"Osmanlı Mirası Ebru" Dünya Mirası Oluyor

  • Kullanıcı aSena
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Kültür ve Sanat Etkinlikleri
Konu sahibi son olarak 2663 gün önce görüldü
ebrusanati-jpg20141120120047.jpg


Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, Paris'te yapılacak Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) Hükümetlerarası Komitesi Toplantısı'nda, Türk sanatı ebrunun dünyanın ortak mirası kabul edileceğini belirtti.

Oğuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2003 yılında UNESCO tarafından kabul edilen Türkiye'nin de 2006'da taraf olduğu Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi'nin iki önemli uluslararası görünürlük sağlayan enstrümanı olduğunu söyledi.

Bunlardan birisinin Acil Koruma Gereken Liste Kayıtları, diğerinin de İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne yapılan kayıtlar olduğunu anlatan Oğuz, Türkiye'nin bu yıl, ebru ve hıdrellez dosyasını UNESCO'ya sunduğunu bildirdi.

SOKÜM Hükümetlerarası Komitesi'nin yılda bir kez toplanarak sunulan dosyaları incelediğini anlatan Oğuz, "Temsili Liste'ye bu sene önerilen 46 dosyanın arasında bizim ebru dosyamız da yer alıyor. Ayrıca UNESCO ebru dosyasını en başarılı şekilde hazırlanmış 5 dosyadan biri olarak gördü. 24-28 Kasım tarihlerinde Paris'te yapılacak 9. SOKÜM Hükümetlerarası Komite Toplantısı'ndaebru dosyamızın, İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne gireceğine hemen hemen kesin gözüyle bakıyoruz" diye konuştu.

Listedeki miras sayısı 12'ye çıkacak

Oğuz, geleneksel ebru sanatının çok değerli ve özel bir sanat olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

" Ebru sanatı yüzyıllar boyunca bizim kitap kapaklarımızda ve içinde çok farklı süsleme teknikleriyle kullandığımız bir kağıt resim sanatı. Portre sanatı gibi sanatların çok gelişmediği Osmanlı döneminde son derece farklı bir resim yapma başarısı elde edilmiştir.Ebru sanatının bir diğer özelliği de yaratıcılığı fevkalade destekleyen, az zamanda insanın ebru sanatçısı olmasını sağlayan, kitleler tarafından beğenilip uygulanması mümkün bir sanattır. Yaratıcılıkla sonsuzluğu bir araya getirir. Renklerin ahengini kolaylıkla bulmanız mümkündür. Güçlü bir sanatsal anlatımdır."

Türkiye'de hemen her bölgede ebru sanatçısının yetiştiğine değinen Oğuz, bu sanatın hem üniversitelerde ders olarak okutulduğunu hem de açılan halk eğitim merkezlerinde eğitim olanağı sunulduğunu vurguladı.

Geçen yıl "Türk kahvesi kültür ve geleneği"nin Bakü'de yapılan komite toplantısında temsili listeye alındığını hatırlatan Oğuz, bunların yanı sıra "Meddahlık", "Mevlevi Sema Törenleri", "Karagöz", "Aşıklık Geleneği", "Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali", "Alevi-Bektaşi Ritüeli Semah" ve “Geleneksel Sohbet Toplantıları", "Nazar Boncuğu", "Tören Keşkeği Geleneği" ile "Mesir Macunu Festivali"nin de listede yer aldığına işaret etti.

Oğuz, ebru sanatının da UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne kabul edilmesiyle toplam sayının 12'ye çıkacağını sözlerine ekledi.

Ebru, en eski Türk sanatlarından

Ebru sanatı, en eski Türk kağıt süsleme sanatlarından biri olarak biliniyor. Bazı kaynaklara göre, ebru kitreli su üzerine serpilen boyalarla bezenmiş kağıt ve bunu hazırlama sanatına deniyor. İslam bezeme sanatlarının hazırlanış tekniği itibariyle en cazibi ve süratli netice alınanı olan ebruculuğun menşei hakkında kesin bir hükme varılamıyor. 8. asırdan itibaren Çin'de, 12. asırdan itibaren Japonya'da benzer teknikler kullanılarak yapılması, daha sonraki asırlarda Çağatay Türkçesi'ndeki "ebre" ismiyle Türkistan'da ortaya çıkışı, bu sanatın tarihi gelişimi hakkında az da olsa bir fikir veriyor.

