Osmanlı Devletinde Kadınların Yaşamıyla İlgili Çeşitli Bilgiler

  • Kullanıcı Aleyna1
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Bunları Biliyor musunuz? Arşiv
Konu sahibi son olarak 1275 gün önce görüldü

Evlilik konuları

2abd5723a0da.jpg


Osmanlı'da evlilik konularında kadınların pek söz hakkı bulunmuyordu. Eğer aileler kararlaştırmışsa kadının bundan kaçabilme hakkı yoktu. Buna karşın erkeğin kaçabilme ihtimali vardı. Ancak kadınların kaçabilme veya istememe imkanı neredeyse mümkün değildi. Kadı sicillerine bakıldığında evlilikten kaçan çok az kadın olduğu anlalışıyor, bunların da çoğu reşit olmadıkları için boşanmak istiyorlardı.

Gayrimüslimlerde durum biraz daha farklıydı. Herhangi bir müslüman, gayrimüslim bir kadınla evlenebiliyordu ancak gayrimüslim bir erkek, müslüman bir kadınla evlenemiyordu. Ayrıca boşanma da sık gerçekleşiyordu. Erkek bahane göstermeksizin boşanabiliyor, yeni biriyle evlenebiliyordu. Ancak kadının boşanması için sağlam(!) sebepleri olması gerekiyordu.

Ayrıca genel kanının aksine çok eşlilik halk arasında kabul görmüyordu. Bu usülü genelde saray ve çevresindeki insanlar gerçekleştiriyordu.

Kadınlar arası muhabbetler

KadinlarHamam.png


Kaynaklarda halktan kadınların nasıl birbiriyle ilişki kurduğuna dair belirli bilgiler yer almasa da, kentlerde ve saray çevresinde yaşayan kadınlar arasındaki etkileşimle ilgili veriler mevcut.

Kent kadınları genelde uzun uzadıya ev ziyaretleri gerçekleştirirdi. Bunun haricinde gelişen hamam kültürüyle, oralarda buluşan kadınlar saatlerce sohbet eder hatta yemekli, sazlı-sözlü etkinlikler düzenlerdi. 17. yüzyıldan sonra Mesire -yani piknik- adı verilen etkinlikle yatır ve türbe yakınlarında buluşur böylelikle dini ibadetlerini de gerçekleştirirlerdi.

Ayrıca Osmanlı'da olgun bir kadının hamile kalması kibarlık sayılıyormuş.

Kadınların giyim tarzları

56c8318918c7730828f171be


Osmanlı Devleti'nde kadınların giyim kuşamları yörelere göre değişiyordu ancak özellikle Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'ne göre tüm yörelerde ferace denilen uzun tesettür tarzı kıyafetten vazgeçilmiyormuş.

Yöreler bir yana genel olarak giyim kuşam, gelir düzeyine göre değişiyordu. Mesela gelir düzeyi yüksek kadınlar pamuklu ya da ipekten biçilmiş ince bir gömlek altına şalvar benzeri kıyafetler giyiyor ve üzerine ferace takıyordu. E, tabii kuşakları olmazsa olmazdı. Bazıları bu kombinin üzerine entarilerini giyiyordu.

Biraz daha düşük gelirli kadınlar ise kadife ya da ipek kumaş kullanabiliyordu. Üzerlerine yelek giymeyi de ihmal etmiyorlardı. Olanakları sınırlı dar gelirli ailelerin kadınlarıysa beledi adı verilen ucuz kumaşları kullanıyordu.

Gayrimüslimlerde ise olay neredeyse aynı...

Osmanlı Devleti'nde yaşayan gayrimüslimler kıyafet konusunda biraz daha rahat takılabiliyor, bazıları yörelerine göre yüzleri açık veya kapalı dolaşabiliyorlardı. Rumeli ve İstanbul çevresinde yaşayanlar yüzlerini açık bırakabiliyorken Doğu ve Kafkasya'da yaşayan, genellikle Ermeniler, yüzlerini kapatıyordu. Adana ve çevresindeyse yüzler açık olabiliyor, ancak peçe takabiliyorlardı.

Sevgili muhabbetleri

tuccar-osmanli-tablolari.jpg


Devlet-i Aliye'de el ele tutuşarak gezmek tabii ki yasak ve günah. Çiftler genelde ya tesadüfen ya görücü usülü ya da tarla ve bahçe gibi benzeri yerlerde çalışırken birbirlerine rastlayabiliyorlardı. İletişim ise mektupla gerçekleşiyordu. Bunların ışığında birçok ozan (özellikle divan edebiyatı) sevdikleri kadınlara şiirler, türküler, şarkılar söylüyordu. Ancak, dediğimiz gibi, en sık kullanılan iletişim aracı mektuplardı.

Evine ekmek getiren emekçi kadınlar

osmanli-imparatorlugunda-tarim-sistemi.jpg


Biraz garip gelebilir ancak Osmanlı Devleti'nde sık rastlanmasa da evine ekmek getiren aile reisi kadınlar vardı. Bu kadınlar genelde ya yetim ya da dul oluyordu.

