OzurDilerim Sevdiğim İçin

Konu sahibi son olarak 327 gün önce görüldü
30 Eylül Ukranya Lviv biletlerini aldık. kalacak evde kiraladık mı tamam. geriye bir şey kalmıyor. Birde Lvivi görelim bakalım.
 
Rüyalarıma girmeye başlamıştı ilk başta. İlk orada tanımıştım seni. Her rüyam da neydi adın diye başlıyordun muhabbete. Ve peşine gönlüme işliyordun kendini yavaşça. Neden böyle oluyordu bilmiyordum ama. Sadece rüyalarım da gördüğüm biriydin sen. Sessizce gelir adımı sorar, gülümser, peşine bir şeyler anlatır ve giderdin.

Üniversite yıllarıydı o zaman. Mersin'e gitmiştik arkadaşlarla. Oturmuştuk bir yere tantuni yiyorduk sohbet eşliğinde. Yanımızda birde turist arkadaşımız vardı. Eğlenceli ve hoş bir muhabbet devam ediyordu. Sonrasında hesabı ödemiş ve kalkmıştık masadan. Uzun süredir görmediğim bir arkadaşımda Mersin'de yaşıyordu. Ben onunla buluşmak için ayrılmıştım arkadaşlarımın yanından. O ara görmüştüm ilk seni canlı. Çıkaramamıştım ama tabiki. Sadece bir yerden tanıyorum ama nereden diyordum. Yanından geçerken pek farkında olmaman da beni bu düşüncemde birine benzettim galiba dememe sebep olmuştu.

Güzel bir üç gün geçirmiştik Mersin'de Eskişehir'e geçecektik trenle. O an bir kez daha görmüştüm seni. Yine bakmadan bana geçmiştin yanımdan. Sonrasın da Eskişehir'e geçmiş ve kiraladığımız eve yerleşmiştik. 2 ay kalacaktık Eskişehir'de.

Adalarda biraz gezindikten sonra. Doktorların oradan barlar sokağına geçmiş, o gün bayağı bir alkol tüketmiş bir şekilde eve geri dönmüştük. Uykuda bastırmıştı hani. Uykuya dalmıştım. O gece rüyamda görmüştüm tekrar seni. Ve bu sefer neydi adın diye başlamamıştın cümleye. Sanki kırk yıllık dostun gibi muhabbet etmiştik. Uyandığımda hatırlamıştım seni. Mersin'de gezerken gördüğüm tanıyorum dediğim kişinin sen olduğunu. Pek bir anlam veremediğim garip bir rüyaydı uzun süre gördüğüm hayatımda ki.

Artık görmediğim bu rüyaya pek anlam veremedim hayatım boyunca. Bana kazandırdığı yada anlatmak istediği neydi hiç bilemedim. Şimdi merak ediyorum da o gün hatırlayıp konuşsaydım sonrasında ne değişirdi...

Mustafa KURT​
 
Sekiz dokuz yaşlarında bir çocuktum daha o zamanlar. Ailem köye geçeceklerdi. Ben gelmek istememiştim. Oturduğumuz mahalle küçüklüğümüzden beridir bildiğimiz insanlarla dolu olduğu için tek kalmam pek sorun olmayacaktı evde. Annemler köyde fazla kalmayacaktı. O yüzden gelmek istememe mi kabul etmişlerdi.

İki katlı bir evde kalıyorduk. Üst katımızda dedemler altta biz otururduk. Yerden bir metre yükseklikteydi pencereler. Annemler ve dedemler köye gittiklerin de bende camı açmış mahalledekilerle muhabbet ediyordum. Önde bir bahçemiz vardı. Ve yol 2 metre yukarıdaydı. Onlar biraz daha yukarı da kalıyorlardı. Evin anahtarı olmadığı için dışarı çıkmadan pencereden konuşuyorduk. muhabbet esnasında biri bir anda kolumdan çekmiş ve beni camdan dışarı atmıştı. O an bayılmıştım ve gözlerimi açtığımda konuştuğum arkadaşlarımdan biri yanımdaydı. Mustafa seni çeken o kişi kimdi dediğinde bilmiyorum yanıtını verebilmiştim sadece. İçimi bir korku kaplamıştı. Camdan eve girmiştik yanımda kalmasını istemiştim ancak beş dakika durduktan sonra annem merak eder deyip gitmişti. Gitmesinin peşine evdeki tüm camları kapatarak evin tüm ışıklarını yakarak telefonun başına geçtim.