Türkistan'dan en geç 16. asır başlarında İpek Yolu'nu takiben İran'a geçişinde "ebri" olarak adlandırılan bu sanat, kabaca yoğunluğu kitre gibi maddelerle artırılmış su yüzeyine, toprak boyaların, at kılından yapılan fırçalar kullanılarak serpilmesi ile elde edilen renkli desenin, kağıda aktarılması olarak tanımlanıyor.

Ebru sanatının, "Battal Ebru, Gel-Git Ebru, Şal Ebru, Serpme, Bülbül Yuvası, Taraklı Ebru, Zemin Ebrusu, Hafif Ebru, Dalgalı Ebru, Kaplan Gözü Ebrusu, Kumlu Ebru ve Kılçıklı Ebru, Çift Ebru, Hatip Ebru, Çiçekli Ebru (Necmeddin Ebrusu) ve Akkase Ebru" gibi farklı çeşitleri de bulunuyor.

AA
 
ebru-sanati-jpg20141127200500.jpg


Ebru sanatı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından Türkiye adına "Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne alındı.

Kararı AA muhabirine değerlendiren Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Türkiye'nin Paris'te devam eden toplantılarda bir başarı daha kaydettiğini belirterek, "Geçen yıl mart ayında, ebru Türkiye halk süsleme sanatı hakkında başvuruda bulunmuştuk. Bu toplantıda ebrunun insanlığın somut olmayan kültürel mirası listesine alınma önerimiz az önce kabul edildi. Ebruyla birlikte Türkiye adına temsil listesine kaydedilen unsur sayısı 12 oldu. Diğer başarımız da ebrunun yanında 46 dosya sunmamız oldu. Bizim dosyamız en başarılı ilk 5 dosya arasında gösterildi" diye konuştu.

Çelik, emeği geçen herkesi kutladığını belirterek, "Geçen yıl da Türk kahvesi kültürü ve geleneğini listeye sokmayı başarmıştık. Bugüne kadar Meddahlık, Mevlevi Sema Törenleri, Aşıklık Geleneği, Karagöz, Nevruz, Geleneksel Sohbet Toplantıları, Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali, Alevi-Bektaşi Ritüeli: Semah, Tören Keşkeği Geleneği, Mesir Macunu Festivali ve Ebru: Türk Kağıt Süsleme Sanatı dosyasının kaydıyla birlikte listedeki sayı 12'ye yükseldi" dedi.

"Lavaş"ın Ermenistan adına listeye alınması

Kültür ve Turizm Bakanı Çelik, lavaşın Ermenistan adına listeye alınmasının başarısızlık olmadığını anlatarak, lavaşla ilgili Ermenistan'ın başvurusunun, "Tüm dünyada Ermeni kültürü" olarak tanınmasını amaçladığını söyledi. Azerbaycan'da ortak dosya hazırlanması konusundaki demecinin "geç kalınmışlık" olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu dile getiren Çelik, hazırlanan dosyanın boşa çıktığı algısının doğru olmadığını vurguladı.

Çelik, Ermenistan'ın lavaşı sadece kendilerine mal etme çabalarına değinerek, şunları söyledi:

"Biz ise bunun pek çok kültürde ortak bir değer olduğunu söyledik. Alınan kararda Ermenistan sınırlar içerisinde bunun 'Ermeni lavaşı' olarak anılabileceği belirtiliyor. Aynı zamanda bu tip temaların dışlayıcı olmaması ifade edilerek, dünyada tek başına bir kültüre ait olmadığı söyleniyor. Zaten bizim tezimiz de bu yöndeydi. Türkiye, Azerbaycan, Afganistan, Özbekistan heyetleri olarak konferans marjında 'lavaş, ekmek, sepit, yufka' şeklinde dosya vereceğiz. Bu dosyada lavaşın, aslında bütün bölgenin ortak kültürünü ifade eden bir unsur olduğu anlatılacak."

"Ermenistan tek başına lavaşın sahibi değildir"

Dosyanın sınırlayıcı ve dışlayıcı olmamasının kayda geçirilmesinin önemli olduğunu anlatan Çelik, "Ermenistan lavaşın tek başına sahibi olarak tescil edilmemiştir. Basında çıkan bu haberler doğru değildir. Ermenistan da lavaşı benimseyen ülkelerden bir tanesidir. Böylece bunun bölgede ortak bir değer olduğu ortaya çıkıyor" dedi.

Çelik, Türkiye'ye ait birçok eserin bu listeye dahil edilmesi için çalışmaların devam ettiğini aktararak, dosya içeriği bakımından da iyi projeler hazırlayacaklarını bildirdi.ü

Muhabir: Sefa Mutlu

AA
 
Geri