-
- Katılım
- Ekim 30, 2014
-
- Mesajlar
- 41,044
-
- Tepkime puanı
- 18,492
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Kapadokya
Çay dünyadaki en faydalı içeceklerden birisidir. Her ne kadar bu ifade biraz abartılmış gibi görülse de yapılan bir sürü araştırma sonucuna göre her şeyde olduğu gibi çay tüketiminde de aşırıya kaçılmadığı müddetçe, çay oldukça yararlı bir içecektir. Çayın faydaları farklı kategorilerde olmasının yanında çayın türüne ve işlenme biçimine göre de farklılık gösterebilir. Dünyadaki çayların %2’sini oluşturan oolong çayı, kaliteli siyah ve yeşil çay yapraklarının birleşmesi sonucu ortaya çıkan bir tür çay çeşididir. Metabolizmanın çalışma hızını artırma ve stres seviyesini azaltma gibi birbirinden farklı etkilere sahip olan oolong çayı ve oolong çayının faydalarını daha yakından inceleyelim.
Oolong çayı nedir?
Oolong çayı kategorisi çayın en geniş ve çok yönlü kategorilerinden birisidir. Diğer gerçek çaylar gibi oolong çayı da Çin kamelyası olarak da bilinen camellia sinensis bitkisinin yapraklarından, tohumlarından ve dallarından yapılır. Oolong çayı yeşil ve siyah çay yapraklarının arasına düşer ve oksidasyon oranı %10 ile %90 arasındadır. Bazı oolong çayları neredeyse tamamen okside hale getirilmiş olmasından kaynaklanarak siyah çaya çok yakın bir renge sahipken bazıları yeşil ve çok açık bir renge sahip olabilir. Yeşil çayın aksine oolong çayları yapraklı ve tomurcuklu tam dallar içerebilir. Oolong çaylarının aroması hafif çiçeksi tonlardan tarçın, kızarmış ekmek, olgun meyveler ve karamel notalarına kadar değişiklik gösterebilir. Dünyadaki en popüler oolong çayları genellikle Çin’den ve Tayvan’dan gelmektedir, ama Tayland, Vietnam, Japonya ve Hindistan gibi ülkeler de oolong çayını üretmektedirler.
Oolong çayının yararları nelerdir?
Yeşil ve siyah çayların birleşimine sahip olan oolong çayı, yarı okside olması dolayısıyla siyah çaya nazaran daha fazla kateşin içermektedir. Buna rağmen çaydaki antioksidan değerleri sadece kateşinden gelmediği gibi, Çin’de yapılan bir araştırmaya göre farklı okside değerlerine sahip 30 çay üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda oolong çayının, siyah, beyaz ve yeşil çaylar arasındaki en yüksek antioksidan değerine sahip çay olduğu tespit edilmiştir. Oksidasyon süresince çay yaprağındaki birleşenler yapılarını değiştirirler. Antioksidan değerinden daha fazla yararlanmak isteyenler oolong çayının daha yeşil olmasına özen gösterebilirler. Fakat yarı okside olmuş oolong çayı EGCg içerdiğinden dolayı antioksidan değeri yine de yüksek olacaktır.
Kilo vermeye yardımcı olur
Oolong çayı kilo vermek için tüketilen en popüler çaylardan birisidir. Yapılan bir araştırmaya göre, oolong çayının düzenli bir şekilde tüketilmesi yüksek yağlı diyetin neden olduğu kilo artışı, hepatik lipitler ve beyaz yağ dokusu ağırlıklarını azaltmada yardımcı olabilir. Oolong çayının içerisindeki polifenol antioksidanların depolanmış yağları enerji için kullanmaya yardımcı olan enzimleri aktive ettiği düşünülmektedir.
Şeker hastalığı riskini azaltır
Oolong çayındaki polifenollerin kan şekerini ve insülin seviyesini düşürdüğü düşünülmektedir. Yapılan birçok araştırma sonucuna göre, düzenli çay tüketiminin kan şekeri kontrolünü iyileştirdiği ve 2. Tip diyabet hastalığı oluşması riskini azalttığı görülmektedir.
Bağırsak mikrobiyomunu korur
Bağırsaklardaki bakteriler arasındaki dengesizlik, iltihaplı bağırsak hastalıkları, alerjiler, metabolik rahatsızlıklar ve karaciğer rahatsızlıkları da dahil olmak üzere birçok hastalığın sebeplerinden birisi olabilir. Oolong çayının tüketimi, özellikle yüksek yağlı bir diyet tüketen kişilerin bağırsaklarındaki sağlıklı bakteri dengesini korumaya yardımcı olur.
