Sade
Elmas Üye
- Katılım
- Ekim 26, 2017
- Mesajlar
- 34,139
- Tepkime puanı
- 17,864
- Puanları
- 354
- Konum
- İzmir..
- Web sitesi
- www.youtube.com
Mutahitler belediyeye fazla para verip fazla kat çıkıyor buna belediyeler göz yumuyor kime nasıl güveneceğiz..
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Hiç unutmuyorum 90 lı yıllarda bir açık oturumda türk siyasileri ve yabancı ülkelerin, Avrupa ülkelerinin, siyasileri tartışıyorlardı ve türk siyasiler devamlı yabancı ülkelerin iç işlerimize karıştığından ve dolayısıyla bir çok gelişmeyi engellediğinden şikayetçilerdi.Mutahitler belediyeye fazla para verip fazla kat çıkıyor buna belediyeler göz yumuyor kime nasıl güveneceğiz..
Market ya da zemin katları kiralayan iş yerlerinin, kolon kestikleri de iddia ediliyor.Mutahitler belediyeye fazla para verip fazla kat çıkıyor buna belediyeler göz yumuyor kime nasıl güveneceğiz..
"Aşağı yukarı 30 sene içerisinde depremin beklendiği söyleniyordu, 23 senesi geçtiğine göre büyük ölçüde yakınlaşmış demek istiyorum."Naci Görür uyardı: 'Bunu ilk kez söylüyorum bütün Türkiye duysun'
Akademisi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, "Bunu ilk kez söylüyorum bunu bütün Türkiye duysun, Türkiye'de en fazla deprem üreten iki fay var. Biri Kuzey Anadolu fayı, diğeri Doğu Anadolu fayı. Her iki fay enerjisinin büyük bir kısmını boşalttı "dedi. İstanbul’da hasarın daha fazla olacağını belirten Prof. Dr. Naci Görür, "İstanbul’da durum hiç iyi değil. Bilimsel bütün araştırmalar, İstanbul’da zamanın gelmekte olduğunu gösteriyor" diyerek uyarılarda bulundu.
“İKİNCİ DEPREM ‘TETİKLENME’ İLE OLDU, ÇOK ENDER GÖRÜLEN BİR DURUM"
Prof. Dr. Naci Görür, depremle ilgili olarak 3 gün önce uyarı yaptığını vurgulayarak, “Elazığ depremi olduğu zaman sizlere beyanat verdim. Elazığ depremi Doğu Anadolu fayı üzerinde oldu, o fay uyandı. Daha önce deprem üretmiyordu. Ben, ’21. asırda bir deprem üreterek enerjisini boşaltacak’ dedim. Doğu Anadolu fayı Elazığ yöresini kırdıktan sonra, Maraş, Çelikhan, Erkenek ve Hatay bölgesi tehdit haline geldi, ‘Bundan sonra ben büyük depremlerin bu yörelerde olacağını düşünüyorum’ dedim.
Şimdi bir bölge uzun zaman deprem üretmediği zaman o fay hattını çok büyük ölçüde stres biriktiğini düşünüyoruz. Halkın anlayacağı şekilde söyleyelim, enerji biriktirdiğini düşünüyoruz. Elazığ depremi de olunca, Elazığ depreminde açığa çıkan enerjinin bir kısmı da Doğu Anadolu fayının Maraş tarafına transfer edildi. Zaten Maraş’ta önemli bir enerji birikmişse, bir de siz ekstra bir enerjiyi oraya transfer etmişseniz, Maraş’tan korkmaya başlarız. İşte o korkudan, beklentiden dolayı ‘Maraş’a dikkat edin’ dedim. ‘Deprem hazırlıklarına başlayın, kentsel dönüşümü burada ihmal etmeyin’ diye yazdım, çizdim, söyledim. Maalesef 6 Şubat geldi, 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde iki deprem oldu. Bu ikinci deprem, ‘tetiklenme’ ile oldu. Oradaki fay sistemleri birbirlerini tetikledi. İlk deprem Ölüdeniz fayında, ikinci deprem Doğu Anadolu fayı üzerinde oldu. Böyle 9 saat arayla iki deprem olması çok ender görülen bir durum. Baktığımız zaman, binaların çoğu sefer tası gibi çökmüş" dedi.
“HATAY VE ADANA KESİMİNDE DİKKATLİ OLMAMIZ LAZIM"
Prof. Dr. Naci Görür, Hatay ve Adana için uyarılarda bulunarak, şöyle konuştu:
“Çevredeki faylarda belirli bir stres transferi olabilir. Bu depremlerden sonra Hatay ve Adana yöresinin daha hassas hale geldiğini düşünüyorum. Adana havzasında Doğu Anadolu fay kuşağının devamı gibi düşünülen, orada da irili ufaklı faylar var, Hatay’ın ölü fay kesimlerinde bir stres transferinin olabileceğini, oralara bir yük geldiğini düşünüyorum. Oralarda özenli ve dikkatli olmak lazım ama onun dışında büyük ölçüde Doğu Anadolu fayı enerjisini boşalttı ve azalttı. Tıpkı Kuzey Anadolu fayı gibi.
Bundan sonra büyük ölçüde o faylarda bir rahatlama olacaktır. Uzun dönem büyük depremler meydana gelmeyecektir ama dediğim yerlerde de dikkatli olmamız gerekiyor.
Bizim endişe ettiğimiz yerler Bingöl ile Karlıova arasında, Doğu Anadolu fayının en Kuzey Doğu ucunda bir kesim var.
Orada en son deprem 1766 gibi oldu, oradan endişe ediyoruz. Bu Maraş fayından dolayı, Hatay ve Adana havzası kesiminde dikkatli olmamız lazım."
