Prometheus ve Hergün Yenilenen Karaciğeri

Konu sahibi son olarak 3281 gün önce görüldü
prometheus.jpg


Titan İapetos (İapetus) ve Klymene (Cylmene)'un çocuğu olan Prometheus, Yunan mitolojisindeki en sıradışı karakterlerden olurken çamurdan insanı yaratmasıyla bilinmektedir. Prometheus, Yunanlılar tarafından "sağduyu, öneceden bilen" olarak tercüme edilirken "tilki gibi kurnaz, bilge" olarak da çevrilmiştir. Tanrılara kafa tutan ve bu yüzden de balçıktan insanları yaratan Prometheus tanrılara karşı, evrende insanları çoğaltmayı amaçlamıştır. Bu yüzden ilk erkeği tanrıların başına Prometheus'un musallat ettiği bilinirken, tanrıların da ilk kadın Pandora'yı yaratarak insanlığa ceza verdiği bilinmektedir.

Tanrılar katında (Olimpos'ta) yaşayan bir Titan olan Prometheus, dedelerinin öcünü almak ve tanrıların gücünü insanlara da vermek istemiş, böylelikle çamuru yoğurarak insanı yaratmıştır. Tanrılarla olan savaşı ve mücadelesi hep süren Prometheus'un yüzlerce yıl öncesinde "karaciğerin yenilenmesi" olarak mitolojiden günümüze kadar gelen gerçekçi bir hikayesi de oldukça bilinmektedir. Prometheus, bir tören esnasında kesilen sığırın etlerini işkembesine sarmış ve kalan kemiklerini de içyağına sarıp Zeus'a sunmuştur. İçyağına sarılanı yemeyi seçen Zeus, kısa sürede Prometheus'un hile yaptığını anlamış ve diğer kısmı insanlara verecek olan Prometheus'a öfkelenmiştir. Bu yüzden Zeus eti pişirmemesi için insanlığa ateşi göndermemeye karar vermiş, Prometheus da ateşi çalarak insanlığa vermiştir. Bu sebeple de Zeus'un öfkesi bir kat daha artmış ve Prometheus'u Kafkaslar'ın doruk noktası olan Kazbek Dağı'na zincirlemiştir. Tanrılar tarafından Prometheus'un başına bir kartal musallat edilmiş ve bu kartal da hergün Prometheus'un karaciğerini yemiştir. Gece tekrardan yenilenen karaciğer kartal tarafından istikrarlı şekilde hergün kemirilirken, Prometheus "Zeus tahttan düşmedikçe benim cezam bitmeyecek" demiştir. Prometheus'un direnişi, evrensel bir doğruya işaret ederken insanlığa da özgürlüğün yolunu göstermektedir.
Alıntıdır.​
 
Geri