Kansere karşı savaşır
Bilim insanları siyah, yeşil ve oolong çaylarında bulunan antioksidanların vücudu kansere yol açabilecek hücre mutasyonlarını önlemeye yardımcı olabileceğini düşünmektedir. Ayrıca çay polifenollerinin kanser hücresi bölünme oranını da azaltabilir. Yürütülen bir araştırmada, düzenli çay tüketiminin ağız, akciğer, yemek borusu, pankreas, karaciğer ve kolorektal kanserlerin gelişmesi ihtimalini %15 oranında düşürdüğü belirtilmiştir.
Dişte plak oluşumunu azaltır
Yemeklerden önce ve sonra oolong çayını tüketmek ağız ve diş sağlığınıza yardımcı olur. Bir araştırma sonucu, düzenli oolong çayı tüketimi dişlerde plak oluşumunu engellediği yönündedir.
Beyin fonksiyonlarının gelişmesine yardımcı olur
Son yapılan araştırmalara göre, çay tüketimi beyin fonksiyonlarının normal şekilde çalışmasına destek olur ve Alzheimer hastalığını engeller. Öncelikle çaydaki kafein, ruh hali ve dikkat üzerinde oldukça önemli etkilere sahiptir. Çayda bulunan theanine isimli bir amino asit, dikkat seviyesini artırmaya ve anksiyeteyi hafifletmeye yardımcı olur. Çaydaki polifenollerin de tüketildikten yaklaşık iki saat sonra kadar rahatlatıcı bir etkisi olduğu düşünülmektedir. Yapılan bir araştırma, düzenli şekilde yeşil, oolong veya siyah çay tüketiminin biliş, hafıza, yürütme işlemi ve bilgi işleme hızını geliştirmede etkili olduğu sonucuna ulaşmıştır.
İnme riskini azaltır
Hem oolong hem yeşil çay tüketimi iskemik inme riskini azaltır. Bilimsel araştırma sonuçlarına göre, günde bir fincan oolong veya yeşil çay tüketen bireylerdeki inme riski, çay tüketmeyen bireylere nazaran daha azdır. Günde 3 fincan oolong veya yeşil çay tüketen bireylerde inme riski ise, günde 1 fincan tüketenlerle kıyaslandığında %21 oranında daha azdır.
Kalıcı egzama tedavisinde kullanılabilir
Çaydaki polifenollar egzamayı gidermeye yardımcı olabilir. Ciddi derecede egzaması olan 118 kişi üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, günde 1 litre oolong çayı tüketimi 1-2 hafta içerisinde egzama semptomlarının iyileşmesine yardımcı olmuştur. Bir aylık süren egzama tedavisi ve oolong çayının tüketilmesi sonucunda, 118 kişinin %63’ünde egzamanın kalıcı bir şekilde iyileştiği sonucuna ulaşılmıştır.
alıntı
Oolong çayı nedir?
Oolong çayı kategorisi çayın en geniş ve çok yönlü kategorilerinden birisidir. Diğer gerçek çaylar gibi oolong çayı da Çin kamelyası olarak da bilinen camellia sinensis bitkisinin yapraklarından, tohumlarından ve dallarından yapılır. Oolong çayı yeşil ve siyah çay yapraklarının arasına düşer ve oksidasyon oranı %10 ile %90 arasındadır. Bazı oolong çayları neredeyse tamamen okside hale getirilmiş olmasından kaynaklanarak siyah çaya çok yakın bir renge sahipken bazıları yeşil ve çok açık bir renge sahip olabilir. Yeşil çayın aksine oolong çayları yapraklı ve tomurcuklu tam dallar içerebilir. Oolong çaylarının aroması hafif çiçeksi tonlardan tarçın, kızarmış ekmek, olgun meyveler ve karamel notalarına kadar değişiklik gösterebilir. Dünyadaki en popüler oolong çayları genellikle Çin’den ve Tayvan’dan gelmektedir, ama Tayland, Vietnam, Japonya ve Hindistan gibi ülkeler de oolong çayını üretmektedirler.
Oolong çayının yararları nelerdir?
Yeşil ve siyah çayların birleşimine sahip olan oolong çayı, yarı okside olması dolayısıyla siyah çaya nazaran daha fazla kateşin içermektedir. Buna rağmen çaydaki antioksidan değerleri sadece kateşinden gelmediği gibi, Çin’de yapılan bir araştırmaya göre farklı okside değerlerine sahip 30 çay üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda oolong çayının, siyah, beyaz ve yeşil çaylar arasındaki en yüksek antioksidan değerine sahip çay olduğu tespit edilmiştir. Oksidasyon süresince çay yaprağındaki birleşenler yapılarını değiştirirler. Antioksidan değerinden daha fazla yararlanmak isteyenler oolong çayının daha yeşil olmasına özen gösterebilirler. Fakat yarı okside olmuş oolong çayı EGCg içerdiğinden dolayı antioksidan değeri yine de yüksek olacaktır.
