Ötanazi, Kant, intihar ve ‘ödevler’

  • Kullanıcı Dem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Konu sahibi son olarak 23 gün önce görüldü
Yılmaz; “Kant ahlak ve etiğin metodolojisi ve uygulanabilirliği üzerine yaklaşımını oluştururken konumuz olan ötanazi ile ilgili fikrin muğlak olduğu düşünülebilir. Ancak öyle değildir...

Kant’ın ‘ödevler’ adı verdiği, kesin zamana ve uzama göre değişmez olan her koşulda geçerli ve buyurgan birtakım ödevleri vardır. Bu ödevlerin en önemlisi tam ödevler adını verdiği buyruklardır. Bu ödevler, her koşul altında yerine getirilmelidir ve onları yerine getirmeyenler kınanır. Bunlar arasında intihar etmeme (kendine karşı bir ödev), masum insanları öldürmeme, yalan söylememe, verilen sözden dönmeme gibi (başkalarına karşı) ödevleri içeriyor. Tam ödevlerde Kant, açık şekilde yaşam sonlandırma açısından benzerlik gösteren intihar konusunda olumsuz tutum takınır. Kişinin araçsallığına gönderme yapıldığında da benzer bir sonuç çıkmaktadır. Kant’a göre ‘intihar, ahlaklı bir davranış değildir; çünkü intihar eden, şahsiyetini bir araç gibi kullanmaktadır. Oysa, ahlaki emir, ancak kesin ve genel olur. Bu kesinlik ve genelliğin meydana gelebilmesi için bencilliğin oluşturduğu göreli hedefleri bırakmak gerekir. Ayrıca davranışlarımıza mutlak bir amaç aramak da lazımdır’.

Araçsal ve ödev yaklaşımlarıyla Kant etiğine ötenazi kavramının uymadığı görülmektedir. Bu kavram da tıpkı ilahi buyruk teorisi gibi buyurgan olduğundan vaka analizi yapmak faydasız olacaktır. Olgusal olarak Kantçı etiğin ötenazi karşısında kesin bir karşı tavır içinde olduğundan bahsedilebilir. İlahi buyruk teorisi ise ahlaklılığa tanrısal bir meşruiyetle yaklaşır. Ahlaki doktrinler tanrının yapıp etmelere karşı buyruklarıdır. Bir eylemin yanlışlanabilirliği yalnız tanrının buyruklarıyla sınırlandırılmıştır. Dini terimlerle söylersek, farzlar ahlaksal buyruklardır. Tanrının yasakladığı eylemler de ahlaksal bakımdan yanlış-dini terimlerle söylersek haram eylemlerdir. Tanrının emretmediği veya yasaklamadığı eylemler de isteğe bağlı olarak yapılabilecek veya yapılmayacak eylemlerdir. İlahi buyruk teorisi kutsal kitaplardaki emirlerin ahlaklılığına kesin olarak uyulmasını salık verir. Çünkü bu teori, etik yaklaşım olarak karşımıza çıkar. “
 
Geri