Yabancı Dil Osmanlıca Nasıl Bir Dil?

Konu sahibi son olarak 3961 gün önce görüldü
Osmanlıca bir konuşma dili değil, yazı dilidir. Türklerin Anadolu'ya 11. yüzyıldan itibaren hareket etmesinin ardından 13.yüzyılda Türkçe Anadolu'da bir yazı dili olarak gelişmeye başladı. Arapça ve Farsçanın devletin resmi dilleri kabul edilmesi geleneği Selçuklu devletiyle birlikte sarsılıp yıkılınca, Türkçe bilim, edebiyat ve devlet dili olarak önem kazanmaya başlamıştır.

Osmanlı Devleti dönemi ise Türk dilinin en üst seviyeye ulaştığı yüksek bir kültür dili haline geldiği dönemdir. Bu dönemde devletin siyasi gücü ile paralel olarak Türkçe üç kıtada yaygın bir şekilde kullanılan bir dil haline geldi. 1641 yılında Roma'da yayımlanan İtalyanca-Türkçe sözlüğünün ön sözünda Giovanni Molino, Osmanlı Devletinin sınırları dahilindeki 55 krallık ve beylikte 33 millet ve dil olduğunu, bunların hepsinde güncel olarak Türkçenin konuşulduğunu belirtmiştir. Modern Türkoloji araştırmacılarından Geoffrey Lewis ise Osmanlıcanın kelime zenginliği bakımından İngilizcenin muadili olan tek dil olduğunu belirtmiştir. Osmanlı Türkçesi, Türkçenin yaklaşık altı yüz yıllık bir dönemini oluşturmuş ve birçok eserin meydana gelmesini sağlamıştır.

Genel hatlarıyla ifade etmek gerekirse Türkiye Türkçesinin bir dönemi olan Osmanlıca şu şekilde değerlendirilebilir.

1. Tarihi Türkiye Türkçesi (Osmanlı Türkçesi)

a) Eski Osmanlı Türkçesi (Eski Türkiye Türkçesi): 13. yüzyıldan 15. yüzyılın ortalarına kadar olan dönemi içerisinde kullanılmıştır.

b) Klasik Osmanlı Türkçesi: 15. yüzyılın ortalarından 19. yüzyıla kadar olan dönem içerisinde değerlendirilir.

c) Yeni Osmanlı Türkçesi: Tanzimat döneminden 1908 yılına kadar olan bölümü içermektedir.

2. Yeni Türkiye Türkçesi (Türkiye Türkçesi)

1908'den günümüze kadar olan dönem bugünkü kullanılan dili oluşturur.

Belirtilmiş olan sınıflandırma, Osmanlı Türkçesinin söz varlığının özelliğine ve söz dizimindeki değişmelere göre düzenlenmiştir. Osmanlı Türkçesi gelişimi sırasında Türkçe, imladan söz varlığına, söz diziminden anlam bilgisine kadar bütün dilbilimsel alanlarda pek çok değişiklikler geçirmiştir. Osmanlı Türkçesi, bazen aynı dönemler içerisinde birbirinden farklı söz varlığı ve söz dizimi açısından çok farklı metinler kaleme almıştır. Bütün bu dönemler içinde özellikle Arapça ve Farsçadan alınan unsurlar, bu unsurların kullanış biçimleri, metinlerin niteliğini oldukça etkilemiştir.

Osmanlı Türkçesi içerisinde genelde Arapça ve Farsçadan birçok unsur ve kelime içermiş ve bu alınan sözlerin çoğu zaman içerisinde dil bütünü içerisinde kullanılmıştır. Osmanlı alimlerinin kendi malı saydığı Arapça ve Farsçanın söz varlığından alınıp sıkça kullanılan kelimeler doğal süreç içerisinde yerelleşmiş ve bu kelimeler Arapça ve Farsça olmaktan uzaklaşmıştır.
 
değişmese de olurmuş. Hatta bu sayede arapça ve latince öğrenmiş olurduk birçok.

zaten türkçe ile aynı osmanlı. Türkçe den ne yazıyorsan osmanlıda da aynısı.

arap ve latin kelimeler işin içine girince çetrefilli. Nedeni? bilmiyoruz o yüzden.
 
Osmanlıca halkın yazıp çizdiği bir değil saray erkanının yazıştığı bir yazı dili. Halkın bilmesinin bu anlamda o dönemde imkanı yok.

Dil Arapça, Farsça ve anlam dili de eski Osmanlı Türkçesinden oluşuyor. Farsça'nın kullanılması Selçuklu'dan itibaren Fars dilinin süsüne özenilmesiyle alakalı.

Dil Rika, Divani ve Matbu yani matbaa yazısı gibi zorluk düzeyine göre bölümlerden oluşuyor.

Öğrenilmesi çok kolay bir alfebe ama işine yaramaz o da işin gerçeği.

Latinceden farklı olarak soldan sağa değil sağdan sola okunuyor bunun faydasının gözü yormaması olduğunu tarihçiler söyler.

Eski kız arkadaşımın genel kültürüme katkıları. İyi bir tarihçiydi
 
Geri