Prof. Dr. İlber Ortaylı: Turizmin karanlık geleceği

🕒 Konu sahibi 3 saat önce aktifti
"Bu laubalilik bakalım ne kadar devam edecek"

Prof. Dr. İlber Ortaylı, Hürriyet’te kaleme aldığı yazısında Türkiye’deki turizm işletmecilerini eleştirdi. Artan fiyatlara dikkati çeken Ortaylı, ayrıca Ege kıyısındaki yapılaşmaya da sitem etti.

Prof. Dr. Ortaylı, yazısında şunları kaydetti:

“Bugün Ege kıyılarında insanlar bir restorana girmeye çekiniyor. Bodrum’da plajlar paralı ve çok pahalı. Fiyatlar bu konuda Yunanistan’da ölçüyü kaçırmış diye bilinen lüks tatil merkezi Mykonos’un üstünde diyorlar. Ulaşımın artması, katamaran gibi hızlı teknelerin sefere girmesi ile Ege kıyıları daha çok darbe yiyecek çünkü karşıda çok daha iyi restoranlar ve hizmet yarı yarıya düşük fiyatlarla. Bu yıl bizdeki fiyatlar hiç kimseyi memnun etmemişe benziyor. Hatta burayı “eli mahkûm” nitelendiren Arap turistleri bile.

Geçen hafta sevgili dostlarım Büyükelçi Ayşe ve Aydın Sezgin ile Midilli’ye geçtik. Mevsimin dönüşe geçtiği günlerdi. Midilli yeşil bir ada. Aynı paraleldeki kuzey Ege kıyılarıyla aynı iklime sahip olduğunu söylemek gereksiz. Şu farkla, orada zeytinlikler ve tabiat korunuyor. Çevrenin istismarı bizimle mukayese edilmeyecek derecede az. Midilli kıyılarını gezdikçe, yeşil alanların nasıl korunduğunu gördükçe insan zeytinlerin beş para etmez binalar için kesildiği, hoyrat yapılarla kıyıların kapatıldığı Türkiye’deki Ege’nin hüznünü daha iyi anlıyor. Çirkin bir bloğu yapan adamın binasının temelini atmadan evvel kıyısını betonla kapatıp örtmesi âdet hâline gelmişken, her yeri altyapısız bungalovlar sarmışken, Midilli’nin güzelliğine her seferinde daha hayran olurum ve gıpta ile bakarım. Halbuki Küçük Asya’nın zenginliği ve güzelliği antikiteden beri bütün yazar ve coğrafyacıların kalemindedir. Bu laubalilik bakalım ne kadar devam edecek.”

Kaynak

1691149652374-untitled-1.jpg
 
Ege değil ki sadece ve Akdeniz kıyıları da aynı durumda ayrıca çok sayıda otel / tatil köyü var ancak yüksek sezon dışında çoğu iş yapamıyor ve bu sebeple de fiyatları da çok arttırdılar.

Otel inşaatları için o kadar çok yeşil alan feda edildi ki bu saatten sonra geri dönüşü olmayacaktır.

Turizm ise yıllardır "Her şey dahil" sistem ile zaten büyük darbe aldı ve bu yanlıştan bazı oteller dönse de bazıları sürdürüyor. Tatil yörelerinde çoğu işletme bu sebeple zarar etti ayrıca sistemi kullanan oteller de pek karlı sayılmazlar ancak rekabet sebebi ile devam ettiriyorlar.

Turizm çok kapsamlıdır ve sadece tatil turizmi olarak ele almamak gerekiyor. Kültür turizmi, sağlık turizmi, kongre turizmi, gastronomi v.s uzun zamandır yeterli ilgiyi görmüyor çünkü işletmeler gerekli standartları sağlamak yerine kısa yoldan para kazanma sevdasına düştüler. Kalite standartlarını karşılayamıyorlar.
 
İşte objektif bakış bu. Benim anlamadığım Türk ticarethane sektöründe nasıl olur da yüksek Fiyatta bir seferlik Kazan sağlamak felsefesi yapıştı anlamış değilim. Hani ticarette sürümden kazanmak diye bir tabir vardır ya bir seferinde 10 lira kazanıp bir müşteri geleceğine her seferinde 2 lira kazanıp 30 müşteri gelirse daha fazla kazanç elde edilir ve devamlı hale gelir mantığını bir türlü anlatamadık anlatamıyoruz. Sanırım bu da eğitim ve anlayış tarzı ile ilgili bir olay Maalesef günümüzde herkes günübirlik hedeflerle söylemlerle hareket ediyor Bunun üstesinden gelip hedefler ve idealler konusunda daha fazla bilinçlenmek gerekiyor Başka çaresi yok.
 
Turizm şayet toparlanmazsa ülkenin en büyük gelir kaynaklarından biri darbe alır. Denetimin de artması gerekiyor.

