Öncelikle nasıl bir özgürlükten bahsediyoruz? Örneğin yapabileceklerinin sınırı mı, yapamayacaklarının sınırı mı? Yoksa genel bir tanım mı? Eğer genel bir tanımsa iraden dışında geldiğin bu Dünya'dan yine iraden dışında gidiyorsun ve zaman bu süreçte en azılı takipçin, sen ise en başından itibaren, doğar doğmaz onun esirisin.
Çünkü, zamanı gelince tabir-i caizse hüküm de gerçekleşecek. Dolayısıyla genel anlamda da zaten kısıtlı bir özgürlük söz konusu.
Tüm bunların yanında bir katman atlayalım ve genel manada özgürlüğü bir kenara bırakalım..
İnsan yaşam boyu doğasını kısıtlamanın , kendisini kontrol etmenin aşığı olmuştur. Salt bu nedenlerden dolayı yasalar ,sınırlar ve bunlara bağlı olarak da caydırıcı önlemler almıştır.
Çünkü insan doğası çok dengesizdir ve insanoğlu da buna bağlı olarak oldukça dengesizdir. Eğer herhangi bir şekilde kendi doğasına bırakılırsa, işte o zaman ''istenmeyen olaylar gerçekten yaşanır''.
Çook uzun zaman sonra kendi doğasını dizginlemeye çalışan insanoğlu , bu sayede zaten özgürlüklerini de kısıtlamıştır. Hangimizin aklından çılgınca bir davranış geçmiyor ki? Bir düşünün..
Yukarıdaki örneklere daha fazla da örnek ekelenebilir veya kısıtlanmak zorunda olduğumuzun, özgürlüğümüzün bir noktada bitmesi gerektiğinin nedenleri uzun uzun anlatılabilir.
Hal böyleyken , zaten elimizde olmayan bir şeyin bir noktada bitmesi de söz konusu değildir. Uzun lafın kısası, bana göre insan , yaşayan hayvanlar içinde özgürlükten bahsedecek en son canlılardan biridir.
(iYazıda hiçbir kontrol yapılmadı, mesai bitimine denk geldi, tdk üyelerinin affına sığınıyorum.

)