Osmanlı Devleti'nde bir kadının çalışması normal şartlarda hoş karşılanmasa da çalışan kadınlar elbette vardı. Kocasından ya da ailesinden miras kalan tarlaları işleten kadınlar, ya da ticaretle uğraşan bir aileden gelen kadının bohçasını toplayıp zengin kadınlara kumaş satması normal karşılanıyordu.

Dullara gelecek olursak..

Kocasından ayrılan kadın mirasın çok azını alıyor nafaka oalrak da sadece 3 aylık geçinme parasını alabiliyordu. Bu şartlar altından daha fazla tutunamayan kadınlar mecburen çalışmaya başlıyordu. Genellikle tarlalarda çalışan kadınlar cariyelerden dolayı evlere temizliğe gidemiyor, bu konuda büyük sıkıntılar çekiyorlardı. Ancak yoksul ya da dul kadınlar kız çocuklarını zengin ailelere verebiliyordu. Bu durum Osmanlı Devleti'nde adet haline gelmişti.

Dindar kadınlar

4486166831_cdffdb9b51_o_d.jpg


Bilinenin aksine Osmanlı Devleti'nde kadınların dini konularda bilgisi genellikle erkeklerden fazlaydı. Ancak fıkıh öğrenimi veya kadılık yapmaları yasaklanmıştı.

Din eğitimi özellikle üst tabaka kadınlar arasında yaygındı. Bazıları ise Arap şeyhlerinden çekinmeden yardım alabiliyordu. Buna rağmen dini sohbetlerde kendi araları dışında konuşmaları caiz görülmüyordu.

Tarihi yapılar inşaa ettiren kadınlar

uskudarmihrimah2.jpg

(Görseldeki cami Edirnekapı'da bulunan Mimar Sinan'ın Mihrimah Sultan'a adadığı Mihrimah Sultan Cami'dir)

Osmanlı Devleti'nde kadınlar paralarını keyiflerine göre harcayabiliyorlardı. Varlıklı kadınların bazıları vakıflara bağış yapıyor, bazıları bu vakıfları kendisi kuruyor, bazılarıysa bunların haricinde kendi adına çeşme, cami vb. yapılar inşa ettiriyordu. Özellikle cami gibi büyük ve kutsal yapıtları hanedan üyeleri büyük paralara yaptırıyordu. Bunlara örnek olarak Hürrem Sultan'ın kendi adına yaptırdığı külliyeyi ve kızı Mihrimah Sultan'ın kendi ismine yaptırmış olduğu iki camiyi sayabiliriz.

Boğaz ve deniz kıyılarındaki sarayaların birçoğu da varlıklı kadınlar tarafından finanse ediliyordu. Bugün İstanbul Boğazı'ndaki birçok yalı varlıklı, üst tabaka kadınlar tarafından yaptırıldı desek yanlış olmaz.

Bu içerik Osmanlı Devleti'nde İngiliz Konsolosluğu yapan Edward Wortley Montagu'nun eşi Lady Mary Wortley Montagu'nun mektuplarından derlenmiştir

9-GAGA+HATUN-C.jpg

tamam-bunlarda-at-gibi-zaten.jpg

SURV%C4%B0VOR.jpg

MUHTE%C5%9EEM+SURV%C4%B0VOR.jpg

mhdvran-2.jpg

tumblr_m62ezdJgsL1ql454ao9_1280.jpg

H%C3%BCrrem-Sultan.jpg


 
anadolu çomarları hala doblolarının arka camına osmanlı tuğrası yapıştırıyor.
sorsan ne olduğunu kimin tuğrası olduğunu bilmez.
osmanlı dediği nasıl kurulduğu bile belli olmayan (öyle bildiğin osman mosman ertuğrul gazi işleri değil bunlar),türklerin azınlıkta olduğu, onyedi ırkın dölünün birbirine karıştığı bir imparatorluk romantizmi yaşamaya devam ediyorlar.
kıçına alacak donu yok çomarın ama kendini hanedan torunu sanıyor
ah bir de gerçek osmanlı torunlarını bir görse,ingiliz kraliyet ailesinden farklı olmadıklarını anlayacak belki.yok yok ne anlayacak.çomar o
 
Osmanlı bir koymuş pir koymuş.
Ottoman wuhuu.
 
Devlet-i Aliye'de el ele tutuşarak gezmek tabii ki yasak ve günah. Çiftler genelde ya tesadüfen ya görücü usülü ya da tarla ve bahçe gibi benzeri yerlerde çalışırken birbirlerine rastlayabiliyorlardı. İletişim ise mektupla gerçekleşiyordu. Bunların ışığında birçok ozan (özellikle divan edebiyatı) sevdikleri kadınlara şiirler, türküler, şarkılar söylüyordu. Ancak, dediğimiz gibi, en sık kullanılan iletişim aracı mektuplardı.

Aradığım şey.
 
İslamiyete uygun yaşamaları neden hayal kırıklığı olsun ki ?
Elhamdülillah müslümanım diyen İslamiyetin gerekliliklerini yerine getirmeli.
 
islamiyete uygun yaşamıyorlar işte, umarım üzüntüden kalp krizi falan geçirmezsin ama söylemek zorundayım, müslüman olmama ihtimalleri de çok yüksek :D

Çok komiksin güldürdün beni gerçekten.
Herkes neye inanmak istiyorsa ona inanır tabi inanmamak da bir seçenektir. Her neyse düşünceme karşı değil konuya yorum yaparsın bir dahaki sefere iyi forumlar.
 
