Osmanlı Toplumunda Sosyal Hareketlilik

Konu sahibi son olarak 2389 gün önce görüldü
Osmanlı Toplumunda Sosyal Hareketlilik

Osmanlı toplumunda kişiler yönetenler (askeri) ve yönetilenler (reaya) diye ikiye ayrılıyordu. Bu sosyal gruplar arasında geçiş serbestti. Bu durum ya padişah fermanıyla ya da kişilerin yetenekleriyle oluyordu. Toplumda sosyal hareketlilik iki şekilde yaşanmıştır:

Yatay Hareketlilik

Bir toplumun ülke toprakları üzerinde köyden şehre veya bir bölgeden başka bir bölgeye gidip gelmesi ya da oraya göçerek yerleşmesi olayına toplumun yatay hareketliliği denir. Bu hareketlerin bir kısmı kendiliğinden gerçekleşmiş, bir kısmı da devletin imar ve iskân politikası sonunda ortaya çıkmıştır.

Bu uygulama doğrultusunda Anadolu'dan bir kısım Türk aileler Balkanlara yerleştirilmiştir. Devlet yatay hareketliliği teşvik etmiş ve bu hareketliliğe katılanların yerlerini terk etmelerini önlemek için tedbirler almıştır.

Dikey Hareketlilik

Dikey hareketlilik; bir toplulukta sınıflar arası geçişleri ifade eder. Osmanlı Dönemi dahil Türk toplumunda hiçbir zaman doğuştan gelen ve birbirine geçişi kabul etmeyen bir sınıf sistemi görülmemiştir. Mesela; askeriye mensupları, emekli olduğunda veya görevinden alındığında yönetilenler sınıfına (reaya) geçmiş olurdu. Reayadan bir kişi de padişahın fermanıyla askeri sınıfa geçebilirdi. Bunun için gerekli şartlar şunlardı:

Müslüman olmak

Devlet görevini en iyi şekilde yapmak

Padişaha tam bağlı olmak

Osmanlı Devleti'nde yönetenler sınıfına geçebilmenin yollarından biri devşirme sistemi, diğeri de medrese eğitimi görmekti. Savaşlarda başarı göstererek tımar sahibi olmak, kalemiye sınıfına dâhil bir büroya kâtip olarak girmek de yönetenler sınıfına geçmenin yollarındandı.

Osmanlı Toplum Yapısında Meydana Gelen Değişmeler

XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren taşra yönetimiyle ilgi olan dirliklerin büyük bölümünü ele geçiren kapıkullarının merkezden bağımsız olarak çiftlik ve malikaneler kurmaları resmi hüviyet sahibi yeni tip köy zenginini ortaya çıkarmıştır. Bu gelişmelerden sonra tımarlı sipahilerin büyük bölümü dirliklerini kaybetmiştir. Yeni gelişmeler köylünün;

Arazilerinin daralmasına,

Geçim sıkıntısına düşmesine ve borçlarını ödeyememesine,

Elinden çıkardığı topraklarda ücretle çalışmasına,

Köyünü terk etmesi gibi kötü durumlara neden olmuştur.

Osmanlı dirlik sisteminin bozulması ve Coğrafya Keşifler'inden sonra Anadolu'da ticari canlılığın kaybolması ekonomik sıkıntılara yol açmıştır. İşsiz kalan halk Anadolu'daki isyanlara katılmıştır. 17. yüzyılın ikinci yarısına kadar devam eden Celali İsyanları Anadolu'daki halkı önemli ölçüde etkilemiştir:

Tımarlı sipahiler ortadan kalkmıştır.

Celâlilere karşı silahlanan köylüler, ayanların paralı askeri olmuştur.

Köyden şehire ve güvenli bölgelere göçler hızlanmış, yeni köyler kurulmuştur.

Tarım üretimi düşmüş ve köy – şehir dengesi bozulmuştur.

Bu olumsuzluklara karşı devlet, köylünün mülkünü gasbeden ehl-i örfe karşı 17. yüzyıl boyunca adaletnameler yayınlanarak halkı korumak istediyse de tam başarılı olmamıştır.



 
Sadece asker olarak müslüman ve Türklerin olmasi garip değil mi? Topraklarında onca farklılık varken üstelik.
 
