Özgür Özel, sızdırılan "İmamoğlu" toplantısı hakkında konuştu

🕒 Konu sahibi 3 saat önce aktifti
Gözünüzü seveyim şu memleketin siyasetçilerine dair en ufak bir paylaşım dahi yapmayın. Adamların sesini geçtim yüzlerine bile tahammülüm yok. Çünkü naşerefler de utanma yok. Ben bunlara küfür etmekten yoruldum, bunlar küfür yemekten bıkmadılar. Ne yüzsüzmüşler, seksen milyonun çocukları.
 
Gayet olağan normal bir toplantıydı. Bu kadar yaygara neden koparıldı anlamak güç.

Değişim isteyen parti içi muhalefetin bir araya gelip plan/program yapması kadar olağan bir şey yok. Ne yapacaktı parti içi muhalefet? Kurultay günü gelene kadar evde oturup, kurultayda gidip oy mu kullanacaklardı? Bir zahmet kendi içlerinde örgütlenecekler tabii ki.

Bu ne ihanettir, ne gizli toplantı ne sızdırma. Eşyanın tabiatına uygun bir örgütlenme biçimi.

Olağan olmayan şey şu anda Kurultay kararı alınmışken il ve ilçe başkanlarını değiştirmektir.
 
Gizli değilse parti yönetim ve başkanın haberi olması gerekiyordu.
Önceki yorumlarda da yazdım ve toplantı yapmalarına kimsenin itirazı bulunmuyor ancak bilgi verilmesi gerekiyordu ayrıca gizli değilse neden toplantıya katılanlar "Kim sızdırdı acaba?" diye telaş yaptılar ve o kişiyi bulmaya çalışıyorlar?

Toplantı gizli yapıldı ne yazık ki...
 
Gizli değilse parti yönetim ve başkanın haberi olması gerekiyordu.
Önceki yorumlarda da yazdım ve toplantı yapmalarına kimsenin itirazı bulunmuyor ancak bilgi verilmesi gerekiyordu ayrıca gizli değilse neden toplantıya katılanlar "Kim sızdırdı acaba?" diye telaş yaptılar ve o kişiyi bulmaya çalışıyorlar?

Toplantı gizli yapıldı ne yazık ki...
Neden bilgi verilsin. Kılıçdaroğlu aday olurken ve kaybederken kime sordu?
 
Neden bilgi verilsin. Kılıçdaroğlu aday olurken ve kaybederken kime sordu?
Parti içi işleyiş böyledir ayrıca şirketlerde de durum aynıdır. Yönetim kurulu varsa şayet yönetimin bilgisi olmadan toplantı yapılamaz.
 
Parti içi işleyiş böyledir ayrıca şirketlerde de durum aynıdır. Yönetim kurulu varsa şayet yönetimin bilgisi olmadan toplantı yapılamaz.
Şirketlerin alacağı yanlış karar bizim hayatımızı etkilemiyor ama burada önemli olan halkın talebi.
 
Şirketlerin alacağı yanlış karar bizim hayatımızı etkilemiyor ama burada önemli olan halkın talebi.
Toplantı yapılmasın denmiyor ki... Yapsınlar ve isterlerse her hafta yapsınlar ancak gizli yapılması etik değil.
 
Yönetim kurulu olan şirket, dernek, vakıf veya partiler şayet toplantı yapacaklarsa önceden gün / saat / yer bildirmek durumundadır. Toplantı sonrası da tutanak ile ilgili makamlara bilgi verilir. Karar defterine alınan kararlar işlenir ve tüm yönetim kurulu / üyeler bilgilendirilir. Kimse kafasına göre gizlice toplantı yapamaz. İtiraz edilen nokta da toplantının gizli yapılmış olmasıdır.

Hak hukuk bilmeyen ya da yoldan çevirilen kişiler yok yönetimde ve gayet iyi biliyorlar neyin ne olduğunu, o yüzden de kimin sızdırdığını bulmaya çalışıyorlar.
 
Gizli değilse parti yönetim ve başkanın haberi olması gerekiyordu.
Önceki yorumlarda da yazdım ve toplantı yapmalarına kimsenin itirazı bulunmuyor ancak bilgi verilmesi gerekiyordu ayrıca gizli değilse neden toplantıya katılanlar "Kim sızdırdı acaba?" diye telaş yaptılar ve o kişiyi bulmaya çalışıyorlar?

Toplantı gizli yapıldı ne yazık ki...

Lefty kurultay kararı alınmamış olsaydı, rutin bir zamanda bu yapılmış olsaydı evet haklısın.

Ama kurultay kararı alındıktan sonra muhalifler örgütlenmek ve kurultaya güçlü bir şekilde katılmak için tabii ki toplanacaklar ve tabii ki muhalefet ettiği kişilere haber verme gereği duymayacaklar.

Kim sızdırdı telaşı da troll ordularının “darbeciler, ihanetçiler” söylemlerine maruz kalacaklarını bildiklerinden ki kaldılar da.

Dünyanın her yerinde her kurumda seçim süreci böyle yürür. Oda/dernek/baro/ülke vs. Seçim kararı alındıktan sonra herkes kendini örgütler. Bunu da karşıtından izin alarak yapmaz.

Senin bahsettiğin karar defteri mevzusu, resmi yönetim toplantılarına ait bir usul. Bu ise siyasi parti içi örgütlenme.
 
Lefty kurultay kararı alınmamış olsaydı, rutin bir zamanda bu yapılmış olsaydı evet haklısın.

Ama kurultay kararı alındıktan sonra muhalifler örgütlenmek ve kurultaya güçlü bir şekilde katılmak için tabii ki toplanacaklar ve tabii ki muhalefet ettiği kişilere haber verme gereği duymayacaklar.

Kim sızdırdı telaşı da troll ordularının “darbeciler, ihanetçiler” söylemlerine maruz kalacaklarını bildiklerinden ki kaldılar da.

Dünyanın her yerinde her kurumda seçim süreci böyle yürür. Oda/dernek/baro/ülke vs. Seçim kararı alındıktan sonra herkes kendini örgütler. Bunu da karşıtından izin alarak yapmaz.

Senin bahsettiğin karar defteri mevzusu, resmi yönetim toplantılarına ait bir usul. Bu ise siyasi parti içi örgütlenme.
Parti içi örgütlenme bile olsa toplantının yapılacağını bildirmeleri gerekiyordu ve partinin diğer üye / yönetim kurulu da bu toplantıdan haberdar olup konuşulanları bilme hakkına sahipler. Herkes kafasına göre toplantı yapıp bir takım görüşmeler yapacaksa yönetime ne gerek var o zaman?

Disiplin kuruluna bu seferlik sevk edilmediler ancak tekrar olursa kurul devreye girip gereğini yapacağını bildirdi.

İmamoğlu ve toplantı katılımcıları ile yeni bir toplantı daha yapıldı. Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu arasında geçen konuşmalara göre; Kılıçdaroğlu istifa etmeyecek ancak İmamoğlu istiyorsa aday olabilir ve bir karar vermesi gerekiyor. Kurultayda da kimi istiyorlarsa seçebilecekleri konuşulmuş.
 
Şu an CHP'nın tek ve en büyük düşmanı kendisi. Sözde demokrasi hayranlığının ürünleri bu yaşananlar. Daha çok ekmek yemeleri gerekli ilerlemek için.
 
Geri