikiyatrik durumları tanımladı. Bununla birlikte bütçe sıkıntısı nedeniyle bu hareket büyük ölçüde önemsenmedi. 1985’de ANA Çocuk ve adölasan psikiyatri standartlarını ve mental sağlık hemşireliği standartlarını 1987’de ise Psikiyatri Hemşireliği Dergisini yayımladı. Araştırmalar mental sağlık mental hastalık ve insan davranışlarının anlaşılmasını arttırmasına rağmen birçok problem araştırılmamış ve açıklanmamıştı. Araştırmacılar ve klinisyenler sürekli tedavinin olarak aile sistemleri kognitif psikodinamik ve psikoanalitik modellerine kuvvetli olarak bağlı olan psikiyatri toplumuna kabul edilmiş olan psikobiyoloji ile işbirliği içinde çalışma ihtiyacındadırlar. Bunun yanısıra bir çok klinisyen psikobiyolojik modelin bakımın entegre bir model içinde sentez edilmiş olmasına inanır.
Ülkemizde Üniversitelere bağlı Hemşirelik Yüksek Okullarında lisans ve lisans üstü eğitim ve branşlaşma 1960’lı yıllardan beri var olmakla beraber Nisan 2007’de kabul edilen “Hemşirelik Kanunu” ile bu durum yasalaşmıştır.
TANIM
Her ortamda bireyin ailenin ve toplumun hemşirelik süreci doğrultusunda ruh sağlığı ve psikiyatri hemşireliği girişimleri ile karşılanabilecek sağlık gereksinimlerini tanılayan planlayan uygulayan değerlendiren denetleyen ve tabip tarafından yazılı olarak verilen tedavileri uygulayan görevli ve yetkili sağlık personelidir.
Birey aile ve toplumun ruh sağlığını geliştiren ruhsal hastalık ve acı çekme yaşantısını önleme ya da hastalıkla baş etme ve gerekirse bu yaşantılardan anlam bulmadaprofesyonel bir hemşirenin yardım ettiği kişiler arası bir süreçtir.
Psikiyatri hemşireliği insan davranışı teorilerinin uygulandığı daha çok davranışsal ve zihinsel becerilerin ön plana çıktığı hemşirelik uygulamalarının özel bir alanı olarak görülmektedir.
Ruh hastalıklarından korunmada sağlık eğitimi ve danışmanlık yapabilen sağlam ya da hastanın psikolojik durumunu anlayıp davranışlarını değerlendirebilen psikolojik gereksinimleri kavrama yeteneği yüksek hastaya gerekli bakım rehberlik rehabilitasyon ve desteği sağlayabilen kişiler arası ilişkilerde bilgi ve becerisi olan hemşiredir.
Mesleki Standartlar: Mesleki standartlar hemşirelik uygulamalarını ve performansı tanımlar. Amerikan Hemşireler Birliği (ANA) American Nurses Association ilk olarak 1973’te yetişkin psikiyatri ve ruh sağlığı hemşireliği için standartları geliştirdi ve 1982’de tekrar gözden geçirdi. Standartlar çocuk ve adölesan psikiyatri ve ruh sağlığı hemşireliği için 1985’te psikiyatrik konsültasyon-liyezon hemşireliği için ise 1990’da geliştirilmiştir.
Psikiyatri hemşireliği hizmetleri direkt ve indirekt bakımı içerir. ANA psikiyatri hemşireliği hizmetlerinin içeriğini şöyle belirlemiştir:
· Terapötik ortamı korumak
· Hastanın tedavi problemlerini çözmek için çalışmak
· Vekil ebeveyn rolü üstlenmek
· Hastanın sağlık problemlerini hafifletmek/çözmek için somatik terapileri kullanmak
· Ruh sağlığını etkileyen faktörlerle ilgili eğitim almak
· Sosyoekonomik durumları geliştirmek için değişimleri desteklemek
· Meslektaşlar için klinik süpervizyonu ve liderliği sağlamak
· Psikoterapi yapmak
· Sosyal ve toplum için ruh sağlığı hareketleriyle ilgilenmek
Güvenilir bir psikiyatrik ruh sağlığı hemşiresi bakım yönetimine yüksek derecede bir uzmanlık getirir ve büyük katkı sağlar. Bu bireylerin en önemli sorumlulukları; bir tedavi ekibi oluşturma ve sürdürme ekibe eğitsel ve duygusal destek sağlama organizasyon yapısında değişiklikler önerme ve bunları yürütme hasta gereksinimlerine yanıt vermeleri için bürokrasiyi destekleme ve bilgilendirme araştırma meslekler arasında dayanışmayı sağlayarak sağlık hizmetleri uygulamalarının niteliğini ve sonuçlarını izlemeyi içerir. Klinik yönetici hemşirelere yönelik öneriler ise tedavinin odağını yeniden belirleme ve personeli uygulamalara yönelik eğitmeyi içerir
TARİHÇE
Psikiyatri-ruh sağlığı bakımında hemşirenin rolleri toplumu hastalıktan koruma hastanın yaratıcı yaşama dönüşünü sağlama hastaya en azından onun için yıkıcı olmayan bir çevre sağlamadaki öneminden dolayı ilerlemiştir.
Erken dönemde psikiyatrik hastalığın tanrının ya da kişinin atalarına ait ruhların kişiyi cezalandırması olarak bilinirdi. Korku ve batıl inançlar demonolojideki inançlar ve hastalığın büyü olduğuna ilişkin inançlar hızla yayılırdı. Bu inançlara göre insan olmak hasta bireye yardım etmede güçlü olmaktır bu yüzden bir tedavi ancak ruhların gönüllülüğü ile mümkündür. Sonuç olarak önlemler fiziksel engellere odaklanırdı ama bunlar şiddet ve tehlike içerirdi. Ruh sağlığı bozulmuş kişiler toplumdan dışlanır ayrılır tipik olarak kısıtlanır ve izole edilirlerdi.
17. ve 18. yüzyılda esnasında bazı ruhsal bozuklukların nedenleri için bilimsel araştırmalar yapılmaya başlandı. Bu esnada Philedelphia’da Pensilvania hastanesine ruhsal hastalığı olan bireyler de alınmaya başladı.
19.yüzyılın sonunda Waverly Massachuses’de bu hastalara bakım verecek hemşireleri yetiştirmek için ilk okul kuruldu. Psikiyatri hemşireleri klinik değerlendirmehastayı yemeğe ikna etme sıcak-soğuk uygulamalar gibi hidroterapileri sağlama bonyolarını sürdürme sedatif ilaçları uygulama ve soğuk kompres uygulamalarına hazırlandı.
Hemşirelik bakımı 1930 yılına kadar (19. yy.’ın sonuna kadar) bu modelden pek farklı değildi. Psikiyatri hemşiresinin birincil amacı geleneksel bakım yoluyla hastanın fiziksel ihtiyaçlarını karşılamaktı. İnsan davranışları tolerans gibi terapötik roller çok sınırlıydı.
İlk psikiyatri hemşireleri mental hastaların acil bakımında üç majör engelle karşılaştılar: İlki; profesyonel bir bireysel bakım için gereken profesyonellerin sınırlılığı ve hastaneye yatan hastaları sayısının çok fazla olmasıydı. İkincisi; psikiyatrik hastalığın kronik yapısının girişimleri zorlaştırmasıydı. Üçüncüsü psikiyatrik davranışınmental bozukluğu olan hastanın bakımındaki güçlüklerle birleşmesiydi.
İki faktör 20.yy’lın erken döneminde psikiyatrik bakımı oldukça etkiledi: İlki; mental hastalıktan daha fazla mental sağlığı yükseltmeye odaklanan Ulusal Mental Sağlık Hareketinin gelişmesiydi. Bu hareketi savunanlar mental hastalığın oluşumundaki toplumsal tutumları ve gelişimindeki toplumsal koşulları incelediler. İkinci faktör; S. Freud’un Psikodinamik psikiyatri Okulu için büyüyen bir desteğin oluşuydu. Freud mental hastalıkların ailesel ve sosyal beklentilerle içsel güçler arasındaki çözülmemiş çatışmalardan doğan uyumsuz tepkiler olduğuna inanıyordu. Psikoanaliz yani Freud’un tekniği mental hastalığın tedavisinde baskın hale gelen uyumsuz davranışların tedavisi için kullanıldı.
Freud’un psikoanalitik modeli K. Rogers’in kişi merkezli terapisi A. Ellis’in rasyonel emosyonel terapisi A.Beck’in kognitif davranışsal terapisini içeren daha sonraki modeller için hazırlık yaptı. Psikiyatri ve psikososyal alanlardaki araştırmalar psikiyatrik durumların sebeplerini araştırmak/açıklaştırmak için bir çok teoristin girişimlerine fırsat verdi.
Ulusal Mental Sağlık Hareketi ve psikoanalizin psikiyatrik bakıma etkisine rağmen psikiyatri hemşiresinin rolleri büyük ölçüde değişmedi. Hemşireler sadece özel klinik ve hastanelerde hastalara yeterli sayıdaydı ve tedavide önemli yer tutar hale geldiler. İnsülin şok terapisi EKT psikocerrahiyi içeren yeni somatik terapilerin 1930’da ortaya çıkışı psikiyatri hemşireliği için büyük ölçüde önemlidir. Bu terapilerin kabul görmesi hemşireler teknik yeterlilik medikal-cerrahi deneyim kişiler arası ilişki gibi nitelikleri ile psikiyatrik bakımda aktif bir rol alabildiler.
