Otobüsün tıklım tıklım olması

  • Kullanıcı iFt
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal Sözlük
Konu sahibi son olarak 889 gün önce görüldü
"Arkaya doğru ilerler misiniz lütfen?"
Sadece Şoförün gördüğü arkadaki boşluk :p
 
Bide arkadan dayamazlar mı.
O değilde hele yazın çok fena milletin ter kokusu falan burnumun direğini kırıp atıyorlar.
 
İşkenceler kitabında ilk 100'e girebiliecek bir olay...

Ülkemizde kısalan ömre sebep olarak gösterilebilir.

Tehlikeleri:
Bayanlar için fordculuk.. (doğrumu yazdım bilmiyorum)
Ve yan kesicilerin en sevdiği çalışma alanı...
 
Önune gelenle can cıger kuzu sarması olma sebebı .
 
*"ay pardon ayağınıza bastım."
*ulan arada kaldı çantam nasıl kurtarıcam(iç ses)
*şurda sanki ufak bi boşluk var geçsemmi? yoksa pirince giderken elimdeki buldurdan olsammı? (iç ses)

gibi gibi konuşmaların sıralanmasına yol açan. 8-6 çalışanların her gün yaşadığı memnuniyetsiz durum.
birde içeride olup ay şefer kardeş daha ne kadar alıcaksınız? derken ulan bende dışarıda olsaydım nolurdu vicdanına düşmemizi sağlayan olgudur .
 
Senelerdir binmedim ne olmus nesi varmis ulasim araci iste gidene kadar sağlam koru arkani kafi
 
Tutunmadan gidebilmenizi sağlar. El - kol serbest. Çok konforlu ya. O kadar dolu ki kıpraşamazsın.

Dolmuş da farklı değil. Dolmuş şöförleri, dolmuşun dolmuş olduğuna asla inanmak istemiyorlar. Bana kalırsa en iyisi metro.
 
Zaten o boşlukları hep şoför ve muavin görüyor . )
 
Uzun bir süredir otobüs, minibüs vs gibi toplu taşıma araçlarını kullanmıyor olsam da uzun bir süre boyunca bu şekilde ulaşımımı sağladığımı da görmeden gelemem. Evet, hatırımda kaldığı kadarıyla şehrin en işlek olan durağına gelip boş yerler olacağının ve oturacak bir yerler bulabileceğimi hissetmenin verdiği hazzı hatırlıyorum. Cesur Yürek'te Mell Gibson'un "Freedoooooom" diye haykırdığı anlardaki duygulardandı. Kalabalıkta giriş kapısının hemen üst basamağında ayakta beklerken üç çocuklu bir ablanın binmeye çalıştığı andaki yaşadığım kabusu hatırlıyorum. "Lütfen binme, bir sonraki boştur belki, çocuklar da var yazık hem" diyen iç sesime de kulak vermemişti ablamız. Ve özellikle Adana'da yaşadığım yıllar boyunca, yaz aylarında o otobüslerde aldığım kokuyu bir mühendis olarak hiçbir kimyasal tepkimeden alamadım. Ne menem şeymiş o arkadaş, anlatılmaz, yaşanır.
 
Cuma sonrası ilk dolmuşu durdurup vazgeçtiğim gibi..

Şoförün kendisi camdan fırlayacak duruma geliyor, ama haberi yok..
 
Kalabalik ortamlari hicbir zaman sevmedim,sevmiyorum.Gittigim yerin saatini hesaplayip is çıkış saatine denk getirmemeye calisiyorum.
 
Geri