Piri Reis'in gizemli haritası

Konu sahibi son olarak 2622 gün önce görüldü
Piri Reis'in gizemli haritası


Piri Reis gökbilimci mi falcı mı?



Ünlü Türk amirali Piri Reis'in 16. yüzyılda yaptığı haritaların srrı hâlâ çözülemedi. Çünkü, coğrafya bilimi ile böyle haritalar ancak 20. yüzyılda, gökyüzünden çekilen fotoğraflarla çizildi.
Piri Reis'in ünlü haritasının çiziliş tarihi 1513. O asırda uçak yok! Fotoğraf çeken uydu yok! Dünyanın her yanı dolaşılmış ve ölçülmüş değil! O zaman Piri Reis bu haritayı nasıl yaptı? Birtakım kaynaklardan yararlandıysa, bunlar şimdi nerede?..
Bütün dünyada bu soruların cevaplarını arayanlar hayli çok... Ama hâlâ büyük çoğunluk, dünya haritasının ilk kez 20. yüzyılda çizildiğini kabul ediyor...



Nasıl bulundu?
1929 yılında Topkapı Sarayı'nda genel bir düzenleme yapılıyordu. Müzeler Müdürü Halil Ethem Eldem, çok ilginç haritalar buldu. Bunlar sanki bir dünya haritasının parçalarıydı.


Piri Reis'in ele geçen haritalarının en çok tanınan parçası. Sol Üstte, Antlller, altta Güney Amerika'dan bir bölüm, sağda Afrika'nın batısı ve iberik yarımadası görünüyor (en üstde)Piri Reis'in haritalarında geçen ünlü "Rüzgârgülü" motifi (üstte)


Haritaları yapan ünlü Türk denizcisi ve amirali Piri Reis'ti. Fakat onun aşadığı dönemde böyle haritaların çizilmesi imkânsızdı. Müzeler Müdürü, durumu derhal Ankara'ya haber verdi.


Piri Reis - "Gizemli Harita"
Atatürk devreye giriyor.
Atatürk, haritaları inceledi. Daha sonraki yıllarda kayıp kıta Mu'nun sırrı ile nasıl ilgilenecekse, hu esrarengiz haritaların da üzerine gitti, ilaha sonra onun direktifi ve yönlendirmesi ile hu haritalar çoğaltılarak yayınlandı.
Olayın yakın tanıklarından Prof. Afet İnan, hu konuda şunları söylüyor:
"Ben haritaları ilk defa Çankaya'da Atatürk'le beraber gördüm. Ceylan dericine büyük bir dikkatle çizilmişlerdi. Üzerlerinde yazılar ve renkli resimler vardı...
1935 yılında. Tarih kurumu, haritalardan birini tanıtıcı hir broşürle birlikte bastı, cenova Üniversitesi' ndeyken ilk Amerika haritalarını incelemiştim. cenova Coğrafya Kunımu'na Piri Reisin haritasının bir kopyasını verdim. Olay çok ilgi çekti. I937 yılında çeşitli ülkelerin gazetelerinde yayınlandı. Fakat o gün bugündür hu haritanın esrarı çözülememiştir..."

Piri Reis kimdir?
Piri Reis, en ünlü Türk denizcilerinden biri dir. Konya'nın Karaman kazasında dünyaya geldi. Yine ünlü bir Türk denizcisi Kemal Reis'in yeğeniydi.
1526'da Kanuni'nin emriyle bir atlas hazırladı. Ardından da ünlü eseri Kitabı Bahriye'yi yazdı. Bu kitapta, Osmanlıların gemicilik, denizcilik ve coğrafya alanındaki üstünlüklerini anlattı. Onun denizciliği iyi bildiğini bu eserden anlıyoruz.
Fakat, bilgisi ne kadar çok olursa olsun, sırf kendi bilgisine dayanarak, böyle haritalar çizmesine imkân yoktur. İşin içinde mutlaka başka bir iş olması gerekiyor...

ilk haritasıPiri Reis'in haritaları aslında birden fazla, Biz, daha çok onun 1513 yılında yaptığı ilk harita üzerinde duruyoruz.
Bu haritada Orta Amerika'yı, Güney Amerika'yı, Afrika kıyılarını ve Avrupa kıyılarının bazı yerlerini görüyoruz. Ortada Atlas Okyanusu var.
 
Hayvan resimleri
Haritanın kuzeyinde ve güneyinde 32'şeruçlu birer rüzgârgülü var. 95'e 65 cm büyüklüğünde. Aynca haritanın üzerinde renkli resimler görülüyor.

Örneğin, Afrika'ya fil ve ayrıca devekuşu resimleri çizilmiş. Güney Amerika'da ise, lama ve puma resimleri var. Acaba Piri Reis, oralarda bu hayvan turlerinin yaşadığını nereden biliyordu?..




Mavi çizgi Piri Reis'in haritalarından birinde kıtaların sahillerini gösteriyor. Kesik siyah çizgiler de gUnUmUz modern harltalanndakl çizgiyi gösteriyor. Afrika ve Güney Amerika'daki benzerlik çok şaşırtıcı bulunuyor (üstte)


ikinci harita
İkinci haritadaysa, Atlas Okyanusu'nun kuzeyi, Kuzey ve Orta Amerika'nın kıyıları görülüyor. Aynca, dört adet rüzgârgülü var. Mil ölçüleri verilmiş, bu ölçüler elliyle on mil arasında değişiyor. Kuzeyde Grönland görülüyor. Bundan başka Terre Neuve kıyılan ve aynen bugünkü gibi görülen Florida yarımadası var.


Honduras, Yukatan yarımadaları, Bahama ve Antil takımadaları, Küba ve Haiti adaları, yerinde ve doğru olarak çizilmişler. Ölçüler doğru, yerler doğru, şekiller doğru, 11 derecelik bir pusula kaymasından başka her şey doğru. Doğruların bu kadar çok olması, insanın şüphesini biraz daha artırıyor.

Amerikalı uzmanlar araştırıyor
Piri Reis haritalarına ilk ilgiyi Mallery ve Walters adlarında Amerikalı iki harita uzmanı gösterdiler. 3 yıllık bir çalışmadan sonra, bir rapor yazdılar.
Bu rapordan yola çıkan Danııy Linehan adlı Amerikan Deniz Kuvvetleri Haritacılık Uzmanı, özellikle Kanada'da çizilmiş bir göl ve dağ detaylarının tamamen gerçek olduğunu belirtti. Aynı konuda 1956'da Georgetown Üniversitesi bir oturum düzenledi.
Ünlü Jeofizikçi ve Öğretim Üyesi Prof. C. H. Hapgood ve Matematikçi R. W. Strachan da haritayla ilgilendiler. Hapgood, haritalarin çok eski ve yaşı saptanamayan haritalardan kopya edildiğini ileri sürdü.


Uydudan çekilmiş fotoğraflar gibi
Piri Reis'in haritaları, uydulardan çekilmiş fotoğraflarla karşılaştırıldı. Birçok noktada aynen uyum vardı.
Yine, Hapgood'a göre eski haritalar, çok daha eski haritalardan alınmıştır, onlar da daha eskilerinden. Peki, ilki ve tam olanları ne zaman yapılmıştır?..
Bazıları, en eski haritaların 200-300 bin yıl önce yaşamış dev bir uygarlık tarafından yapıldığını ileri sürüyor. Bazıları ise, haritaları uzaylıların yaptığına inanıyor. Konuya mistik yönden yaklaşarak, Piri Reis'in ruhsal bedeninin uzaya yükselip, dünyayı gördüğünü ve çizdiğini iddia edenler de var...

Atlantis'ten kalanlar
Avusturyalı bir araştırmacı olan Robyn Collins, Piri Reis'in haritasında şimdi olmayan bir adanın çizilmiş olduğunu beliriiyor. Ona göre Brezilya ile Afrika arasında yer alan bu ada, kayıp kıta Atlantis'ten kalan Daitya adaşıdır.
Ama, haritada Atlantis'in kendisi yok; demek ki, Piri Reis'in ana kaynağında da yoktu. Yani batmıştı. Böylece Atlantis'in azar azar, bölüm bölüm battığı iddiası doğrulanıyor.
Zaten Yunan filozofu Eflatun'un da "Cristias" adlı eserinde Atlantis'ten Poseidonus adlı kara parçasının kaldığını anlatır. Bugünkü Antil takımadalarıysa, birçok kimse tarafından Atlantis'ten kalan adalar olarak kabul edilir.
Gerek Aristo, gerekse Heredot, Antiller'den söz etmektedirler.
Çok sayıda tarihçiye göreKristof Kolomb, eline geçen antik kitaplardan, batıda yer alan çok zengin bir kıtanın varlığını öğrendi.
Yani bilmediği Amerika'yı değil, efsanevi Atlantis'i aradı. Kolomb, adamlarına "Sürekli batıya" diyordu; çünkü, tüm antik kaynaklar Atlantis'i batıda gösteriyordu.
 
Piri Reis ya bir gökbilimci, ya da falcı...
Ünlü Fransız Yazar Jacques Bergier, "Dünya'nın Sırlan" adlı kitabında. Piri Reis haritalarının apayrı bir yönünü işaret ediyor.
Haritada Antartika'nın olduğu yerde, şimdi Queen Maud Land denen bölgeye Reis, bir yılan resmi çizmiş. Yılanın orada işi ne? Kutupta yılan yaşar mı? Hayır. Bergier'e göre yılanın anlamı başkadır.
Çünkü, dünyada sadece bu bölgeden, 70. ve 72. enlemlerden Yılan takımyıldızları görülebilir. Aynı tür bir resim, tam Brezilya'nın ortasında da var. Bir boğaya benziyor. Oradan da Argo takımyıldızı görülür.
Akla hemen ünlü Nazca düzlüğündeki hayvan resimleri geliyor. Onlar da Güney Amerika'da. Peki, diğer hayvan resimleri de mi, acaba bu anlamda? Güney Amerika bölümünde ayrıca geyik, maymun ve insan benzeri bir yaratık var. Bir de kuzey kutbu yakınında, üstünde insanımsı birilerinin oturduğu dev bir balık resmi var ki, bu daha da garip...

Mitolojiye göre
Karşımıza bir de mitoloji çıkıyor. Çünkü mitolojide Nereid isimli deniz perileri, yunus balıkları üzerinde otururlar ve deniz dalgalarını sembolize ederler.
Çağrışımlar bitmedi. Eflatun, Atlantis'i anlatan kitabında, Atlantis krallarının sarayının içindeki dev tapınakta, üzerinde Nereidlerin bulunduğu 100 yunus balığından söz eder.
Gökbilim dedik, falcılık dedik, mitolojiye, Eflatun'a geçtik ama, acaba Piri Reis ne diyor? Kitabı Bahriye'nin Bahri Azam (Okyanus) ve Kozmoğrafya bölümünden birkaç satır:
"Bu kadar ilimler vardır bilinir. Güç de olsalar, çeşit çeşit sözler söylenir. Kimi hikmetten açar, kimi yıldızlar ilminden..."

Halin Anlatımı bölümünden:
"Bir sır vardır o ilimde bilmek kâr. Çünkü güneş tam on iki burç eder. Girer su burcuna yağmur olur. Eğer ay toprak burcuna girerse, o gün. İyi geçer, istersen yap düğün. Ay girerse bir ateş burcuna. Hava bulutsuz güzeldir, sakın korkma."

Gerçeği arıyorlar
Piri Reis'in sözleri belki biraz kapalı. Fakat, haritalar çok açık. Bütün dünyada çok sayıda harita uzmanı Piri Reis haritalarının gerçeğini arayıp duruyor
 
109044f27183e50644.jpg


Piri Reis'in Haritası (İlk Dünya Haritası)

Piri Reis’in 1513 yılında Gelibolu’da çizip Yavuz Selim’e adadığı bu dünya haritası ceylan derisi üzerine çeşitli renkler, resimler ve yazılarla bezenerek çizilmiştir. Resim’de görülen Piri Reis’in haritası alt bölümlere doğru daralmakla birlikte 90x65 cm boyutundadır. Sağ tarafından boydan boya kopmuş olan haritanın bu gün elimizde bulunan kısmı Afrika ve İberik yarım adasının batısı, Amerika kıtasının doğu kıyıları ile Atlas okyanusunun göründüğü bölümdür. Bazı tarihçilere göre, kendisine sunulan dünya haritasına bakan Osmanlı padişahı Yavuz Selim “dünya ne kadar küçükmüş” demiş, sonra da haritayı ikiye bölmüş “biz doğu tarafını elimizde tutacağız...” diyerek bu gün elimizde bulunan kısmını atmış.

Harita tipik bir deniz haritasıdır. Bugünkü modern haritalarda bulunan enlem ve boylam çizgileri yerine kuzey ve güney bölümlerinde yer alan 32 bölüme ayıran çizgilerin çıktığı ikisi büyük, ayrıca üçü küçük rüzgar gülü bulunmaktadır. Günümüzde yapılan azimütal projeksiyonlu haritalarla şaşırtıcı uyumlu görülen Piri Reis’in haritası, muhtemelen padişaha sunulacağı için oldukça zengin görselliğiyle bir tablo güzelliğine sahiptir. Harita üzerinde yer adlarının yanısıra keşif tarihi, efsanevi hikayeler, dağlar, nehirler, yaşayan hayvanlar, haritanın oluşturulması hakkında bilgiler vardır. Amerika’nın keşfine ilişkin ayrıntılı bilgilere yer verilen yazının son cümlesinde “mezbur hartide olan bu karalar ve cezriler kim vardır, Kolombo’nun hartisinden yazılmıştır” denilerek, 1492- 1504 tarihleri arasında 4 kez ziyaret ettiği Amerika’ya ilişkin Kristof Kolomb’nun günümüze ulaşmayan harita çalışmaları, bugün sadece Piri Reis’in haritası içinde yer alan bölümü ile yaşamaktadır.

Kahire’yi merkez alan hava fotoğrafları ile (azimütal projeksiyon) inanılmaz benzerlik taşıması, ancak 1951 yılında yapılan ses yansıtıcılı ölçümlerle keşfedilen Antartika kıtasındaki dağların (4000 yıl önce oluşan buzul çağından beri buzlarla kaplı olan) bu haritada yer alması Erich Von Daeniken’in ancak uzaydan çekilen fotoğraflardan yapılabilebileceği gibi sansasyonel bir görüş ortaya atmasına neden olmuştur.

İlk haritadan 15 yıl sonra 1528 yılında Piri Reis yine Gelibolu’da ikincisini çizdi. Topkapı Sarayı müdürü Tahsin Öz tarafından Piri Reis’in haritasının kayıp parçalarının aranması sırasında bulundu. Ne yazık ki günümüze yalnızca kuzey ve orta Amerika kıyıları, Florida ve Grönland’ın göründüğü 68x69 cm’lik bölümü ulaşabilmiştir. Bu haritada 4 rüzgar gülü, her bir bölümü 50 mile denk iki mil ölçeği ve Yengeç Dönencesi yer almaktadır. Bu haritanın ölçeği 1513'tekinden daha büyüktür. İlk haritada bulunan bazı hayali adaların bu haritada olmaması, Amerika kıyılarının daha isabetli çizilmesi, liman girinti ve çıkıntılarının abartılı çizilmesi hatasına düşülmemesi, yengeç dönencesinin çok az hatayla çizilmiş olması, ilk haritada göze çarpan efsanevi bilgi ve resimlerin bu haritada bulunmayışı, Piri Reis’in yeni keşifler doğrultusunda birincisinden daha doğru ve güncel bir harita ortaya koyma amacında olduğunu göstermektedir.

Haritada ölçeğin altında bulunan yazı Piri Reis’in imza ketebesidir “Bunu 935 (1528) yılında Gelibolu’da Reis Gazi Kemal merhumun biraderzadesi diye meşhur olan Hacı Mehmed’in oğlu Piri Reis tamam etti.”

Milli Müzeler müdürü Halil Ethem Eldem’in Topkapı sarayında yaptığı çalışmalar sırasında o zamana kadar bilinmeyen Piri Reis’in dünya haritası 9 Kasım 1929’da ortaya çıkarılmıştır. Dünya ölçeğinde yapılmış bu en eski dünya haritasının bulunduğunu duyan Atatürk konuya büyük ilgi göstermiştir. Ankara’ya getirterek tarihçilerle birlikte incelemiştir. Sonra Atatürk’ün direktifleriyle Devlet Matbaasında tıpkı basımı yapılarak çoğaltılan harita, dünya bilim çevrelerine sunulmuştur. Piri Reis 1528'de Amerika'yı gösteren ikinci bir haritası daha yapmıştır(1528). Bu madde onun birinci haritasiyla ilişkilidir.
 
İçeriği

Javier Sierra'nın 6 Eylül 2007 de çıkan "Yasak Yol ve Tarihin Diğer Bilmeceleri" adlı son kitabında; Topkapı Sarayı'nda bulunan Piri Reis'in haritasının üzerinde hicri takvime göre 890 tarihinin yazılı olduğunu, bunun günümüz takvimine göre 1485'e denk geldiğini belirtiyor.


Genel Görünüm

Harita ceylan derisi üzerine çizilmiş, 90 x 60 cm boyutlarındadır. Ortaçağ haritalarından sıkça rastlanan portolan tarzında yapılmıştır, yani enlem ve boylam çizgileri yerine anahtar noktalarda yönleri gösteren pusula gülleri ve bunlardan ışınsal olarak yayılan yön çizgileri vardır.

Kenarlarda açıklayıcı nitelikte çeşitli notlar vardır. Notların bır kısmı tutsak edilmiş Portekiz ve İspanyol denizcilerin ifadelerine dayalıdır. Notlarda Yeni Dünya'nın yerlileri, hayvanları, bitkileri, madenî zenginlikleri ve diğer ilginç özelliklerine değinilir. Ayrıca, gösterilen yerlerde bulunduğu rivayet edilmiş hayvan veya hayalî yaratıkların resimlerini de gösteren harita, toplam dokuz renkle çizilmiştir.

Kenar notlarından birinde bu haritanın batıda Kristof Kolomb'un keşfettiği yöreler, doğuda da "Çin, Hint ve Sint" bölgelerini gösterdiğini yazar. Sağ kenardaki notlarının bazıların yarım cümlelerden oluşması bu haritanın daha büyük bir dünya haritasının sol yarısı olduğunu gösterir; öbür yarısı kayıptır.

Notlardan bir diğerinde "''İşbu haritayı Kemal Reisin biraderzadesi unvanile müştehir Pii 9 Mart ile 7 Nisan arasında ''Geliboluda tahrir eylemiştir''" yazar. Kenar notlardaki bilgilerin bir kısmı Piri Reis'in daha sonra yazdığı Kitab-ı Bahriye'sinde de aynen yer alır.seran


Haritanın kaynakları

Kenar notları bu haritanın, bir kısmı Akdeniz'de ele geçirilmiş İspanyol ve Portekiz gemilerinde bulunmuş olan, yaklaşık 20 haritanın bir birleşimi olduğunu belirtmektedir. Bunların arasında sekiz 'Caferiye' haritası, dört Portekiz haritası, güney Asya'ya ait bir Arap haritası ve Kristof Kolomb'a ait bir Amerika haritası vardır. Caferiye haritaları, çok eskiye dayanan, Abbasi halifelerinden Al-Me'mun Al-Ca'far zamanında kopyalanmış olan, Büyük İskender zamanına ait haritalardır.

Piri Reis, haritasının Orta Amerika kısmının kaynağının Kristof Kolomb olduguna bu satırlarla belirtir: ''"Bu isimler ki mezbur cezairde ve kenarlarda kim vardır, Kolonbo komuştur ki anınla malûm oluna. Ve hem Kolonbo ulu müneccim imiş. Mezbur hartide olan bu kenarlar ve cezireler kim vardır, Kolonbonun hartisinden yazılmıştır."''

Piri Reis haritasının Kristof Kolomb haritasından kaynaklandığının önemli bir delili, Küba'nın yokluğudur. Kristof Kolomb seyahatnamelerinde Küba'nın bir ada değil, kıtanın uzantısı oldugunu yazmıştır ve Piri Reis haritasında da Küba bu şekilde gösterilir.

Notlarda "Antilya" olarak değinilen Karayipler hakkında çeşitli bilgiler verilir. Bir kenar notunda adı geçen "Izle de Spanya", (günümüzde Dominik Cumhuriyeti ve Haiti'nin bulunduğu) Hispanyola adasına karşılık geldiği anlaşılabilse de, bu kenar notunun yanındaki adanın şekli Japonya'ya benzemektedir. Macellan'ın seyahatlerinden önceki dönemde Atlas Okyanusu'nun batı kıyısında Asya olduğu kanısı yaygındı. Çin'e varmak amacıyla yola çıkan Kristof Kolomb'un yanına Uzak Doğu Asya haritaları almış oldugu bilinir, bu Kolomb'un Doğu Asya kıyılarını gösteren haritalara kendi keşfettiği yerleri eklemiş olması muhtemeldir. Haritanın bu bölgesindeki pek çok kıyı şekli Asya'nın doğu kıyılarına karşılık gelmektedir.

Karayipler'in çiziminde Piri Reisin iki haritadan yararlandığı anlaşılabilir. Sancuvano Batisdo adı iki farklı ada için (biri günümüz Porto Riko'sunda bulunan San Juan Bautista, öbürü Küçük Antiller'de yer alan Santa Maria de Guadalupe) kullanılmıştır, ayrıca Virgin Adaları iki kere çizilmiştir.

Güney Amerika'nın içerlerinde görülen dağlar Caneiro haritasında da görüldüğünden dolayı, Piri Reis'in kaynaklarından biri muhtemelen onun türevlerindendir.

Brezilya kıyıları konusundaki kenar notunda bu kıyıları kazara keşfetmiş Portekiz kaşiflerin ayrıntılı anlatılarından yararlandığını belirtir. Söz konusu kaşif şüphesiz 1500'de Hindistan'a giderken Brezilya'yı keşfeden Pedro Alvares Cabral'dir.

Haritadaki bazı yörelerin kaşiflerin Ceneviz'li olduğuna dair övücü ifadeler bulunması, ayrıca Kristof Kolomb'dan onun İtalyanca'da kullanılan adı olan 'Kolombo' olarak bahsetmesi Piri Reis'in Cenevizli kaynaklardan da yararlandığına işaret eder.


Haritanın kaynakları hakkında diğer teoriler

Piri Reis haritası 1960'lı yıllarda bazı bilim ötesi teorilere ilham kaynağı olmuştur. Charles Hapgood, haritada Güney Amerika'nın güney ucundan doğuya doğru olan uzantıyı, 16. yüzyılda henüz varlığı bilinmeyen Antarktika olarak yorumlamıştır. Bu kara parçasının haritada buzlu görünmemesi, Sahra çölünde ise göllerin görünmesi yüzünden Hapgood, Piri Reis'in kullandığı kaynaklar arasındaki bir haritanın, dünyanın onbin yıl önceki, ikliminin günümüzden çok farklı olduğu, bir dönemine ait olduğunu öne sürmüştür. Bu iddiaya göre Piri Reis, tarih öncesi çağlarda yaşamış bir medeniyetten kalma bir haritadan yararlanmıştır. Erich von Daniken ise ''Tanrıların Arabaları'' adlı kitabında, Piri Reis haritasındaki bazı şekil bozukluklarını açıklamak için, uzaylı bir medeniyetin uzaydan çektiği dünya fotoğraflarından yararlanılmış olduğunu iddia etmiştir.

Ancak, bu görüşler bilimsel çevrelerderde destek bulmamışlardır. Örneğin, haritada gösterildiği biçimiyle Nijer nehrinin yatağı, Sahra'da olmuş olabilecek göllerden beslenemeyecek kadar yüksek bir irtifadadır. Haritanın pek çok ayrıntısı dünyanın uzaydan görünümüne uymacak derecede hatalıdır. Üstelik, Antarktika teorisiyle çelişkili olarak, Piri Reis'in kendisi, bir notunda haritanın alt kısmındaki kara parçası hakkındaki bilgileri rotalarından çıkıp kaybolmuş Portekizli denizcilerden aldığını, onların dediğine göre o yörenin çok sıcak olduğunu yazar.

Haritada Güney Amerika kıyılarının doğuya doğru dönmesinin bir açıklaması, Güney Amerika'nın doğru çizilmesi halinde haritanın üzerine çizildiği kıymetli ceylan derisinde ona yer kalmayacağıdır. Bu görüşe göre Piri Reis, haritaya bir ekleme yapıp onun güzelliğini bozmaktansa Güney Amerika kıyılarını haritasının alt kısmına kaydırmıştır.


Sonuç

Piri Reis haritası, yapıldığı dönemdeki yirmi haritadaki coğrafya bilgilerini, yanlışları ve doğruları ile bütünleştirmiş tarihî bir belgedir. Bu haritaların bir kısmının düşman sırrı olması ve kenar notlarının tutsak edilmiş İspanyol ve Portekizli denizcilerin ifadelerini de içermesine bakılırsa, bu aynı zamanda değerli bir denizcilik istihbarat çalışmasıdır. Bunca malzemenin bir elde toplanabilmesi Osmanlı Bahriyesinin 16. yy'daki askeri gücünün bir göstergesi olarak görülebilir.
 
109044f27183e58722.jpg


Ceylan derisine 8 renkli olarak çizilmis haritanın parçası 69 x 70 cm ebatlarındadır. Bu harita da birinci harita gibi portolan tarzında, dört büyük, iki de küçük pusula gülü çizilerek yapılmıştır. Kenar notlarından biri bu haritanın Piri Reis tarafından yapıldığını belirtir. Diğer kenar notları çesitli açıklayıcı bilgiler içerir.

Grönland'ın güneyinde görünen, Kanada'daki Newfoundland, "Terra Nova", Labrador da " Baccalao" isimleri ile gösterilir ve buraların Portekizliler tarafından keşfedildiği yazılıdır. Terra Nova 1500'de Portekizli Carl Real, Labrador da 1501'de kardeşi Miguel Real tarafından keşfedilmişlerdir. Orta Amerika hizasında bir notta karadan giderek okyanusa ulasmayı amaçlayan bir kaşiften söz edilir. Bu muhtemelen 1513'de karadan Pasifik Okyanusuna ulaşan Portekizli Balboa'dır.

Piri Reis'in ikinci dünya haritasında adalar ve kıyılar son keşiflere dayalı olarak çizilidir. Birinci haritasında Porto Riko'da gösterilen San Juan Batisto, bu haritada Florida'da gösterilmiştir. Kristof Kolomb'un hatalı haritasından etkilenmiş olan birinci haritasının aksine, bunda Bahama, Antiller, Haiti ve Küba oldukça doğru çizilmişlerdir. 1517 ve 1519'da keşfedilmiş olan Yukatan ve Honduras yarım adaları da mevcutturlar. Küba "Isla di vana" diye adlandırılmıştır. İlk haritada olmayan Yengeç Dönencesi bu haritada (enlemi biraz hatalı olarak) çizilmiştir. Piri Reis bunu "Günuzadısı" olarak adlandırıp yanına "Bu hat gün gayet uzadığı yere işarettir" yazmıştır.

Piri Reis bu haritasında keşfedilmeyen yerleri beyaz bırakarak, kenar notlarında bunları bilinmediği için çizmediğini belirtir. İlk haritasından daha büyük ölçekli ve gelişkin olan ikincisi, teknik olarak döneminin en ileri örneğidir.

 
Piri Reisin Cizdigi Ilk Dünya Haritasinin Amerikan Kitasiyla Karsilastirilmasi


109044f27183e62b34.jpg




109044f27183e6cf4a.jpg


 
DoLuNaY verdiğiniz bilgi paylaşımı için teşekkürler :)

Piri Reis falcı olamaz çünkü falcılar, medyumlar vs gelecekten haber veremezler; atarlar tutar o da 40 yılın başında bir denk gelir.

Biliyorsunuz ki Gelecek hakkında peygamberler bile Allah'ın onlara verdiği bilgilerle sınırlıdırlar. Gelecek ile ilgili her şeyi tek bilen Allah C.C. dir.

Piri Reis'in haritası akıllara durgunluk veriyor ama biliyorsunuz ki Primatilerin bile sırlarını hala çözmediler hatta taşların taşınmasından tutun o yüksekliğe çıkartılmasına kadar birtakım gizli şeyleri açıklayamıyorlar.

Size bir örnek daha vereyim Allah bazı alimlere, velilere,evliyalara özel güçler demeyim de peygamberlerin özelliklerine yakın birtakım yetenekler vermiş , onlarda bu yetenekleri(güçleri vs)sayesinde insanların yapamayacağı şeyleri yapabilmişlerdir.

O zaman Allah istediği kuluna istediği her şeyi verebilir ki buna inananların bir itirazı olmaz; Allah Piri Reis'e belki rüyasında gitmediği, görmediği şeyleri göstermiş olmaz mı :)
 
@DoLuNaY verdiğiniz bilgi paylaşımı için teşekkürler :)

Piri Reis falcı olamaz çünkü falcılar, medyumlar vs gelecekten haber veremezler; atarlar tutar o da 40 yılın başında bir denk gelir.

Biliyorsunuz ki Gelecek hakkında peygamberler bile Allah'ın onlara verdiği bilgilerle sınırlıdırlar. Gelecek ile ilgili her şeyi tek bilen Allah C.C. dir.

Piri Reis'in haritası akıllara durgunluk veriyor ama biliyorsunuz ki Primatilerin bile sırlarını hala çözmediler hatta taşların taşınmasından tutun o yüksekliğe çıkartılmasına kadar birtakım gizli şeyleri açıklayamıyorlar.

Size bir örnek daha vereyim Allah bazı alimlere, velilere,evliyalara özel güçler demeyim de peygamberlerin özelliklerine yakın birtakım yetenekler vermiş , onlarda bu yetenekleri(güçleri vs)sayesinde insanların yapamayacağı şeyleri yapabilmişlerdir.

