Öyle bir tanışalım ki, unutmaya yüzümüz olsun - Kürşat Çek

Konu sahibi son olarak 1170 gün önce görüldü
* Çocuğunuzun sağlık durumu ile yakından ilgileniniz. Hastalıkların bir
kısmı, çocuğun hayat enerjisini önemli ölçüde azaltarak onu dermansız
bırakabilir. Bir kısmı ise, doğurdukları devamlı acılar yüzünden çocuğun
okul başarısına etki ettiği gibi, bazı rahatsızlıkların bilinmemesi veya
tedavi ettirilmemesi bir takım uyumsuz davranışlarının sebebi olacaktır. .

* Çocuğunuzu kahvaltı etmeden veya yemek yemeden kesinlikle okula
göndermeyiniz. Orta öğretimdeki çocuk, hızlı bir büyüme ve gelişme
dönemindedir. Yemeğini zamanında yediriniz ve bu konuda titiz olunuz.

* Çocuğunuzun kılık kıyafetine özen gösteriniz. Kıyafetinin okul kurallarına
uymasına ve temizliğine dikkat ediniz.

* Çocuğunuzun derslerinin ve davranışlarının daha iyiye yönelmesi için
öğretmenleri ile sıkı işbirliği kurunuz. Veli toplantılarına mutlaka
katılınız.

* Çocuğun yaşamındaki en etkili çevre aile çevresidir. Çocuk yaşamında en
etkili örnekleri ailesinden alır. Anne baba olarak tüm davranışlarınızla
örnek olunuz.

* Çocuğunuzu iyi tanıyınız. Çocuklardan yapamayacağı şeyler istemeyiniz,
beklemeyiniz. Onları yeteneklerinin üstünde başarı göstermeye zorlamayınız.

* Çocuğun her istediğinin yerine getirilmesi, ona her istediği şeyi
yapabileceği, elde edebileceği kanısının verilmesi veya tam tersi olarak
isteklerinin çok sınırlandırılması, hiç yerine getirilmemesi çeşitli uyumsuz
davranışlar geliştirmelerine neden olacaktır. Bu konuda titiz olunuz.

* Çocuğunuza yeteri kadar harçlık veriniz. Harçlığını mümkünse aylık veya
haftalık olarak toptan veriniz. Böylece kendini yönetmeyi öğrenecek ve
sorumluluk kazanacaktır.

* Çocuklarınızı başka çocuklarla ve kardeşleriyle mukayese etmeyiniz. Her
insanın sahip olduğu nitelikler farklıdır. Onları olduğu gibi kabul ediniz.

* Çocuklarınızı korkutmayınız. Fazla baskılardan, bedeni cezalardan ve
olamayacak sınırlamalar koymaktan sakınınız.

* Çocuklarınızın belli davranışları için anne baba olarak değişik
davranışlar göstermeyiniz. Aynı şekilde davranınız.

* Çocuklarınıza iyi notların yanında zayıf not almasının da normal olduğunu
ve çalışmakla durumun düzeltilebileceğini telkin ediniz.

* Çocuğunuzun okul yaşantısı ile ilgileniniz, anlattıklarını dinleyiniz.

* Çocuğunuzun okul dışındaki arkadaşlarını kontrol ediniz.

* Çocuğunuzun okul ve öğretmenler hakkında şikayetleri olursa onu
dinledikten sonra, okul yönetimi ve öğretmenlerle görüşünüz.

* Çocuğunuzun sınıf, şube, okul numarasını ve ders öğretmenlerini iyece
öğreniniz. Öğretmenlerle yapacağınız görüşmelerde çocuğunuzun kusurlu
taraflarını hiç çekinmeden söyleyiniz.

* Ders çalışırken çocuğunuzu ev işi, çarşı, pazar işi için kaldırmayınız.

* Çocuğunuzun mümkün olduğu kadar sosyal yaşantılar içinde olmasını
sağlayınız. Okul ve çevresindeki sosyal faaliyetlere katılmasına izin
veriniz.

* Çocuğunuzu sık sık eleştirmeyiniz. Hele bunu başkalarının yanında asla
yapmayınız. Onun aşağılık duygusuna kapılmasını önleyiniz.

* Beğendiğiniz, takdir ettiğiniz taraflarını söyleyiniz. Kendine güven
duymasını sağlayınız.

* Çocuklarınız arasında ayırım yapmayınız. Çocukları kıskandırmayınız.
Hepsine sevgi ve ilgi gösteriniz.

* İçinde bulundukları yaşlarda arkadaş çocuğunuz için çok önemlidir.
Arkadaşı olmasına ve iyi arkadaşlar seçmesine yardımcı olunuz.

* Televizyon izlemede çocuğunuza iyi alışkanlıklar kazandırınız. Sürekli TV
izleme çocuğunuzun başarısını olumsuz etkiler. Ancak bunu zor kullanarak
değil, ikna ederek gerçekleştiriniz.

* Bilmediklerini çekinmeden ders öğretmenlerine sormaları gerektiğini
anlatınız.

* Anne baba arasındaki ilişkilerin şekli çocukları büyük ölçüde etkiler.
Çocuklar yanında yapılan tartışmalar, kavgalar onların mutsuz, güvensiz ve
endişeli olmasına neden olur. Sorunlarınızı çocukların yanında konuşmayınız,
münakaşa etmeyiniz.

* Çocuğunuzun çeşitli sorunları için sınıf ve rehber öğretmenlerine
başvurunuz. Başvurmasını sağlayınız.

* Çocuğunuzun evde ders çalışmasını kontrol ediniz. Ancak sürekli şekilde
"ders çalış" ikazı olumsuz etki yapmaktadır. Ona güvendiğinizi belli ederek
uyarınız.