1930’larda ekonomik güçlüklerin artmasıyla birlikte federal hükümetlerin sağlık bakım sistemine ilgisi artmıştır. II. Dünya Savaşı esnasında Amerikan ve İngiliz psikiyatristler askeri düzen içinde çalışarak mental sağlığı bozulmuş askerler için toplumsal destek sistemi tanımladılar. 1946’da U.S. Ulusal Mental Sağlık Hareketi anlaşması imzalandı. 3 yıl sonra Ulusal Mental Sağlık Enstitüsü mental hastalıkların tedavisini yükseltmek ve nedenlerini araştırmak için kuruldu (NIMH). NIMH sağlık bakım personelinin eğitilmesi için ulusal sermaye de sağladı.
II. Dünya Savaşından sonra psikiyatri hemşireliği özel bir alan haline geldi. Hemşire eğiticiler hemşirelik uygulamaları için bir teorik temel belirleme gereksinimi belirlediler. Bu süreçte 3 teorik model ortaya çıktı: Psikoanalitik teori kişiler arası ilişkiler teorisi ve toplumsal teori. H. Peplau kişiler arası ilişkiler teorisini geliştirdi. 1950’nin erken döneminde klinik uzmanlık alanı olarak psikiyatri hemşireliğinin eğitimi lisans düzeyine çıkarıldı. 1950’nin sonunda 1960’ın başında psikiyatri hemşireliğinin eğitiminin odağı somatik terapilerden birey ve grup terapilerine doğru değişti.
1950’de mental hastaların yaşamı ve tedavi şeklinde yenilikçi bir değişiklik olarak psikofarmakoloji ortaya çıktı. Yeni medikasyon yöntemi fiziksek kısıtlama kullanımı olmaksızın agresyon. Ajitasyon ve anksiyete gibi semptomların kontrol edilebilmesi olanağını sağladı. Bu semptomların azalmasıyla psikoterapötik ilaç kullanan hastalar hemşirelik girişimlerine ve kendi tedavilerine daha aktif katılmaya başladılar. Hemşirenin birinci rolünün ilaç verme ve monitörizasyon olmasına rağmen psikiyatri hemşirelerinin detaylı psikofarmakoloji öğrenmelerini gerektirdi.
1953’de Maxwell Jones yeni bir terapötik metot tanımladı bu metot psikiyatri hemşireliğini multidisipliner ekibin içinde önemli rolleri ve yeri olan bir grup olarak tanımlıyordu. Maxwell’in metodu hasta terapide ne öğrenirse öğrensin tedavi ortamında onu desteklemek ve güçlendirmek için kullanıldı. Bir zamanlar hasta pasif konumda düşünülürdü bu metotla hasta bakıma aktif olarak katılıyor ve ekibin aktif bir üyesi oluyordu. Dr. Gregg 1954’de yayımladığı hemşirelik makalesinde psikiyatri hemşiresinin rolünün hastanın yaşamını daha olgun bir düzeye çıkarabilmesi için yeni ve farklı davranış şekilleri geliştirebilmesine fırsat sağlayan bir çevre oluşturmasına yardım etmektir demiştir. Bu aynı zamanda çevre terapisini içeren çoklu tedavi yaklaşımının esası haline geldi ve yaygınlaştı. Psikiyatri hastaneleri mental hastalar için klasik depolardan çok psikososyal ve biyolojik bakım ortamları haline geldi.
Bakımın sunuluşu 1960’da daha da çok değişti. Mental Sağlık Hareketi Birliği 1960’da kuruldu U.S.deki toplum temelli mental sağlık merkezleri çlışanları ve tedavisi için parasal destek sağlandı. Bu birlik merkezi tüm insanların yaşadığı coğrafik çevre-ki bu çevre havza olarak isimlendirildi- içinde tüm hizmetler sunuldu. Ulusal yasalar ulusal mental sağlık programlarının 24. saat acil bakım kısa süreli yatışlarda hasta bakımı kısmi hospitalizasyon (gece ve gündüz tedavi merkezleri) ayaktan hasta takibi evde bakım toplumsal bilinçlendirme ve eğitimi içermesi gerektiğini belirlediler.
Toplumsal Mental Sağlık Hareketi psikiyatrik tedavinin odağını yatan hasta bakımından ayaktan tedaviye ve bir çok kronik mental hastanın enstitülerden çıkarak toplum içinde yaşamalarına doğru değiştirdi. Onların tedavisi ve tedaviyi takiben bakımı toplum temelli sağlık merkezleri ile sağlandı. Bunun amacı hastayı kısıtlayıcı çevreden uzaklaştırmak hastanın topluma geri dönüşüyle ilgili problemlere neden olan uygulamaları azaltmak hastanın gereksinimlerini karşılamak için mental sağlık sisteminin yeterliliklerini ve parasal desteğini artırmaktı. Ancak değişen politikalar ve tutarsız kararlar problemleri daha fazla kötüleştiriyordu.