Neyseki anlatmak istediğimi anlamışsın :asd:
 
sanki turk oglu turk ataniz.bizde biliyoruz karisik mezhrplerde evlilik yaptiklarinj

kac zamandir diyecektim nasib buguneymis

OSMANLININ KAZANDIGI TOPRAKLARDA Ataturk cumhuriyeti ilan etti
 
sanki turk oglu turk ataniz.bizde biliyoruz karisik mezhrplerde evlilik yaptiklarinj

kac zamandir diyecektim nasib buguneymis

OSMANLININ KAZANDIGI TOPRAKLARDA Ataturk cumhuriyeti ilan etti

Osmanlının kazandığı topraklarda, Osmanlıdan önce Anadolu Selçuklu Devleti vardı. Kösedağ savaşı sonrasında (1243) dağılmış ve bunun sonucunda bir çok Türk beyliği kurulmuştur. Buna Osmanlı Beyliği da dahil.

Yani anlayacağın; Osmanlıdan önce Anadolu'da Türk devleti vardı. Sonradan kazanılmış bir toprak yok.
 
O değilde osmanlı dünyaya nam salmışken şimdi ki cumhuriyetimiz avrupanın şamar oğlanı olmuş la onu napcez :/
-ekleme yapayım ne demek istediğimi anlamayacaklar için.
burda vıdı vıdı yapıp bir yere çamur atıp diğer yeri ululaştırma çabasına girmenizi anlarım.
Lakin suan şamaroğlana dönmüş bir cumhuriyetimiz ve demokrasimiz var.
Kıçınızı kaldırıp çabalamak yerine foruma gireyim bir tarafı tahrik etmek için benimki cillop sizinki pis kaka derseniz.
lağam kokan ağzınızla gargara yapmaktan öteye gidemiyeceksiniz.
 
lağım mağım ne boktan ifadeler kuzum?
osmanlıya vergi ver istersen budist ol..adamlar birleşik devletleri o zaman icad etmiş.ne müslümanı. osmanlı öncesi 27 tane türk devleti var.güneşe tapan mı ararsın danaya tapan mı. niye onlara sahip çıkmıyorsun da çölün vahabisinin boklu entarisine sarılıyorsun? seni kılıçtan geçire geçire müslüman yaptığı için mi


bak dikkat et..şu forumda yazdığım en önemli lafı ediyorum..ha bu ülkeyi ayakta tutan laikliktir. eğer vıdı vıdı etmeye devam ederseniz,yaratılan kürt türk geriliminin bin katı yaşanır. ve siz de o kebap ve mantıdan yağ bağlayan göbeğinizle artık yatağınızda huzurla uyuyamazsınız. işte o zaman maalesef türkiye diye bişi kalmaz. herkes akıllı olsun ülkenin değerini bilsin.
 
Türk Medeni Kanunu'na kadar kadının evlenme, boşanma, mirastan yararlanma hakları yoktu.

Mecelle'nin işlevsizliğini bildiği için tarihten kaldıran, Türk kadınına çağdaş yaşamaları için sistemi kuran Mustafa Kemal'e bu ülke çok şey borçlu.
 
Geçen okudum ingilizler tuvalet ihtiyaçlarını yanlarındaki lazımlıklara yapıp pencereden boşaltıyorlarmış yahu.
Ingiltere şimdilerde ohooo, laikliktir ingiltereyi ingiltere yapan.
 
Konu nerden nereye gelmiş.. Yok osmanlı torunu değil başka bir şey mişiz de yok bizi ayakta tutan laiklikmişte..
Şimdi olaya objektif bakalım, evet Osmanlı Torunuyum diyen Osmanlı Torunu olmuyor, belki başka bir ırka topluma millete vs. ait? E o zaman, TÜRKÜM demekle de Türk olunmuyor, adam belki Rum Laz Çerkes, ama TÜRKÜM diyor, nereden belli?

Laiklik olayına gelirsek, laiklik yerine, günümüzdeki gibi yanlış anlaşılan bir İslam anlayışı gelirse, evet ülke karışabilir.. Ama İslamı adam gibi bilen biriler bu işin başına geçerse sorun olmaz, günümüz İslam anlayışında Müslüman hariç hiç kimse Cennete giremez deniliyor, ama öyle değil.. Bknz: Bakara 62. ayet.. Ayette ahiret gününe inanıp salih amel işleyen herkes mükafatını alır diyor.. Yani bunun gibi Kuran ı bilmemeye dayanan çok yanlış algılar var günümüzde..

Dinimizi de yozlaştırdılar, yanılttılar.. O yüzden şimdilik Laik olarak kalsak iyi olur..
 
Sen ruhunu rahatlatacaksın diye islamı şirinleştirmek uğruna deforme etmenize izin vermeyeceğim. Müslüman olmayan cennete mennete giremez
 
Geri