* Çocuğunuzun okula devam durumunu yakından izleyiniz. Bu konuda ilgili
müdür yardımcısından bilgi alınız.

* Çocukluktan yetişkinliğe ulaşan genci önce bir insan olarak kabul edin.
Ona sevgi ve saygı gösterdiğinizi belirtin.

* Gençlik çağına özgü biyolojik ruhsal ve toplumsal değişme ve gelişmelerin
gencin davranışlarına yansıdığını bilin. Gençlik çağının fırtınalı ve zor
olduğunu göz önünde tutun.

* Gence bol bol öğüt verme yerine, örnek davranışlar yapın ve örnek
davranışlar bulup gösterin.

* Gencin tutum ve davranışlarına biçim ve yön verirken "ben gençliğimde"
diye başlayan konuşmalardan kaçının.

* Gençlerle yapılan konuşma ve tartışmaları onları korkutarak ve yıldırarak
kesmeyin.

* Konuşma ve tartışmalar sırasında gencin doğru düşündüğü, gerçeği bulup
söylediği durumlarda ona hak verin, düşünce ve önerisini gerçekleştirmek
için yardımcı olun.

* Aile ve evle ilgili konularda ve sorunlarda gencin düşünce ve önerilerini
alıp, onunla konuşup tartışmaktan çekinmeyin.

* Gencin yaşamı, giyinişi, süslenmesine ilişkin karar alırken durumu gençle
tartışmak yerine onun düşünce ve önerilerine anlayış ve saygı gösteriniz.

* Benci denetlemek, engellemek ya da ödün, ödül vermek için tutarlı
davranın, kimi kez ödüle değer bulduğunuz bir davranışı başka bir zaman
kötüleyip yermekten kaçının.

* Gencin davranışları karşısında serin kanlı olun. Kırıcı, sert, yıkıcı
davranışlarda bulunmayın.

* Her davranışın bir "sebebi", bir "amacı" vardır. Birey her davranışını
bedensel, ruhsal ve sosyal yaşamında bir denge sağlamak için yapar.
Çocuğunuzda görülen olumsuz davranışların, başarısızlıkların da bir sebebi
vardır.bunları ortadan kalkması dayak ve ceza ile değil, bunları doğuran
sebeplerin ortadan kalkması ile mümkündür.

* Çocuklarınıza karşı sabırlı, soğukkanlı ve anlayışlı olunuz. Doğal olarak
onlar hata yapacaklardır, kusurları ve kötü hareketleri olacaktır. Çocuklar
düşündüğünüz, istediğiniz gibi tavır ve davranışlar göstermiş olsalardı aile
okulda "EĞİTİM" denen şeye gerek kalmazdı.
__________________
 
Öyle bir tanışalım ki, unutmaya yüzümüz olsun - Kürşat Çek


(Not: Aşağıdan yukarıya okumakta fayda var.)

Merhaba,unutalım mı?
Ne dersin her şey başladığı gibi bitsin mi?
Aklımdan hiç çıkmıyorsun biliyor musun?
Olsun orada olduğunu bilmekte güzel..
Tıpkı en sevdiğim bir şarkının melodisi gibi.
Belki de o gece ikimiz de aynı şarkıyı dinlerken ağlıyorduk kim bilir..
Öyle işte sen gittin arkandan su dökmedim, ama gözlerim bu konuda beni dinlemiyor.
Bir insanın her şeyiyken, hiçbir şeyi olmayı hepimiz iyi biliriz..
Beni özleyeceğini düşünüyorum işte. Düşündüm ki unutmuşsun, hatırlamıyorsun her şeyini..
Bir şarkılık özlesene beni sadece bir şarkılık, çünkü beni özlemek sana çok yakışır eminim..
Benim seni ne kadar özlediğim aslında sorun değil de, senin beni ne kadar özlediğin büyük bir sorun benim için..
Gidiyorum deseydi eğer, gitme diyebilirdim belki de, demeyecek kadar kaale almadı hayatıma aldığım insan..
Oysa bitti demesin diye dudaklarımı dudaklarına dikesim vardı, izin vermedi..
Mutluluğumu bitirmeden önceki son lafını hatırlıyorum ''bitti'' demişti.
Hangi mutluluk bir ömür sürmüş ki..
Ama ''mutluluk'' içindeki sekiz harf kadar uzun bile sürmüyor bazen..
Mutluyken her şeyi unutuyor insan, bu mutluluğun biteceği aklına dahi gelmiyor..
Nasıl söyleyeyim öyle çok mutluyduk ki, kendimizi kaybetmişiz..
Seni seviyorum dilini süsledikçe bulutlara benzetiyordum, sarılasım geliyordu..
Geçmişe dair planlarımız vardı, unutacaktık hiç aklımıza gelmeyecekti, konuşarak anlaşmıştık.
Önümüzdeki günlere bakacağız dedik kendi kendimize..
Biz berabereydik, ama mutluluğu kazanmıştık, mutsuzluk kaybetmişti.
Kazılmış bir mezar olsaydı eğer ikimiz için, eminim girerdik beraber.
Her hareketin aklımın içine öylesine kazınmış işte..
İlk kez öpüşünü,gülüşünü, elimi tutuşunu..
İlk sarılmamızı hatırlıyorum hiç unutmadım.
Kısa mesajlar gittikce çoğalmıştı, birbirimizi aramalar falan..
bu ne çok konuşuyor yahu dersin diye.
Ne yalan söyleyeyim çok konuşmak istiyordum ama bir yandan da çekiniyordum..
Bir iki gün pek konuşacak bir şey bulamadık.
Öyle bir tanışalım ki, unutmaya yüzümüz olmasın.
diye başlamıştık her şeye.
Merhaba tanışalım mı?
 
Geri