Sadece asker olarak müslüman ve Türklerin olmasi garip değil mi? Topraklarında onca farklılık varken üstelik.


yozlaşmamak için olduğunu düşünüyorum ya da ihanetten uzak kalmak için bu konuda çok kati oldular

mesela Yeniçeriler çok güzel bir birimdi çok çok uzun süreler en iyi askerleri oldu işin içine bazı yabancılar girdikçe yozlaştı aslında çok kişi tam bilmezler sadece böyle ailelerden alınıp devşirme olayı olduğu sanılır aslında çok farklı bir sistem vardı yozlaşmaya başladığı süreçte kişiler öne çıktı yabancılaşma işin içine girdi bu yüzden böyle oldu ve yozlaşmadan dolayı isyan çıktığı gibi de bitirildiler böyle şeyler olmasın diyedir bu katilik

biliriz ki yüzyıllarca ayakta kalmak kati şeyler gerektirir bu gibi yozlaşmalarl be Ülkeler yıkıldı ne İmparatorluklar ki Osmanlıdan önce de yabancılaşma ve bu gibi yozlaşmalarla Ülkelerimiz yıkıldı Osmanlı bunlardan ders alan bir Devlet oldu elbet
 
Devşirme olayı bildiğimiz gibi değil ise pargalı ibrahim ne?
 
Devşirme olayı bildiğimiz gibi değil ise pargalı ibrahim ne?

şöyle diyeyim bakış açın bir genellemedir bazı yeniçeriler kimsesiz olarak doğanlar özellikle seçilirdi ve bazı özel seçilmiş alelerin yanına büyüyene kadar gerekli insani vasıfları alsın diye verilirdi ve büyüyünce bir çok şeye tabi tutulmak için o ailelerden geri alırlardı her çocuk yeniçeri olamazdı elbet belli vasıflara ermiş olanları alırlardı ama bir çok yerde sadece hepsinin zorla alınanlar olduğu dile getirilir bir çok dönemde gayet hümanist bir şekilde kendielrine düşman olan ırklardan insanalra bile büyük güç vermiştir bahsettiğin Pargalı gibi dikakt çeken vazıfta biri olduğunda yaptıkları gibi

örneğin 2.Abdülhamid çok istihbarat düşkünüydü ve bu konuda en iyi adamı bir Ermeniydi yani demem o gi genelleme olmamalıdır her hükümetin adapte süreci ve belli bir karakter ortaya koyuşu gibi Padişaha göre de bakış açısı değişirdi


genelde insanları direk çocukları verilmezdi normal insanların çocukları rüşvetle girmeye başladı kontrol ve alım usülleri bazı yabancılarca bitirildi bu yüzden bozuldu
 
Kendilerine düşman olanları asker yapmıs evet ama padişah eşlerine bakmak yeterli bu kati kural bu noktada padisahlarimizin anneleri için geçerli değil o halde.
Müslüman yapılıyor ama onların müslüman olması Türk olduğu anlamına gelmiyor.
 
Kendilerine düşman olanları asker yapmıs evet ama padişah eşlerine bakmak yeterli bu kati kural bu noktada padisahlarimizin anneleri için geçerli değil o halde.
Müslüman yapılıyor ama onların müslüman olması Türk olduğu anlamına gelmiyor.

diyorum ya işte nasıl ki Hükümetlere göre şuan bakış açıları değişiyorsa başta olanların düşündüğü şeye göre de değişiyordu o yüzdendir ki genelleme yapılamaz diyorum

onların tabi bazı durumlarını elbette sayfalarda bulamayız bende istemezdim Irkımın Avrupalılarca yozlaşmasını:)
 
Devletin bekasi için ırk ayrımı vs değil Osmanlının halktan zaten kopuk olduğunu ve sert bi duruşu olduğunu dusunuyorum .

Şeriat kurallarının uygulanması da bu noktada etkili olmuştur bence.
Çünkü Osmanlı'nin en iyi yaptığı şey devamlılık için devletin iç islerini şeriat yasalarını yerine getirerek uyguluyor olmasi sosyal hayatı dönemin farklılığına rağmen düzenli yapabiliyor.
Tek millet değil ama tek din ummetcilik anlayışı düzeni sağlıyor ama bu ummetcilik anlayışı halka karşı bi duruş. Hanedan içinde bu şekilde kati olduğunu düşünmedim hiç.

