Daha önceden açılmış olarak "Postmodernizm Hakkında Bilgi" adında bir konu mevcut. Henüz okumasını yapmadığım için içeriği hakkında sizleri bilgilendirme olanağı bulamıyorum, maalesef. Okumak isteyenler için daha önce açılmış bir konu olduğunu bildirmek istedim sadece.
Postmodernizm için kısa bir tanım yapmamda sakınca görülmezse, ben bu tanımı 21. yüzyılın vebasından yana kullanmak istiyorum.
Değer sistemi yani ahlâk temeli yoktur. Görecelidir. Her şey yoruma açıktır. (Interpretation).
Marksist öğretinin temel sorunu olan işçi ve burjuvazi ayrımını opressed (ezilen) ve opressor (ezen) olarak genişletilmiş bir biçimde bize sunmaktadır postmodernizm. Bu genişletme ise genişletmenin mantığına aykırıdır. Bizi rahat bir kata çıkarmamaktadır. Tam aksine yerin dibine kadar sokmaktadır. Çünkü bu da kendi içerisinde görecelidir. Bir insan başka bir insanı bir konuda ezebilirken, diğer konuda o insan tarafından ezilebilir. İşbu hâlde hangi taraf pure olarak oppressed ve/veya hangi taraf pure olarak oppressor? Buna nasıl karar vereceğiz?
Bu açıdan bir fikre sahip olduk postmodernizm hakkında. O zaman şunu söylemekten de kendimizi alıkoymamalıyız. Postmodernizm bireyselci değildir. Belirli bir takım kategorilere ayırmıştır insanları. Örneğin 'siyahi', 'beyaz' ya da 'kadın', 'erkek' gibi.
Mantık'ı reddettiği için pek de akıl işi değildir postmodernizm. Nesnel doğru yoktur. Diyalog yoktur. (Diyalog kelimesinde 'log' kısmını yani 'logos' mantık anlamına gelir, 'logic' den türetilmiştir.)
Feminizm ve Social Justice Warrior'lar postmodernizm ürünüdür.
Bu düşünce akımının başındaki isim ise Jacques Derrida'dır.
Postmodernizm için kısa bir tanım yapmamda sakınca görülmezse, ben bu tanımı 21. yüzyılın vebasından yana kullanmak istiyorum.
Değer sistemi yani ahlâk temeli yoktur. Görecelidir. Her şey yoruma açıktır. (Interpretation).
Marksist öğretinin temel sorunu olan işçi ve burjuvazi ayrımını opressed (ezilen) ve opressor (ezen) olarak genişletilmiş bir biçimde bize sunmaktadır postmodernizm. Bu genişletme ise genişletmenin mantığına aykırıdır. Bizi rahat bir kata çıkarmamaktadır. Tam aksine yerin dibine kadar sokmaktadır. Çünkü bu da kendi içerisinde görecelidir. Bir insan başka bir insanı bir konuda ezebilirken, diğer konuda o insan tarafından ezilebilir. İşbu hâlde hangi taraf pure olarak oppressed ve/veya hangi taraf pure olarak oppressor? Buna nasıl karar vereceğiz?
Bu açıdan bir fikre sahip olduk postmodernizm hakkında. O zaman şunu söylemekten de kendimizi alıkoymamalıyız. Postmodernizm bireyselci değildir. Belirli bir takım kategorilere ayırmıştır insanları. Örneğin 'siyahi', 'beyaz' ya da 'kadın', 'erkek' gibi.
Mantık'ı reddettiği için pek de akıl işi değildir postmodernizm. Nesnel doğru yoktur. Diyalog yoktur. (Diyalog kelimesinde 'log' kısmını yani 'logos' mantık anlamına gelir, 'logic' den türetilmiştir.)
Feminizm ve Social Justice Warrior'lar postmodernizm ürünüdür.
Bu düşünce akımının başındaki isim ise Jacques Derrida'dır.