Anı anlatma vakti, uzun zamandır anlatmamıştık.
Sene geçen sene, stajer avukatlar arası Kurgusal Dava yarışması diye bir yarışma var. Prestijli bir yarışma. Türkiyedeki her il kendi içinde stajerleri yarıştırıyor, o kentteki en iyi 3 stajer bölge yarışmasına gidiyor, sonra işte her bölgede kentler yarışıyor. Sonra 8 bölgenin şampiyonları Ankarada Türkiye şampiyonasında yarışıyor falan.
Nacizane bizim baro da 3 kere bölge elemelerini kazandı. Bir kere Türkiye üçüncüsü oldu, bir kere de Türkiye şampiyonu olacakken dönemin baro yönetimi mevcut takımı engelleyip şampiyonadan çekti. 3 Türkiye şampiyonası 9 stajer eder işte bunlar baro talep ederse yeni stajerleri yarışmaya hazırlar. Ben de işte kendi senesinde baroya şampiyonluk dahil 2 kupa getiren o hazırlayıcı ekiptenim.
Geçen sene istediler 4 eski şampiyon bir araya geldik hazırladık yeni ekibi. Çocuklar alev alev Türkiye şampiyonu olabilecek potansiyelleri var. Neyse gittik bölge yarışmasına ilk maç Adıyaman vurdu geçti bizimkiler. Perişan ettiler. Her soruya cevap harika bir sunum vs.
Ertesi gün yari final. Ekibimiz 2 kadın 1 erkek. Bu üçlüden erkek olan arkadaşımız yarışma sürecinde kadın arkadaşa aşık oluyor, ilk gün de kazanmanın etkisi ile sen git kıza açıl. Reddedil. İkisi birbirine küs. Erkek derde düş, kız tribe gir. Diğer kizin 4 yıllık ilişkisi var aynı gece çocuk kızdan ayrıl kız sabaha kadar ağla. Bir anda ekip dağıldı…
Yarı final maçını birbirlerine trip atmaktan kaybettiler. Bizim çalıştırıcı arkadaş çıldırdı ;
“Bu kadar bilgiyi duvara anlatsam duvar dile gelirdi, yoldan üç orangutan çevirip bu kadar emek versem şampiyonduk, sizin adınızı size sorsalar cevap veremezdiniz, adliyede dahi beni görseniz bana selam vermeyin, yoldan rastgele 3 kişiyi çevirip bu yarışmaya hazırlasam şampiyonduk.” vs vs yardırdı gidiyor.
Sonradan öğrendi içerdeki aşk beşgenlerini. Ve karar aldı “Dostum seneye biz ya 3 erkek ya 3 kadın götürelim.”