O zaman Allah istediği kuluna istediği her şeyi verebilir ki buna inananların bir itirazı olmaz; Allah Piri Reis'e belki rüyasında gitmediği, görmediği şeyleri göstermiş olmaz mı :)

orası öyle tabiki bizler sadece bir kuluz gelecegimizi bilemeyiz herşeyi tek bilen Yüce Allahımdır orasını bilemeyiz nasıl olmus nasıl yapmıs bilemem bilemeyiz malesef
 
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Piri Reis Haritası

PİRİ REİS HARİTASI HAKKINDA İZAHNAME [1]

TAM METİN

Türk Tarih Kurumu Yay. I. Dizi-Sayı 1

1. baskı 1935

2.baskı 1999


pirireis1.jpg


PİRİ REİS haritası, Topkapı Sarayının kadîm eserler müzesi haline getirildiği sıralarda, Millî Müzeler Müdürü Bay Halil Ethem tarafından, 1929 senesinde, bulunmuştur. Bay Halil Ethem bu haritayı, o zamanlar İstanbul'da misafir bulunan Alman müsteşriklerinden Prof. Kahle ile birlikte tetkik etti ve Prof. Kahle bu tetkiklerin neticesini 1931 senesi Eylülünde Layden'de in'ikat eden XVIII inci Müsteşrikler Kongresine bildirdi. Muhterem Türk ve Alman âlimlerinin bu keşfi ilim âleminin nazarı dikkatini celbetti ve Prof. Kahle'nin maruzası İtalyan ve İspanyol dillerine tercüme olunup, tabı ve neşredildi ; Viyana Üniversitesi Coğrafya Profesörü Oberhummer tarafından da 1931 senesi kânunuevvelinde, Viyana Akademisine bu keşfe dair izahat verildi.
Bazı Türk ve ecnebi gazeteler de Kristof Kolomb'un haritası unvanile mevzubahsimiz olan haritadan, noksan ve hatalı bir surette bahse girişmiş olduklarından, Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti, bu hataların tashihi maksadile Londra'da çıkan "The Illustrated London News" adlı resimli mecmuaya bir makale ile haritadan ve Piri Reisin "Bahriye" adlı kitabındaki resimlerden fotoğrafiler çıkartıp gönderdi ; bu makale ve resimler ingilizce mecmuanın 23 temmuz 1932 tarihli nüshasında intişar etti.

Profesör Kahle "Forschungen und Fortschritte" (" Forşungen unt Fortşritte" = Tetkik ve terakkiler) mecmuasının Temmuz 1932 tarihli nüshasında bu mevzua dair bir makale neşretti. Profesör A. Deissmann dahi 1933 senesi, Berlinde tab'olunmuş " Forschungen und Funde im Serai" ( "Forşungen unt Funde im Seray = Saraydaki tetkik ve keşifler) adlı bir tetkiknamesinde, Piri Reis haritasından bahsetti.
Nihayet Profesör Kahle, " Die verschollene Columbus - Karte von 1498 in einer türkischen Weltkarte von 1513" ("Di ferşollene Kolumbus -Karte fon 1498 in ayner türkişen Veltkarte fon 1513 " = 1513 tarihli türkçe bir dünya haritasında kaybolmuş 1498 tarihli Kolombos haritası) adlı bir risale yazıp 1933 senesinde neşretti. Bu risale Piri Reis haritasına dair hayli malûmatı ve haritanın iki fotoğrafisini ihtiva etmektedir [2].
Yukarda yazılan kısa bibliografya gösteriyor ki Piri Reis haritası, coğrafya âlimlerini alâkadar etmiş ve az zamanda bunun üzerine epey çalışılmıştır.
Millî tarih meselelerine derin vukufla verdikleri büyük ehemmiyet malûm olan Türkiye Cumhuriyeti Reisi Kamâl Atatürk, Piri Reis haritasını, Ankara'ya getirterek bizzat tetkik buyurdukları gibi, Devlet Matbaasında faksimile usulile teksirini de emreylediler. Cumhuriyet Hükûmetinin itina ve himmeti sayesinde en mükemmel matbaalar seviyesine ermiş olan Devlet Matbaası, bu haritayı aslından farksız denebilecek bir surette tab'a muvaffak oldu.
Bu haritayı vücuda getiren Piri Reis, XV inci asrın son rub'unda Türklerin Akdeniz Amirallerinden bulunan meşhur Kemal Reisin kardeşi oğludur. Tarih, Piri Beyin en son resmî vazifesi olarak, Kızıl Deniz ve Umman Denizi donanmalarının Amirallığını tesbit eder.
Piri Reis donanma kumandanlığı vazifesini ifa ettiği gibi, o zamanın denizcilik ilimlerile de meşgul olmuştur. Reisin denizcilik nazariyatındaki kudret ve meharetini, mevzubahsimiz harita ile "Bahriye" adlı kitabı açık göstermektedir. "Bahriye" Akdenizle o zamanlar Akdeniz kıyılarında bulunan şehir ve memleketleri tarif ve tersim ettiği gibi, denizciliğe, gemiciliğe dair de mühim malûmat verir [3].
Piri Reis, haritasını 1513 senesi Gelibolu şehrinde inşa ve tersim etmiştir ; ve bu tarihten dört
sene sonra, yani 1517 de, Mısır Fatihi Sultan Selim I e, Mısırda bulunduğu sıralarda bizzat takdim eylemiştir.

Harita, parşömen üzerine, renkli olarak, itina ile yapılmıştır.
Piri Reis haritasının elde mevcut kısmı, büyük kıt'ada bir dünya haritasının bir parçasıdır. Haritaya dikkatle bakanlar, şark tarafı kenarlarındaki haşiyelerin yarı yarıya kesilmiş olduğunu göreceklerdir. Bundan da istihraç olunabilir ki tekmil harita dünyanın o zamanlar malûm olan kısımlarını, yani Avrupa, Asya ve Afrika ile Amerikanın keşfedilmiş parçalarını göstermekte idi.

Müellif, haritasının bir haşiyesinde, haritayı telif ederken görmüş ve tetkik etmiş olduğu haritaları tafsil ile beyan eder; Antil kıyılarını tarif eden haşiyede işbu sahiller ve adalar için Kristof Kolomb'un haritasından istifade ettiğini söyler; amcası veya dayısı Kemal Reisin yanında esir olarak bulunan ve Kristof Kolomp ile üç defa Amerika'ya gittiğin ifade eden bir İspanyol'un sefer hakkındaki rivayetlerini tespit eder; Cenubî Amerika sahillerine ait haşiyelerde dört Portekiz'in yeni telif olunmuş haritalarını da gördüğünü beyan eyler. Kristof Kolomb'un haritasından istifade ettiğini şu satırlarla anlatır [4]:

"Bu isimler ki mezbur Cezayir'de ve kenarlarında kim vardır, Kolonbo komuştur ki anınla malûm oluna.... bu kenarlar ve Cezirelerde kim vardır, Kolonbonun hartisinden yazılmıştır [5]. "

Eser büyük bir dünya haritası olduğu için eski dünyayı gösteren birtakım haritaları da tetkik eylemiş, bilhassa kendi ifadesîne göre "İskender zamanında" telif edilen haritaları ve "Mappamondo" ları ve Müslümanlar [6] tarafından vücuda getirilen sekiz kıt'a haritayı tetkik ve mütalea etmiştir.

Bizzat Piri Reis, haritasının ne yolda telif olunduğunu, harita haşiyelerinden birisinde sarahatle anlatmaktadır :

"Bu fasıl işbu hartinin ne tarikle telif olunduğunu beyan eder. İşbu harti misalinde harti asır içinde kimesnede yoktur. Bu fakirin elinde telif olup şimdi bünyat oldu. Hususan yirmi miktar hartiler ve Yappamondolar (Mappa Mondo) dan - yani İskenderi Zülkarneyn zamanında telif olmuş hartidir ki rubu meskûn anın içinde malûmdur; Arap taifesi ol hartiye Caferiye derler-anın gibi sekiz Caferiyeden ve bir arabî Hint hartisinden ve dört Portukalın şimdi telif olmuş hartilerinden kim Sint ve Hint ve Çin diyarları hendese tariki üzerine ol hartilerin içinde mesturdur, ve bir dahi Kolonbo'nun Garp tarafında yazdığı hartiden bir kıyas üzerine istihraç edip bu şekil hâsıl oldu; şöyle ki bu diyarın artisih bahriler içinde nice sahih ve muteber ise, mezbnr harti de dahi yedi derya ile sahih ve muteberdir."