Köye halamların yanına geçmişlerdi. Halamın numarasını çevirip köyü aradım. Halam çıktı. Annemler ne zaman gelecek hala bir versene telefona dedim. Annem şimdi kalkıyoruz oğlum dedi. Tamam deyip telefonu kapadım. Telefonu kapadıktan beş dakika sonra kapı çaldı. Kim o diye sorduğumda ben annen diye ses geldi. Bayağı ürkütücü bir durumdu. Annemin sesiyle konuşan bu kişi annem olamazdı. Çünkü köydeki ev numarasını aramıştım. Ve köyden beş dakika içinde gelme ihtimalleri yoktu. Anahtarın yok mu kendin aç dedim. Kızdırma beni diye bağırdı. Açmıyorum dedim. Ve içeride ki en büyük salona geçip bir köşeye oturup ağlamaya başladım. Pencerelerde gölgeler dolanıp duruyordu. Dışarıda bayağı kimse var gibi görünüyordu. Yarım saat sonra kapı açıldı. Annemler gelmişti. Ayağa kalktım hiç bir şey demeden odaya geçtim. Yatağa uzandım ve ağlayarak uykuya daldım.

Mustafa KURT​
 
Çok yoğun bir gün de telefonumun çalmasıyla başlamıştı bu yol. İşlerin yoğunluğundan biraz da bunalmıştım. Masanın üstü projelerle dolmuş, müteahhitler hakedişlerini getirip duruyor, terör olaylarından şantiyeleri kapananlar dert yanıyor, müfettiş soruşturması devam ediyor, sürekli dosyalar isteniyor, bir koşuşturma uğraşılıyordu. Sanki tezgahını kapamış esnaf gibi artık bunalıp odanın kapısını kapadım. Masama geçip sigaramı yaktım. Bir on dakika dinleniyim diyordum. O ara telefonum çaldı ve arayan annemdi.

-Efendim Anne
-Napıyorsun Oğlum ?
-Çalışıyorum anne yoğunluk var bayağı az dinleneyim dedim. Siz ne yapıyorsunuz?
- İyiyiz oğlum. Uzatmadan söyleyim o zaman. Burda bir kız var.
- Kimin nesi.
- Elazığlı , Babanda beğenmiş, gittik tanışmaya muhabbeti hoş güzel bir bayan.
- Nedir bu elazığlılardan çektiğim. Karşıma hep elazığlı çıkıyor ha.
- Düşünürmüsün.
- Neciymiş
- Oda inşaat mühendisi. Ama kapalı bayan. Kapalı istermisin?
- Açık kapalı farketmez anne. Sadece benim kapalı bulma ihtimalim yok. Gidip yüz yüze tanışıyorum. Öylesi denk gelmez. Gelsede öyle tanışana güvenmem zaten kapalıda. O yüzden sorun yok. İşime gelir olması. Siz beğendiyseniz ailesini incelemem.
- Yok ailesi iyiymiş. Bedi teyzende kefil. Sülo amcanda.
- Sülo amcanın kefilliğine inanmamda, üç kağıtçının teki o. Bedi teyzeye inanırım.
- Benim için sorun yok ben görüşürüm. Resmini yollayın göreyim. Bide numarasını yollayın. Siz karışmayın ben konuşurum. Arayacağımı bilsin sadece.
- Tamam.

Aradan on dakika geçtikten sonra resmi ve numarası geldi. İlk resmine baktım. Peşine numarasını çevirdim ve aradım. İlk konuşmamız böylece olmuştu. Sonrasında muhabbetimiz devam ede ede bugüne kadar geldi. Bakalım bu olumlu havanın sonucunun ne olacağını görme imkanımız olacak bugün. Çünkü bugün görüştüğümüzde kararı alıp almayacağımız belli olacak.

Şimdi sonuç zamanı. Görüştüğümüzde o görüşmenin sonunda evlenmeyi düşünen iki eş mi olacağız, yoksa birbirine her şey için teşekkür edip hellaleşip giden ama hatırlanan mazimi olacağız. Bugün bu kararın sonucunu öğreneceğiz.

Üstümde doğan bir güneş olacakmısın ömrümde,
Yoksa karanlık geceler mi saracak etrafımı
Ellerimden tutmaya cesaret edebilcekmisin acaba
Yoksa başka ellerde yokmu olacağız?

Mustafa KURT
 
En iyisi gömülmek yine sessizliğe. Çekilip bir köşeye. Yada yeniden başlayayım evimin duvarlarına resimler çizmeye. Yeni uğraşlar mı edinsem tekrardan. Kararsızlık dedikleri bu olsa gerek galiba.

Yok arkadaş yok gülmek için bahaneler aramaya hiç gerek yok. Sahte gülücüklere kaldıysam bu hayatta, varsın onlara da ihtiyaç duymayayım. Kendimle çatışmaktansa elimde şarabımla her gece gökyüzüne bakarak sigaramı dumanlayım. Olmadı oturayım bir sandalyeye derince nefes alıp şarkı söyleyeyim kendime. Varsın telefonum hep sessiz olsun. Gerekirse kimseyle muhattab olmayım. Yinede kendimle çatışmıyım.

