Patlıcan Yangınları

Konu sahibi son olarak 1270 gün önce görüldü



İstanbul'u küle çeviren patlıcan yangınları

Dp3d5tNXcAAa94N.jpg


18-19.yüzyıl Osmanlı'sına gidiyoruz. Patlıcan mevsiminin İstanbul'un kabus aylarına döndüğü yıllara... Zira patlıcanın bol olduğu ağustos ve eylül aylarında ahşap konaklarında patlıcan közleme aşkıyla hareket eden, patlıcan tavasını ateşte unutan ya da kızgın yağın içine su damlaması gibi küçük kazalara sebep olan İstanbullular bu güzel şehirde arka arkaya büyük yangınlar çıkmasına sebep olmuş o yıllarda.

screen-shot-2017-10-02-at-1-12-28-pm.png


Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç'ın akademik çalışmasına göre o dönemde tüm evlerin ahşaptan olması, evlerin birbirine bitişik ve sokakların oldukça dar olması sebebiyle bir evde başlayan yangın hemen yanındaki eve sıçrayarak önce bir sokağı, ardından tüm mahalleyi kül ediyor, tarihe gömülmesine sebep oluyordu. Kızartılan ve közlenen patlıcanlardan meydana gelen ya da mangalın tam söndürülmeden bırakılması sonucu oluşan bu yangınlar o kadar yaygındı ki tarihe de "Patlıcan yangınları" olarak geçti ve büyük bir iz bıraktı.

0e15ce54ab51d47c2b965cc265c9c5a2.jpg


Öyle ki yazar Ragıp Akyavaş o dönemdeki patlıcan yangınlarını şöyle anlatıyor: "Şimdiki Üniversite meydanında (O zaman Harbiye Nezareti) Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre’si oynuyordu. Çırçır’da bir yangın çıktı. İki gün iki gece devam etti. İstanbul’un göbeğini Yemen çöllerine çevirdi. Bu afet patlıcandan çıktı. Zeyrek’de başlayıp Vefa’da stop eden yangın, bu da patlıcandan çıktı. Çocukluğumda Kadıköy’ün ortasında çıkan ve büyük bir sahayı kül eden yangın yorgancı İsmail Efendi’nin evinde patlıcan kızartılırken tavanın alev almasından çıktı."

Patlıcanın huzursuz ettiği başka ülkeler de var

vito-kebab--178015.jpg


Patlıcanın içindeki nikotin ise başka bir endişe sebebi olmuş dünyanın çeşitli ülkelerinde. Patlıcan yiyenlerin davranışlarının değiştiğine tanık olunmuş geçmiş yıllarda sırf bu sebepten ve "insanları delirttiğine" inanılarak patlıcan kara listeye alınmış.

Örneğin 16. yüzyıl İngiltere’sinde patlıcana bu özelliğinden dolayı "Mad Apple" (Deli Elma) deniyormuş ve hatta bu sebepten üretimi bir süre yasaklanmış. İtalya'da da patlıcanın insanları delirttiğine inanıldığı için ekimine sınırlama getirilmiş.

Fransa'daysa patlıcanın yüksek ateşe ve sara hastalığına neden olduğu düşünüldüğü için 1700’lü yılların ortasına kadar evlerin mutfaklarına sokulmamış.
 
Sen neymişsin be Patlıcan Aaa! Aaa! Aaa!
 
Mevzuyu bilmezseniz uzakten size yeni bir Emre Aydın şarkısı ismi gibi gelebilir.​
 
Patlican.
Patlasin senin kocan.
 
şimdide 2 kilo patlıcan nasıl alırız diye deliriyoruz.
meze olarak severim.
patlıcanı sevin.
 
"Üzme tatlı canını
Okşa patlıcanını" var bide. Herkes deyimler, şarkılar söylemiş patlıcana. Bi tanede benden olsun
 
üstteki üyenin yorumunu okumaya geldim gidiyorum
 
Geri