IkRa
Üye
-
- Katılım
- Nisan 10, 2019
-
- Mesajlar
- 102
-
- Tepkime puanı
- 10
-
- Puanları
- 268
-
- Konum
- aLem-i ervaH
Batı dillerinde tek nesnenin ufak boyutlardaki örneğini bildiren “Minyatür†kelimesi, zaman içinde kitap resmi için sarfedilen tek terim durumunu almıştır.
Eski Türk kaynakları kitap resmi için “Nakışâ€, “Tasvirâ€; minyatür ressamı için de “Nakkaşâ€, “Musavvar†gibi sözcüklere yer verirler.
8.
ve 9.
yüzyıla ilişkin olan ve şu zamana kadar gelmiş Türk fotoğraf sanatının örnekleri arasında, duvar resmi ve figürlü işlemelerin yanısıra minyatürler de yer almaktadır.
Türklerin külüstür yurtları Orta Asya’da, Türkistan’da hayat sürdürdükleri devreye ilişkin bulunduğu varsayılan minyatür örnekleri hala Topkapı Sarayı arşivlerinde yer almaktadır.
Fatih Sultan Mehmed döneminden, 19.
yüzyıla uzanan devreye ilişkin ise birden fazla minyatür yapıt şu zamana kadar ulaşmıştır.
Fatih Sultan Mehmed döneminde yapılmış çoğu minyatürlü yapıt, Türkmen minyatürlerinin etkisini göstermiştir.
Bu yapıtlar devresinin giyim, müzik aletleri ve eğlenmek yaşamı gibi kimi özelliklerini de yansıtırlar.
Kanuni Sultan Süleyman devresi, Osmanlı minyatür sanatında birçok yeniliğin denendiği tek dönemdir.
Bu yenilikler arasında, tarihi hadiseleri belirleme anlayışının “şehnâmecilik†isimiyle resmi tek misyon durumunu alması da bulunmaktadır.
Bu anlayış içerisinde tarihi hadiseler yazma olarak kayda geçirilirken, tek yandan da resimleniyordu.
İmparatorluğun doğu ve batısındaki savaşlar, fetihler ve seferler, tahta geçişler, ecnebi elçilerin kabulü, bayram kutlamaları gibi ehemmiyetli olayların yanında, bazı durumlarda sultanın tekilce pek tek seferi de ele alınabiliyordu
Sonraki dönemlerde tarihi hadiseleri gerçekçi tek tavırla belirleme anlayışı, bundan sonra Türk minyatür sanatının değişmez tek özelliği olarak anane durumuna gelecektir.
Topkapı Sarayı’nı gösteren minyatürler, ehemmiyetli özellikleri ve genel görüntüsüyle sarayın bu dönemdeki vaziyetini yansıtan birer vesika değerindedir.
Şematik tek biçimde ele alınmış olan saray sahnelerini gösteren minyatürlerde çoğu hadise tasvir edilmiştir.
Katipler, diğeri görevliler ve toplantı halindeki vezirler resmedilmiştir.
Kubbealtı revağının altında, köşede aylık olarak dağıtılacak altın ve gümüşler tartılmakta, keselere konup, mangalda eritilen balmumu ile mühürlenmektedir.
Öte yandan minyatüre bakanların olayların bütününü anlayabilmesi için apartmanlar açık tek kesit durumunda gösterilmiştir.
Sultan’ın Topkapı Sarayı ikinci avlusunda tahta çıkma merasimi de basit tertip etme şemasına tek örnektir.
Bu kompozisyonda yeni sultana bağlılıklarını sunacaklar yarımay biçiminde çizilmişlerdir.
Bu kompozisyonda vakanın tüm detayları tam anlamıyla ele alınmış, yapıt böylece resimli tek vesika kaliteyi kazanmıştır.
Kanuni döneminde başlayan tarihi konuların işlenmesi ve şehnâmecilik’e bağlanıp devletin resmi tarihini dokümantasyon kaliteyi alması, classic döneminde Türk minyatürüne ana karakterini kazandıracak, İslam ülkelerinde ilerleyen minyatür sanatı içerisinde ötekilerden bölünen tek okul oluşturacaktır.
17.
yüzyılda minyatür sanatı tek yandan ananesel üslubu sürdürürken diğer yandan albüm resmi aniden devasa tek ehemmiyet kazanmıştır.
hiçbir metne bağlı olmayan ayrı ayrı figürlerin veyahut günlük hayatla alakalı konuların işlendiği örneklerden meydana gelir.
Çeşitli tipte kişiler giyim özelliklerini belirtmeye itina gösterecek biçimde işlenmiştir
Batı’ya açılışın yoğunlaştığı Lale Devri’nde minyatür sanatında Batı resmi tipinde enteresan ilerlemelere şahit olunur.
