Piranalar Hakkında Bilinmeyenler

Konu sahibi son olarak 1273 gün önce görüldü

Piranaların popülerliğini başlatan kişi Roosevelt'ti.

teddy-roosevelt_0.jpg


1913 yılında Roosevelt Güney Amerika'ya gitmiş ve orada hayvanlar ve kuşlarla ilgili birçok gözlem yapmış. Döndüğünde ise bunla ilgili bir kitap yazmış. Yazdığı bu kitapta piranalardan 'Dünya'nın en vahşi balığı' olarak bahsettiği için bu canlılar oldukça popüler hale gelmiş.

Piranalar tatlı su balıklarıdır.

92670c3fa78af2994ffe5fda5eaf07c2.jpg


Birçok akvaryum balığı akrabaları vardır. Doğal yaşam alanı Amazon Havzası'dır.

Avını tuzağa düşürmek için bazen korkak davranışlar sergilerler.

giphy-downsized-large.gif


Genellikle sürüler halinde birbirlerinden destek alarak kendi vücutlarından kat kat büyük canlılara saldırırlar. Küçük canlılara ise, önce 1-2 ısırık alıp geri çekilip, sonra bir anda saldırırlar.

Silah ve diğer savaş aletleri yapımında pirana dişleri kullanılır.

giphy.gif


Dişleri sürekli yenilenir. Eskiyen dişlerin yerine tıpkı köpek balıklarında olduğu gibi yenisi hemen çıkar.

Fosil kayıtları, piranaların 25 milyon yıl öncesine kadar geçmişleri olduğunu söylüyor.

fishfossil.jpg


2007'deki çalışmalara göre Amerikan Güney piranalarının yaklaşık 9 milyon yıl önce atalarından uzaklaştığı sonucuna varılmıştır. Yaklaşık 5 milyon yıl önce ise Atlantik Okyanusu yükselmeye ve (Amazon dahil) Güney Amerika'da akan nehirlerin taşkın ovaları içine genişlemeye başlamış. Bu yüksek tuzlulukta piranaların yaşaması mümkün olmadığından çoğunun da daha yüksek kesimlere göç ettiği biliniyor.

Onlar da dişlerini gıcırdatıyorlar.

giphy.gif


Piranalar sürü içinde başka bir balıkla mücadele edecekleri sırada gaz kesesi organlarıyla sesler çıkarıyorlar. Üstelik farklı frekanslarda. Dişlerini gıcırdattığında ise avının peşini bırakmayacağı anlamına geliyor.

Balık pullarıyla bile beslenebilirler.

940309__0_0.jpg


Catoprion mento türü balık pulları üzerinden de beslenir. Proteinli mukus katmanları olan pulların, iyi bir besin kaynağı olduğu düşünülüyor.

Suya düşen memeli ve kuşları tüketirler.

e9f20edfd4d4_sf_4.jpg


Suya giren büyükbaşlara veya suya düşen kuşlara sürüler halinde saldırıyorlar. Sürüler halinde saldırdıklarında canlının ne kadar büyüklükte olduğunun bir önemi yok onlar için.

Vücut renkleri kamuflajlarını sağlıyor.

piranhas-eating-cows-589726451.jpg


Gümüş ve kırmızı renklerden oluşan vücutları çamurlu sularda daha kolay kamuflaj sağlıyor. Böylelikle av olmaktan kurtuluyorlar. Yaşadıkları yere göre de türlerin renklerinde değişiklikler görebiliriz.

Sürekli kanla beslenmiyorlar.

4977287438_c9e65012ec_o.jpg


Sandığımız gibi kana doyumsuz bir yapıları yok. Diğer omnivor canlılar gibi bitki ve hayvanlarla besleniyorlar. Ancak çok aç durumdalarsa en ufak kan kokusu bile onları cezbedebilir.

Dişleri birbirine kenetlenebilir.

17934_RMBRbarny0125.jpg


Üst ve alt çenedeki dişler birbirine kenetlenebilir yapıdadır. Çene kemikleri o kadar kuvvetlidir ki 5-10 saniye içinde insan elini ezip, parçalayabilir.

Ailelerine düşkünler...

maxresdefault.jpg


Bir arada yaşayan canlılar olduklarından ailelerine de düşkünlerdir. Ama çok aç durumdalarsa onlara da acımayabilirler.
 
Suda yaşayan canlılar denizler nehirler göller her zaman ilgimi çekmiştir. Ve su altındaki eko sistem her zaman ürpertici olmuştur benim için. Bazen uyumadan önce, gece karanlığında helikopterle bir okyanusun üzerinden geçerken balinalar ve köpekbalıklarıyla karşılaşma ihtimalimin olabileceği bir bölgeye atıldığımı falan hayal ediyorum. Sonra o anları o kadar gerçekçi hissediyorum ki korkudan saçmalama olum yat uyu ya manyak mısın sen diyorum. Mazoşist ya da deli gibi bişeyim ben.
 
Geri