2.1.3. Oyun
Oyun sözcüğü “oy” köküne Türkçe’de yaygın bir şekilde kullanılan yapım eki olan “-
in” gelerek isme dönüşmüştür. “Oy” un ilk anlamı “çukur açma” olmakla birlikte zamanla
anlam genişlemesine uğrayarak, çukurlaştırmak, kazmak, süslemek anlamlarının yanı sıra,
yanıltmak, önlemek, engellemek, devinmek, kımıldamak, eğlenmek gibi anlamlarda
yüklenmiştir.
Yaratıcı dramayı anlamak için etkili olan kavramlardan biri de oyundur. Bütün
toplumlarda geleneksel olan ve zaman geçirici özelliği bulunan oyun, profesyonel bir lidere
ihtiyaç duyulmaksızın gerçekleştirilmektedir. Oyunun her çeşidinden yararlanılarak
doğaçlama yöntemiyle, çocuk, genç ve yetişkinlere yönelik eğitsel süreçler yaratılmaktadır.
Çocuğun dünyasında ve çocukluk döneminde oyunun yeri çok büyüktür. Oyun
çocuğun duygularını, gördüklerini sınadığı bir deney ve en iyi öğrenme ortamıdır. Bu
nedenle oyunla eğitim, eğitimciler tarafından en çok kabul gören yöntemdir.
Çocuklarla iletişim kurmanın onların dünyasını paylaşmanın yollarından birisi de
oyundur. Çocuklar birlikte oynarken birbirleriyle etkileşim haline girmektedirler. Bu da
karşılaştıkları sorunlara kendi kendilerine çözüm yolları bulabilmelerini kolaylaştırmaktadır.
Bu arada çocukların davranışlarında değişmeler ve gelişmeler görülmekte en önemlisi de
yaratıcılıkları gelişmektedir.
Oyun sözcüğü “oy” köküne Türkçe’de yaygın bir şekilde kullanılan yapım eki olan “-
in” gelerek isme dönüşmüştür. “Oy” un ilk anlamı “çukur açma” olmakla birlikte zamanla
anlam genişlemesine uğrayarak, çukurlaştırmak, kazmak, süslemek anlamlarının yanı sıra,
yanıltmak, önlemek, engellemek, devinmek, kımıldamak, eğlenmek gibi anlamlarda
yüklenmiştir.
Yaratıcı dramayı anlamak için etkili olan kavramlardan biri de oyundur. Bütün
toplumlarda geleneksel olan ve zaman geçirici özelliği bulunan oyun, profesyonel bir lidere
ihtiyaç duyulmaksızın gerçekleştirilmektedir. Oyunun her çeşidinden yararlanılarak
doğaçlama yöntemiyle, çocuk, genç ve yetişkinlere yönelik eğitsel süreçler yaratılmaktadır.
Çocuğun dünyasında ve çocukluk döneminde oyunun yeri çok büyüktür. Oyun
çocuğun duygularını, gördüklerini sınadığı bir deney ve en iyi öğrenme ortamıdır. Bu
nedenle oyunla eğitim, eğitimciler tarafından en çok kabul gören yöntemdir.
Çocuklarla iletişim kurmanın onların dünyasını paylaşmanın yollarından birisi de
oyundur. Çocuklar birlikte oynarken birbirleriyle etkileşim haline girmektedirler. Bu da
karşılaştıkları sorunlara kendi kendilerine çözüm yolları bulabilmelerini kolaylaştırmaktadır.
Bu arada çocukların davranışlarında değişmeler ve gelişmeler görülmekte en önemlisi de
yaratıcılıkları gelişmektedir.