Paris'te Bedava Yapılabilecek 10 Şey

  • Kullanıcı aSena
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal - Yaşamdan Kesitler
Konu sahibi son olarak 2660 gün önce görüldü
14967_b_74.jpg


Pahalı Avrupa şehirlerinden Paris'te bedava yararlanabileceğiniz nimetler...
Seyahat etmek her geçen gün daha çok para gerektiriyor. Özellikle bazı Avrupa ülkeleri yüksek fiyatlarıyla dikkat çekiyor. Bu durumdan rahatsız olan vatandaşa da seyahat edilecek yerlerde herhangi bir ödeme yapmadan gerçekleştirilebilecek aktiviteleri tespit etmek kalıyor. Pahalı Avrupa şehirlerinden Paris de cep yakan yerlerden. Hem bütçenizi korumak hem de gerçek Paris’i yaşamak istiyorsanız listemize bir göz gezdirmenizi öneriyoruz.

1. Bedava açık hava sineması sizi bekliyor

Turistlerin Paris’e akın ettiği Temmuz ve Ağustos aylarında Plein Air sinemasının düzenlediği ücretsiz açık hava sineması etkinliklerini kaçırmamanızı öneriyoruz. Genellikle İngilizce gösterilen filmlerin gösterimi Paris’in en büyük parkı Parc de la Vilette’de gerçekleşiyor.

2. Petit Palais ve Modern Sanat Müzesi’ne gidin

Dünyaca ünlü sanatçıların sergilerinin yer aldığı modern sanat müzelerine Paris’te rastlamak mümkün. Petit Palais de bu müzelerden biri. Avrupa’nın 19 ve 20. yüzyılda geliştirdiği görsel sanatlara tanık edeceğiniz bu müzelerde zaman zaman bazı sergiler için yaklaşık 22 TL ödemeniz gerekebilir. Eğer böyle durumlar için ayırdığınız 22 TL’niz cebinize kalsın isterseniz, iç bahçede bulunan görkemli kafede bir kahve içebilirsiniz.

3. Père Lanchaise mezarlığında bir tur atın

Dünyanın en ünlü mezarlıklarından olan Père Lanchaise 43,93 hektarlık bir alana yayılmış. Paris’in en büyük mezarlığı olan Père Lanchaise ünlü simalara da ev sahipliği yapıyor. Balzac, Colette, Proust, Oscar Wilde, Molière, Chopin, Sarah Bernhardt, Isadora Duncan, Gertrude Stein ve Jim Morrison gibi isimlerin yer aldığı bu mezarlığı gezerken dilerseniz Ahmet Kaya’yı da ziyaret edebilirsiniz.

4. Paris’in tarihi kiliselerini keşfedin

Paris’e gidip de 12.yüzyılda inşa edilen Notre Dame Katedralini ziyaret etmeyen yoktur diye düşünüyoruz. Ancak şunu hatırlatmakta fayda var ki yürüyerek kolayca ulaşabileceğiniz pek çok tarihi kilise sizi bekliyor. Sainte-Chapelle ile başladığınız gezinize Paris’in en eski yapıtlarından St-Germain-des-Prés Manastırı ile devam edebilirsiniz. François-Miron sokağında bulunan St-Paul-St-Louis kilisesini de listenize ekleyebilirsiniz.

5. Lutèce Arenasına uğrayın

Gallo-Roman döneminden kalan bu önemli yapıt şehir merkezinin güneydoğusunda kalıyor. Pek çok turist tarafından fark edilmeyen bu arena dünyanın en büyük Roma amfi tiyatroları arasında. Gallo-Roman vatandaşların gladyatörleri ve tiyatroları izlediği alan İsa’dan önce birinci yüzyılda kurulmuştur.

6. Yemek yapmayı öğrenin

Eğer gerçekten keyifli bir tatil geçirmek istiyorsanız fırsatları takip etmenizde fayda var. Yemek yapmaya birazcık ilginiz varsa Fransız Mutfağı Federasyonu'nun (Fédération Française de Cuisine) 2007 yılında başlattığı ücretsiz yemek kurslarına katılabilirsiniz. Deneyimli olup olmamanızın bir önemi yok. Kurs katılmak isteyen herkese açık ancak dersler Fransızca işleniyor.

7. Paris’in bitpazarları ayrı güzel

Paris’e sadece 10 dakika uzaklıkta bulunan bitpazarlarına vardığınızda gittiğiniz yol için pişman olmayacaksınız. 20. yüzyıla ait tasarımları da bulabileceğiniz bu pazarlar maalesef 13.00’de kapanıyor. Bu sebeple erken kalkıp erken yol almanızı öneriyoruz. Şarap bile bulabileceğiniz bu bitpazarlarının bir kaçı şöyle: Marché aux Puces St-Ouen, Tartes Kluger ve Foire de Chatou.

8. Bedava yemek yiyin

Paris’in bütçenizi en çok sarsacak yanlarından biri de yemek. Karnınızı doyurmak istiyorsanız bu konuda da fırsatları iyi değerlendirmeniz gerekebilir. Tabii kimse size bedava yemek vermeyecek fakat özel günlerde bazı barlarda içki içtiğiniz sürece patates ve midyeye hiç bir ücret ödemeden kalkabilirsiniz. Parti atmosferi arıyorsanız Le Bouillon Belge etkileyici bira listesi ile hazır. Uygun fiyatlara alabileceğiniz kokteyllerinizin yanında bedava patates ve midye yiyebilirsiniz.

9. Paris’in üzüm bağlarını keşfedin

Paris’in sekizinci bölümünde bulunan Montmartre üzüm bağlarıyla ünlü bir yerleşim birimi. Jean-Pierre Jeunet’nin ödüllü filmi Amélie’nin çekimlerinin de yapıldığı bu yer şehrin en eski üzüm bağlarına sahip. Leziz şarapları deneyebileceğiniz bu alanda üzüm bağları için hiçbir şey ödemeden gezebilirsiniz.

10. St-Martin kanalının etrafında gezinin

Gerçek bir Parisli gibi vakit geçirmek istiyorsanız ağaçlarla ve köprülerle güzelleşen St-Martin kanalında mutlaka vakit geçirin. Tam bir yol haritası olmasa da kanalın batı kıyısında şık kafeleri ve alışveriş yapacağınız alanları bulabilirsiniz. Kanalın sol tarafında ise Henry IV tarafından 1607’de kurulan Saint-Louis hastanesini görebilirsiniz. Her iki kıyıda da piknik yapabileceğiniz alanlar bulunuyor ve bu bölgelerin kullanımı ücretsiz.

Antoloji
 
Geri