Din ekseninde toplaninca evet söylediklerin mantıklı ama kölelik sistemi ++ pencik oglanligi4 gibi şeylerin var olduğu gerçeğini degisitirmiyor
 
Yüzyıllar içinde gelişen sistemlerin elbete gerekçeleri vardır bunlarıda araştırmalı derim yanlış anlama zoru zoruna aklama değil bu bir çok şey yozlaşır zamanla Selçuklu böyle bitmişti mesela

şuan günümüzde bile böyle küresel davası savunucuları var Amerika gibi Osmanlıda bazı büyüklüğünü sadece askeri olarak başarmıştır tabi ki o yönde sistemler geliştirilmiş senin de dile getirdiğin gibi ha düşününce kötü ama gerekçeleri bizde bilmiyoruz o kadar detayına araştıramıyoruz malesef
 
Yozlaşma olmasın diye diyorsun haklısın ama yozlaşma hanedanliktan başlıyor ben yaparım ama sen yapamazsın çünkü sen halksin kolesin anlayışı hakim olunca isyan olmasi alttan altta bir kin olmasi çok normal
 
Yozlaşma olmasın diye diyorsun haklısın ama yozlaşma hanedanliktan başlıyor ben yaparım ama sen yapamazsın çünkü sen halksin kolesin anlayışı hakim olunca isyan olmasi alttan altta bir kin olmasi çok normal

bazen kin tutmak için sebep gerekmiyor aslında Osmanlı Ermenielre mesela üstlerde makm vermişlerdir çok ama dış güçlerin bazı uğraşlarıyla bize karşı silah tuttular dış güçlerin gazı olmadna hanedana isyan çıkarmadı halk ki yeri geldi Padişahın eli kesilecek duruma geldi bunu istemeyende bir ermeniydi mesela yani sen kölesin gibisinde bir yönetim anlayışı oldu mu incelemek gerekir vasıflı Padişahların döneminde böyle şeyler yoktu malesef ama son 2 asırda çok fazla oynanan oyun ve yozlaşan insanlarda oldu bu konuda hak veririm
 
Yapma lütfen ne demek sebep gerekmiyor? Elbette insanların yaşam alanına getirilen kisitlamalar gayrimuslimlerden alınan vergiler hanedanin yaptığı bi takım şeylerden yenicerilerin dahi rahatsız olup isyan ettiği dönemler...

Bazi seyleri yok sayıp duz düşünmeyi Osmanlı'yı tek bi cümle ile bi yerden de ifade edemeyiz. Dönemine göre ummetcilik anlayışini çok iyi kullandığını söyleyebilirim.
Lale devri. . Kapitulasyonlar fransız ihtilali ile dünya ya yayılan miliyetcilik anlayisi Osmanlının çöküşünü bu yüzden hızlandırıyor.
 
Yapma lütfen ne demek sebep gerekmiyor? Elbette insanların yaşam alanına getirilen kisitlamalar gayrimuslimlerden alınan vergiler hanedanin yaptığı bi takım şeylerden yenicerilerin dahi rahatsız olup isyan ettiği dönemler...

Bazi seyleri yok sayıp duz düşünmeyi Osmanlı'yı tek bi cümle ile bi yerden de ifade edemeyiz. Dönemine göre ummetcilik anlayışini çok iyi kullandığını söyleyebilirim.
Lale devri. . Kapitulasyonlar fransız ihtilali ile dünya ya yayılan miliyetcilik anlayisi Osmanlının çöküşünü bu yüzden hızlandırıyor.

Maria sana Dul kadının oğulları adılı kitabı öneririm ve Abdülhamidin kurtlarla dansı adlı kitabı hiç bir şey kendi kendine çökmez sana zamanında Masonlardan bahsetmiştim asıl tekdüze yorumlar sadece normal tarihte yazılan eserlerdir farklı eserler bakmalısın sende biraz

bu dediğim kitaplarda ansıl bir çökme var bunları anlayabilirsin tekdüze olan tarihte yazıyor mu acaba Sanayi devrimlerinin içine petrol girdiğinde en büyük Kan emicilerin bu topraklara göz dikmesi ve o andan sonra Masonların devreye girişi bizleri parçalamak o toprakları özellikle Kerkük ve Musulu istemeleri ve artık Dünyayı Devletlerin değil de Hanedanların yönettiğini bu Masonlar dediğim hanedanlar İngilizler ve onların dünya nizamı için kurduğu Amerikanın Kapitalizmi getirerek her yere ulaşan bir ağ kurmalarını bizimde onların kültürlerini nasıl seve seve aldığımızı hani o Ra nın gözü gibi piramit gibi simgelerinin Amon ve Ra yani İngiltere ve Amerika olduğunu yazmıyor bu iki ülkeyi farklı zamanlarda bu bölgenin petrol yataklarında boşuna görmediğimizi bunları hangi tarih yazdı sevgili Maria buz dağının görünen kısmını okuduğumuzu ne zaman anlayacaksınız?
 
Ya ben disardayken yazıyorsunuz hep böyle şeyler bozuluyorum ama.
 
Geri