Toplumsal Mental Sağlık Hareketinin bir bölümü psikiyatri-mental sağlık hemşiresinin bir rolünün artık yatan hastanın geleneksel terapisiyle sınırlandırılamayacağıydıkoruyuculuk eğitim toplumu tanılama tanı koyma girişimler ve değerlendirmeye doğru genişledi.Ayaktan hasta bakımı ile psikiyatri-mental sağlık hemşireleri mental hastalıktan iyileşmede ve hastanın gelişmesinde sosyokültürel faktörlerin de rol oynayabileceğinin farkında/bilncinde olma ihtiyacı duydular.
1960 yılı boyunca psikiyatri hemşireleri grubu hastaneye yatmamış hastaların ve onların ailelerinin ihtiyaçlarını karşılamak için ileri düzeyde hazırlanmış uygulayıcılar olmalıydılar. Bu klinik uzmanlık rolünün 6 bileşeni vardı: eğitim terapist konsültan uygulayıcı araştırıcı ve değişim ajanı. Bu hemşireler hastalarının öğrenmeleri için gerekli pratik ve teorik temelli terapistler olarak geliştiler (Wilson 1988). Bunun yanı sıra iki profesyonel psikiyatri hemşireliği dergisi (Psikiyatrik Bakım Perspektifi ve Psikiyatri Hemşireliği Mental Sağlık Hizmetleri Dergisi) ilk olarak 1960’da yayımlandı uzman psikiyatri hemşireliği uygulamalarının meslektaşlar arasında değişimi ve paylaşımı süreci de başladı. Bu dergiler uzman psikiyatri hemşirelerinin genel hastane ünitelerinde oraya özel bilgi ve becerileri uygulayabileceklerini erken bulguları tanıyabileceklerinibelirterek psikiyatrik konsültasyon- liyezon hemşireliğinin temelini ortaya çıkardı.
1970 ve 1980’li yıllarda psikiyatrik hastalıkların anlaşılması ve tedavisinde özellikle biyolojik psikiyatride davranış duygulanım mood kişiler arası ilişkilerdeilginç gelişimler oldu psikoaktif ilaçların terapötik etkileriyle ilgili gelişmeler ve çalışmalar yapıldı. Psikobiyolojik araştırmalar beyin çalışmalarının tüm yönleriyle anlaşılmasına fırsat verdi.
1970’li yıllarda psikiyatri hemşireliğinin profesyonel olarak büyümesinde çok önemli değişimler oldu. Amerikan Hemşireler Birliği (ANA) Yetişkin Psikiyatri Mental Sağlık Hemşireliği standartlarını yayımladı. ANA ilk genel psikiyatri- mental sağlık hemşireliği ve özel psikiyatri klinik hemşireliği sertifikalarını verdi. Diğer dergiIssues'in Mental Health Nursing ( mental sağlık hemşireliğinde konular)’i 1979’da yayımladı.
1980’de Mental Sağlık Sistemi Hareketi Kongresi yapıldı mental sağlık bakımında federal hükümetlerin ihtiyaçları görüşüldü. Bu hareket genç yaşlı yetişkin azınlıkkronik mental hastalarla ilgili özel psikiyatrik durumları tanımladı. Bununla birlikte bütçe sıkıntısı nedeniyle bu hareket büyük ölçüde önemsenmedi. 1985’de ANA Çocuk ve adölasan psikiyatri standartlarını ve mental sağlık hemşireliği standartlarını 1987’de ise Psikiyatri Hemşireliği Dergisini yayımladı. Araştırmalar mental sağlık mental hastalık ve insan davranışlarının anlaşılmasını arttırmasına rağmen birçok problem araştırılmamış ve açıklanmamıştı. Araştırmacılar ve klinisyenler sürekli tedavinin olarak aile sistemleri kognitif psikodinamik ve psikoanalitik modellerine kuvvetli olarak bağlı olan psikiyatri toplumuna kabul edilmiş olan psikobiyoloji ile işbirliği içinde çalışma ihtiyacındadırlar. Bunun yanısıra bir çok klinisyen psikobiyolojik modelin bakımın entegre bir model içinde sentez edilmiş olmasına inanır.
Ülkemizde Üniversitelere bağlı Hemşirelik Yüksek Okullarında lisans ve lisans üstü eğitim ve branşlaşma 1960’lı yıllardan beri var olmakla beraber Nisan 2007’de kabul edilen “Hemşirelik Kanunu” ile bu durum yasalaşmıştır.