Hüma
Altın Üye
-
- Katılım
- Mart 2, 2012
-
- Mesajlar
- 11,609
-
- Tepkime puanı
- 1,447
-
- Puanları
- 353
Bu diyette genel mantık taş devrinde insanlar nasıl besleniyorsa o şekilde beslenmek. Yani tarım öncesi dönemde yenilenleri yememiz öneriyor. Arkasındaki mantık ise o zamandan bu zamana insanlar olarak sindirim sistemimizin çok da fazla evrim geçirmediği; o yüzden bugün yediğimiz birçok yiyeceğin bizim için zararlı olacağı.
Burada en önemli nokta karbonhidratlar. Paleoya göre tarım öncesi dönemde olmayan bakliyatlar, makarna, pilav, ekmek vs. gibi hiç bir gıdayı tüketmememiz gerekiyor. Karbonhidrat ihtiyacımızı ise o zaman atalarımızın toplama ve avlanma yöntemiyle giderdiği gibi sebze ve meyvelerden almamız gerekiyor.
Peki eğer karbonhidratlarımızı sadece meyve ve sebzeyle alırsak günlük kalori ihtiyacımızda oluşan açığı nereden kapayacağız? Paleoya göre cevabı yağlardan ve proteinlerden.
Kısacası beslenmemize dikkat ederken düşük yağ ve göreceli yüksek karbonhidratla besleniyorken Paleo bunun tam tersini savunuyor: Yüksek yağ, düşük karbonhidrat. Burada vücudumuzun enerji üretmek için yağ stoklarını kullanarak yağ oranımızın düşeceği varsayımı var.
Tabii ki Paleo'yu benimseyen, uygulayan ve başarılı olan binlerce örneği internette bulabilirsiniz. Belki de Paleo'nun en büyük destekçisi CrossFit sporcuları. O kadar yoğun egzersize rağmen karbonhidrat alımını düşük yağ alımını yüksek tutan CrossFit camiası aynı zamanda herkesin özendiği muhteşem vücut tipine sahip olmayı başarmış görünüyor.
Paleo'nun güzel yanlarından bir tanesi glisemik indeksi yüksek karbonhidratları resim dışı bırakarak kan şekerindeki hızlı artışları ve ileriki sahfada insülin direncinin ortaya çıkmasını engelliyor. Bu şekilde vücudumuzu yağ depolamaya sevk etmiyoruz. Üstüne üstlük yediğimiz sebze ve meyvelerle vücudumuzu alkali konumda tutarak yine yağ yakımını kolay hale getirebiliyoruz.
Paleo diyeti der ki:
Hiç Yemeyin: Şeker, Bakliyat, Ekmek, Makarna, Pilav, Aşırı Tuz, Patates, Süt Ürünleri
Doyana Kadar Yiyin: Et, Tavuk, Yumurta, Balık, Meyve, Sebze, Çerezler, Sağlıklı Yağlar.
Burada en önemli nokta karbonhidratlar. Paleoya göre tarım öncesi dönemde olmayan bakliyatlar, makarna, pilav, ekmek vs. gibi hiç bir gıdayı tüketmememiz gerekiyor. Karbonhidrat ihtiyacımızı ise o zaman atalarımızın toplama ve avlanma yöntemiyle giderdiği gibi sebze ve meyvelerden almamız gerekiyor.
Peki eğer karbonhidratlarımızı sadece meyve ve sebzeyle alırsak günlük kalori ihtiyacımızda oluşan açığı nereden kapayacağız? Paleoya göre cevabı yağlardan ve proteinlerden.
Kısacası beslenmemize dikkat ederken düşük yağ ve göreceli yüksek karbonhidratla besleniyorken Paleo bunun tam tersini savunuyor: Yüksek yağ, düşük karbonhidrat. Burada vücudumuzun enerji üretmek için yağ stoklarını kullanarak yağ oranımızın düşeceği varsayımı var.
Tabii ki Paleo'yu benimseyen, uygulayan ve başarılı olan binlerce örneği internette bulabilirsiniz. Belki de Paleo'nun en büyük destekçisi CrossFit sporcuları. O kadar yoğun egzersize rağmen karbonhidrat alımını düşük yağ alımını yüksek tutan CrossFit camiası aynı zamanda herkesin özendiği muhteşem vücut tipine sahip olmayı başarmış görünüyor.
Paleo'nun güzel yanlarından bir tanesi glisemik indeksi yüksek karbonhidratları resim dışı bırakarak kan şekerindeki hızlı artışları ve ileriki sahfada insülin direncinin ortaya çıkmasını engelliyor. Bu şekilde vücudumuzu yağ depolamaya sevk etmiyoruz. Üstüne üstlük yediğimiz sebze ve meyvelerle vücudumuzu alkali konumda tutarak yine yağ yakımını kolay hale getirebiliyoruz.
Paleo diyeti der ki:
Hiç Yemeyin: Şeker, Bakliyat, Ekmek, Makarna, Pilav, Aşırı Tuz, Patates, Süt Ürünleri
Doyana Kadar Yiyin: Et, Tavuk, Yumurta, Balık, Meyve, Sebze, Çerezler, Sağlıklı Yağlar.