teksas tombis
Bronz Üye
-
- Katılım
- Temmuz 25, 2015
-
- Mesajlar
- 4,356
-
- Tepkime puanı
- 4
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 42
ORUÇ TUTACAK DOSTLARIMIZA ÖNEMLİ DUYURU..!
1983 tarihinden sonra yapılan imsaki değişiklikler nedeniyle farklı farklı imsakiyeler bulunduğundan ibadetlerini tam ve düzgün yapmaya çalışan, dînini seven ve kayıran dostlarımızın dikkat etmesi gereken önemli konu.
İslâm âlimleri ve İslâm astronomi mütehassısları, kıymetli kitâblarında, namaz ve oruc vakitlerinin tayinine âid hesâb usûlünü ve kâidelerini bildirmişlerdir. Bu usûl ve kâideler, asırlardan beri kullanılagelmiştir. Tereddüde, şübheye düşülecek hiçbir husus bırakmamışlardır.
İbâdetlerin kabul olması için, doğru vakitlerinde yapılması şarttır.
Oruç tutan arkadaşlarımızın ibadetlerinin sıhhati açısından, oruçlarına 1983 de keyfi olarak değiştirilmiş imsakiyeler ile bildirilen oruca başlama vaktinden 15 dakika önce başlayıp yemeyi içmeyi ezan okunan ve imsak olarak bildirilen şimdiki vakitten 15 dakika önce kesmesi gerekmektedir. Böylece İslam alimlerinin yıllardır bildirip uyguladığı zamana uyulmuş olur.
Din işlerinde islâm âlimlerinin ve astronomi mütehassısının tasdîk etdiği nemâz vaktlerini değişdirmemelidir.
1983 tarihinden sonra görülen imsâki değişikliklerin iki nedeninden birincisi fecr için -19˚ esas alınmaması, ikincisi ise temkin zamanına ihtiyat manası verilerek hesaptan çıkartılması olmuştur.
Namaz vakitleri hesâbında mutlaka, zarûrî olarak kullanılması gereken temkinin lügat ma’nâsına bakarak, bunu bir ihtiyat zamanı zan etmek ve Müslümanları bu şekilde şartlandırmak da doğru değildir.
Yani irtifaları hesapla bulunduktan sonra şer’i ufuklara göre düşünmek bu geçen süreyi ilave etmek temkin olmaktadır. Vazgeçilebilecek bir zaman dilimi değildir.
İbâdetlerin vakitlerini tayin ve tesbit etmek, yani anlayıp anlatmak, din bilgisi ile olur. Fıkh âlimleri, müctehidlerin bildirdiklerini (Fıkh) kitâblarında yazmışlardır. 1983 den bu yana yapıldığı gibi değişiklik uygun değildir.
(Bekara sûresindeki bir âyet-i kerîmede meâlen (2/187), (Beyâz iplik siyâhdan ayırd edilinceye kadar yiyiniz, içiniz!) buyurulmuşdur. Bu ipliklerin, gündüzün beyâzlığı ile gecenin siyâhlığı olduklarını anlatmak için, dahâ sonra (Fecrin) kelimesi nâzil oldu.
Ayeti kerimede geçen siyah iplikle beyaz ipliğin birbirini ayırmasını beklemek aynen anlaşıldığı gibi olsa idi yaşlılar bu ayrımı yapmak için öğleye kadar yerlerdi ki ancak ayırsınlar. Din işlerinde İslam alimlerinin bildirdikleri esas alınmaz ise hem ibadetler sahih olmaz, hem de bu konuda yetkili olmayan her kişi fikir üretir.
Takvîm, sâat, kandil, top ve ezân yanlış olunca, oruc kurtulmaz.
SONUÇ: Oruca şimdi bildirilen zamandan 15 dk önce başlayın - ARZU EDEN ARKADAŞLARIMIZA İŞİN AYRINTISI ve TEKNİK BİLGİSİ GÖNDERİLİR.
1983 tarihinden sonra yapılan imsaki değişiklikler nedeniyle farklı farklı imsakiyeler bulunduğundan ibadetlerini tam ve düzgün yapmaya çalışan, dînini seven ve kayıran dostlarımızın dikkat etmesi gereken önemli konu.
İslâm âlimleri ve İslâm astronomi mütehassısları, kıymetli kitâblarında, namaz ve oruc vakitlerinin tayinine âid hesâb usûlünü ve kâidelerini bildirmişlerdir. Bu usûl ve kâideler, asırlardan beri kullanılagelmiştir. Tereddüde, şübheye düşülecek hiçbir husus bırakmamışlardır.
İbâdetlerin kabul olması için, doğru vakitlerinde yapılması şarttır.
Oruç tutan arkadaşlarımızın ibadetlerinin sıhhati açısından, oruçlarına 1983 de keyfi olarak değiştirilmiş imsakiyeler ile bildirilen oruca başlama vaktinden 15 dakika önce başlayıp yemeyi içmeyi ezan okunan ve imsak olarak bildirilen şimdiki vakitten 15 dakika önce kesmesi gerekmektedir. Böylece İslam alimlerinin yıllardır bildirip uyguladığı zamana uyulmuş olur.
Din işlerinde islâm âlimlerinin ve astronomi mütehassısının tasdîk etdiği nemâz vaktlerini değişdirmemelidir.
1983 tarihinden sonra görülen imsâki değişikliklerin iki nedeninden birincisi fecr için -19˚ esas alınmaması, ikincisi ise temkin zamanına ihtiyat manası verilerek hesaptan çıkartılması olmuştur.
Namaz vakitleri hesâbında mutlaka, zarûrî olarak kullanılması gereken temkinin lügat ma’nâsına bakarak, bunu bir ihtiyat zamanı zan etmek ve Müslümanları bu şekilde şartlandırmak da doğru değildir.
Yani irtifaları hesapla bulunduktan sonra şer’i ufuklara göre düşünmek bu geçen süreyi ilave etmek temkin olmaktadır. Vazgeçilebilecek bir zaman dilimi değildir.
İbâdetlerin vakitlerini tayin ve tesbit etmek, yani anlayıp anlatmak, din bilgisi ile olur. Fıkh âlimleri, müctehidlerin bildirdiklerini (Fıkh) kitâblarında yazmışlardır. 1983 den bu yana yapıldığı gibi değişiklik uygun değildir.
(Bekara sûresindeki bir âyet-i kerîmede meâlen (2/187), (Beyâz iplik siyâhdan ayırd edilinceye kadar yiyiniz, içiniz!) buyurulmuşdur. Bu ipliklerin, gündüzün beyâzlığı ile gecenin siyâhlığı olduklarını anlatmak için, dahâ sonra (Fecrin) kelimesi nâzil oldu.
Ayeti kerimede geçen siyah iplikle beyaz ipliğin birbirini ayırmasını beklemek aynen anlaşıldığı gibi olsa idi yaşlılar bu ayrımı yapmak için öğleye kadar yerlerdi ki ancak ayırsınlar. Din işlerinde İslam alimlerinin bildirdikleri esas alınmaz ise hem ibadetler sahih olmaz, hem de bu konuda yetkili olmayan her kişi fikir üretir.
Takvîm, sâat, kandil, top ve ezân yanlış olunca, oruc kurtulmaz.
SONUÇ: Oruca şimdi bildirilen zamandan 15 dk önce başlayın - ARZU EDEN ARKADAŞLARIMIZA İŞİN AYRINTISI ve TEKNİK BİLGİSİ GÖNDERİLİR.