Paradise ve iFt Özel

Konu sahibi son olarak 140 gün önce görüldü
Çocuktum ben
Rüzgarla kanatlanırdı kollarım
Bulutlarda uyurdum kuş tüyü misali
Güneşle doğardım menekşelerin arasına
Süt kokusuyla doyardım
Boğulamazdım yakamozlu denizlerde
Korkardım arının çatık kaşlarından



Çocuktum ben
Solmayan tebessümlere şahittim

Yıldızlar süslerdi geceleri başucumu
Yağmur damlaları sulardı göz kapaklarımı
Çilekli dondurmaya benzetirdim dostlarımı
Sakızlı muhallebi tadındaydı hayallerim
Elma şekeri lezzetindeydi mutluluklarım



Çocuktum ben

Ağaç gövdelerine kazılıydı görmediklerim
Kalbim sadece kuş sesleriyle dolardı
Karanlık olan tek şey çikolatalardı
Başka gözler büyüledi gözlerimi
Kalbimin kapılarını zorladı gizemli gülüşler
Hiç acınmadan satıldı çiçekler ve kokuları



Çocuktum ben
Yabancının elleri tutuşturdu ayalarımı
Toz şekerler yapıştı pabuçlarımın altına
Hissedemez oldum en derin yaralarımı
Kelebekler avuçlarıma düştü cansız
Yolunu sorar oldum harikalar diyarının
Ağaç gövdeleri içi boş kalplerle kanırtıldı



Çocuktum ben

Çikolataları eritti karanlıklar
Güzel insanlar boyadı hayallerimi
Aşk masalları dinler oldum
Güvenemedim minik utangaçlığıma
Kalbimle orantısız büyür oldu bedenim
Şeker bayramı heyecanıyla çarptı yüreğim


Çocuktum ben
Masum sevgi çocuklara mahsustu anladım.
 
Hayırlı olsun sayfamızz:))
 
Sayfaniz hayirli olsun cok güzel baslamissin devamini okumaya sabirsizlaniyorum :cici:
 
58854_10151276215428352_1867216785_n.jpg
 
bn.jpg

Sadece göze alabildiğin uzaklıklar yakınındadır.
Ayakların, yüreğinden sonra basar yere, önce içinde tamamlarsın yolu...
 
sayfanız hayırlı olsun araya insan başağıda sıkıştırırdı :p:p
 
Başak seninle de açarız sayfa ne olacak yani:D
 
[YOUTUBE]Dg6gi34mqcI[/YOUTUBE]

Hep aynı sessizlikle geliyor gece
Hep aynı yalan dolan masalları dinliyorum yine
Hep aynı yüzler, hep aynı sesler peşimde
Anlatamıyorum, inandıramıyorum kendime
Sen benim yarım kalan cümlelerimsin
Hiç söyleyemediğim, söylemediğim o sözlerim
Sen benim hiç ısınmayan ellerimsin
Hiç unutamayan, unutmayan o kalbim
Sen benim eksik kalan yerimsin
Kapattığım pencereler, güneşlere çektiğim o perdelerim
Sen benim hiç sevmediğim sessizliğimsin
Kaybettiğim yolum, korktuğum karanlık, hiç tutamadığım o yeminlerim
Sen benim terk ettiğim şehirlerimsin
Düştüğüm çukur, uzanan ellerim, hiç tutunamadığım gidenlerim
Sen benim kovulduğum cennetimsin!
Eğdiğim yüzüm, sövdüğüm aydınlığa hiç açamadığım gözlerim.

Şarkımız ;)
 
[YOUTUBE]EFclhpu3Ou4&feature[/YOUTUBE]

Seni koynuma alırda yatarımm..
 
321597_118220448288363_1093286463_n.jpg


her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
her zaman güzel mi bu kadar,
bu esya, bu pencere?
değil,
vallahi değil;
bir iş var bu işin içinde...
- Orhan Veli -
 
483082_10151278530233352_510875771_n.jpg


Aşık olmak anlık bi şey..
 