“İLK KEZ SÖYLÜYORUM"
Türkiye’de en fazla deprem üreten iki fay hattının enerjisinin büyük bir kısmının boşalttığını belirterek, Prof. Dr. Naci Görür “Türkiye’de en fazla deprem üreten iki fay var. Biri Kuzey Anadolu fayı, diğeri Doğu Anadolu fayı. Her iki fay enerjisinin büyük bir kısmını boşalttı. Bu demektir önümüzdeki birkaç yüz sene içerisinde Türkiye’de çok büyük bir deprem olmayacak, en azından bu iki fay kuşağı boyunca. Bu bizim için ülkeyi depreme hazırlama açısından bir şans. İrili ufaklı başka yerlerde deprem olabilir, burada da küçük depremler olur ama Türkiye’nin en ağırlıklı fay zonları enerjiyi boşalttı. Bu bir imkan, bunu ilk kez söylüyorum bunu bütün Türkiye duysun" dedi.
“İSTANBUL’DA ZAMAN GELMEKTE 7.5 BEKLİYORUZ, HASAR MARAŞ’TAN DAHA FAZLA OLUR"
İstanbul’da hasarın daha fazla olacağını belirten Prof. Dr. Naci Görür “İstanbul’da durum hiç iyi değil. Nasıl 3 gün önce ‘Maraş’tan endişe ediyoruz’ diye yazdıysam aynı şekilde İstanbul’dan endişe ediyorum. Bilimsel bütün araştırmalar, İstanbul’da zamanın gelmekte olduğunu gösteriyor. Aşağı yukarı 30 sene içerisinde depremin beklendiği söyleniyordu, 23 senesi geçtiğine göre büyük ölçüde yakınlaşmış demek istiyorum. Ancak Maraş depremi beklediğimiz Marmara depreminden daha büyük. İstanbul’da en fazla 7.5 bekliyoruz. İstanbul’da daha küçük deprem beklememize rağmen, İstanbul’da hasar Maraş’tan daha fazla olur. Diğer yandan Maraş’ta da hasarın epey fazla olacağını üzülerek tahmin ediyorum, inşallah yanılırım ama açıklanınca göreceğiz" ifadelerini kullandı.
“AFET BAKANLIĞI KURULMALI, 5 YILLIK PLANLAR YAPILMALI"
Afet Bakanlığı’nın kurulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Naci Görür sözlerine şöyle devam etti:
“Önce bir Afet Bakanlığı kurulacak. Bu bakanlık kurulduktan sonra, iyi bir bütçesi olacak, gerekli altyapı ve koordinasyonu yapılacak. 5 yıllık planlar ile deprem kuşaklarından başlanacak ve deprem kuşaklarındaki her kent deprem dirençli kentlere dönüştürülecek. Önce bir mikrobölgeleme çalışması yapılacak. Risk analizi yapılacak ondan sonra zarar azaltma çalışmaları yapılacak"
Kaynak: Naci Görür uyardı: 'Bunu ilk kez söylüyorum bütün Türkiye duysun'
İstanbul'un şimdiye kadar hazır olması gerekiyordu ve dilerim geç kalınmadan ne gerekiyorsa yapılır."Aşağı yukarı 30 sene içerisinde depremin beklendiği söyleniyordu, 23 senesi geçtiğine göre büyük ölçüde yakınlaşmış demek istiyorum."
iste istanbul icin 2029 yili soyleniyordu. umarim yapilmasi gerekenler yapilir/yapilacaktir :s
Uzmanlar gerekli kontrolleri yapıp rapor hazırlayacaklar ve yıkılması gereken ya da güçlendirilmesi gereken bina varsa zaten devlet destek veriyor. Bitene kadar oturan kişiye de kira desteği sağlıyor.Çalışmalara başlansa biz halk olarakta elimizi taşın altina koyarız..
Uzmanlar gerekli kontrolleri yapıp rapor hazırlayacaklar ve yıkılması gereken ya da güçlendirilmesi gereken bina varsa zaten devlet destek veriyor. Bitene kadar oturan kişiye de kira desteği sağlıyor.
Kendi evlerinizi kendiniz kontrol ettirin, bina yönetimi olarak ilgili kontrolleri mutlaka yaptırın.
Belediyenin çevre ve şehircilik biriminden detaylı bilgi alabilirsin ve bu tip durumlarda nasıl bir yöntem izlendiğini belirtirler.Bizim binada 6 aileyiz 2 ailemiz allahin dediği olur diyor 2 ailemiz zemin sağlam ust kattayim diyor geriye kalan biz ve bir aile kalıyor nasil yaptirabiliriz..
Ancak devlet gelip inceleme yapacak rapor verecek ki bunlar gerçeği görsün yoksa ben baş edemiyorum..
İşin içine para girince yine karşı çıkarlar. Para can'dan kıymetli.Bizim binada 6 aileyiz 2 ailemiz allahin dediği olur diyor 2 ailemiz zemin sağlam ust kattayim diyor geriye kalan biz ve bir aile kalıyor nasil yaptirabiliriz..
Ancak devlet gelip inceleme yapacak rapor verecek ki bunlar gerçeği görsün yoksa ben baş edemiyorum..
Ceplerinden para çıksın istemiyorlar..Belediyenin çevre ve şehircilik biriminden detaylı bilgi alabilirsin ve bu tip durumlarda nasıl bir yöntem izlendiğini belirtirler.
Bizde site yönetimi başvurdu ayrıca sitede oturan inşaat mühendisleri de var ve onlar da ne yapılması gerektiği konusunda yardımcı oldular.
Bu arada daha önce yapılan incelemelerde, zemin ve kolonlar sağlam olduğu için herhangi bir risk tespit edilmedi.