Piri Reis haritasında asrın beynelmilel sayılan harita an'anelerine riayet ettiğini "Bahriye" sinde hususî bir fasıl içinde zikretmektedir : şehirler ve kaleler kızıl hatlarla, ıssız mahaller kara hatlarla, döküntüler, taşlıklar siyah noktalarla, sığlık ve kumluk yerler kızıl noktalarla, gizli kayalar ıstavroz işaretile gösterilmiştir.

Piri Reis haritasında dikkate şayan noktalardan birisi, Afrika'nın Muhiti Atlasi sahilindeki mevkilere verilen adlardır. Babadağı, Akburun, Yeşilburun, Kızılburun, Kozlukburun, Altınırmak, Güzel körfez.... gibi ki bunların hepsi öz Türkçe'dir.

İkinci bir nokta da haritanın bir kopya olmayıp, muhtelif haritalardan ve Reisin ve dostlarının müşahedelerinden istifade suretile yapılmış orijinal bir eser olmasıdır.

Teessüf olunur ki elimizdeki bu pek mühim harita, ancak bir parçadır ; başka parçaları kopup kaybolmamış olsa idi, 1513 senesinde yapılarak eski ve yeni dünyayı bir arada gösteren Türkçe mükemmel bir harita elimizde bulunmuş olurdu. Kristof Kolomb'un seyahatleri XV inci asrın son ve XVI ıncı asrın ilk senelerinde (Kolomp dördüncü seferinden 1504 te dönmüştür) olduğuna göre yeni keşiflerden pek az zaman sonra yapılan böyle bir harita, bütün dünya kıt'alarını bir arada gösteren ilk haritalardan biri demektir.

Hasılı, XVI ıncı asrın başlarında tersim edilen bu harita muhtelif noktai nazarlardan çok kıymetli bir Türk eseridir.

Piri Reis, haritasının kenar yazısında, Kristof Kolomb'un haritasından ve Portekiz haritalarından istifade ettiğini söylüyor. Kolomb'un şimdiye kadar bulunamamış haritasından istifade iddiası, şu suretle izah edilebilir: Türk bahriyelileri, Akdeniz'in Garp havzasında 1501 senesi ettikleri bir deniz muharebesinde İspanyol gemilerini zaptetmişlerdi; ve bu gemilerden birisinde Amerika'dan getirilmiş eşya bulmuşlardı. Kristof Kolomp, malûm olduğu üzere, üçüncü seyahatinden 1500 senesinde dönmüştü. Bu malûmata göre, Kemal Reis tarafından İspanyol gemisinde zaptolunan eşya arasında Kristof Kolomb'un haritası da bulunmuş olsa gerektir.

Amerika kâşifinin bu büyük keşfinden sonra tersim ettiği malûm olan harita şimdiye kadar hiçbir yerde bulunmamış olduğundan, Piri Reis haritası, Kolomb'un haritasına müteallik pek mühim bir memba demek olur. Kıymetli bir âlim ve kartoğraf olan Türk Reisi, iddia ettiği veçhile, Kolomb'un haritasını hakikaten elde ederek kendi haritasının çizilmesinde ondan istifade etmiş midir? Meselesini uzun, derin tetkikeden Alman Profesörü Kahle, Piri Reis'in iddiasının doğru olduğunu tespit etmektedir [7].

Türklerin medeniyetleri cihetinden de, bu harita büyük bir ehemmiyeti haizdir. XV inci asır sonları ile XVI ıncı asır başlarında yeni dünyanın keşfi, Osmanlı İmparatorluğu'nun menafiine doğrudan doğruya temas etmediği halde, Türk âlimlerinin bu keşfi pek yakından ve çok alâka ile takip etmiş olmaları, coğrafya ilminde ve harita tersiminde fevkalâde bir iktidar göstermeleri [8], o zaman Türklerinin Avrupa medenî hareketleri içinde bulunduklarını ispat etmektedir. Piri Reis'in yukarda zikrettiğimiz "Bahriye" adlı kitabı da bu hususun başka bir delilidir; çünkü "Bahriye" o zamanlar Akdeniz'e dair yazılan eselerin en mükemmellerindendir.

Piri Reis haritasındaki haşiyelerin bazıları pek kolay okunamamaktadır. Haritayı mütalea edenlere kolaylık olmak için Cemiyetimiz azasından, eski ve bozuk yazıları okumakta mümaresesi olan Bay Hasan Fehmi'den o yazıların tetkikı rica edilmişti. Bay Hasan Fehmi çoğunu okumağa mavaffak oldu; okuyamadıklarını da ayrıca işaret etti.
Haritanın garbı şimalî kenarından başlanarak cenuba doğru inilmek, sonra çepçevre ve merkeze doğru helezonî dolaşılmak üzere yazılar numaralanmıştır. Numara sırasile haşiyeler aşağıya naklolunmuştur.

I - . . . . . . (Okunamıyor).

II - Bu diyarlar imaretliktir. Cümle halkı üryan yürürler.

III - Bu diyara Antilya vilâyeti derler. Gün batısı canibidir. Dört cins tuti olur imiş, ak, kızıl, yeşil, kara. Halkı tuti etini yerler ve taçları cümle tuti yünündendir. Bunda bir taş olur, siyah mehenk taşına benzer, halkı nacak yerine anı kullanırlar imiş. Gayet te berk taş olduğunu . . . . . . ; biz ol taşı gördük.
(Not - Piri Reis Bahriyesinde der ki: "Akdeniz'de elde ettiğimiz düşman kemilerinde hem bu tuti yününden olan külâhlardan bir tanesini ve mehenk taşına benziyen taşı bulmuştuk.)

IV -

pirireis3a.jpg


(İşbu haritayı Kemal Reisin biraderzadesi unvanile müştehir Piri ibni Hacı Mehmet 919 senesi muharreminde [ yani 1513 senesi 9 Mart ile 7 Nisan arasında ] Geliboluda tahrir eylemiştir.

V - Bu fasıl işbu kenarların vedahi cezairin nice bulunduğunu beyan eder.