Gülmeyi özledim içten gelerek. Kahkalar atmayı özledim. Her şeye çok rahat ulaşabilecekken, kendimi öyle bir domine etmişim ki uzak kaçmışım çoğu zaman.

Neden hep fedakarlık yapmak zorundayım ki. O kadar çok istediğim kişi karşımdayken üzeceğimi bilip gidiyorum ki. Para içinde yüzebilecekken hangi duyguyla reddediyorumki. İstediğim her yere gidebilecekken neden detaylarla boğuşuyorum ki .Neden bencil olamıyorum. Neden bırakamıyorum bu detayları köşeye. Hangisi düşünüyorki üzermiyim diyede. Oturup ne kadar üzüleceğini hesaplıyorum. Niye hiç ani gelişmiyor adımlarım. Hep 40 adım ötesini hesaplamaya çalışıyorum.

Kendimi öyle yok etmişim ki bu hayattan. Bazen en fazla kendime ihtiyaç duyuyorum. O yalnızlığımda kurduğum hayaller gerçekleştirmek istemediğim ama düşündükçe huzur bulduğum hayaller. Neden kayıtsız kalamıyorum ortadaki hataya. Kendimi kötü göstereceğini bile bile yinede bulaşıyorum o duruma. Ne çok nedenim varmış benim bu hayatta.

Yine en ufak birşeyden kıllık kaptım ya. Off diyesim geliyor bu hayata. Yine sancı girdi kalbime. Bu stres öldürecek bir gün beni. Ne çok soru sormaya meraklıyım öyle kendime. Daha ne kadar yük sırtlamam lazım kendime.

Mustafa KURT​
 


Yok geçmişte olanları sadece zamanında yazmıyorum. Yada tazeyken bahsedemiyorum diyiyim. Benim aşk anlayışımda yoktur zaten. Beni çekebileni severim çekemeyeni umursamam .

hmm.. profil foton da mr. robot dizisindeki çocuk gibi, anlar mısın hackerlıktan?
 
Bu kadar uzak mesafeden acaba olabilirmiydik birbirimizin. Yoksa hayaldemi kalırdı acaba. Güzel , hoş , olmayacak bir hayal gibi. İmkanı varmıydıki denizle dalga olmamızın, mümkünmüydü ay ve yıldız olmamız, ya olabilirmiydik ağaç ve yaprak gibi. Yada mümkünatı varmıydı gözle gözyaşı olmamızın. Yoksa bu kadar yakın hiçmi olamazdık. Meraklandım şimdi.​
 
Hayat bir oyun sahnesi, rollerimiz doğduğumuz günden belli, sen benim sultanım ben senin sultanın güzelim.

Bakma öyle boş boş suratıma, çılgınlıklar yapacağız beraber bu hayatta. Bazen öperken seni eyfel kulesinde, bazende dövecen galiba beni bir mazo kafede. Farklılığını hissettiriyorsun her an. Gel şöyle bana doğru sarıl bir an , en azından öperim izin almadan :)

Mustafa KURT​
 
Nereye gidersen git bulurum seni.
Yüreğimi yaktın bir kere seni hınzır seni.
Etrafa şöyle bir bakıp durdum da
Yok bu hayatta senden ötesi.

Mustafa KURT​
 
Koca bir kalp kırıklığı bıraktın ya yüreğimde öyle bir dokundu ki bana. Sigaraları peş peşe yaksam o bile ağrı yapamıyor daha.​
 
Mutluluk kaderimde yoksa Ne için çırpınıyorum acaba ? Ne istediğimi bu kadar bilirken, istediklerimi bu kadar açık belli ederken, gizlemeyip açıksözlülükle her şeyi söylerken, karşımda ki bu kadar kör mü de bunu anlamıyor ?

Sorun ne acaba? Önemsemem mi ? , İlgi göstermem mi? , Değer vermem mi ? Bir köşeye fırlatıp atmamam mı? Eziyet etmediğim için mi? Umursamadan önemsemeden hareket etmediğim için mi? Kullanmadığım için mi? Bunları mı yapmam gerekiyordu?

Bunları da yapabilirdim tabi ki ? Kimsenin gözünün yaşına bakmadan da hareket edebilirdim çok rahat? Bunu yapacak kadar gücüm varken bunu da yapabilirdim? Ama o kadar şerefsiz bir kalbe sahip olmadığım için mi tüm bu sorunlar. İlla bu kadar şereften yoksun mu olayım?

Mustafa KURT​
 
Bu günlüğümdeki misafir üye kimse üç gündür orada ha :) bari yemek ısmarlıyım açlıktan gidecek mübarek :)
 
Geri