Mueddeb
Platin Üye
-
- Katılım
- Şubat 19, 2014
-
- Mesajlar
- 16,478
-
- Tepkime puanı
- 209
-
- Puanları
- 323
-
- Konum
- Evden
"Bedensel Engelli Bir Çocuğa Sahip Bir Babanın Feryadı"
"ÖZÜRLÜ KİM ? KİM ÖZÜRLÜ ? KİMLER ÖZÜRLÜ ?"
Sözlükte "özür" kelimesi
"bir kusurun
bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme veya bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep
mazeret" olarak tanımlanır. "Özrüm vardı
gelemedim."
"Özür dilerim." gibi cümlelerle " özür" kelimesini gündelik hayatta çok kullanırız. Bir başka anlamı da "sakatlık
bozukluk
eksiklik veya elverişsizlik " olarak da ifade edilir. "Özürlü" de
"özrü olan
eksikliği
sakatlığı veya kusuru " olana denir.
Acaba gündelik hayatımızda özürlü kim ? Kim özürlü ? Kimler özürlü ? Bu soruları hiç kendimize sorduk mu ? Ben bu soruları her zaman kendime sorarım. Cevabını da yaşadığım çevreye bakınca bulurum. Doğuştan veya herhangi bir kazadan özürlü
engelli olmuş olabilirsiniz. Bu insanlar benim şahsımda hiç bir zaman "özürlü-engelli insanlar" değildirler. Sağlıklı olan bizler engelli insanlarımızın yüzlerine "sakat
özürlü" dememeliyiz.
Çünkü bu insanlarımız kendi iradeleri dışında engelli olmuşlar; kimisi bedensel
kimisi zihinsel
kimisi görme
kimisi işitme
kimisi de psikolojik engellilerdir. Engelli insanlarımız da bu toplumun bir parçasıdır. Ayrı bir dünyadan gelmediler onlar; başka bir yaratıkta değiller
aynı havayı teneffüs ediyor
aynı mekanları kullanıyor
aynı duyguları
aynı düşünceleri birlikte paylaşıyorsak
bu kardeşlerimizi oldukları gibi kabul etmeliyiz ve hayata kazandırmak için ne gerekiyorsa onu yapmalıyız.
Gerçek hayatta acaba " Bizler" gereğini yapıyor muyuz ? Sözde "Sağlıklı İnsanlar" engelli insanlarımıza yardımcı mı oluyorlar yoksa engeller mi koyuyorlar. Görünen şu ki özürlülere engeller çıkarılıyor. O zaman
özürlü kim? Kim özürlü ? Kimler özürlü ? İşte bu soruları toplumun her kesimine sormalıyız. Bedensel özürlüsünüz.
Yanınıza tuhaf sözde bir acıma duygusuyla biri geliyor: -Vah!... Vah!.. Vah!...Yavrum vah!...Sakatsın değil mi ? Nasıl oldu ? Çok yazık...." deyip
kusurunuzu; bedensel engelinizi bir şamar gibi suratınıza vuran ve sizin ezik o kalbinizi bir kez daha kıran bu insan mı özürlü
yoksa siz mi? Babanızın veya annenizin kucağında kalabalıklar arasında belediye otobüsüne güçlükle binmişsiniz. Sizlere hiç bir "Sağlıklı İnsan" yer vermemiş
taa otobüsün arkasına kadar gitmişsiniz. Babanızın veya annenizinn bir eli otobüsün tavanında asılı duran kayışta
bir eli de sizi kucağında tutmak için iyice kavramış
ayakta zor duruyor; ha düştü ha düşecek yere. Tepesinde bir oyana bir buyana sallandığınız hemen yanınızdaki koltukta oturan bir genç uyuma numarası yapıyor ya da camdan dışarı bakarak sizi görmezlikten geliyor. Bu genç miözürlü
yoksa sizi bin bir güçlükle kucağında tutmaya çalışan babanız veya anneniz mi?
Kaldırımlar yüksek yapılmış
yollar köstebek yuvasına dönmüş
bir türlü tekerlekli sandalyenizle gezemiyorsunuz. Bu kaldırımları sizin geleceğinizi hiç düşünmeden yüksek yapanlar ile açtıkları çukurları doldurmayarak insanların engelli olmasına sebep olanlar mı özürlü
yoksa siz mi?
Okumak istiyorsunuz. Önünüze bir çok engeller koyuyorlar. İlk engelinizde ilkokulda başlıyor. Okuldaki söz de eğitilmiş Yetkili "Bu çocuk SAKAT
bu okulda okuyamaz. Diğer sağlıklı çocukların PSİKOLOJİSİNİ bozar. Ayrıca bu çocuğu kucakta götürüp getiremezsiniz. Bu çocuğa göre uygun merdivenlerimiz
sınıflarımız ve tuvaletlerimiz yok." diye sizin "OKUMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜZÜ" engelliyor. Anneniz; o cefakar ve fedakar anneniz ise yetkiliye adeta yalvarıyor: -Ben yavrumu okutmak istiyorum. Karnımda nasıl dokuz ay taşıdımsa dokuz yıl bilemediniz doksan yılda olsa sırtımda taşıyacağım
yeter ki siz yavrumu okula yazın
diyor. Bin bir zorlukla okula nihayet kayıt oluyorsunuz. Sizin eğitiminizi engellemek isteyen
dört duvar odaya ömrünüzü mahkum etmek isteyen bu yetkili mi özürlü
yoksa doksan yılda olsa sırtımda taşırım diyen o çileli anneniz mi? Okula kayıt olmakla iş bitmiyor.
