Paylaştıkça çoğalıyoruz...

Konu sahibi son olarak 3546 gün önce görüldü
Yazdıkça yazasım, anlattıkça anlatasım, konuştukça konuşasım geliyor. Birilerine birşeyler anlatmaktan bıkmamışcasına konuşmak istiyorum. Bildiklerimi anlatıyım, bildiklerinizi anlatın, birleşelim..


Sonra aklıma hep o bilgeye sorulan soru geliyor:
-Bir insanın zekasını neresinden anlarsınız?
-Konuşmasından.. der bilge.
-Peki ya hiç konuşmazsa?
-O kadar akıllı insan yoktur.


Susmak.. Bazen gerçekten susmak verilecek en güzel cevap. Kim ne kadar susabilir ki? Hele de benim gibi konuşmaya aşık olan bir insan ne kadar susabilir? Yeter artık sus deninceye, hatta o dendikten sonra hala anlatacak birşeylerin varlığına inanan ben deniz nasıl susabilirim ki? Ben susarsam; dünyan durur! Hatırlar mısın o cümlemi? Ben sana sustum..


Sustuğum insanların karşılığında susan insanlar da var. Mesela annemin amcası ölüm döşeğindeyken “Büşra’yı çağırın da bişeyler anlatsın bana” demiş. Gittim, yüzü bembeyaz. Artık öleceğini o kadar iyi benimsemiş ki. Son günlerim derken öyle mutluydu ki. Ben yine konuştum, yine anlattım. Güldü, güldük.. Ertesi günün akşamında öldü.


Öldü.. Öldü demek ne kadar da kolaydı halbuki.. Ben paylaştım, ben anlattım, o dinledi. Tıpkı bir ölünün mezarında uyurken başında Yasin okumamız gibi dinledi. O mutlu oldu, ben mutlu..


Konuşmayı seviyorum. Kendimi savunmayı, düşüncelerimi savunmayı, delilercesine konuşmayı. Sesini yükseltmeden konuşanları. Dokunmadan konuşanları. Gözlerimin içine dik dik bakmadan, sinirlenmeden, güzellikle konuşanları. Benle konuşanlar neden bütün sırlarını bana dökerler bilemedim hiç. Benim çok konuşmamdan mı, yoksa umursamaz bakışlarımın verdiği güvenden mi? Sırlarınızı unuttuğumdan mı yoksa?


Paylaştıkça çoğalın, konuşun, sessiz kalmayın. Neyse derdiniz, konuşarak halledin! Susmayın. İnsanın zekasını sessizliğinden değil, sesinden anlarız. Ses tonundan, konuşmasında kullandığı “ee, aa,ımm” lardan. Kelimeleri tam olarak çıkaramayışından veya çıkarabilmesinden..
 
Geri