İşbu kenarlara Antilya kıyıları derler. Arap tarihinin sekiz yüz doksan altı yılında bulunmuştur. Amma şöyle rivayet ederler kim Cinevizden bir kâfir adına Kolonbo derler imiş, bu yerleri ol bulmuştur. Meselâ mezbur Kolonbonun eline bir kitap girmiş ki Mağrip Denizinin nihayeti yani gark (garp) tarafında kenarlar ve cezireler ve türlü türlü madenler ve dahi cevahir dağı vardır deyu bu kitapta bulur. Mezbur kitabı tamam mütalea ederek Cineviz ulularına bu kaziyeleri bir bir şerh edip eydür : gelin, bana iki pare gemi verin, varayım, ol yerleri bulayım, der. Bunlar eydürler: ey epter, Mağrip deryasının nihayeti payanı ve haddi(mi) bulunur? Buharı zulmetle doludur, derler. Mezbur Kolonbo görür ki Cinevizlerden çare yok, sürer, İspanya Beyine varır, hikâyeti bir bir arzeder. Anlar dahi Cinevizli gibi cevap verirler. Velhasıl bunlara Kolonbo hayli ibram eder. Ahir İspanya Beyi iki gemi verip bunun muhkem yarağın görüp eydür: ey Kolonbo, eğer senin dediğin gibi olursa, seni ol diyara kapudan ideyin, deyip mezbur Kolonboyu Bahri Mağribe gönderdi. Merhum Gazi Kemalin İspanyalı bir kulu vardı, mezbur kul Kolonbo ile üç defa ol diyara vardım, deyu merhum Kemal Reise hikâyet edip eydür: evvel Septe Boğazına vardık, dahi oradan gün batısı lodosun ikisinin ortasına... rast dört bin mil yürüdükten sonra karşımızda bir ada gördük; amma gittikçe deryanın mevci köpüklenmez olmuş, yani deniz sakin olup düzelmiş; ve Şimal yıldızı dahi - bahrîler puslalarında gene yıldız derler - ol yıldız gide gide dolunmuş görünmez olmuş; ve dahi eydür ki : bu tertipçe yıldızlar ol diyarda görünmez, gayri tertipçe görünür, der. Andan evvel karşıda gördükleri adaya demir korlar, ol adanın
halkı gelir, bunlara ok vurur, komazlar ki dışarı çıkıp haber soralar. Erkeği ve dişisi el okun atarlarmış. Ol okun demreni balık süğüğünden; ve cümlesi üryan yürürlermiş ve hem gayet... Görürler kim ol adaya çıkarmazlar, adanın öte yüzüne geçmişler, bir sandal görürler; bunları görücek sandal kaçıp karaya dökülürler. Bunlar sandalı almağa varırlar, görürler ki içinde adam eti var. Meğer bunlar bu tayfa imiş ki adadan adaya çıkıp adam şikâr edip yerler imiş. Mezbur Kolonbo bir ada dahi görüp ana varırlar, görürler kim ol adada ulu yılanlar var. Ol yere çıkmadan hazer edip bir gayri adaya dahi varırlar. Demir korlar, on yedi gün onda yatarlar. Bu adanın halkı görürler ki kendilere bu gemiden ziyan yok, varırlar, balık avlayıp filikasile bunlara getirirler. Bunlar da hoş görüp anlara sırça boncuk verirler. Meğer kim sırça boncuk ol diyarda muteber idiyin kitapta bulmuş imiş. Anlar boncuğu görüp dahi ziyade balık getirirler. Bunlar daim anlara sırça boncuk verirler. Bir gün bir avretin kolunda altın görürler, altın alıp boncuk verirler. Bunlar eydür: varın, dahi altın getirin, size dahi ziyade boncuk verelim, derler. Anlar varıp dahi vafir altın getirirler. Meğer bunların dağlarında altın madeni varmış. Bir gün dahi birinin elinde inci görürler. İnciyi alıp boncuk verirler. Bunlar görürler ki boncuk verirler dahi vafir inci getirirler. İnci bu adanın kenarında bir iki kulaç yerde bulunurmuş ve dahi ol diyardan vafir bakkam ağacını yükledip mezbur halktan ikisini alıp ol yıl içinde İspanya Beyine getirirler. Amma mezbur Kolonbo ol kişilerin dilin bilmeyip işaretle alışveriş ederlermiş. Ve bu seferden sora İspanya Beyi papaz ve arpa gönderip ekin biçim öğredip kendi tarikıne koymuş; bunların bir veçle mezhepleri yoğmuş, hayvan gibi üryan yürüyüp anda yatarlarmış. Şimdi ol diyarlar tamam açılıp meşhur olmuştur. Bu isimler ki mezbur cezairde ve kenarlarda kim vardır, Kolonbo komuştur ki anınla malûm oluna. Ve hem Kolonbo ulu müneccim imiş. Mezbur hartide olan bu kenarlar ve cezireler kim vardır, Kolonbonun hartisinden yazılmıştır.

VI - Bu fasıl işbu hartinin ne tarikle telif olduğunu beyan eder.

İşbu harti misalinde harti asır içinde kimesnede yoktur. Bu fakirin elinde telif olup şimdi bünyat oldu. Hususan yirmi miktar hartiler ve Yappamondolardan - yani İskenderi Zülkarneyn zamanında telif olmuş hartidir ki rubu meskûn anın içinde malûmdur; Arap tayfası ol hartiya Caferiye derler anın gibi sekiz Caferiyeden ve bir Arabî Hint hartisinden ve dört Portukalın şimdi telif olmuş hartilerinden kim Sint ve Hint ve Çin diyarları hendese tariki üzerine ol hartilerin içinde mesturdur, ve bir dahi Kolonbonun garp tarafında yazdığı hartiden bir kıyas üzerine istihraç edip bu şekil hâsıl oldu; şöyle ki bu diyarın hartisi bahriler içinde nice sahih ve muteber ise, mezbur harti de dahi yedi derya ile sahih ve muteberdir.
VII - Portukal kâfiri rivayet eder kim bu yerde gece ve gündüz kısalıcak iki saat olur, uzayıcak yirmi iki saat olur. Amma gündüzü gayet ıssı olup ve gecede gayet çiy düşer derler.
VIII - Portukal gemisi Hint vilâyetine giderken muhalif rüzgâra duş gelir kenardan; bunu rüzgâr kenardan . . . . . . . ken fırtınayile kıble canibine gittikten sora karşılarında bir kenar görürler, anın üzerine yürürler... görmüşler ki hûp demir yerlerdir. Demir korlar, sandalla kenara çıkarlar, görürler kim adamlar yürür, herbirisi üryan; ve lâkin el okun atarlar, demrenleri balık süğüğünden. Bunlar anda sekiz gün yatarlar, o halkla satı pazar ederler işareyile. Bu diyarları ol barça görüp yazmıştır ki....çekip durur. Mezbur barça Hinde gitmeyip döner, Portukala varıp haber verir.... Bu kenarları tafsilile yazarlar; anlar bulmuş (?) oldu.
IX - Ve bu diyarda ak kıllı ve bu şekilli canavar ve dahi altı boynuzlu kâvlar olurmuş; Portukal kâfiri hartilerinde yazmışlar....
X - Bu diyarda imaretlik yoktur, cümle haraptır ve ulu yılanlar olurmuş ; ol sebepten Portukal kâfiri bu kenarlara çıkmazlar imiş; ve hem gayet ıssılar olur imiş
XI - Ve bu dört pare gemi Portukal gemisidir. Hem şekli yazılmıştır. Mağrip diyarından Habeş burnuna geçerler kim Hinde gideler. Şuluk üzerine yürürler. Bu körfezi arkırı geçmeğe dört bin iki yüz mildir.

XIi - . . . . . . bu kenarda bir kale
. . . . . olur zira
. . . . . iklimde altın
. . . . . halat iledüp
. . . . . nde ölçerler imiş
(Not - Bu beş satırın beherinin yarı yerlerinden eksik olması haritanın kesildiğine en sarih delildir.)