Kilo vermeye yardımcı olur
Oolong çayı kilo vermek için tüketilen en popüler çaylardan birisidir. Yapılan bir araştırmaya göre, oolong çayının düzenli bir şekilde tüketilmesi yüksek yağlı diyetin neden olduğu kilo artışı, hepatik lipitler ve beyaz yağ dokusu ağırlıklarını azaltmada yardımcı olabilir. Oolong çayının içerisindeki polifenol antioksidanların depolanmış yağları enerji için kullanmaya yardımcı olan enzimleri aktive ettiği düşünülmektedir.
Şeker hastalığı riskini azaltır
Oolong çayındaki polifenollerin kan şekerini ve insülin seviyesini düşürdüğü düşünülmektedir. Yapılan birçok araştırma sonucuna göre, düzenli çay tüketiminin kan şekeri kontrolünü iyileştirdiği ve 2. Tip diyabet hastalığı oluşması riskini azalttığı görülmektedir.
Bağırsak mikrobiyomunu korur
Bağırsaklardaki bakteriler arasındaki dengesizlik, iltihaplı bağırsak hastalıkları, alerjiler, metabolik rahatsızlıklar ve karaciğer rahatsızlıkları da dahil olmak üzere birçok hastalığın sebeplerinden birisi olabilir. Oolong çayının tüketimi, özellikle yüksek yağlı bir diyet tüketen kişilerin bağırsaklarındaki sağlıklı bakteri dengesini korumaya yardımcı olur.
Kansere karşı savaşır
Bilim insanları siyah, yeşil ve oolong çaylarında bulunan antioksidanların vücudu kansere yol açabilecek hücre mutasyonlarını önlemeye yardımcı olabileceğini düşünmektedir. Ayrıca çay polifenollerinin kanser hücresi bölünme oranını da azaltabilir. Yürütülen bir araştırmada, düzenli çay tüketiminin ağız, akciğer, yemek borusu, pankreas, karaciğer ve kolorektal kanserlerin gelişmesi ihtimalini %15 oranında düşürdüğü belirtilmiştir.
Dişte plak oluşumunu azaltır
Yemeklerden önce ve sonra oolong çayını tüketmek ağız ve diş sağlığınıza yardımcı olur. Bir araştırma sonucu, düzenli oolong çayı tüketimi dişlerde plak oluşumunu engellediği yönündedir.
Beyin fonksiyonlarının gelişmesine yardımcı olur
Son yapılan araştırmalara göre, çay tüketimi beyin fonksiyonlarının normal şekilde çalışmasına destek olur ve Alzheimer hastalığını engeller. Öncelikle çaydaki kafein, ruh hali ve dikkat üzerinde oldukça önemli etkilere sahiptir. Çayda bulunan theanine isimli bir amino asit, dikkat seviyesini artırmaya ve anksiyeteyi hafifletmeye yardımcı olur. Çaydaki polifenollerin de tüketildikten yaklaşık iki saat sonra kadar rahatlatıcı bir etkisi olduğu düşünülmektedir. Yapılan bir araştırma, düzenli şekilde yeşil, oolong veya siyah çay tüketiminin biliş, hafıza, yürütme işlemi ve bilgi işleme hızını geliştirmede etkili olduğu sonucuna ulaşmıştır.
İnme riskini azaltır
Hem oolong hem yeşil çay tüketimi iskemik inme riskini azaltır. Bilimsel araştırma sonuçlarına göre, günde bir fincan oolong veya yeşil çay tüketen bireylerdeki inme riski, çay tüketmeyen bireylere nazaran daha azdır. Günde 3 fincan oolong veya yeşil çay tüketen bireylerde inme riski ise, günde 1 fincan tüketenlerle kıyaslandığında %21 oranında daha azdır.
Kalıcı egzama tedavisinde kullanılabilir
Çaydaki polifenollar egzamayı gidermeye yardımcı olabilir. Ciddi derecede egzaması olan 118 kişi üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, günde 1 litre oolong çayı tüketimi 1-2 hafta içerisinde egzama semptomlarının iyileşmesine yardımcı olmuştur. Bir aylık süren egzama tedavisi ve oolong çayının tüketilmesi sonucunda, 118 kişinin %63’ünde egzamanın kalıcı bir şekilde iyileştiği sonucuna ulaşılmıştır.
alıntı