Bu sene beklenen rakam 50 milyar dolardı ancak Ağustos itibari ile yarısına bile ulaşılamadı. ( 22 milyar dolar )
 
Hepsi batsın mafya pezemenklerin. Ülke zaten batık. Yerli turiste köpek çektin tamam. yabancı turist de salak değil.

Ama yine bunlar kazanacak maalesef. Dolar kısa zamanda 40 olur ve yine ucuz kalır bu itler. Ve tercih sebebi olurlar. Hükümet en azından sahillerin özelleştirmesine engel olmalı. Avantama bakarım belediyeciliğine dur demeli.
 
Yerli turist ile yabancı turistin ülke ekonomisine katkısı çok farklı ancak burada asıl sorun, devlet denetimi olmadan mafyalaşmanın durdurulamayacağı gerçeğidir. Plaj, bar, otel, arazi mafyası diye çok sayıda haraç çetesi olduğu biliniyor ancak önlemek için yeterli tedbir alınamıyor. Rus mayfası bile otel işine girebiliyor.

Yabancı turist, erken rezervasyon sistemi ve büyük tur operatörleri ile geldiği için daha avantajlı konaklama imkanı bulabiliyor.

Oteller artan maliyeti bir şekilde konaklama ücreti olarak almaya çabalasa da bu şekilde daha çok zarar eder çünkü emsal ülkelerden pahalı olduğunuz an, tur operatörleri o ülkeleri tercih edecektir.
 
Yani yerli turis de köyüne gitsin tatilde diyosun @Lefty
 
Yani yerli turis de köyüne gitsin tatilde diyosun @Lefty
Tur operatörleri çok sayıda turist için erken rezervasyon anlaşması yapıp uygun fiyat alıyor ancak yerli turist genelde tek başına seçim yapıyor ya da acente üzerinden alsa bile belli tarihler harici indirim alamıyor. Yıllardır bu durum böyle ve şayet ucuza tatil yapmak istiyorsanız aylar öncesinden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor ki o da çalışan kesim için oldukça zor olacaktır.
 
Bizim kültürümüz farklı. Avrupalı bir sene önceden yapıyor tüm hayatının planını. Biz günlük yaşıyoruz. Bahtımıza ne çıkarsa. Turizmcimiz de bizden farklı değil. Genel Türk kültürü işte.
 
Türkiye turizim ülkesi degil, olamadi. Sirf sahil ve günesin var diye turizim ülkesi olamiyorsun. Daha dün bagimsizligina kavusmus Kara dag dahi bizden daha ileride turizim konusunda. Iki hafta önce o bölgeyi gezdim, hayran kaldigim ülkelerden birisi. Dogayi korumuslar, yüksek binalar az, fiyatlar seffah oldugu icin yüksek degil, bizdeki gibi yerliye farkli turiste farkli degil. Bizimkiler turizmi dahi alaturka yapiyorlar, herkes her b*ku bildigi icin, bilen de bilmeyende turizme soyunmus. Anadolu büyük bir cografya ve biz bunun degerini bilemiyoruz, degerlendiremiyoruz,..... devamli günlük yasiyoruz, is yaparken devamli kazik atmanin hesabini yapiyoruz,.......
 
İşte köyüne gitsin demek bu.
Turizm politikamız temelinde 'yabacı turist / döviz getirisi' üzerine kurulu ve yerli turist için avantajlı seçenekler sunulmuyor hatta yurt dışı tatili yapmak, ülke içinden daha uygun olabilir. Son yıllarda artan maliyetlere, doğru olmayan turizm stratejisi de eklenince, turizm geliri ciddi şekilde düşüş yaşamaya başladı.

Yerli turisti de kapsayacak yeni planlar oluşturulması gerekiyor yoksa bu düşüş, ülke ekonomisine de darbe demektir. Hesaplama yaparken, salgından itibaren yükseliş ifade ediliyor ancak önceki yıllarla kıyas yapıldığında ortada ciddi bir gelir kaybı var.

Bu sene hem yerli hem de yabancı turist sayısı beklenenin çok altında kaldı. Yerli turistin alım gücü çok düştü ancak yabancı turist de denk ülkeleri tercih etti çünkü bizden daha avantajlı fiyatlar sunuluyor. Bizde ise maliyetler arttığı için fiyatları çok fazla aşağı çekemiyoruz.

Oteller, ölü sezon diye ifade edilen aylarda da açık kalıyor ve o dönemde de masrafları bitmiyor. Bu sebeple de yüksek sezona yansıtmak zorunda kalıyorlar yoksa zarar ederler.

Maliyetler arttıkça hizmet kalitesini düşürmemek için konaklama ücretlerini de artırmak zorunda kalıyorlar. Geceliği 50 bin TL olan kral daireleri var. Bu odayı ya bu fiyata verecek ya da boş tutacak çünkü başka türlü kurtarmıyor.

Yerli turist çok fazla otel içi harcama da yapmıyor ve bazen dışarıdan yiyecek getirmeye çalışan bile çıkabiliyor.

Sonuç olarak, ekonomi düzelmeden hiçbir sektör rahat nefes alamayacaktır.
 
Geri