XIII - Ve bir Cineviz kükesi Flandırdan gelirken fırtına bulup önüne katar; zarurî giderken bu adaların üzerine çıka varır, ve bu adalar bundan menkuldür.
XIV - Rivayet ederler kim zamanı evvelde Sanvolrandan ( Santo Brandan ) derler bir papaz yedi deryayı gezmiş derler. Mezbur bu baluğun üzerine uğramış kuru yer sanıp baluk üzerine ot yakmışlar; baluğun sırtı kızıcak denize dalmış, bunlar sandala koyulmuşlar, gemiye kaçmışlar. Bu ahval Portukal kâfirinden zikrolunmaz. Kadîm Pappa Mondalardan mankuldür.
XV - Bu hurda adalara Undizivercine deyu ad koymuşlardır, yani on bir bikr demek olur.
XVI - Ve bu adaya Antilya adası derler. Canavar ve tuti ve bakkam gayet çoktur, veli imaret değildir.
XVII - Bu kenarları bu barça fırtına ile gelip düştükde . . . . . . . . . . Adına Nikola di Cuvan derler. Hartisine yazmış ki bu ırmaklar kim görünür ekseri hep altın toprağıdır. Suyu kaçtıktan sonra kum içinden altın toprağını vafir devşirlermiş ; hartisinde ...
XVIII - Portukalın fırtına bulup bu diyara gelen barçası budur. Tafsili kenarda yazılmıştır. (Not - Bahsedilen tafsilât VIII numaradadır.)
XIX - Portukalkâfiri burdan gün batısı canibine geçmez. O canip hep İspanyanındır.Bunlar kavil etmiştir ki iki bin mil Septe Boğazının günbatısı tarafında sınır etmişlerdir. Portukal ol canibe geçmez, amma Hint canibi ve cenup canibi hep Portukalındır.
XX - Ve bu karaveleyi fırtına bulup geldi, bu adaya düştü; ismine Nikola Cuvan derler. Ve bu adada vafir birer boynuzlu kâv çoktur. Ol sebepten bu cezirenin İzle (de) vaka derler, yani sığır adası demek olur.
XXI - Bu Karavelenin reisine Mesir Anton Cineviz derler, amma Portukalda büyümüştür. Bir ün mezbur karavelesile fırtına bulup gelmiş, bu cezirelere düşmüş ; vafir zencebil bulup bu adaları ol yazdı.
XXII - Bu denize Bahri Mağrıp derler, amma Efrenç tayfası Mar de İspanya derlerdi, yani İspanya Denizi demek olur. Şimdidek bu isimlerle meşhurdu. Amma Kolonbo ki bu deryayı açmıştır ve bu cezairi ol malûmetmiştir, dahi Portukal kâfiri ki Hint diyarın açtılar, bu cümle birbirile ittifak ettiler kim işbu deryaya yeni isim vereler. Bu deryanın adını Ovosano (Oseano) kodular, yani Sağ yumurta demek olur. Bundan evvel fikirleri bu imiş ki bu deryanın haddü payanı olmaya, ötesi zulemat ola-Şimdi gördüler kim bunca kenar denizi kuşadıp durur; bu derya bir göl gibi olduğu için Sağ yumurta deyu ad verdiler. Sah.
XXIII - Bu yerde bir boynuzlu kâv olur ve hem bu şekilli canavarlar olur.
XXIV - Bu canavarın yedi karış boyu vardır., gözünün aralığı bir kariştır; amma selimi nefs imiş.[9]
Türklerin XVI ıncı asırda ilme hizmetlerinin kat'î bir vesikası olan bu haritanın basılmasını emir buyuran Hami Başkanımız Uluğ Kamâl Atatürk'e Türk Tarihi araştırma kurumunun sonsuz şükran ve minnettarlık hislerini arzederek, bu mukaddemeyi bitiriyorum.

Türk Tarihi Araştırma Kurumu

Başkanı

Yusuf Akçura


[1] Burada Piri Reis haritası hakkında yazdıklarım, yalnız şahsî tetkiklerimin neticesi değildir; T. T. T. Cemiyeti İkinci Reisi ve Millî Müzeler sabık Müdürü Bay Halil Ethem ve T. T. T. Cemiyeti Umumî Kâtibi ve sabık Maarif Vekili Dr. Reşit Galip ile İstanbul Üniversitesi Profesörlerinden M. Fuat Köprülü, Maarif Vekâleti Kütüphaneler Müdürü Bay Hasan Fehmi ve Ankara Etnografya Müzesi Müdürü Bay Osman Ferit lerin tetkiklerinden ve Almanyada Bonn Üniversitesi Profesörlerinden Paul Kahle Cenaplarının Piri Reis haritasına dair neşrettiği makalelerden istifade edilerek, kaleme alınmıştır. Ziraat doktorlarımızdan Bay Hikmet de Prof. Kahle'nin bu meseleye ait son eserini Türkçeye tercüme ve Dr. Wittek Piri Reis haritasının okunmasında ve bu izahnamenin dikkatle tercümesinde hizmet ederek büyük yardımda bulundular. "Son Posta" gazetesi muharrirlerinden İbrahim Hakkı Bey, gazetesinde Piri Reis haritasına dair geniş muhite ilk malûmatı vererek, harita üzerine herkesin dikkat nazarını celbetmiştir. Bu kere de harita haşiyelerinin doğru okunmasında cemiyetimize yardım etti. [2] Profesör Kahle'nin bu eseri Walter de Gruyter u.Co., Berlin und Leipzig, tarfından tabı ve neşrolunmuştur.
[3] Piri Reis, "Bahriye" sini mevzuubahsimiz olan haritasından sekiz sene sonra müsvedde olarak Geliboluda hazırlamış, yedi sene sonra ıslah ve tebyiz ederek İstanbulda Kanunî Süleymana takdim eylemiştir. Bu yazma eserin müteaddit nüshaları İstanbul kütüphanelerinde ve bazı Avrupa kütüphanelerinde mevcuttur: İstanbul kütüphanelerinden Ayasofya, Topkapı Sarayı, Nuru Osmaniye, Süleymaniye, Tersane, Üniversite, Köprülüzade Fazıl Ahmet Paşa, Ali Emirî Efendi kütüphanelerinde muhtasar veya mufassal bir, iki, hatta bazılarında üç nüsha vardır.
Avrupa kütüphanelerinden Dresden kütüphanesinde, Bolonya Üniversite kütüphanesinde ve Parisin Millî kütüphanesinde de nüshaları bulunduğu malûmumuzdur. İstanbul kütüphanelerinde bulunabilen mufassal nüshaların en eskiden yazıldığı tahmin olunan ve en mükemmel ve kıymetlisi olan Ayasofya kütüphanesinde 2612 numara ile mukayyet nüshadan faksimile edilerek basılan "Bahriye" kitabı pek yakında intişar edecektir.

[4] Piri Reis, "Bahriye" sinin mukaddemesinde haritalara dair izahat verirken kendi haritası hakkında aynen şu satırları yazar:
"Bu fakir dahi mukaddema bir harti bünyat edip şimdiden olan hartilerden ez'afı muzaaf ziyade türlü tasarruflar gösterip Hint ve Çin bahriyelerinin taze çıkan hartileri ki Diyarı Rum'da kimesne anı bu zamandan malûm edinmemiştir, anları da bile kaydedip merhum ve mağfur Sultan Selim Han Hazretlerinin babı saadetmaabına nefsi Mısırda verilüp makbul olmuş idi."
[5] Bu kelimelerin altı bizim tarafımızdan çizilmiştir.
[6] Muahhar müsteşriklerin haklı olarak söyledikleri veçhile Arap medeniyeti demek yanlıştır; İslâm medeniyeti demek lâzımdır; çünkü bu medeniyeti vücuda getirenler, Arap lisanı kullanmakla beraber, hepsi Arap değildi; içlerinde Araplardan ziyade Pers ve Türk vardı.
[7] P. Kahle, "Die verschollene Columbus - Karte von 1498" , Einleitung, S, 9 - 10.
[8] "Bu harita Akdeniz üzerine mühim bir eserini bildiğimiz ve eserinin içindeki malûmat ve haritalara göre cok şayanı itimat olan fevkalâde muktedir bir Türk coğrafyacısı tarfından çizilmiştir. Mahallerinde yapılan en ince tetkikat göstermiştir ki bu eserin içindeki malûmat hakikate tamamen tevafuk etmektedir." P. Kahle, "Die verschollene Columbus- Karte von 1498", Einleitung, S.9.
[9]XXIII ve XXIV numaralı haşiyeler "Cihan Haritacılık Tarihi" adlı mühim bir eser yazan ( bu eser henüz tabı ve neşrolunmamıştır) Erkânı Harbiye Harita Umum Müdür Muavini Kurmay Albay H. Abdurrahmanın bu eserindeki okuyuşundan iktibas olunmuştur.
[/FONT]
 
Geri