Hayatın acımasız çarklarında kırıla kırıla ama eğilmeden
yıkılmadan okulları birer birer;ilkokul
ortaokul
lise ve üniversiteyi bitiriyor sonra da bir işe girmek istiyorsunuz. Gerek devlet kapısında gerekse özel sektör sizin için hiç fark etmiyor; yeter ki midenize indirebileceğiniz bir sıcak çorbayı kazanacak bir iş olsun diyorsunuz. Hükümetlerce çıkarılan yasa gereği belli sayıda engelli (özürlü) insan çalıştırması gereken devlet ve özel sektörün hiç biri sizi engelli olduğunuz için işe almıyor. Alsa bile torpilliler girebiliyor. Sizler de sokaklarda dilenmeye mecbur kalıyorsunuz. Engelli insanlara iş ve aş vermeyen ve onları sokaklarda dilenmeye mecbur edenler mi özürlü
yoksa siz mi ?
Çocuğunuz bedensel özürlü.Bir devlet kurumunda çalışıyorsunuz. Devletin Hastahanesi'nin Sağlık Kurulu'ndan "Hastaya .cihazın temini ve kullanması uygundur" raporu almanıza rağmen
çocuğunuza uygun görülen cihazın değil
"mevzuatın uygun gördüğü cihazın ücretini ödeyebiliriz." diyorlar. Belki de bu cihazla çocuğunuz yürüme imkanına kavuşacak. Söz konusu cihaz da çok pahalı olduğundan kendiniz de alamıyorsunuz ve çocuğunuz ömür boyu tekerlekli sandalyeye bağlı kalıyor. Mevzuat gereği uygun görülen cihaza mahkum edilençocuğunuz mu özürlü
yoksa mevzuatta bir eksiklik mi var?
Örnekler saymakla bitmez. Bu anlattıklarım devede kulak misali. Kısacası; sadece bu dünyada kendilerinin yaşadığına inanan ve engelli insanlarımızın varlığından hiç haberi olmayan
belki de bir gün kendilerinin engelli olabileceklerini düşünemeyen HERKES ÖZÜRLÜDÜR.
"Selam ve sevgilerimle.Nice sağlıklı günlere........"
Şükrü BİLGİLİ
Bülent Altaç
"ÖZÜRLÜ KİM ? KİM ÖZÜRLÜ ? KİMLER ÖZÜRLÜ ?"
Sözlükte "özür" kelimesi
Acaba gündelik hayatımızda özürlü kim ? Kim özürlü ? Kimler özürlü ? Bu soruları hiç kendimize sorduk mu ? Ben bu soruları her zaman kendime sorarım. Cevabını da yaşadığım çevreye bakınca bulurum. Doğuştan veya herhangi bir kazadan özürlü
Çünkü bu insanlarımız kendi iradeleri dışında engelli olmuşlar; kimisi bedensel
Gerçek hayatta acaba " Bizler" gereğini yapıyor muyuz ? Sözde "Sağlıklı İnsanlar" engelli insanlarımıza yardımcı mı oluyorlar yoksa engeller mi koyuyorlar. Görünen şu ki özürlülere engeller çıkarılıyor. O zaman
Yanınıza tuhaf sözde bir acıma duygusuyla biri geliyor: -Vah!... Vah!.. Vah!...Yavrum vah!...Sakatsın değil mi ? Nasıl oldu ? Çok yazık...." deyip
Kaldırımlar yüksek yapılmış
Okumak istiyorsunuz. Önünüze bir çok engeller koyuyorlar. İlk engelinizde ilkokulda başlıyor. Okuldaki söz de eğitilmiş Yetkili "Bu çocuk SAKAT
Hayatın acımasız çarklarında kırıla kırıla ama eğilmeden
Çocuğunuz bedensel özürlü.Bir devlet kurumunda çalışıyorsunuz. Devletin Hastahanesi'nin Sağlık Kurulu'ndan "Hastaya .cihazın temini ve kullanması uygundur" raporu almanıza rağmen
Örnekler saymakla bitmez. Bu anlattıklarım devede kulak misali. Kısacası; sadece bu dünyada kendilerinin yaşadığına inanan ve engelli insanlarımızın varlığından hiç haberi olmayan
"Selam ve sevgilerimle.Nice sağlıklı günlere........"
Şükrü BİLGİLİ
Bülent Altaç