Selamun Aleyküm ve Aleyküm Selam .Öncelikle esenlikler tümünüze
.
Bu konuyu açmakta olmamın nedeni günümüzde özellikle ergenlerin Türkçeye önem vermemesidir.
Bir dil düşünün ki onu konuşan kimseler o dili önemsemez, o zaman o dil dolayısıyla da o toplum "yok olmaya" mahkumdur.Türçemiz ise günümüzde neredeyse bu duruma gelmiştir.Frenk dillerinden gelen yabancı sözcükler ve eskilerden kalma olan Arapça-Farsça ağırlıklı sözcükler dilimizi zorlamaktadır.Bunu her sözcük için söylemeyiz ancak.Ne demek istediğimi yazımın ilerleyen bölümlerde anlatabilmeyi umuyorum.
İlk olarak değinmek istediğim konu neden "öz ve güçlü" bir Türkçeye gerek duyduğumuzdur;
Tarihsel olaylara bakarsak, bir topluluğu egemenliği altına alan ancak kültür ve bilinç bakımından bu topluluktan zayıf olan millrtlerin zamanla asimile olduğunu ya da asimile olma yoluna gittiğini görürüz.Buradaki tek neden kültürel zayıflık değildir elbet.Örneğin kültürel olarak güçlü olan bir topluluk bile yabancı bir topluluğun geleneklerine bağlanmak isteyebilir.Bu çok uzun süren bir olaydır ancak en sonunda toplumun dilini kaybetmesi yani milli bilincini kaybetmesi ile sonuçlanır.Öz bir dil bize "kim olduğumuzu" anımsatır.
"Zengin sözlüğümüzün toplandığı gün, milli varlığımız en kuvvetli bir dal kazanacaktır. Bizim milliyetçiliğimizin esası dil birliğinin korunmasıyla mümkün olacaktır. -Mustafa Kemal Atatürk"
Peki buradaki ölçü ne olmalıdır?Sonuçta, dilimizdeki bütün yabancı sözcükleri atmak ve %100 arı bir Türkçe konuşmak bir hayal olarak kalacaktır(Benim düşüncemce.).Sözcüklerin dilimize ne zaman girdiği,ne kadar kaldığı,kullanım sıklığı,tam bir Türkçe karşılığının olup olmaması ve benzeri noktalara bakılabilir.
Yukarıda günümüz Türkçesiyle, dilimizdeki yabancı sözcükleri de kullanarak bir yazı yazdım.
Eh, bu kadar kısa yazıdan pek bir şey çıkmaz ancak aşağıda kullanmaya özen gösterebileceğiniz bazı sözcükleri paylaşacağım.Kimilerine gerçekten şaşıracağınızı umuyorum.
*Şey: Arapça... Türkçesi "nerse" olarak kullanıbilir(Ne + Eski Türkçe "-erse(-ise)' ekiyle).
*Kelime: Arapça... Türkçesi: Sözcük
*Cümle: Arapça... Türkçesi: Söylem-Tümleç
*Serçe: Soğdca... Türkçesi: Çıpcık-Turgay
*Martı: İtalyanca... Türkçesi: Akçaylak
Dizgimiz böyle uzayıp gider.Tek tek buraya yazamıyorum üzgünüm ki.Ancak bağlaçlarımızın Eski Türkçedeki karşılıklarına da göz atmak istiyorum:
erinç "hakkaten, harhālde"
āzu "veya, yoksa, yahut"
takı "dahi, ve"
ulayu "ve"
artukı "fazlası, artı"
udu "ve"
yeme "ve, dahi"
Yetersiz bir konu ancak umarım istediğim iletiyi verebilmişimdir.Dilimize özen gösterelim
.
Bu konuyu açmakta olmamın nedeni günümüzde özellikle ergenlerin Türkçeye önem vermemesidir.
Bir dil düşünün ki onu konuşan kimseler o dili önemsemez, o zaman o dil dolayısıyla da o toplum "yok olmaya" mahkumdur.Türçemiz ise günümüzde neredeyse bu duruma gelmiştir.Frenk dillerinden gelen yabancı sözcükler ve eskilerden kalma olan Arapça-Farsça ağırlıklı sözcükler dilimizi zorlamaktadır.Bunu her sözcük için söylemeyiz ancak.Ne demek istediğimi yazımın ilerleyen bölümlerde anlatabilmeyi umuyorum.
İlk olarak değinmek istediğim konu neden "öz ve güçlü" bir Türkçeye gerek duyduğumuzdur;
Tarihsel olaylara bakarsak, bir topluluğu egemenliği altına alan ancak kültür ve bilinç bakımından bu topluluktan zayıf olan millrtlerin zamanla asimile olduğunu ya da asimile olma yoluna gittiğini görürüz.Buradaki tek neden kültürel zayıflık değildir elbet.Örneğin kültürel olarak güçlü olan bir topluluk bile yabancı bir topluluğun geleneklerine bağlanmak isteyebilir.Bu çok uzun süren bir olaydır ancak en sonunda toplumun dilini kaybetmesi yani milli bilincini kaybetmesi ile sonuçlanır.Öz bir dil bize "kim olduğumuzu" anımsatır.
"Zengin sözlüğümüzün toplandığı gün, milli varlığımız en kuvvetli bir dal kazanacaktır. Bizim milliyetçiliğimizin esası dil birliğinin korunmasıyla mümkün olacaktır. -Mustafa Kemal Atatürk"
Peki buradaki ölçü ne olmalıdır?Sonuçta, dilimizdeki bütün yabancı sözcükleri atmak ve %100 arı bir Türkçe konuşmak bir hayal olarak kalacaktır(Benim düşüncemce.).Sözcüklerin dilimize ne zaman girdiği,ne kadar kaldığı,kullanım sıklığı,tam bir Türkçe karşılığının olup olmaması ve benzeri noktalara bakılabilir.
Yukarıda günümüz Türkçesiyle, dilimizdeki yabancı sözcükleri de kullanarak bir yazı yazdım.
Eh, bu kadar kısa yazıdan pek bir şey çıkmaz ancak aşağıda kullanmaya özen gösterebileceğiniz bazı sözcükleri paylaşacağım.Kimilerine gerçekten şaşıracağınızı umuyorum.
*Şey: Arapça... Türkçesi "nerse" olarak kullanıbilir(Ne + Eski Türkçe "-erse(-ise)' ekiyle).
*Kelime: Arapça... Türkçesi: Sözcük
*Cümle: Arapça... Türkçesi: Söylem-Tümleç
*Serçe: Soğdca... Türkçesi: Çıpcık-Turgay
*Martı: İtalyanca... Türkçesi: Akçaylak
Dizgimiz böyle uzayıp gider.Tek tek buraya yazamıyorum üzgünüm ki.Ancak bağlaçlarımızın Eski Türkçedeki karşılıklarına da göz atmak istiyorum:
erinç "hakkaten, harhālde"
āzu "veya, yoksa, yahut"
takı "dahi, ve"
ulayu "ve"
artukı "fazlası, artı"
udu "ve"
yeme "ve, dahi"
Yetersiz bir konu ancak umarım istediğim iletiyi verebilmişimdir.Dilimize özen gösterelim