19.
yüzyıl süresince minyatür sanatı güncelliğini kaybetmiş ve biraz biraz konumunu Batı fotoğraf tekniğiyle yapılmış yağlıboya tablolara bırakmıştır.
Eski Türk kaynakları kitap resmi için “Nakışâ€, “Tasvirâ€; minyatür ressamı için de “Nakkaşâ€, “Musavvar†gibi sözcüklere yer verirler.
8.
ve 9.
yüzyıla ilişkin olan ve şu zamana kadar gelmiş Türk fotoğraf sanatının örnekleri arasında, duvar resmi ve figürlü işlemelerin yanısıra minyatürler de yer almaktadır.
Türklerin külüstür yurtları Orta Asya’da, Türkistan’da hayat sürdürdükleri devreye ilişkin bulunduğu varsayılan minyatür örnekleri hala Topkapı Sarayı arşivlerinde yer almaktadır.
Fatih Sultan Mehmed döneminden, 19.
yüzyıla uzanan devreye ilişkin ise birden fazla minyatür yapıt şu zamana kadar ulaşmıştır.
Fatih Sultan Mehmed döneminde yapılmış çoğu minyatürlü yapıt, Türkmen minyatürlerinin etkisini göstermiştir.
Bu yapıtlar devresinin giyim, müzik aletleri ve eğlenmek yaşamı gibi kimi özelliklerini de yansıtırlar.
Kanuni Sultan Süleyman devresi, Osmanlı minyatür sanatında birçok yeniliğin denendiği tek dönemdir.
Bu yenilikler arasında, tarihi hadiseleri belirleme anlayışının “şehnâmecilik†isimiyle resmi tek misyon durumunu alması da bulunmaktadır.
Bu anlayış içerisinde tarihi hadiseler yazma olarak kayda geçirilirken, tek yandan da resimleniyordu.
İmparatorluğun doğu ve batısındaki savaşlar, fetihler ve seferler, tahta geçişler, ecnebi elçilerin kabulü, bayram kutlamaları gibi ehemmiyetli olayların yanında, bazı durumlarda sultanın tekilce pek tek seferi de ele alınabiliyordu
Sonraki dönemlerde tarihi hadiseleri gerçekçi tek tavırla belirleme anlayışı, bundan sonra Türk minyatür sanatının değişmez tek özelliği olarak anane durumuna gelecektir.
Topkapı Sarayı’nı gösteren minyatürler, ehemmiyetli özellikleri ve genel görüntüsüyle sarayın bu dönemdeki vaziyetini yansıtan birer vesika değerindedir.
Şematik tek biçimde ele alınmış olan saray sahnelerini gösteren minyatürlerde çoğu hadise tasvir edilmiştir.
Katipler, diğeri görevliler ve toplantı halindeki vezirler resmedilmiştir.
Kubbealtı revağının altında, köşede aylık olarak dağıtılacak altın ve gümüşler tartılmakta, keselere konup, mangalda eritilen balmumu ile mühürlenmektedir.
Öte yandan minyatüre bakanların olayların bütününü anlayabilmesi için apartmanlar açık tek kesit durumunda gösterilmiştir.
Sultan’ın Topkapı Sarayı ikinci avlusunda tahta çıkma merasimi de basit tertip etme şemasına tek örnektir.
Bu kompozisyonda yeni sultana bağlılıklarını sunacaklar yarımay biçiminde çizilmişlerdir.
Bu kompozisyonda vakanın tüm detayları tam anlamıyla ele alınmış, yapıt böylece resimli tek vesika kaliteyi kazanmıştır.
Kanuni döneminde başlayan tarihi konuların işlenmesi ve şehnâmecilik’e bağlanıp devletin resmi tarihini dokümantasyon kaliteyi alması, classic döneminde Türk minyatürüne ana karakterini kazandıracak, İslam ülkelerinde ilerleyen minyatür sanatı içerisinde ötekilerden bölünen tek okul oluşturacaktır.
17.
yüzyılda minyatür sanatı tek yandan ananesel üslubu sürdürürken diğer yandan albüm resmi aniden devasa tek ehemmiyet kazanmıştır.
hiçbir metne bağlı olmayan ayrı ayrı figürlerin veyahut günlük hayatla alakalı konuların işlendiği örneklerden meydana gelir.
Çeşitli tipte kişiler giyim özelliklerini belirtmeye itina gösterecek biçimde işlenmiştir
Batı’ya açılışın yoğunlaştığı Lale Devri’nde minyatür sanatında Batı resmi tipinde enteresan ilerlemelere şahit olunur.
19.
yüzyıl süresince minyatür sanatı güncelliğini kaybetmiş ve biraz biraz konumunu Batı fotoğraf tekniğiyle yapılmış yağlıboya tablolara bırakmıştır.
Son düzenleme: