Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Sana üşüdüğümü söylüyorum. Çocukmuşum da sanki çamura çıplak ayaklarımla
basmışım soğuk bir kış gününde. Annem mi geliyor sen mi geliyorsun koşarak
biraz da kızgın? Annem mi sen mi?
Üşümüşüm diyorum... Ben üşümem
biliyorsun. Oysa üşümüşüm. Buz tutmuş ellerim. Bak parmaklarımın ucuna.
Saçaklardan sarkan ve dikkat edilmesi gereken buz sarkıtları gibiler.
Üşümüşüm diyorum.
Isıtacak mısın?
Sana estiğimi söylüyorum. Ucuz bir şarabın berbat tadı ile yaptığı iş
arasındaki uçuruma düşüyorum eserken. Beni basınç farkları getiriyor sana.
Eserken belki eski diye belki de es es es ki ki ki diye bağıran kekeme bir
rüzgar oluyorum. Tadını değiştiriyorum dokunduğum yaprağın, sürtündüğüm
toprağın, arasından geçtiğim saçların. Dağlar üzerinden gelen kaynağı
belirsiz bir esintiyim.
Eseyim mi?
Sana geldiğimi söylüyorum. Ayaklarımı nerde bıraktım bilmiyorum. Bir telefon numarası gibi ezberliyorum kilometreleri. Aramızda üç tane iki... İki yüz
yirmi iki. Ayaklarımı düşürdüğüm yerde her zaman senin kokun.
Telefon direkleri eşlik ediyor bana, bulutlar benimle geliyor, çizgi halinde bir
toprak benimle geliyor, sincapların endişesi benimle... Çok konuşan bir
yolcunun sustuğu yerin yanındayım. Yalnız sana geldiğimi söylüyorum.
Geleyim mi?
Sana sustuğumu söylüyorum. Susmak derinlere inmek değil midir? İçerden konuşmak? Ancak içerden yanıtı olmak? Susmak dibe sarkıtılmış bir ağ değil
midir? Ateşi saran oksijen?
Sana sustuğumu söylüyorum... Dut yemekle süt
dökmek arasında bir yerde olduğumu... Kedi ya da bülbülden birini yeğlemek
değil midir susmak? Yalnızlığında kendini avlamak değil midir dudaklarını
kapamak?
Kapayım mı dudaklarımı?
Sana gördüğümü söylüyorum. Olanlarla olabilecekler arasında,
görülebileceklerle görülenler arasında düğüm atıyorum. Gördüklerim
parantezler içinde geziniyor. Görmediklerimi ise sen evlatlık alıyorsun
belki isteyerek belki istemeyerek.
Ellerini gördüğümü söylüyorum. Uyanmışlar
beden eğitimi yapıyorlar bedenimde. Gözlerin bir şiirin ilk karalaması gibi
açılmıyor mu? Seni gördüğümü söylüyorum. Ama gözüm kapalı göreceğim. Kapat
gözlerimi...
Göreyim mi?
Sana sevdiğimi söylemiyorum. “Bana sevdiğini söyleme, beni sev” diyor şair.
Aşk bana inan(a)mıyor... Ben aşkı yalnız tanımlıyorum.
“Üşüdüysen es,
Geldiysen sus, Gördüysen sev” diyor rüyama nerden girdiği belli olmayan ak
sakallı bir ihtiyar.
Derin anlamlar arıyorum söylediklerinde sevgiye dair.
Belki de üşüyorum, belki esiyorum, belki geliyorum, belki susuyorum ve belki
görüyorum seveyim mi seni der gibi.
Seveyim mi seni?
Sevgimi eğitmeyi öğrendim gidişinle. Sevgim; sana karşı hırçın bir çocuk gibiydi ya hani, Eğittim onu uslandı şimdi. Sevgi nasıl eğitilir? Nasıl uslanır bu hırçın yürek? Zaman denen ilaçmı yoksa hasretmi? Hangisi öğretmen olur bu dilsiz yüreğe... Gittiğin günden sonra değişmeye başladım. Senin dayanılmaz özlemin ve birde buna eklenen sevgin, İyice dinginleştirdi, olgunlaştırdı beni. Hatta inanırmısın, seni anlamaya başladım. Ve anlıyorum. Yaşananlara birde senin tarafından bakarsam haklısın. İnsanı, acıları, olgunlaştırırmış. Gidişinle ne sevginden birşey eksildi Nede beni aynı şekilde bulabilirsin döndüğünde. Umudum kaldımı? Dönecekmisin birgün? Bunları soruyorum kendime... Cevabını alamadığım sorularla, Hergün yürüyorum karanlık gecelere. Yine de dua ediyorum ellerim havada, Ne olur birgün dön diye... Radyoyu açıp şarkılar tutuyorum ikimize. Senli benli şarkılar dinlerken, Ben hayal kuruyorum, belki gelirsin diye... Çalan şarkı Özdemir Erdoğan'ın. ''Sevdim seni bir kere başkasını sevemem.'' derken, Bende senden başkasını sevemeyeceğimi mırıldanıyorum kendime Sadece kendime söylemek, İçimdeki senle paylaşmak acıtıyor içimi. Sanada diyebilsem. Ben...ben eski ben değilim diye. Uzatsam elimi, Yalnızken tuttuğum bu şarkıları beraber tutsak senle.Beraber söylesek yine..
Buralara yeni yollar hastaneler yapıldı Büyüdükçe büyüdü bu şehir Şehir büyüdükçe sen kayboldun içinde Sen kayboldukça Bende savruldum bir yana Yelkeni kontrol edemiyorum artık Rüzgara bıraktım kendimi Nereye savrulursam... Gittin...
Her şeyi sana yazdım... Seni de her şeye... Kalemler tükettim, tükenmeyen hasretle... ucundan dökülen aşkla... umutla... çığlıkla... Belki de nefretle... Her umuda avuc açtım... Sen dilendim... Aşktan harap bir dilenci şimdi yüreğim... Her şeyi sana yazdım... Seni de her şeye... Hayallerimin paragraf başlarına... umutlarımın parantez içlerine... Kalemler tükettim tükenmeyen hasretle... Her şeyi sana yazdım, seni de herşeye.. Binlerce kez okudum her gün bir ilkokul defterinden... Binlerce kez okudum seçebilmek için seni soru işaretlerinden... Seni ezberledim hergün karmakarış yazılar içinden... Sana da kendimi yazdım... Bana ait harflerle... Farklı alfabelerle... Herşeyi sana yazdım... Herşeye seni yazdım...
Ömrümü verdim yetmez dedin
Canım dedim sevmedin
Ağlıyorum dedim, kendin sil dedin
Bu kadar mıydı değerim.
Hayatı oyuncak yaptılar ellerinde
Buğulu gözlerini ağlattılar
Gönlümü koydum tek bir sözüne
Hayat yormuş şimdiden
Ağlar dururdun kendi haline
Tuttum elinden Moda sahillerinde
Yaranamadım bitanem sevdanın adını tutturamadım.
Gözlerin yıldız gibiydi
Ama umutsuz ve sessizdi
Kalkardı yavaş yavaş sis İstanbul`dan
Ellerim ellerine dokunmak için sabırsızlanırken
Yollara hasret kalmışsın şimdiden
Al yalan dünyayla mutluluklar sana
Yandığım kafi kalsın sonsuz yalnızlığımda
Haram olan gecelerde
Yalnız bıraktın beni
Bi sensizlik yaktı beni
Bir de kandığım yalancı sözleri
Sen benim Küçük masaLım Sen benim üyük sevdam SEn benim herşeyimsin SEN benim Ömrümsün
Küçük bir masaLdı BirLikte yaşadığımız Masaldı ve her masaLın bir sonu vardır ya Bizimde sonumuz AYRILIK oLdu Ve şimdi hiç bir anLamı yOk bu masaLın Biz BİTTİK masaL Bitti
Kimi zaman MutLu olduk güldük Kimi zaman beraber ağLadık üzüLdük SeninLe zaman su gibi akıp geçti Hiç farketmedim saatleri günleri ayları YokLuğunda ise Zaman geçmek bilmiyor sevdiğim Zaman Durdu günLer ay gibi aylar mevsim gibi Geç kalıyorum zamana YokLuğun sardı dört yanımı Sen yOksun yaşadığım SAATin hiç bir anLamı yOk herhangi bir saatin sonunda Sana kavuşmadıkça, anlamı yok zamanın
Resimlere bakıp ah çekiyorum içimden Bizmiydik o gülen yüzler Bizmiydik hiç ayrımayacak gibi bakan birbirimize Ne güzeL günlerdi yar ÖzLemiyorum desem Hatıralar rahat bırakır mı ? Bırakmaz Ama içimdeki sesLeri duyan yOk ya Neye yarar
Seni haLa Çok seviyor oLmam neye yarar ki Sen değerini biLmedikçe Yüreğimde sevgini taşıyor oLmam neye yarar senin için bir anLamı oLmadıkça Sen sana olan sevdamı Bilmedikçe neye yarar benim yüreğimdeki kıvıLcım Neye yarar yar
Bu şiirLeri , Sen okumadıkça Ne anlamı olur ? Sen Olmayınca iStanbuLun ne anLamı Olur ? Bizim şarkımızın ne anLamı var senLe dinLemeyince
Benim yaşamamın ne anLamı var sen yanımda oLmayınca ? Sensiz bu Ömrü İstemiyorum ben Sen benim Ömrümsün
Geceydi sanki seni beklediğim her gün..
Bir ürkek gece kadar sessiz, karanlık ve sürgün. Bu kalpteki ritimlerim sensiz bir ölü. Bir an önce durmak isteyen saatin 'tik tak' ları gibi.. Yavaş ve bitkin..... Hem atmak istiyor delicesine Hem de durmak ve bir daha hiç atmamak.. Sana 'seni sevdiğimi' haykırdım geçen gece. Ama sen duymadın. Çünkü haykırdığım sen değildin; Bütün aşklara [bana bile] kilitli kalbin.. Mühürlenmişti yüreğin. Ne beni duyabilirdi, ne de [sensiz] sana duyduğum hislerimi...
Yaşanmışlıklar arasından çıkarılan bi kaç özel şey sonucu bakarsın dünyaya . Hayallerin, düşüncelerin hatta gözünü kapaman bile anılardan ibarettir!
Zaten unutmayı zorlaştıran bu anılar değil mi ..?
Tesadüfen veya bilerek ikinizin geçtiği yollardan geçiyorsun .. ‘ ne güzel günlerdi .. ‘ diyerek iç geçiyorsun .. Veya gittiğin bir kafe, sinema, park .. yaşadığınız o muhteşem dakikalar hatta saniyeler geliyor gözünün önüne . Özlüyorsun ..
Bir anda elin telefona gidiyor . Aslında arayamayacağını biliyorsun ama bir umut ona yakın olma hissi,bi umut sesini duyabilmek .. Ezberlediğin numarasını saniyede tuşluyorsun . Basıyorsun arama tuşuna peki ne oluyor ? Aramanla kapatman bir oluyor . Gururun öne geçiyor ..
Pişman oluyorsun sonra ‘ ondan bana ne ki ? ‘ diyorsun hiçte inanamadığın bir şekilde ..
Aslında hayatının odak noktası o . Görmesende merak ediyorsun,nerde .. ne yapıyor, kim var yanında ? Bazende sevgilisinin olduğunu duyuyorsun ..
Ama hala geçmişten bir şeyler bekliyorsun sonuçta o kadar yıl çıktınız değil mi ? Seni bu kadar kolay aklından çıkarmasına inanmıyorsun veya inanmak istemiyorsun ..
En kötüsüde tam bunların yalan olduğuna kaptırmışken kendini ..
O çıkıyor karşına . Kaç gün veya kaç ay sonra .
Şaşırıyorsun, sanki donmuşçasına kalıyorsun orda .. ne yapacağını bilmiyorsun . Beynin ordan hemen ayrılmayı emrediyor sana! Kalbinse uzun süre bakmak .. ama ayakların gitmiyor, ilerleyemiyorsun . Bir tutukluk var sende de onda da .. İşin kötü yanı yanında bir kız var .
O kız sen değilsin .. Herkesin alıştığı "siz" in yerine ‘ onlar ‘ var artık . O ve yanındaki kız .
Dahada yıkılıyorsun .. O sana anlamsız bir ifadeyle bakıyor ya da pişman bir şekilde . Belkide üzgün bir ifade var suratında .. Görmek istediğin gibi görüyorsun .
Selam bile veremiyorsun kaç yıldır sevgini paylaştığın insana!
Ezberlediğin ellerini bu sefer bi başkası tutuyor . Hiçte nazik olmayan bir şekilde! Onu parçalamak istiyorsun ,o kızdan kurtarmak istiyorsun ..İçindeki ses çığlık atıyor ..! Bağırıyor sana ..! Ama duruyorsun . Gözlerin dolmuş bir şekilde başını öne eğiyorsun ve ilerliyorsun ..
Koşmaya çalışıyorsun .. Yapamıyorsun .. O güçsüzlükle nasıl koşabilirsin .. Üstünde onun yükü ..
Biraz ilerledikten sonra yere çöküyorsun, bırakıyorsun kendini adeta .. Akmaya sabırsızlanan gözyaşların sicim sicim akıyor gözlerinden ..
Arkana dönüp bakamıyorsun bile ..
Bir umut gelir peşimden diye bekliyorsun ..
Ama gelmiyor .
‘ Eskiden olsa gelirdi, beni bırakmazdı yalnız başıma gecenin bu saatinde ‘ diyerek yine anıları hatırlıyorsun .. Kalkmaya çalışıyorsun olduğun yerden . Gururlusun ya !
Geriye bakmadan ilerlemeye çalışıyorsun yeni bi hayata ..
Onu unutmak için bir sürü yol deniyorsun .. Kaç can yakıyorsun, kaç kalp kırıyorsun .. Ama kimse sana onun gibi davranmıyor, kimse sana onun gibi bakmıyor .. En sonunda pes ediyorsun ..
Herşeyi bi kenara bırakıyorsun .
Hayatı köşeye atıyorsun . Uçsuz bucaksız bi daha asla bulunamayacak bi köşeye ..
Yapılması gereken oymuş gibi ölüme ilerliyorsun ..
O orda gönül eğlendirirken sen ölümle hayat arasındaki o ince çizgide gidip geliyorsun ..
Hani diyordum ya.. ..artik yeni bi masala
Gemisten uzak
Öte limanlara.. Mavilerde buldum sonumu !!
Simdi sana,onun yeminini tasiyarak,Onun nefes alisina sebep yasayarak
Söylemek istedigim son sözlerimi yaziyorum!Bu el..cok defa tövbe etti senin adini yazan kalemlere..
Olmadi..icimde öyle doluydunki hep dolup tastin kagitlara!! Milyonlarca kelimeler harcandida ugruna,bir sana degmedi yüregimin taskinligi
Yüregimden yüregine O kocaman "Ask"i hissedemedin! Sigdiramadin belkide kocamandi sana hissettiklerim cünkü
ama di'
O kelimeler .. Ask gibi aci gibi ...Hersey seninle gecmiste kaldi artik!
Cikmaz sokaklara girdim..Dönüsü olmayan ve yürüyorum..Mavilere..
ucundayim bana sunulan koca bir askin..Sorun senden yana bana kalan tek sey olan..Korku! Ve biliyormusun icimi ilk defa bukadar Sensiz//hissediyorum!!
Düsüncelerime girip..ruhumu zorlamiyorsun
Öylesine/zaman kaybi olarak görüyorum sana dair herseyi
...
Yinede tesekkür ederim..Senin sayende buldum sonsuzlugumu ! Belki gercek ask'i
Masal gibi bi ask var simdi ayaklarimin ucunda..Sadece kaldirilmasini bekleyen!
Demistim ya yeni bi masala... Gercekten masal gibi onun sevgisi.. Mavilerle...Yildizlarla
Isiltilar arasinda--
bana sadece mutluluk veren.. Ve sadece beni mutlu etmek isteyen..
Sevgilerin en yücesini sunan ... Askin en güzelini yasatan.. Mavilerde kayboldum.. Masal gibi cünkü kimsenin sevemedigi/sevemicegi kadar sevdi beni!!
Sen..belkide bi avuntu öyle olmasini istedigim icin okadar büyüktün icinde..
Cünkü sen bunun icin hic birsey yapmadin..bikere bile dokundunmu yüregime dindirmek icin acimi ?? Haketmedigin sevgiyi sundum sana..yanildim! Ama artik akillandim iste.. Sevdim sandim belki sadece. Ve simdi sen baskasinin olurken daha cok anladim bunu. Elbet birgün..ama o günün bugün olmasi icimi acitti/yandim ..agladim yine.
bitince feryatlarim kafami toplayip düsündüm..
aslinda sana verdigim hic birseyi haketmissin/hatta bende bunlari sana gercekten vermek istememisim .
Sen sadece ask denen perdeyi araladin cocuk ömründe buyüzden ilk askim dedigimdin..
Bana bi insana verilebilecek degeri ögrettigin icn baglandim sana belki bukadar. Ve biliyormusun seni bende sonsuz kilan söyleyemedigim sözcüklerdi..
Bugün değişik bir tat vardı yüreğimde... Acı mı tatlı mı ? Gerçek mi öylesine mi... Sızı mı yara mı hoşluk mu ya da boşluk mu?? Adı nedir bilmiyorum.Ne kadar kalır benimle orası da meçhul... Tek bildiğim değişik bir tat vardı bugün yüreğimde... Bi an astım suratımı sonra gülümsediğimi farkettim. Adını koyamadım. Neydi bu büyü ? Bi tat vardı bugün yüreğimde... Ne acı ne tatlı... farklı bişey bu... Adı konulamayan... Bilmem.. belkide yürek yanılması... Bir tat vardı bugün yüreğimde... bir tat... Hayır ola..
açma mezarlarımı ki öyle oldu... kötü mü? hayır. haklımısın? evet. gözyaşı kadar basit aslında. çünki ertesi gün güneş yine aynı yerden doğdu... "Kalbimin çıkmaz sokaklarında konuşma yasağı ilan edilmiştir... Suskun gecelerde hasrete inat öpüşme hayallerinin cezası, intihardır... Gecenin siyahı, duygularımı azad et..."
Kaçamadım...
Elimi uzatıp kimseden yardım alamadım...
Ağzımı açıp da feryadı basamadım...
Büyüdü, büyüdü gözbebeklerim;
Sadece bakakaldım !...
Vurulduum; tam orta yerimden...
Sımsıcak saplandın içime !
Koca bir dağ sanıyordum kendimi;
Sen, tünele dalan bir tren gibi kayboluncaya kadar içimde !...
Kayıp mı oldun, yoksa bana mı karıştın ?..
Yolunu sırtlamış bir kara tren gibi, kıvır kıvır dumanların başında,
Daldın içime;
Ama çıkmadın !...
Dedim ya, koca bir dağ sanıyordum kendimi;
Sen, tünele dalan bir tren gibi kayboluncaya kadar içimde !...
Başında dumanlarını savura savura...
Ve bir yandan kendi önüne demir yolunu döşeyip;
Dönüp, geçtiğin yolları da toplaya toplaya dalıp içime....
Ben... Aslında yeni yeni anlıyorum da
Hiç bu kadar önemsememiştim ben birini
Başkasının incilmesinden, yara almasından hiç bu kadar korkmamıştım
ben
Anca bu kadar benimseyebilir bir yürek karşısındaki yüreği
Biz karşılıklı değildik artık
"Ben" dik...
Hep "ben" li düşünür "ben" olarak yanıtlardık
merak edilen soruları
Ben güzeldim, değerliydim ben
Kıskanmak yoktu bende sevgileri etrafımada yaymaya çalışırdım
durmadan
Ve başarırdımda.
Evet ben azimliydim.
Hoşgörür, "her şey olması gerektiği gibi olmuştur bundada hayır
var" diye düşünürdüm ben.
Ben böyleydim bir zamanlar.
Ta ki benden bir ben gitmeden önce...
Böyleydim işte...
Şimdi düşünüyorumda
Ben çok güzelmişim o zamanlar...
Ahh ben! Neden gittin ki şimdi benden..
Bir düşün bakalım düş'lerinden neler çıkacak benle ilgili
Bir düşün hayat sana ne oyunlar oynamış,
Nelerden paçanı kurtarmış
Sarfedilen onca yolda bir düşün, ne kadar zaman ayırlabildin
düş'lerine
Ayrılıktan ibaret miydi tüm düşlerin?
Hep kaçışmalar, kovalaşmalar,
Yakalanmaların ardından hazmedilemediği için yapılan tartışmalar
Biraz da inatçılık...
Sen bu düşlerinle inatçıydın sevgilim
Aşkımı yakıştıramıyordun kendi kalbine
Çöküntü anlarında geliyordun sadece bana
Benle teselli buluyordun.
Bu seni rahatlatıyordu, sende söylüyordun...
Ben seni öyle de kabullendim
"Tamam, sen bana gel de ben seni her ne olursa olsun
severim." dedim
Şimdi ah edip zulmetme vakti değil sevgilim
Zaman geçmeden dön bana
Kurduğun düşleri benle paylaştığını bir düşün...
O zaman her şey daha güzel olacak bak göreceksin..