[YOUTUBE]-tDFg71wPBw&feature[/YOUTUBE]
(Bugün günlerden hiç benim adım yok. Kanatlanıyor içimden binlerce siyah kelebek. Savruluyor rüzgârda yaprak gibi
Kalbim, uzaklarda bir yerde. Kalbim kayıp.)
Sessiz, yorgun, ağır, gözkapaklarım kapanıyor yine… Yine…
(Karanlığa dokunabiliyor sanki ellerim.)
Yıkık, dökük, bu şehrin duvarları birer birer üstüme yıkılıyor yine…
(Sadece sesler duyuyorum..)
Yine…
(Ayak sesleri uzaklarda..)
Kuş sürüleri terk ederken bu şehri, ardında yoksul ve kimsesiz çocuk gibi bırakıyor yine…
(Susuyorum.)
Yine…
(Sessizlik keskin..)
Ve sonbahar sinsice yaklaşarak peşinde köpek gibi bir yalnızlığı üstüme sürüklüyor yine…
(Bekliyorum)
Yine…
(Beklemek keskin)
Sözler hep yalan! Yeminleri unut!
Bir veda bir sebepsiz tokat gibi çarpıyor yine…
(Burdan gitmem gerek)
Yüzüme…
Şarkılar yalan! Duyduklarını unut!
Bir hikaye rüzgarın ellerinde savruluyor yine…
(Herşeyi unutmam gerek)
Yine!
Kestim! Akıttım! Damarlarımdaki kanımda akan o kirli siyah yalanları!
(Acımıyor bileklerim)
Olmadı!
(Acımıyor hiç)
Sildim! Çıkardım! Yüzümden kazıdım yüzüme çizdiğin o siyah derin yazıları!
(Acımıyor ellerim avuçlarım)
Olmadı!
(Acıtmıyor hiçbirşey)
Kustum! Tükürdüm içimde senden kalan o keskin o acıtan hatıraları!
(Acımıyor tenim, ve acımıyor)
Olmadı!
(Dokunduğun yerler)
Söktün! Defalarca diktim o küçük ellerinle açtığın ve sızlayan bütün yaralarımı!
(Acımıyor artık kalbim)
Olmadı!
(Kalbim)
Bana ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın çocuk!
(Sadece sessizce durdum ve öylece izledim bir meleğin ellerindeki ellerimin izlerini.)
Niye yaptın… Niye yaptın… Niye yaptın ahh çocuk!
(Sadece sessizce durdum ve öylece izledim bir meleğin ellerindeki kaderimin sökülüşünü.)
Bana ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın çocuk!
(Sadece sessizce durup öylece izlemek istedim bir meleğin ellerindeki kalbimi.)
Niye yaptın… Niye yaptın… Niye yaptın ahh çocuk!
(Sadece öylece durup sessizce izlemeyi istedim, sadece bir meleği sevmeyi.)
Göremiyorum, duyamıyorum artık dokunamıyorum çocuk!
(Hep bir şey eksik gibi ve hep bir şey yarım ve hep bir şey yok artık sanki.)
Anlatamıyorum anlatamıyorum artık ağlayamıyorum çocuk!
(Ne bir ışık var ne de bir şarkı artık sokaklarında bu kaybetmiş şehrin)
İnanmıyorum inanmıyorum artık inanamıyorum çocuk!
(Ne bir isim var duvarlarında, ahh ne de okunabilen bir cümle.)
Bilmiyorum bilmiyorum artık sevemiyorum çocuk!
(Sadece sessizce durdum ve öylece izledim bir meleğin ellerindeki ölümümü.)
Ne yağmur, ne kar, ne yüzüme vuran rüzgar, canımı yakan acıtan sonbahar, daha dinmedi çocuk!
(Öyle beyaz)
Seni silmedi çocuk!
(Öyle maviydi ki)
Alev alev yanan kirpiklerinde saçılan kıvılcımlarınla başlayan bu yangın daha sönmedi çocuk!
(Öyle güzeldi ki ve öyle..)
Sönemedi çocuk!
(Öyle masum ama… )
Bu viran şehirde, bu viran hikaye henüz bitmedi!
Bitmedi bitmedi bitmedi çocuk!
(Öyle yanlış öyle…)
Bitemedi çocuk!
(Öyle yanlış ki ve öyle… )
Bu aciz şarkılar, bu aciz dualar seni geri getirmedi getirmedi getirmedi çocuk!
(ve öyle çocuk)
Dönmedin çocuk!
(Kalbim…)
Bana ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın çocuk!
(Tüm maviler kirli şimdi ve tüm beyazlar utanç içinde ve sadece uyumak)
Bunu niye yaptın… Niye yaptın… Niye yaptın… Niye yaptın çocuk!?
(Uyumak istiyorum… )
 
Yanımda olsaydın anlatacak çok şeyim vardı sana,
Belki de susardım saatler boyu,
Konuşmam gereken hiçbir yerde konuşamadığım gibi...
 
269612_268359133274493_538695083_n.jpg

Yaşamak güzel şey doğrusu / Üstelik hava da güzelse / Hele gücün kuvvetin yerindeyse / Elin ekmek tutmuşsa bir de / Hele tertemizse gönlün / Hele kar gibiyse alnın / Yani kendinden korkmuyorsan / Kimseden korkmuyorsan dünyada / Dostuna güveniyorsan / İyi günler bekliyorsan hele / İyi günlere inanıyorsan / Üstelik hava da güzelse / Yaşamak güzel şey / Çok güzel şey doğrusu.
 
Geri