Persona

Konu sahibi son olarak 6 gün önce görüldü

Yapım: 1966 ~ İsveç
Tür: Dram
Oyuncular: Liv Ullmann Bibi Andersson Gunnar Björnstrand Jörgen Lindström Margaretha Krook
Yönetmen: Ingmar Bergman
Senaryo: Ingmar Bergman
Yapımcı: Ingmar Bergman
Görüntü Yönetmeni: Sven Nykvist
Görüntü Yönetmeni: Lars Johan Werle
Süre: 1 saat 25 dk
Gösterim Tarihi: 16 Mart 1967 (Türkiye)


Persona Bergman filmografisinin en şaşırtıcı ve en aykırı parçası Yönetmenin ustalığının ve modern sinemayı etkilemekle kalmayıp onu nasıl büyük ölçüde kendinden çıkardığının en güzel kanıtlarından biriSinamotografisinin ustalığını bir yana bırakırsak buradaki sinema dilinin günümüzdekinden geri kalan yanı yokSinematografi de işin içine girdiğinde Bergman fersah fersah öteye gidiyor Kuralları kim koydu diye merak ediyorsanız işte size Bergman sinemanın gerçek babası Örneğin Lynch Mulholland Çıkmaz'ını yazarken bu filmi en az on kez izlemiş olmalıdır Bir hemşire konuşmayı reddeden herhangibir psikolojik rahatsızlığı olmamasına rağmen çevresiyle iletişimi tamamen kesmiş bir aktristin bakımını üstleniyor İkisi bir yazlıkta birlikte zaman geçirirken birinin sessizliği nedeniyle açılan kışkırtıcı ve korkutucu kişilik çukuruna diğerinin (hemşirenin) karakteri düşüyor ve kendini en ince detayları ile açık etmeye başlıyor Ve bir süre sonra hemşirenin kendi karakteri yok olup tamamen aktristin karakteri içinde eriyerek şekil değiştiriyor (bibi andersson ve liv ullman'ın oyunculukları mükemmel) Sessizliğin gücü karakter olmak oynamak kişilik ve kadın kimliği (John Berger'in Görme Biçimleri'ndeki tezini hatırlamakta fayda var: özellikle kadınların kendilerinden beklenen kimlik ve içlerindeki gerçek kimlik arasındaki bölünmüşlükleri) üzerine bir başyapıt 1966 yılından sonraki sinemayı en çok etkilemiş ve hatta onu bizzat yaratmış olan filmlerden biri Persona Ama burada örneğin bir Potempkin Zırhlısı ya da bir Metropolis gibi ancak miras kağıtlarındaki yazı olabilecek yapacağını yapmış sonra da hükmünü uzun zaman önce kaybetmiş bir anlatı göremezsiniz Bergman'ın Persona'sı bugün bile tüm yönetmenlerin hayalini süsleyebilecek ve yapıldığı anda tüm dünyanın önünde eğileceği gerçek sinema anlatısıdır Yapıldığı yıl bir kesimin takdirini toplamakla birlikte çok büyük bir kesim tarafından da acımasızca eleştirilmişti Ne var ki sonrasında kuralları koyan filmlerden biri oldu
 
Tek kelime ile mükemmel bir film. Öyle ki kimi konuşmaların dakikalarını not aldım, filmin tamamını izlemesem de o kısımları tekrar izlemek için.

Ingmar Bergman'ın diğer filmlerini de en kısa zamanda izlemeyi planlıyorum.
 
Tek kelime ile mükemmel bir film. Öyle ki kimi konuşmaların dakikalarını not aldım, filmin tamamını izlemesem de o kısımları tekrar izlemek için.

Ingmar Bergman'ın diğer filmlerini de en kısa zamanda izlemeyi planlıyorum.

The seventh seal / through a glass darkly izleyebilirsiniz
 
"Benim anlamadığımı mı sanıyorsun? Var olmak denilen o umutsuz düşü… Olur gibi görünmek değil, var olmak. Her an bilinçli, tetikte… Aynı zamanda başkalarının huzurundaki varlığınla kendi içindeki varlık arasındaki o yarılma… Baş dönmesi ve gerçek yüzünün açığa çıkarılması için o bitimsiz açlık… Ele geçirilmek, eksiltilmek ve hatta belki de yok edilmek… Her kelime yalan… Her jest sahte… Her gülümseme yalnızca bir yüz hareketi… İntihar etmek? Hayır. Fazlasıyla iğrenç…”
 
Geri